2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2023/13179 E. , 2025/16243 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Karaman 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2020 tarihli 2019/713 Esas, 2020/203 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 23.09.2020, tarihli 2020/1295 Esas ve 2020/1379 Karar sayılı kararı ile ''... Soruşturma aşamasında ifadesine başvurulmasına rağmen kovuşturma aşamasında dinlenmeyen tanık ...'ın olaya ilişkin bilgisi olan tek tanık olduğu gözetilmeden teferruatlı biçimde beyanı alınmadan eksik inceleme ile 5271 sayılı CMK'nin 210. maddesine aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması ve kabule göre de katılanın aşamalardaki beyanlarına göre, katılana ait tarladaki su kuyusunda kullanılan ipin çalınması nedeniyle katılanın sanıktan şüphelendiği, olay günü yolda karşılaşmaları üzerine sanığın at arabasında katılana ait suça konu ip ile bir adette keçi bulduğu ve o an itibariyle keçisinin çalındığını fark ettiği nazara alındığında, sanığın aynı katılana karşı, tam tarihleri belirlenmese bile farklı tarihlerde hırsızlık suçunu işlediği, keçinin çalınma tarihinin tam olarak belirlenememesi nedeniyle sanığın kastının yenilendiği hususunun şüphede kaldığı gözetilerek sanığın TCK'nın 142/2-g, 43. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde iki ayrı hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verilerek fazla ceza tayin edildiğinden'' bahisle bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 23.09.2020, tarihli 2020/1295 Esas ve 2020/1379 Karar sayılı kararı ile bozma kararı üzerine verilen Karaman 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.10.2021 tarihli 2020/530 Esas, 2021/655 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.