Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/920
Karar No
K. 2025/787
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/920 Esas
KARAR NO: 2025/787
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 29/11/2024
KARAR TARİHİ: 15/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA: Müteveffa ----- müvekkilleri ----müşterek çocuğu ve müvekkili ---- ağabeyi olduğunu, Müteveffa ----- günü saat 21:50 sıralarında, davalılardan----------sevk ve idaresinde olan, diğer davalı ---- adına tescilli ve davalı --- sigortalı olan ----- plaka no.lu otomobilin, hatalı şerit değiştirmek ve sola dönüş yasağı levhasının bulunan yerde kurallara aykırı şekilde sola dönmek suretiyle şeridinde yoluna devam eden ve müteveffa --- yolcu olarak bulunduğu dava dışı ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka no.lu motosikletle çarpışması sonucu meydana gelen kaza neticesinde mütevvefa---- yaralandığını ve ---- tarihinde tedavi gördüğü hastanede vefat ettiğini, Müteveffa------ bu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru olmadığını, Meydana gelmiş olan kazanın trafik kazası olduğu duraksamadan uzak olduğunu, bu daireden olmak üzere; davalı ---- plaka no.lu aracın sürücüsü olması sebebiyle dava konusu taleplerin tamamından , davalı ----aracın maliki/işleteni olması sebebiyle dava konusu taleplerin tamamından ve diğer davalı --- aracı aracın ------sigortacısı olması sebebiyle sigorta kapsamındaki riskler için yine sigorta limitleri dahilinde müvekkillerime karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müteveffanın ölüm tarihinde yaklaşık 21 yaşında olduğunu, müvekkillerinin KYTK'nun 97.maddesi dairesinde davalı ---- tazminatların ödenmesi için müracaatta bulunduklarını ve davalı sigorta şirketi --- günü davacı ---- ve davacı ----- hasar ödemesi yaptığını, 1.000.000 TL'nin manevi tazminatın ----dışındaki davalılardan alınarak davacı ---- verilmesini, 1.000.000 TL'nin manevi tazminat ------- dışındaki davalılardan alınarak davacı----- verilmesini, 1.000.000 TL'nin manevi tazminatın ---- dışındaki davalılardan alınarak davacı ---- verilmesine, dava konusu tüm talepleri için tüm davalılar yönünden, kaza tarihi 30.06.2024 gününden itibaren yasal faiz nispetinde temerrüt faizi yürütülmesini, ----plaka no.lu aracın trafik kaydına üçüncü kişilere devrini mani ihtiyati tedbir konulmasını ve yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ----- vekili cevap dilekçesi ile özetle; Müvekkilinin bu olay neticesi taksirle ölüme neden olma suçundan ----Esas sayılı dosyası ile yargılandığını, davanın halen derdest olduğunu, Ceza mahkemesindeki yargılama da müvekkilinin kazanın ölümlü olması nedeniyle 6 ay tutuklu kaldığını, Kazanın oluş şekli müvekkilinin girmemesi gereken bir yere navigasyonun yanlış yönlendirmesi neticesinde girmesi ile; kaza mahallinde bulunan motorun müvekkilin sevk ve idaresinde olan araca sol arka tarafından çarpması neticesi gerçekleştiğini, Motor sürücüsü olan dava dışı ------çok az yaralanmış, onun arakasında bulunan müteveffanın motordan fırladığını, Kaza sırasında müteveffanın kafasında kaskının bulunmadığını, Motor süren yada motora yolcu olarak binen şahıslar için kaskın ehemmiyeti herkes tarafından bilindiğini, ----- yargılama sırasında almış olduğu raporda müvekkil asli kusurlu olarak kabul edilmişse de tarafımızdan bu rapora itiraz edilmiş ve yeniden rapor alınması talep edildiğini, dosyaya ilk sunulan uzman raporunda motor sürücüsü dava dışı 3. kişi --------da tali kusurlu bulunmuş, ikinci raporda kendisine kusur atfedilmediğini, aradaki bu çelişkinin kendileri tarafından kabul görmediğini, davacıların kaza neticesi ölüm sebebiyle acı ve ızdırap duyduğundan bahisle fahiş miktarda manevi tazminat talep ettiklerini, davacıların manevi tazminat talepleri günümüz şartlarına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre belirlenmesi gerektiğini, Davacıların iddiasını kabulü anlamına gelmemek üzere tam kusur izafesi halinde bile istenilen tazminat miktarı fahiş olup sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğunu, bu nedenle henüz derdest olan------sayılı dava dosyasının sonucunun beklenmesini, haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ------vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacıların Türk Ticaret Kanunu’na eklenen 5/a maddesiyle dava açılmadan önce arabulucuya başvurmuş olması dava şartı geldiğini, davacıların işbu dava açılmadan evvel arabuluculuğa başvurmadığından işbu davanın usulden reddi gerektiğini, Dava öncesi davacıların KTK madde 97 başvurusuna istinaden---- numaralı hasar dosyası açılmış olup hasardan ------ olmak üzere toplam 1.186.216,18-TL ödeme yapıldığını, vefat eden motosiklette yolcu konumunda olduğunu, otopsi raporunda kafa travması mevcut kask indirimi yapıldığını, işbu ödeme varis anne ve baba için vekil hesabına yapılan ödeme olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalımızın kusuru oranında olmak üzere, ölüm/daimi sakatlık halinde kişi başına azami bakiye ------- ile sınırlı olduğunu, Manevi tazminat poliçe teminatlarına dahil olmadığını, müvekkil şirketin davacı taraflara yapmış olduğu ödeme ile zararı karşıladığını, davaya konu kazanın meydana gelişinde müvekkil şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davacıların desteği müteveffa karşı motosiklette yolcu konumunda olup yolcu olarak yer aldığı aracın motosiklet sürücüsü kazanın meydana gelişinde asli ve tam kusurlu olduğunu, bu sebeplerle müteveffanın kaza esnasında koruyucu tertibat kullanmadığı sabit olduğundan ödeme tarihi itibari ile müterafik kusur indirimi de gözetilmek sureti ile ödeme ile zararın karşılanıp karşılanmadığının tespitini, haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı --------cevap dilekçesi ile özetle; mahkememizde görülmekte olan işbu davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçirildikten sonra ikame edildiğini, Haksız fiil sebebiyle meydana gelen tazminat talepleri için haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi öngörüldüğünü, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçirildikten sonra açılmış olan işbu davanın esastan reddinin gerektiğini, dava yetkisiz mahkemede açıldığını,

TTK'nın 4. Maddesinde belirtilen "Mutlak Ticari Davalar"da arabuluculuk dava şartı olup, bu uyuşmazlıklar bakımından, ----- ve sonrasında dava açılabilmesi için öncelikle arabulucuya başvuru gerekli olduğunu, davacı tarafın ticari davalarda arabuluculuk dava şartını yerine getirmediğini, Müvekkil şirketin uzun dönem araç kiralama işi ile iştigal ettiğini, Kazaya karışan ----- plakalı aracın müvekkil şirket tarafından uzun dönem araç kiralamalarda kullanıldığını, söz konusu aracın iddia olunan kaza tarihi olan--- tarihinde uzun süre ile----------tarihli uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile kiralanmış bulunduğunu, müvekkil şirketin araç işleten sıfatını haiz olmadığını, davanın davaya konu aracın uzun süreli kiracısı olan ------ ihbar edilmesi gerektiğini, bu sebeplerle haksız davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava,haksız fiil kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır. Müteveffa ---- tarihinde davalılardan ----- sevk ve idaresindeki davalılardan ---- işleteni olduğu ve diğer davalı ----sigortalısı olan ----- plakalı aracın çarpması sonucu hayatını kaybetmesinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebidir.HMK'nun 138.maddesinde; "Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir." hükmü yer almakla; ----- yayımlanarak, yürürlüğüne giren ------ maddesi gereğince ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmasından önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlenmiş olması ve 7155 sayılı Kanunun (23.) maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A (2) maddesi ile "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmakszın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir'' hükmü getirilmiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/(2). maddesinde, ''Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır'' hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115. maddesi gereğince; Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır. ---- ------- yapılan değişiklik ile; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. 7445 sayılı Kanunun 31. Maddesi ile TTK'nın 5/A-1 maddesinde yapılan değişiklik ile menfi tesbit ve istirdat davaları da zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmış ve aynı yasanın Geçici 1.maddesine göre; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hükmün, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanacağı belirtilmiştir. 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre, davacıya arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibrazı için bir haftalık kesin süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması, aynı maddenin son cümlesine göre ise, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekir. ------Somut Olayda; ticari nitelikli bir Tazminat Davası olduğundan,

TTK'nın 5/A maddesi kapsamında arabuluculuk dava şartına tabidir. Dava açılmadan önce arabulucuya başvuru yapılması ve buna ilişkin arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulması gerekmekte olup, bu husus dava şartı olarak düzenlenmiştir. Dava tarihi 29/11/2024'dir. Mahkememizin -----tarihli Ara Kararı ile 'Arabuluculuk Son Tutanağını 'sunmak için süre verilmiş olup, mahkememizin ----- nolu celsesinde davacı vekili dosyada herhangi bir arabuluculuk son tutanağı olmaması nedeniyle sunamadıklarını beyan etmiştir. Arabuluculuk müessesindeki amaç tarafların mahkeme huzuruna gelmeden anlaştıkları ya da anlaşamadıkları hususların tutanak altına alınması olup mahkemelerin iş yükünü bir nebze olsun hafifletmek istenmektedir. Oysa somut olayda davacı davayı açmadan önce hiç arabuluculuğa başvurmamış olup, bu durumda davacı tarafından 6102 sayılı TTK 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce usulüne uygun bir Arabuluculuk Son Tutanağı sunmadığı tespit edilmiştir. Dosya kapsamından dava açılmadan önce arabuluculuk kurumuna başvurulmamış olduğunun anlaşıldığı, anılan dava şartının dava açıldıktan sonra tamamlanmasını mümkün kılan yasal bir düzenlemenin mevcut olmadığı ve bu hali ile arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden 6102 sayılı TTK 5/A maddesi ve HMK madde 115. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmek gerekmiştir.

Davacı tarafça, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşıldığından, davanın 6102 TTK 5/A ve HMK 115 maddeleri gereği dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Açılan davanın 6102 sayılı TTK'nın 5/a. Ve 6100. Sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar harcının davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 10.253,34-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 9.637,94‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacılara iadesine,

3.Davalı ------kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT 7/2 madde hükümlerine göre 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ---- verilmesine,

4.Davalı ------- vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT 7/2 madde hükümlerine göre 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ---- verilmesine,

5.Davalı ----- vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT 7/2 madde hükümlerine göre 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ------ verilmesine,

6.Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin davacıların üzerinde bırakılmasına,

7.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/10/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog