2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2022/13309 E. , 2025/14379 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın atılı suçu işlemediğine, sadece olayda kullanılan aracın sanığa ait olmasına dayanılarak ceza verildiğine, kamera görüntülerinde sanığın tespit edilmediğine, parmak izinin bulunmadığına, sanığın aracı ... ismindeki bir şahsa kullandırdığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümler uygulanmadan ağır ceza verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Silivri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2018/498 Esas, 2021/299 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 21.01.2022 tarihli ve 2021/2681 Esas, 2022/137 Karar sayılı kararı ile; ilk bozma nedeni olarak, hükmün açıklandığı oturumda sanığın müdafii bulundurulmadan karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı, ikinci bozma nedeni olarak da hesap hatası yapılması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak İlk Derece Mahkemesince yargılamanın hiçbir aşamasında sanığa zorunlu müdafii atanmamış olduğu da nazara alındığında, ilk bozma nedeninin 5237 sayılı Kanun'un 289/1-h. maddesi kapsamında savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu, bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece
Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 21.01.2022 tarihli ve 2021/2681 Esas, 2022/137 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Silivri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2022 tarihli ve 2022/97 Esas, 2022/86 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.