8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2024/23755 E. , 2025/4328 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU
Çal Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2023 tarihli kararı ile hükümlü hakkında ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 223/1, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün 12.04.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 18.09.2024 tarihli ve 2023/19793 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2024 tarihli ve KYB-2024/96274 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2024 tarihli ve KYB-2024/96274 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre,
1.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itirazen kaldırılması üzerine, Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 193/2. maddesinde yer alan, "(Ek fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./28.mad) Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir." şeklindeki ve anılan Kanun'un 195/1. maddesinde yer alan, "Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır." şeklinde belirtilen istisnaî durumlar dışında, sanığın savunması alınmadan mahkûmiyetine karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde,
2.Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 02/06/2016 tarihli ve 2015/8482 esas, 2016/5178 karar sayılı ilâmında yer alan, "Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/03/2004 tarihli ve 2003/124 esas, 2004/88 sayılı kararının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince tekerrüre esas olduğu kabul edilmesine rağmen, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilmeden ve adli sicil kaydı da okunmadan tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden... BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Çal Cumhuriyet Başsavcılığının 02/07/2021 tarihli ve 2021/194 sayılı iddianamesinde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasının talep edilmediği halde, 5271 sayılı Kanun’un 226. maddesi uyarınca da sanığa ek savunma hakkı verilmeden tekerrür hükümlerinin uygulanmasında, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
2.2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2. maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 34/2. maddesi, 231/2. maddesi, 232/6. maddesi ve 291/1-2. maddesi uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.
3.İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Çal Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2023 tarihli kararına karşı hükümlü müdafii tarafından 07.06.2023 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Çal Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2023 tarihli ek kararıyla, istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verildiği, ret kararına karşı da hükümlü müdafii tarafından 19.06.2023 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu ancak dava dosyasının istinaf incelemesine gönderilmediği dolayısıyla inceleme konusu hükmün usulüne uygun şekilde kesinleşmediği anlaşılmıştır.
4.Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 ve devamı maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.