2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2025/8112 E. , 2025/14843 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği ve suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.10.2015 tarihli ve 2015/306 Esas, 2015/458 Karar sayılı kararı ile verilen beraat kararının kesinleştiği belirlenerek yapılan incelemede; I) Sanık hakkında mala zarar verme, suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk müdafii ile sanığın temyiz istemlerinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II) Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Nüfus kaydına göre, 20.06.1998 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını tamamlamış olduğu gözetilmeden, 16.09.2021 tarihli sanık ve suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı duruşmanın, açık yerine kapalı yapılması nedeniyle aleniyet ilkesinin ihlâl edilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 182/1 ve 185/1. maddelerine aykırı davranılması,
2.Dosya içerisindeki 12.05.2015 tarihli CD Çözümleme Tutanağı'na göre; sanık ile suça sürüklenen çocuğun, olay günü kameranın gerçek saatine göre saat 04.46'da katılana ait iş yerinin kepengini açmaya çalıştıkları, saat 04.48'de de kepengi açamayarak olay yerinden ayrıldıkları, UYAP kayıtlarına göre, suç tarihinde yaz saati uygulaması da dikkate alındığında güneşin doğuş saatinin 05.50 olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 6/1-e. maddesine göre gece vaktinin saat 04.50'ye kadar devam ettiği ve bu suretle hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Kabule göre de;
Yargıtay 17. Ceza Dairesinin, 30.10.2019 tarihli bozma ilâmından önce Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.10.2015 tarihli ve 2015/306 Esas, 2015/458 Karar sayılı kararı ile verilen hüküm suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edildiğinden, suça sürüklenen çocuk hakkında bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda tayin olunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son. maddesi gereğince 8 ay 10 gün hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun önce 5271 sayılı Kanun'un 326. maddesi uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilip, devamında bu cezanın adlî para cezasına çevrilmesi suretiyle suça sürüklenen çocuğun neticeten 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafii ile sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.