10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2021/180 E. , 2025/9555 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 119/4. maddesinde "Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur" hükmünün düzenlendiği, söz konusu hüküm gereği, "ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi"nin aramanın başından sonuna kadar hazır bulundurulmasının zorunlu olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2016/18-1146 Esas, 2020/68 Karar sayılı kararında bahsedildiği üzere "kollukça yapılan aramalarda arama tanığı bulundurma zorunluğunun kabul edilme sebebinin ileride doğabilecek iddiaların, aslında orada olmayan delillerin görevlilerce yerleştirildiği gibi uygulamada sıklıkla karşılaşılan suçlamaların önüne geçmek ve böylece aramanın her türlü şüpheden uzak bir şekilde yapılmasını ve arama sonucunda elde edilen delillerin güvenilirliğini sağlamak olduğu",
CMK'nın 119/4. maddesine aykırı olarak "ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi hazır bulundurulmaksızın yapılan aramanın icrası bakımından hukuka aykırı olduğu ve bu arama işlemi sırasında ele geçirilen delillerin de hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş olduğu", 5271 sayılı CMK'nın yüklenen suçun, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceği hükmünü düzenleyen 217/2. maddesi ile kanuna aykırı olarak elde edilen delilin reddolunacağı hükmünü düzenleyen 206/2-a maddesi uyarınca hukuka uygun şekilde elde edilmeyen delillerin ispat aracı olarak kabul edilmeyeceği ve hükme esas alınmayacağı hususları dikkate alındığında, suç tarihinde sanığa ait olduğu netleştirilmeyen evin aranması sırasında sanık hazır olmaksızın yalnızca mahalle muhtarının bulundurulması nedeniyle ikamette ele geçirilen uyuşturucu maddelerin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu ve hükme esas alınamayacağı kabul edilerek yapılan incelemede:
Sanığın üzerinden ele geçirilen 0,87 gr esrarı kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna veya başkasına satacağına ya da vereceğine ilişkin kuşku sınırlarını aşan, mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sanığın sabit olan eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan hüküm kurulması Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname’ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.