1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin davacı kuruma kayıtlı olarak ticari faaliyetini sürdürdüğünü, 04/10/2024 tarihli ... Ticaret Sicili Gazetesinde şirket adresinin .../... adresine taşındığının tescil ve ilan edildiğini, 16/07/2025 tarihinde ilgili adreste yer alan taşınmazın maliklerinden ... isimli vatandaş tarafından kuruma verilen dilekçe ile davalı şirketin tescilli adresinde bulunmadığı ve 01/07/2025 tarihinden beri başka bir kiracının olduğunu ve davalı şirketin başka adreste ticari faaliyetini başka yerde sürdürdüğünü , 23/07/2025 tarihinde davalı şirket ve müdürüne ayrı ayrı tescil davetinde bulunulduğunu, 30 günlük süre içerisinde herhangi bir bildirim veya tescil işlemi yapılmadığını beyanla davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalının yeni adresinin tespiti ve ticaret sicile tescili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK.nın 32. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34. maddesine göre, sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır. Yine 6102 sayılı TTK.nın 33. maddesine göre, tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. (2) Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürünün teklifi üzerine mahallin en büyük mülki amiri tarafından bin Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır.(3) Süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder. Süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişinin ikinci fıkradaki cezayla cezalandırılması bu fıkra hükmünün uygulanmasına engel oluşturmaz. Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. maddesine göre ise, tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tescili gereken belgeler ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir. (2) Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir. (3) Müdürlükçe verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, Kanunun 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen idari para cezasıyla cezalandırılır. (4) Üçüncü fıkra gereğince idari para cezası verilmesine rağmen, kanuni süre içerisinde tescil isteminde bulunmamakta ısrar edilmesi halinde, müdürlük durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir.Limited şirket tip anasözleşmesinin 4. maddesine göre ise, tescil ve ilan edilmiş adresinden ayrılmış olmasına rağmen, yeni adresini süresi içinde tescil ettirmemiş şirket için bu durum fesih sebebi sayılır. Yine, 6102 sayılı TTK. 636/1-a maddesine göre, şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden biri gerçekleşmişse, şirket sona erer.Tüm dosya kapsamı yukarıdaki açıklamalarla birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin adresiyle ilgili olarak 16/07/2025 tarihinde ilgili adreste yer alan taşınmazın maliklerinden ... isimli vatandaş tarafından kuruma verilen dilekçe ile davalı şirketin tescilli adresinde bulunmadığı ve 01/07/2025 tarihinden beri başka bir kiracının olduğunu ve davalı şirketin başka adreste ticari faaliyetini başka yerde sürdürdüğü, 23/07/2025 tarihinde davalı şirket ve müdürüne ayrı ayrı tescil davetinde bulunulduğunu, 30 günlük süre içerisinde herhangi bir cevap verilmeyince, işbu dava ile davalının yeni adresinin tespiti ve tescilinin istendiği anlaşılmıştır.Oysa, 6102 sayılı TTK.nın 32. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34. maddesine göre, sicil müdürlüğünün tescil için aranan şartların var olup olmadığını, mevcut bir durumda değişiklik olup olmadığını re'sen incelemesi gerektiği, bu kapsamda davacının, şirketin başka bir adreste faaliyet gösterip göstermediğini araştırması, araştırma sonucunda şirketin adresinin tespit edilmesi durumunda yukarıda anılan TTK’nın 33. ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. maddesine göre işlem yapılması, yapılacak araştırmadan bir sonuç alınamazsa, yukarıda açıklanan anasözleşme hükmü ve TTK’nın 636/1-a maddesi gereğince ... tarafından şirketin feshi davası açılması gerektiği, ticaret mahkemesinin adresten ayrılan bir şirketin nereye taşındığını araştırması ve bu adresi tescil ettirme görevinin bulunmadığı gibi davacı tarafından açıklanan işlemler yapılmadan işbu davanın erken açıldığı, bu nedenle davanın açılmasında hukuki menfaatin bulunmadığı anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nun 114/1-h maddesi gereğince davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunmasının dava şartı olduğu, aynı kanunun 115.maddesi gereğince mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı ve taraflarında her zaman ileri sürebileceği anlaşılmakla davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. ( ...
11.Hukuk Dairesi'nin 13/02/2024 tarih ve 2024/ esas, 2024/ karar sayılı ilamı, ...
11.Hukuk Dairesi'nin 04/10/2023 tarih, 2022/ esas, 2023/ karar sayılı ilamı, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi'nin 23/12/2021 tarih ve 2020/ Es. 2021/ Kar. sayılı ilamı, ... Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi'nin 18/09/2023 tarih ve 2023/ esas, 2023/ karar. sayılı ilamı, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi'nin 24/10/2024 tarih ve 2024/ esas, 2024/ karar sayılı ilamı benzer doğrultudadır.)
1.Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2.Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 615,40-TL harç başlangıçta peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.HMK madde 333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6.Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair, tarafların yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/11/2025 Katip ... ✍E-Imzalıdır Hakim ... ✍E-Imzalıdır