2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalının sahibi olduğu...ile arasında bir süredir devam eden ticari ilişki mevcut olduğunu, Müvekkili tarafından satılanlara karşılık karşı tarafa; 25.12.2024 tarihli fatura alacağı 376.209,80 TL, 25.12.2024 tarihli fatura alacağı 58.448,40 TL fatura alacaklarını alamadığını, bu sebeple davalı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, borçlu vekili aracılığıyla icra takip dosyasına haksız olarak itiraz etmiş ve takip dosyasını durdurduğunu, davalının icra takibine itirazı haksız ve dayanıksız olup, süre kazanmaya yönelik olduğunu, davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermedikleri görülmüştür.
DELİLLER
İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası, ticari defter ve kayıtları, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 20/06/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; davacı ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve Raporun “İnceleme Ve Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda; DAVACI TİCARİ DEFTERLERİNİN TASDİKİNE İLİŞKİN İNCELEMEDE;
Davacının incelemeye sunduğu 2024 ve 2025 yılına ilişkin ticari defterlerinin E-Defter olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı’na süresinde yüklendiği, (2025 yılı ocak ayı için berat yükleme süresinin rapor tarihimiz itibariyle henüz dolmadığı) 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.
DAVACIYA AİT TİCARİ DEFTER KAYITLARINDA; Davacının, ticari defterlerinde davalı ile olan kayıtları... numaralı hesapta izlediği, Davacının davalı adına kdv dahil 1.123.861,91 TL tutarında 36 adet satış faturası düzenlediği, Davacı ticari defterlerine göre davalının davacıya 649.475,00 TL ödeme yaptığı, Davacının takibe konu ettiği 58.448,40 TL bedelli faturanın 25.12.2024 tarih ve... yevmiye numarası ile, 376.209,80 TL bedelli faturanın ise 25.12.2024 tarih ve... yevmiye numarası ile defterlerinde kayıtlı olduğu,
Davacı ticari defterlerinde 08.01.2025 takip tarihi itibariyle davacının İzmir ... İcra Dairesi...E. Sayılı dosyasında takibe konu ettiği iki adet faturadan kaynaklı olarak davalıdan 434.658,20 TL alacaklı olduğu, takibin de aynı tutar üzerinden başlatıldığı, takipte talep edilen asıl alacak tutarının davacı ticari defterleri ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
Davacının takipte 8.389,49 TL takip öncesi işlemiş faiz talebinin bulunduğu görülmüş ise de dava dosyası içerisinde davacı tarafından davalıya gönderilen ve temerrüt başlangıç tarihi oluşturan bir ihtarname bulunmadığından, bilirkişiliğimizce işlemiş faiz talebine ilişkin bir hesaplama yapılamadığı, takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu hususlarını arz ederim. Kemeraltı Vergi Dairesi ve Balçova Vergi Dairesi tarafından sayın mahkemeye gönderilen taraflara ait karşılaştırmalı Ba Bs Satış analizi raporları incelendiğinde her iki tarafa ait beyanlarda da 2024 yılı için 36 adet belge karşılığında KDV hariç 1.019.357,73 olarak kayıtlı olduğu görülmektedir. Davalı Şirketin Sayın Mahkemeye Ticari Defterlerini Sunmadığı ve Yerini Bildirmediği Görüldüğünden Davalı Ticari Defterleri Üzerinde İnceleme Yapılamamıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1.Dava, ticari nitelikte satış sözleşmesi nedeniyle oluşan fatura alacağın tahsili talepli icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
2.Davacı vekili dava dilekçesinde taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirketin davacıdan satın aldığı 2 adet fatura içeriği mal bedelini ödemediğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edildiği halde davaya cevap sunulmadığı görülmüştür.
4.İcra dosyası içeriğinin incelenmesinde, takibe itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edildiğine dair bir kayıt bulunmadığı görülmüş, bu nedenle itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı değerlendirilmiştir.
Davalı tarafça takipte icra dairesinin yetkisine yönelik itirazda bulunduğu görülmüş ise de, dava konusu alacağın faturadan kaynaklandığı ve satış sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarda, alacaklının yerleşim yeri icra dairesi ve mahkemelerinin yetkili olacağı, davacının Konak ilçesinde faaliyet gösterdiği, takibin İzmir İcra Dairesi'nde açılabileceği gözetilerek icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın yerinde olmadığına karar verilmiştir.
5.Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
Mahkememizin 22/05/2025 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile her iki tarafa ticari defter ve belgelerin ibrazı hususunda süre verilmiş, bu hususta ihtarlı davetiye ile davalıya tebligat çıkartılmış, duruşma zaptının ve ihtarlı davetiyenin tebliğ edildiği ancak davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmüştür. Davacı şirkete ait ticari defterler incelemeye sunulmuş ve bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılmıştır.
6.Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının SMMM Bilirkişi aracılığı ile yapılan incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda -Davacı şirketin davalı 36 adet fatura karşılığı 1.123.861,91-TL alacak kaydı girişi bulunduğu, -Davalının 649.475,00-TL ödeme kaydının bulunduğu, -Takip tarihi itibariyle davacı ticari defterlerinde davacı lehine 434.638,20-TL alacak bakiyesi bulunduğu, Yönünde tespitte bulunulduğu görülmüştür.
7.Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde yer almaktadır. "1-Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2.Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
3.İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
8.Somut olayda davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle 434.638,20-TL alacak bakiyesinin bulunduğu, davalı tarafça ticari defterler ibraz edilmediği gibi cevap dilekçesi ve başkaca bir savunma da sunulmadığı, bu haliyle davacının kendi ticari defterleriyle 434.638,20-TL alacaklı olduğunu ispat etmiş olduğu değerlendirilmiştir.
Davacı tarafça takip ve davada işlemiş faiz isteminde bulunulmuş ise de takip öncesinde davalının temerrüde düşürüldüğüne dair bir delilin dosya kapsamında yer almadığı, buna göre takip öncesinde temerrüt bulunmadığı anlaşıldığından işlemiş faize yönelik istemler yönünden davanın kısmen reddine karar verilmiştir.
9.Davacı alacağı faturalardan kaynaklanan alacak ilişkisine dayanmaktadır. Davacının faturaya dayalı alacağının davalı tarafça miktarı belirlenebilir olduğu, bu itibarla likit nitelikte sayılması gerektiği değerlendirilmiş, davacının daha yüksek miktarda bir zararı bulunduğunu iddia ve ispat etmediği gözetilerek kabul edilen dava değerinin %20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
10.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, devlet hazinesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir.
1.Davanın KISMEN KABULÜNE, İzmir...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının 434.658,20-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden itiraz öncesi koşullarda devamına, işlemiş faize dair fazlasına dair istemlerin reddine,
2.Alacak likit nitelikte görülmekle kabul edilen alacağın %20'si oranında 86.931,64-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 29.691,50-TL harçtan peşin olarak alınan 5.350,91-TL harcın mahsubu ile bakiye 24.340,49-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 69.198,73-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 5.350,91-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafça sarf edilen 615,40-TL başvuru harcı ile 660,00-TL posta ve tebligat ücreti, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 6.275,40-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre 6.156,56-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
7.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
8.Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranında hesaplanan 4.512,89-TL'sinin davalıdan, 87,11-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)