2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2025/7870 E. , 2025/14436 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
İlk derece mahkemesince sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 04.04.2022 tarihli ve 2022/243 Esas, 2022/821 Karar sayılı kararı ve 22.09.2020 tarihli ve 2020/2022 Esas, 2020/1838 Karar sayılı kararları ile yapılan istinaf incelemesi neticesinde mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin yasal dayanağı bulunmadığı böylece sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerin temyizi kabil olduğu anlaşılmakla, Tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmemiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2019 tarihli ve 2019/29 Esas, 2019/209 Karar sayılı dosyasında verilen hükme yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.09.2020 tarihli ve 2020/2022 Esas, 2020/1838 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’unun 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.09.2020 tarihli ve 2020/2022 Esas, 2020/1838 Karar sayılı kararının; bozma üzerine Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2020/312 Esas, 2021/617 Karar sayılı kararının; bu karara ilişkin yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 04.04.2022 tarihli ve 2022/243 Esas, 2022/821 Karar sayılı bozma kararının ve bu ikinci bozma kararı üzerine verilen Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2023 tarihli ve 2022/285 Esas, 2023/406 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, aynı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.