3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Av. ... -.....
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 03/07/2019 tarihli personel taşıma işine ilişkin hizmet sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin 5. maddesi gereği davalının feshi gereği 25.000,00 TL cezai şartın tahsili amacıyla ..... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin 03/11/2020 tarihli fesih bildiriminden sonra davacı yan ile görüşerek aynı şekilde çalışmaya devam ettiğini, bu kez davacı yanın 09/12/2021 tarihinde sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taşıma sözleşmesinin haksız feshi nedeni ile cezai şartın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce davanın reddine dair verilen kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine ..... sayılı ilamı ile, " Öncelikle davacı davalının sözleşmeyi feshinin haksız bir fesih olduğunu ve cezai şart alacağının doğduğunu ileri sürmüştür. Davanın esası olan bu husustaki deliller tartışılmamış, davacının bu yöndeki iddiası üzerinde durulmamış, eksik inceleme ve değerlendirme yapılmıştır. Diğer yandan, davalının 03/11/2020 tarihli fesih bildiriminden sonra davacı yan ile görüşerek aynı şekilde çalışmaya devam ettiğini savunmasının ispatı gerektiği düşünülmüş ise de, davalının aynı şekilde çalışmaya devam etmesi, davalının 03/11/2020 tarihli feshi ortadan kaldırmamaktadır. Diğer yandan davalı tarafça sunulan yemin metninin de usulüne uygun bulunmadığı görülmektedir. Zira yemin metnindeki ifadelerden yola çıkıldığında; "Davalı ile 03.07.2019 tarihinde personel taşıma işine ilişkin olarak imzalanan hizmet sözleşmesinin feshedildiğine," ifadesine yer verilmiş olup, bu hususun ispatı davacı üzerindedir. Yani bu hususta davalı yemin teklif edemeyecektir. "Söz konusu gerçekleşen fesih sonrasında davalının tarafınız ile anlaşarak işe aynı şekilde çalışmaya devam etmediğine," ibaresi yer almakta olup, ilk cümle taraflar arasında anlaşma olduğuna, sonraki cümle ise çalışmaya devam etmediğine ibaresini içermekte olup, esasen anlamsal çelişki içerdiği ve olumsuz bir hususun ispatı yönünde davacı taraftan sadır olmayan bir hususa ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. "Söz konusu sözleşmenin fesih tarihinden sonra ... Plakalı davalıya ait araç ile giriş - çıkış yapılmadığına," dair ibarenin ise ilgili Kuruma yazılacak yazı ile ispatı mümkün olup, bu husustaki yeminin de davacıya teklif edilmesi yerinde bulunmamaktadır. "Davalının iddia edilen fesihten sonra sözleşme kapsamında çalışmadığına,", "çekilen ihtarname sonrasında taraflarca anlaşarak işe devam kararı alınmadığına," " alınan karar sonrasında davalıya görevini ifa etmeye devam ettiği için Kasım ve Aralık ayına ilişkin olarak fatura kesilmediğine" ilişkin ibarelerin de yemin metnine uygun ibareler olmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla davalı, gerek yemin ile ispatı mümkün olmayan hususlarda yemin teklif edilmiş olması, gerek davalı tarafça yemin teklif edilemeyecek hususların yemine konu edilmiş olması, gerekse de yemin metninin usule uygun olmaması karşısında mahkemece dosyada bulunan deliller değerlendirilerek bir hüküm kurulması" gerektiği gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilerek dosya Mahkememize tevzi edilmiştir. Davacı, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça süresinden önce haksız feshi nedeni ile sözleşme gereği cezai şartın ödenmesi talebi ile başlatılan icra takibine vaki davalı itirazının iptali istemi ile eldeki davayı açmıştır.
Taraflar arasındaki 03/07/2019 tarihli sözleşmenin 5. maddesi, "Sözleşmede belirtilen haller dışında sözleşmeden vazgeçen veya sözleşme imzalandıktan sonra yüklenicinin (araç sahibinin) anılan işe başlamaması veya işe başlayıp bırakması halinde 25.000,00 TL tutarındaki tazmin bedelini peşinen ödemeyi kabul eder,” 10. maddesi, "İşin veya ihalenin süresi ile sınırlı olup tarafların karşılıklı mutabakatı ile uzatılabilir," 11. maddesi işverenin tek taraflı feshine ilişkin olup 12. maddesi "Araç sahibinin sözleşmeyi feshetmesi: Firmanın taahhüdünü sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi, ücretin ödenmemesi, aracın satılması (belgelendirilmesi şartı ile) 2 hafta önce bildirimde bulunmak şartı ile sözleşme feshedilebilir. Bu şartlar oluşmadan işin bırakılması halinde teminat tutarı ve bu güzergaha ait tüm taksi ücreti, cezalar istihkak gününde mahsup edilir. Ancak araç sahibi aynı şartlarda araç ve sürücüsünü kendi yerine ikame ederse bu araçla sözleşme yapıldıktan sonra önceki sözleşme sona erer," hükümlerini içermektedir. Fesih bildirim tarihi itibari ile sözleşmenin ayakta olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davalı tarafın .... Noterliği'nin 03/11/2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile "Aramızda 03/07/2019 başlangıç tarihli ... plakalı aracımla Personel Taşıma Hizmeti ile ilgili ..... Kurum ve işyeri adı olan konuları kapsayan bir hizmet sözleşmesi yapmıştık. Şimdi ise gördüğüm lüzum üzerine aramızdaki bu sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih ediyorum. Sözleşmenin bugünden itibaren 15 gün sonra hükümsüz olacağını ve işyerinden ayrılacağımı, beni hukuken bağlamayacağını ihbaren bildiririm," sözleşmeyi tek taraflı feshettiği anlaşılmıştır. Davalının sözleşmenin 12. maddesine göre haklı fesihte bulunduğuna dair ihbarname içeriğinde veya dosyaya yansıyan bir iddia ve delili bulunmamaktadır, bu hali ile feshin haksız olduğu değerlendirilmiştir.
Davalı ihbarnameye rağmen çalışmaya devam ettiğini, feshin geçersiz kaldığını, davacı tarafça sözleşmenin 09/12/2020 tarihi itibari ile haksız olarak feshedildiğini savunmuştur.
Kaldırma ilamında belirlendiği üzere davalının aynı şekilde çalışmaya devam etmesi, davalının 03/11/2020 tarihli feshini ortadan kaldırmayacaktır. Sözleşmenin 12. maddesinde belirlendiği üzere davalı tarafça aynı şartlarda araç ve şoför temin edilerek yeni bir sözleşme imzalandığı iddiasında da bulunulmamış ve bu yönde bir delil sunulmamıştır. Açıklanan gerekçelerle davalının takibe vaki itirazının haklı olduğunu ispatlayamadığı ve davanın kabulü gerektiği, alacak miktarı likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
DAVANIN KABULÜ İLE,
..... esas sayılı icra takibine vaki davalı itirazının iptali ile takibin aynen devamına, Asıl alacağın %20'si oranında belirlenen 5.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Alınması gereken 1.707,75 TL harçtan peşin alınan 301,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.405,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat KAYDINA, bu hususta daha önce harç tahsil müzekkeresi düzenlenmiş ise dikkate alınmasına,
1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat KAYDINA, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 25.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 341,00 TL yargılama gideri ve 301,94 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 38,60 TL yargılama giderinin davalı üzerine bırakılmasına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ..... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/11/2025 Katip ... Hakim ... ¸¸ ¸¸