3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlu aleyhinde dava konusu alacağın tahsili ile davacının alacağına kavuşması için Bursa ... İcra Müdürlüğü .../... Es. Sayılı icra dosyasından davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin yetki itirazında bulunduğunu, taraflarınca yetki itirazının kabul edilmesiyle de dosya yetkili Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nde .../... Es. Sayısını aldığını, dava konusu icra takibinin konusu fatura ve cari hesap alacağı olduğun, davacının, davalı şirkete inşaat malzemelerinin satışını yaptığını, bu malzemeler davalı/borçluya teslim edildiğini, ... tarihli teslim tutanağı ile davalı şirket yetkilisi ...'ın fatura asılları ile bağlı teferruat listesini teslim aldığı da kendi imzası ile sabit olduğunu, faturaların teslimi sonrası davalı şirketin bu faturalara herhangi bir itirazı da bulunmadığını, herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine Bursa ... Noterliği'nin ... tarih ... yev. numaralı ihtarname ve Bursa ...Noterliği'nin ... tarih ... yev. numaralı temerrüde dair son ihtarname ile taraflar arasında var olan ticari ilişki kapsamında davalıya teslim edilen inşaat malzemelerine ilişkin faturalara dair herhangi bir ödeme yapılmadığı, davacının ... TL alacaklı olduğu hususu davalı/borçluya ihtar edildiğini, davalı şirket ise Antalya ... Noterliği'nin ... tarih ... yev. numaralı cevabi ihtarnamesi ile ihtara konu ... TL'lik borcu kabul etmediğini beyan ettiğini, tarafların ticari defterleri ile BA-BS formları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile de alacağın sabit olduğunu, belirterek itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafından ... ili ... İlçesi ... Mh. ... ada ... parsel no Adresinde bulunan inşaatın yapım işlerine ilişkin olarak ... Şti. İle bir taşeronluk sözleşmesi imzalandığının, söz konusu taşeronluk sözleşmesi akabinde taşeron bulunduğu bu işe ilişkin olarak da ... A.Ş. ile ortaklık sözleşmesi akdedildiğini, ortaklık sözleşmesi uyarında davalının ... İnşaatın taşeronu bulunduğu işte ... A.Ş. ile ortak olduğunu, davalının taşeron bulunduğunu ve ... ile ortak olduğu işe ilişkin olarak temin edilecek olan malzemeler de işbu davanın konusu ... A.Ş. Tarafından temin edileceğini, davalının hem taşeronluk sözleşmesinde hem ortaklık sözleşmesinde hem de davacı tarafından temin edildiği gözüken malzemeler açısından asıl muhatabı olan ...; davacı ile taşeronluk sözleşmesi yapılmış olan ... şirketinin yetkilisinin kayın biraderi ve aynı zamanda işbu şirketin avukatı, davacı şirketin sahibi gözüken ...'ın da eşi olduğunu, taraflar arasında taşeronluk-ortaklık-malzeme temini noktasında gerçekleşen ilişkilerin tümü ... yönlendirmesi ile gerçekleştiğini, ... tarafından yönlendirilen danışıklı şekilde çalışan bu şirketler davalı şirketi zor durumda bırakarak iflas tehditiyle müvekkil şirketten haksız kazanç elde etmeye çalıştıklarını, ... şirketinden alınmış olan malzemelerin bedelinin ... A.Ş. İsimli şirketçe sermaye payı olarak konulması sözü verildiğini, yani davalı şirketin davacı yana herhangi bir ödeme yapmayacağı belirtildiğini, ancak karşı taraf kendi sermaye koyma yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi ... şirketinin de, alınmış olan malzemelere karşı kesilmiş olan faturaların bedelini müvekkil şirketten ihtarnameyle talep etmesini sağlamış ve sonrasında bu alacaklar için müvekkil aleyhine dava konusu icra takibi başlatıldığını, aralarında organik bağ bulunan şirketlerce organize şekilde hareket edilerek davalı şirketi köşeye sıkıştırıp iflas tehdidiyle haksız kazanç elde etmek amaçlandıklarını, işbu inşaat işleriyle ilgili yazışmaların bir kısmı da ...'ın sahibi olduğu ...'yla yapıldığını, dava konusu durum açısından davalının farklı vaatlerde bulunularak iradesinin sakatlandığını, ... A.Ş. tarafından, davacı şirketten alınacak olan malların ortaklığın sermayesi olarak değerlendirileceğine ilişkin vaadi yok sayıldığını, davalının taşeronluk işine ilişkin olarak ortaklık yapmış olduğu ... ile düzenlenmiş olan ortaklık sözleşmesinde, ortaklık bedeli ... TL olarak belirlendiğini ve fakat sonradan ...'nin de bilgisi dahilinde inşaat süresinde inşaat maaliyeti arttığından ortaya koyulması gereken sermaye miktarı da artmış olduğunu, ... ile davalı arasında düzenlenmiş olan ... tarihli Ortaklık Sözleşmesinin "Kar ve Zarar ..." başlıklı 9. maddesi gereğince taraflar ortaklık konusu inşaat işine ilişkin yapılan tüm ödeme ve harcamalara eşit oranda katkıda bulunmayı kabul ve taahhüt ettiğini, ancak davalının ortağı olan ..., sermaye koyma yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve davalının ticari hayatını sekteye uğratacak şekilde maddi olarak zor durumda bıraktığını, ... adına davalı ile irtibata geçen ... tarafından, resmi eşi olan ...'ın sahibi olduğu ...'den söz konusu inşaat işleri için alınacak olan malzemelerin alınması için aracı ve ısrarcı olduğunu ve inşaat malzemelerinin bedellerinin ... tarafından ödeneceği ve yine sermaye payı olarak değerlendirileceği müvekkil şirkete belirtildiğini, ancak işbu inşaat malzemelerin bedelleri hiçbir şekilde ödenmediğini hatta davalıyı zor durumda bırakmak adına karşı tarafça ...'ye davalı şirkete inşaat malzemelerinin ödenmesi adına ihtarname çekmesi için yönlendirme yapıldığını, sonrasında da işbu bedellere ilişkin ... şirketi tarafından davalı şirket aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... E sayılı dosyasıyla dava konusu ... TL'lik icra takibi başlatıldığını, davalının inşaat işinde ortağı olan ... Adına davalı ile irtibat halinde olan ... tarafından davacının davalı şirkete kesmiş olduğu faturalara ilişkin olarak ödeme yapacağı bilgilendirmesi akabinde, davalının söz konusu şahsa güvenildiğini ve faturalara itiraz edilme gereği duyulmadığını, davacı ile davalı şirket arasında akdedilmiş olan hiçbir sözleşme veya tutanak bulunmadığını, karşı yan tarafından mallar, davalıya teslim edilmediğini belirterek davanın reddine ve %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Sayılı dava dosyasının mahkememiz dosyası ile birleştirilmesi hususunda görüş sorulmuş, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesince birleştirilmesi hususunda olumlu görüş bildirilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 166. maddesinin; “(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. (5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.” hükmü gereğince aralarında bağlantı bulunan dava dosyaları talep üzerine ve/veya mahkemece kendiliğinden birleştirilebilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 168. maddesinin;" (1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemesi kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir. Şu kadar ki, bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme; Yargıtayda ise bozma sebebi teşkil etmez." hükmü gereğince birleştirme kararına karşı ancak esas hükümle birlikte kanun yoluna baş vurulabilir.
Davamıza gelince; mahkememizin işbu dava dosyası ile Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... esas sayılı dava dosyasında verilecek hükmün diğerini etkiler nitelikte olması, her iki dava arasında bağlantı bulunduğunun anlaşılması nedeni ile, davaların birlikte görülmesi gerektiği sonucuna varılmış ve davaların birleştirilmesine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
1.6100 Sayılı HMK'nın 166/1 maddesi uyarınca dosyanın Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2.Yargılamaya Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmesine,
3.Mahkememizin .../... Esasının bu şekilde kapatılmasına,
4.Harç ve yargılama giderleri ile ihtiyati haciz taleplerinin Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... E. sayılı dosya üzerinden değerlendirilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, esas hüküm ile birlikte iki hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/01/2021 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)