Esas No
E. 2023/3841
Karar No
K. 2025/14184
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

2. Ceza Dairesi         2023/3841 E.  ,  2025/14184 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/1995 E., 2020/1046 K.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, ek kararın onanması

Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin hükmedilen cezanın süresine göre 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilerek yapılan incelemede; I- Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığını ihlâli suçundan verilen temyiz isteminin reddine dair ek karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi temyizinin mümkün olmaması karşısında; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 23.10.2020 tarihli ve 2019/1995 Esas, 2020/1046 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereği REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,

II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde,

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafilerinin temyiz istemlerinin müvekkilinde %50 oranında mental retardasyon rahatsızlığı olduğuna, eylem esnasında tamamen diğer sanık ...'ın etki ve yönlendirmesi altında kaldığına,

TCK 32. madde kapsamında davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yarı yarı ve kısmen azalmış olduğuna, sanık ...'ın TCK 168. madde kapsamında lehine etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılmamasının usûl ve yasaya aykırı olduğuna, sanık hakkında hükmedilen cezaların TCK 51. madde kapsamında ertelenmemesinin ve CMK 231. madde hükümlerinin lehe uygulanmamasının da usûl ve yasaya aykırı olduğuna, diğer sanık ...'ın ailesi tarafından katılanın soruşturma aşamasında belirtmiş olduğu zararının tamamının giderildiğine, çalınan eşyalardan dört tane teyp ve bir tane kolçakın iade edildiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin her ne kadar sanığın soruşturma aşamasından beri süre gelen pişmanlığı, hırsızlık yaptıkları eşyayı teslim etmesi, samimi beyanları ve daha önce tekkerrüre esas bir sabıkasının bulunmaması göz önüne alınarak, kendisinin etkin pişmanlık hükümlerinden, talebinde olduğu gibi yararlandırılması gerektiğine, sırf karşı tarafın beyanı ile zararın karşılanmadığını kabul etmek yerine, karşılanmadığı iddia edilen malın değeri veya adeti, evsafı hakkında bir tespit yapılması gerektiğine, katılan vekilinin temyiz isteminin sanıklara hırsızlık suçu yönünden verilen cezaların, sanıkların kastlarının yoğunluğu, eylemlerinin gerçekleşme şekli ve zararın büyüklüğü göz önüne alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi gerektiğine, verilen cezalarda 1/6 oranında iyi hal indirimi yapılmaması gerektiğine, sanıkların geçmişleri, olaydan sonraki davranışları ve sosyal ilişkileri cezalarında iyi hal indirimi yapılmasını gerektirir nitelikte olmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Nallıhan Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2017 tarihli ve 2015/335 Esas, 2017/24 Karar sayılı ilâmında, ikinci kez mükerrirlik uygulamasına esas ilâm gösterilmemiş ise de, sanık hakkında ikinci kez mükerrirlik uygulamasına esas alınabilecek adlî sicil kaydındaki tek ilâmın, Nallıhan Aliye Ceza Mahkemesinin 07.01.2015 tarihli ve 2014/376 Esas, 2015/8 Karar sayılı ilâmı ile verilen ve 13.03.2015 tarihinde kesinleşen 5237 sayılı TCK'nın 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit suçundan verilmiş 5 ay hapis cezası ile mahkûmiyete ilişkin olduğu, anılan suçun 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, ikinci kez mükerrerlik uygulamasına esas alınan bu ilâm sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilebileceği mümkün görülmüştür.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,

dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Nallıhan Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog