Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2025/359
Karar No
K. 2025/703
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

İSTANBUL

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/359 Esas
KARAR NO: 2025/703
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ: 20/05/2025
KARAR TARİHİ: 17/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan konkordato davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Konkordato talebinde bulunan davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, uzun yıllar boyunca yüksek kapasite ile çalışan, işleyen, ekonomik krizler ve pandemiye rağmen ticari hayatına devam birçok aileye ekmek kapısı olan kuruluş olduğunu, konkordato talebinde bulunan şirketimizde, genel ekonomik sistemde son dönemlerde yaşanan kur değişimleri, enflasyon, diğer sıkıntılar ve darboğaz nedeniyle, şirketin yapısının değişen ekonomik çevre koşullarına göre uyarlanması ve yeni sağlayarak daha sağlıklı bir şekilde faaliyetlerine devam edebilmek ön projesi hazırlanması kararı alındığını, gerek ülke ekonomisindeki dalgalanmalar gerekse dünya genelinde yaşanan İikidite sıkıntısı müvekkil şirketi olumsuz etkilediğin, bunun yanı sıra maliyetlerin artması, piyasa genelindeki talep düşüklüğü, yüksek faiz giderleri müvekkil şirketi finansal dar boğaza soktuğunu, müvekkilinin de yaşanan ekonomik krizden oldukça etkilendiğini, bu durum yüksek hadlerdeki kredi faizlerinin vadelerinde ödenme engellediği gibi, kur farklarının yurtdışı, dış piyasada kendisini gösteren talep düşüklüğü de müvekkil şirketin ödeme güçlüğüne düşmesinin başlıca nedenlerini oluşturduğunu, müvekkili şirketin ödeme güçlüğünden ve bu güçlük dolayısıyla müvekkil şirket aleyhine yapılan ve yapılacak olan icralardan dolayı borca batık duruma düşeceği ve dolayısıyla iflastan kurtulmak ve yine borçlarını vadesinde ödeyememesi doyasıyla borçlarını ödeyebilmek ve şirket lerini devam ettirebilmek için konkordato mühleti talebinde bulunmak zaruretinin doğduğunu, şirketin mevcut borçları; konkordato teklifimizde belirttiğimiz üzere (Konkordatonun tasdikinden sonra) 3 yıl 8 aylık bir vadede 94100'ü ve konkordato borçlarına ilave edilecek (bir defaya mahsus) 925 faiz ile ödeneceğini, müvekkili şirket ve şirketin ortaklarının vade konkordatosunda bulunduğunu, müvekkili şirketin hali hazırda iflasına karar verildiğinde ise malvarlığının cebri icra yoluyla (iflas tasfiyesi yoluyla) satılması durumunda alacaklıların alacaklarının ancak 9044'ünü hatta bir çok alacaklının iflas tasfiyesi neticesinde hiç bir pay alamayacağı, alacak olanlarında iflas tasfiyesine ilişkin uzun sürecin sonunda 9044 gibi alacağına kavuşacağı maddi gerçekliği karşısında müvekkil şirketin konkordato teklifinin alacaklılarca kabulü halinde alacaklılar alacaklarının tamamı yani 96100 'ü ve 9625 faiz ile birlikte 3 yıl 8 ay içerisinde elde edecekleri gibi müvekkil şirket de faaliyetlerine devam edebilecek hem istihdam yaratacak hem de ülkemize katma değer oluşturacağını, müvekkili şirketin borçlarının tümüyle ödeyebilmesinin yolunun mevcut organizasyonunun işler halde muhafaza edilmesi ve pazarlama ve satış faaliyetlerinin devamının sağlanması olduğunu, müvekkili şirketin faaliyetine devam edebilmesi ve mal varlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu'nun 287, 288, 294 ve 295. maddeleri ve devamı gereğince; öncelikle İcra ve İflas Kanunu'nun 287. Maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına, geçici mühlet kararının İİK.'nın 288. maddesi çerçevesinde ilanına; İİK.'nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, tedbir tarihinden itibaren, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanuna göre (vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları prim, idari para cezaları dahil) yapılan takipler de dahil olmak üzere; hangi nedene dayanırsa dayansın müvekkiller aleyhine hiçbir takip yapılamayacağından yeni takip yapılmasının yasaklanmasına, yapılmış takiplerin iptaline, evvelce başlayan takiplerin -ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz, e-haciz kararları dâhil durdurulmasına, davacılar hakkında rehinin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulması, rehinli menkullerin muhafazasının önlenmesine, davacıların teminatlı taşınmazlarının paraya çevrilmesinin talep edilmesi halinde İİK. 150/b. Maddesi kapsamında kira bedellerinin icra kasasına ödenmeyip, davacı şirkete ödenmesine, davacıya ait muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacakların davacı şirkete iadesine, davacı geçici mühlet talebinden önce keşide ettiği çekleri: sonra 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince, tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında “Karşılıksızdır yazılmasının tedbiren önlenmesine, ibraz edilen ve karşılığı bulunmayan çeklere "konkordato tedbiri" şerhinin yazılmasına, geçici mühlet kararının ilanından üzerinde yazılı bulunan düzenleme karşılıksızdır” şerhi yazılmasının davacı bankalarda mevcut hesaplarındaki paraların- konkordato sürecinde hesaplara gelecek paralar da dahil olmak üzere- üzerine herhangi bir haciz, e-haciz, ihtiyati haciz ve bloke konulmasının yasaklanmasına ve bankalarca tek taraflı olarak bu hesaplara blokaj, takas, mahsup, rehin haklarının uygulanmasının yasaklanmasına, davacı adına açılacak olan banka hesabına veya mevcut banka hesaplarının koruma altına alınmasına, bu hesaplara gönderilecek hacizlerin geri çevrilmesi yönünde tedbir kararı verilmesine, davacının tüm kurumlar ve şirket nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dâhil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacı şirkete ödenmesine, davacıların 3.şahıs konumunda oldukları takiplerde kendilerine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, davacı şirkete tahsis edilen elektrik, su, doğalgaz aboneliklerine ilişkin olarak tedbir kararından evvel doğmuş elektrik, su ve doğalgaz borçları ile ilgili sunulan kamu hizmetlerinin tedbiren kesilmemesine, davacı şirketin konkordato talebinin kabulü ile ihtiyati tedbir kararının aynen devamıyla yargılama sırasında kesin mühlet kararı verilmesi ile yargılama neticesinde konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, İİK m.286 vd hükümlerinden kaynaklanan konkordato talebine ilişkindir.

Mahkememizce 22/05/2025 tarihi itibariyle davacı lehine üç ay süre ile geçici mühlet kararının verildiği, 22/08/2025 günü itibariyle ek iki ay süre ile geçici mühletin uzatıldığı,akabinde komiserlerin görevlerine devam ettiği tartışmasızdır.

Kesin mühlete geçilmeden eldeki aşamada konkordato komiser heyetinin sunmuş olduğu 10/10/2025 tarihli raporda "Davacı şirketin kuruluşu, sermayesi, ortaklık yapısı, temsil şekli, faaliyet adresleri, faaliyet hacmi ve istihdam yapısı hakkında bilgilere ön raporumuzda ayrıntılı olarak yer verilmiş olup gelinen bu aşamada bu konularda herhangi bir değişiklik meydana gelmemiştir. Davacı şirketin faal durumda bulunduğu, Raporumuzun önceki bölümlerinde bilgileri verilen adreste faaliyetlerine kesintisiz olarak devam ettiği komiser heyetimizle paylaşılan bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır. Davacı şirketin faaliyetlerin devamı için karşılaması gereken mal tedariki, kira, personel v.b. Gibi zorunlu giderleri karşılamakta zorlandığı gözlemlenmektedir. Şirketin mali durumu raporun önceki bölümünde ayrıntılı izah edilmiştir. Davacı borçlunun bilançolarına göre geçici mühlet tarihinden sonraki süreçte oluşan raporlanan dönem karı nedeniyle şirketin özkaynaklarında kaydi olarak artış olduğu, ancak doğru raporlama yapılmadığına yönelik tespitler yapılmıştır.Davacı şirketin ön projesindeki teklifi ve konkordato kaynakları raporumuzun önceki bölümlerinde ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir.

Davacı şirketin gayrimenkullerine ilişkin kaymet takdir raporları dosyaya raporumuz ekinde sunulmuştur. Ön raporda da ifade edildiği üzere mevcut verilere göre konkordato kaynaklarının büyük ölçüde soyut gözüktüğü anlaşılmaktadır. Borçlu şirket nezdinde yapılan tüm bu nezaretler ve inceleme ve sonucu; Borçlu şirket yetkilisinden alınan bilgi, yapılan tespitler ile sunulan belgelere ve komiser heyetimizce borçlunun merkezinde yapılan incelemeye göre, şirketlerin ticari faaliyetlerinin devam ettiği, çalışma kabiliyetini kaybetmediği; demirbaş, tesis makine cihazları ile mevcut çalışma düzenini koruduğu ve Eylül ayı itibariyle 6 çalışanının bulunduğu, borçlunun yaptığı ödemeler konusunda, bir yandan şirketlerin işletme faaliyetinin devamlılığının sağlanabilmesi bir yandan da alacaklıların korunması esaslarından hareketle, Sayın Mahkemece verilen onay görevi çerçevesinde geçici komiser heyetimiz tarafından onayların günlük verilmeye devam edildiği, 3) Rayıç değerlere göre borçlunun borca batık olup olmadığını saptamak için, borçluların tüm mal varlıklarının rayiç değerlerinin bilirkişi vasıtasıyla tespit ettirilmesi gerektiği, bunun için Heyetimizin önerisi üzerine Sayın Mahkemenizce bilirkişi görevlendirmelerinin yapıldığı, bilirkişi raporlarının Raporu ekinde dosyaya sunulduğu, borçlu şirketin konkordatoya tabi borçları ile bunları ödenmesine yönelik gösterilen kaynaklara ilişkin bilgilerin ayrıntısına raporumuzda yer verildiği, yaptığımız incelemelerde borçlunun kaydi değerlere göre hazırlanmış bilançoya göre borca batık durumda olmadığı, bununla birlikte borca batıklığın, TTK m.376/INI hükmüne göre, aktiflerin (emtia, taşıt, demirbaş, tesisat vb. ) muhtemel satış fiyatları (rayiç değerleri) nazara alınarak düzenlenen bilançoya göre özvarlığının — 37.415.671,58 TL olduğu, şirketin borca batık durumda olmadığı, 5) Önceki Raporlarımızdaki öneriler üzerine borçlu şirket tarafından revize projesinin dosyaya sunulduğu, Revize projenin oluşturulmasında Heyetimizce gerekli katkının sağlandığı, 6) Gelinen aşamada borçlu şirketin sunmuş olduğu revize projesindeki proforma gelir tabloları uyarınca şirketin hedeflenen karlılık öngörülerinin geçmiş dönem verilerine verilerine, sektör ortalamalarına ve ülkenin orta vadeli plandaki büyüme öngörülerine göre gerçekleşebilir olmadığı, diğer kaynaklarında belirtilen sürelerde nakit akışı oluşturacak nitelikte kaynak olmadığı, teminatlı borçlara, personel borçlarına ve kamu borçlarına faiz öngörmediği ve buna ilişkin herhangi bir kaynak gösterilmemesi, son dönem mali raporlamanın gerçeğe uygun olmaması ve raporun içeriğinde bahsedilen diğer hususlar nedeniyle borçlu şirketin konkordatosunun başarıya ulaşmasının kuvvetle muhtemel olmadığı belirlenmiştir."şeklinde görüş bildirmişlerdir. Böylelikle konkordato komiser heyeti raporlarında borçlu şirketin konkordato projesinin başarıya ulaşamayacağı açıklanmıştır. Bilindiği üzere 2004 sayılı İİK'nın 292/1.b bendine göre, konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılıyor olması konkordato talebinin reddine yol açan bir haldir. "Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu, piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkanları da korunmuş olur.

Konkordato iflas ertelemenin aksine şirket kurtarma yolu değildir. Alacaklıların alacağına kavuşmasını amaçlayan bu kurum özünde borçlu şirketin faaliyetlerine devamını sağlamayı ve bu sayede borçların ödenmesini amaçlamaktadır. Konkordatonun tasdik şartlarından biri alacaklının eline olası bir iflasta geçecek bedelden daha fazlasının geçmesidir. Bu aslında konkordatonun amaçladığı sonuçlardan biridir. Konkordato sürecinde, dava teorisinin aksine yargılama sırasında değişen sermaye artırımı, iş ortaklığı yapılması vs. gibi durumların da nazara alınması, değişen hususların projenin uygulanabilirliğine etkisinin tartışılması gerekmektedir."(Yargıtay 6.HD 2021/4653E. 2021/2252K.sayılı kararı)

Dosya incelendiğinde davacı borçlunun konkordato talebinde bulunduğu, borçlu şirket olan ...Limited Şirketi yönünden yukarıda yazılı olacak şekilde konkordato projesinin uygulanma ihtimalinin oluşmadığına ilişkin komiser heyeti raporu olduğu ayrıca şirketin de borca batık olmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay içtihatlarında geçtiği üzere konkordato talebinde bulunan kişilerin dürüstlük ilkesine riayet etmesi ve kötüniyetli olmaması gerekir. Müdahale talebinde bulunan alacaklıların alacaklarını uzun süredir alamadıkları gibi sırf konkordato talepleri yüzünden makul sürenin geçtiği, bu hali ile konkordato müessesinin amacına aykırı durumların oluştuğu, borçlular ve alacaklılar arasında konkordatonun amacı olan alacaklılar aleyhine dengenin bozulduğu, bu aşamadan sonra sunulabilecek yeni revize projelerin tamamen konkordato sürecini uzatmak amacıyla yapılmış işlemler olabileceği, bunun da kabulünün mümkün olmadığı, sunulan konkordato komiserleri raporuna ilişkin yukarıda yazılı özet beyanlar göz önüne alındığında davacı borçlunun talep ettiği konkordato projesinin başarısız olduğu, yine konkordato heyetinin raporunda söz konusu şirketin borca batık olmadığı, dolayısıyla davacı şirketin iflasına karar vermek gerekmediği ayrıca komiser heyetinin sunmuş olduğu raporlarında gelinen aşamada borçlu şirketin sunmuş olduğu revize projesindeki proforma gelir tabloları uyarınca şirketin hedeflenen karlılık öngörülerinin geçmiş dönem verilerine verilerine, sektör ortalamalarına ve ülkenin orta vadeli plandaki büyüme öngörülerine göre gerçekleşebilir olmadığı, diğer kaynaklarında belirtilen sürelerde nakit akışı oluşturacak nitelikte kaynak olmadığı, teminatlı borçlara, personel borçlarına ve kamu borçlarına faiz öngörmediği ve buna ilişkin herhangi bir kaynak gösterilmemesi, son dönem mali raporlamanın gerçeğe uygun olmaması ve raporun içeriğinde bahsedilen diğer hususlar nedeniyle borçlu şirketin konkordatosunun başarıya ulaşmasının kuvvetle muhtemel olmadığı şeklindeki düşünceleri göz önüne alındığında projenin başarısız bir proje olduğu, konkordatonun tasdikinin ve davanın kabulünün mümkün olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM; Yukarıdaki gerekçelere göre;

1.... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasına kayıtlı davacı ... LİMİTED ŞİRKETİ tarafından ileri sürülen konkordato talebinin REDDİNE,

Adı geçen davacı şirket hakkında mahkememizce verilen tüm mühletlerin ve tedbirlerin 17/10/2025 günü saat: 14:45'den itibaren kaldırılmasına, Konkordato komiserlerinin görevlerine 17/10/2025 günü saat 14:45 itibariyle son verilmesine, Konkordato komiserlerinin görevine son verildiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine, ...Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasına kayıtlı davacı ...LİMİTED ŞİRKETİ hakkında iflas kararı verilme şartları oluşmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına,

Davacı hakkındaki konkordato talebinin ret olunduğunun, tüm geçici ve kesin mühlet kararlarının tümünün, mühletin etkisi kapsamında olan ve olmayan İİK ve HMK çerçevesinde verilmiş olan tüm geçici hukuki koruma tedbirlerinin kaldırıldığının ve konkordato komiserinin görevine son verildiğinin daha önce ilan yapılan Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ile Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan olunmasına ve daha önce bildirimde bulunulan ilgili yerlere derhal bildirilmesine,

2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının, davacı peşin olarak yatırdığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3.Davacı tarafından harcanan giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan tüm avansların iadesine,

Davacı vekilinin ve alacaklı ...Bank vekili Av. ..., ...A.Ş vekili Av. ..., ...Faktoring vekili Av..., ... vekili Av. ..., ... A.Ş Av. ..., ...Makinaları vekili Av. ..., ... Bankası vekili Av. ..., ...Faktoring vekili Av. ... yüzüne karşı diğer alacaklıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstanbul BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı 17/10/2025

Başkan

Üye

Üye

Katip

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog