Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar No
K. 2006/341
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ...Esas -...

T.C.

KAYSERİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: ...
KARAR NO: ...
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av....
DAVA İHBAR OLUNAN: ...
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: ...
KARAR TARİHİ: ...

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: ...

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Davacı vekili, Müvekkili şirketin, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler, protokoller ve ekleri uyarınca ... Alış Veriş Merkezi Elektrik Alt Yapı İşi'ni tamamladığını, sözleşmeler ve protokollere uygun şekilde müvekkil şirket tarafından üzerine düşen edimin yerine getirildiğini, kesin hak edişin de ilgilerce (davalı şirkete ait projenin elektrik işleri şefi, şantiye şefi ve proje müdürü) imzalanıp onaylandığını ve ... numaralı 24.06.2023 tarihli faturanın düzenlendiğini, Davalı şirketin faturaya yasal süresi içinde bir itirazda bulunmadığını, iade faturası da düzenlemediğini, müvekkili şirketin alacağını tahsil amacıyla Kayseri Genel İcra Dairesi... numaralı dosya üzerinden bir takip başlattığını, bu takibe borçlu tarafından yasal süresi içinde itiraz edildiğini ve takip durduğunu, ihtiyati haciz talebinin kabulünü, borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen ticari temerrüt faiziyle ödemesini ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davalı vekili,

Davacı tarafın her ne kadar, 24.06.2023 Tarih ... Seri Nolu Faturadan Kaynaklı Bakiye Alacak talep etmiş ise de iş bu faturadan kaynaklı olarak müvekkili şirket ile davacı şirket arasında herhangi bir hakediş hesaplaması yahut hesap mutabakatının mevcut olmadığını, müvekkili şirkete, iddia edildiği üzere herhangi bir hizmet satın alınmadığını, bu nedenle ilgili faturaya sistem üzerinden ve Kayseri 13. Noterliği 06.07.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile süresinde itiraz edildiğini, müvekkili şirketin, davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, bu hususun muavin defter kayıtlarından faturalardan ve ticari defter kayıtlarından açıkça orta olduğunu, ekte sunulan muavin defterinden de anlaşılacağı üzere, davacı şirketin, müvekkili şirkete borçlu olduğunu, bu hususun resmi kayıtlar ile sabit olduğunu, müvekkili şirketin, davacı şirkete, 15.03.2022 tarihli 28.800 €, 24.03.2022 tarihli 50.000 Dolar, 30.08.2022 tarihli 1.000.000,00-TL, 30.08.2022 tarihli 1.000.000,00-TL bedelli çekler verildiğini, aynı zamanda, 19.07.2022 tarihinde 1.000.000,00 TL, 02.08.2022 tarihinde 4.000.000,00-TL, 15.08.2022 tarihinde 3.000.000,01-TL, 15.08.2022 tarihinde ise 387.000,00-TL ödeme yapıldığını, müvekkil şirketin, fazlaya ilişkin hak ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile 11.556.908,69-TL alacaklı olduğunu, davacı şirkete fazla ödeme yaptığını, akdedilen sözleşme gereğince davacı şirketin, işin teslim tarihi olarak 30.08.2022 olarak anlaşılmış olmasına rağmen, davacı şirketin, üzerine düşen yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, işi süresinde teslim etmediğini, itirazın iptali davasının öncelikle usulden, aksi kanaatte ise hukuki yarar yokluğundan, usulden reddine aksi kanaatte davanın esastan reddini yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.

Davacı taraf, icra takip dosyasındaki belgeler, arabuluculuk son tutanağı, sözleşmeler, protokoller, sözleşme ve protokol ekleri, ihale evrakları, mahal listeleri, proje, ticari defterler, ticari kayıtlar, cari hesap kayıtları, fatura, SGK kayıtları, şantiyeye ilişkin tüm kayıtlar, sicil dosyaları, hak edişler, keşif, bilirkişi, tanık, yemin, ikrar, isticvap beyanına delil olarak dayanılmıştır.

Davalı tarafça Banka Ödeme Dekontları, Vergi Dairesi Kayıtları, Taraflara ait Muhasebe kayıtları, Tarafların ticari defter ve kayıtları, Muavin Defter, Banka Kayıtları, Kayseri 13. Noterliği 06.07.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname, Fatura itiraz ekran görüntüsü, Faturalar, İlgili kurumlara yazılacak müzekkereler ve bunlara ilişkin gelecek cevap, bilgi ve belgelerin lehe olanlar, Yargıtay kararı, Tanık beyanları,

Bilirkişi raporu, Yemin ve Keşif deliline dayanılmıştır. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir.

Dava dilekçesi ekinde sunulan 24/06/2023 tarihli 34.465.307,26-TL tutarlı faturaların okunaklı örneği eklenmesi suretiyle Kayseri Mimarsinan Vergi Dairesi'ne ve Gevher Nesibe Vergi Dairesi'ne ayrı ayrı müzekkere yazılarak ekli faturaların taraf şirketler tarafından Form Bilanço Alım (BA) ve Form Bilanço Satım (BS) belgelerinde kullanılıp kullanılmadığı sorulmuş, 13/10/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.

Davacının dava açarken ihtiyati haciz talep harcı 444,60-TL'nı yatırmadığı anlaşıldığından bu bedeli mahkememiz veznesine yatırması için iş bu ara kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ihtiyati haciz talep harcının yatırılmaması halinde ihtiyati haciz isteminden vazgeçmiş sayılacağının davacı tarafa ihtar edilmiş, 13/10/2025 tarihli makbuz ile eksik harcın tamamlandığı anlaşılmıştır.

Davalının cevap dilekçesine ekli ... ve ... seri nolu çekler ile 20/09/2023, 19/09/2023, 20/09/2023 ve 19/09/2023 tarihli 4 adet banka dekontunun okunaklı örneğinin eklenerek Vakıf Katılım Bankası Kayseri Şube Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ekte gönderilen çeklerin ön ve arka yüzlerinin okunaklı görüntülerinin ve bu çek bedellerinin ödenmesine ilişkin banka kayıt ve belge örneklerinin, yine müzekkeremiz ekinde gönderilen 4 adet banka ödeme dekontunda yazılı işlemlerin yapılmasına ilişkin banka kayıt ve belge örneklerinin gönderilmesi istenmiş, 04/04/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.

Davalının cevap dilekçesinin ekinde bulunan iş bankasına ait 24/03/2022 tarihli 50.000,00-TL bedeli çekin okunaklı bir örneğinin eklenerek iş bankası sivas caddesi şube müdürlüğüne müzekkere yazılarak ekte gönderilen çekin ön ve arka yüzünün okunaklı görüntüsünü ve çek bedelinin ödenmesine ilişkin banka kayıt ve belge örneklerinin gönderilmesi istenmiş, 20/09/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Taraf vekillerinden dava ve takibe konu edilen faturanın dışında taraflar arasında düzenlenen 11/01/2021 tarihli sözleşme ve 30/08/2022 tarihli ek protokol kapsamında düzenlenen tüm faturaların okunaklı ve onaylı örneklerini sunmaları istenmiştir.

HMK'nun 222 ve TTK'nun 83. Maddesi gereğince uyuşmazlık konusu olan 2021-2022-2023 yıllarına ait tüm ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmeleri, ibrazı mümkün değilse bunun nedenlerinin açıklanarak ticari defter ve kayıtlarının bilirkişiye ibraz edileceği açık adresini ve bu adreste ticari defter ve kayıtları incelemeye sunacak kişinin adı, soyadı ve telefon numarasını bildirmesi istenmiştir.

Davacı vekilinin 12/01/2024 tarihli delil dilekçesinin 5. Bendinde yazılı SGK kayıtlarının celbi için SGK il mürülüğüne müzekkere yazılmış, 22/04/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.

Davacı vekiline 12/01/2024 tarihli delil dilekçesinde yazılı ve delil olarak dayandığı ihale evraklı, mahal listeleri, proje, şantiyeye ilişkin tüm kaytıları, sicil dosyaları, cari hesap kayıtlarını, sözleşme ve protokoller ile eklerini ve hakedişleri sunması için süre verilmiştir.

Davacı tanığı...duruşmada; "Ben davacı ... Ltd. Şti'de muhasebe ve finans servisinde çalışıyorum bu işlere ben bakıyorum. Taraflar 2021 yılında bir sözleşme imzaladılar. 2021 yılında bitirmek üzere ... isimli avm'nin elektrik işini yapmakla yükümlüydük. Sözleşme süresince gerekli tüm yükümlülükleri ve sözleşme süresinin uzatılmasından sonra da gerekli tüm yükümlülükleri yerine getirdik. Avm'nin elektrik altyapı işlerini tamamen bitirdik. Buna bağlı hak edişleri faturaları düzenledik. Belli bir süre bu ödemeler yapıldı. Ancak son fatura kısmına geldiğimizde bize ödeme yapılmadı. Bu esnada avm çalışıyor ve açılmıştı. Bize avm bitip açıldıktan sonra ödeme yapılacağı beyanında bulunuldu. Biz de buna istinaden avm yi bitirdik açılışı yaptık daha sonra ödemenin yapılmasını bekledik. Defaten bizi önümüzdeki ay diye uzun bir süre oyaladılar. Daha sonra ödemeyi yapmayacaklarını söylediler. Buna istinaden de mahkemeye vermemizi ve alacağımızı mahkeme yolu ile almamızı istediler bizde mahkemeye verdik. Defalarca görüşmeler yapıldı. İlk başta borcun olduğunu kabul ettiler daha sonra olmadığını ileri sürdüler dedi.

Davalı vekilinin isteği üzerine soruldu. Davalı şirket bize ödemeleri çeşitli şekillerde yapıyordu banka kredisi çekerek veya ortak alacağın o para getirecek o şekilde ödeme yapacağım şeklinde sürekli ödemeleri erteliyordu bizde ona göre ödeme şekline göre fatura düzenleneceği için son faturanın düzenlenmesini epeyce geciktirdik ama bu faturaya konu borcu davalı şirket kabul ediyordu. Kabulüne dair herhangi bir yazılı beyanı yoktur bunu sözlü olarak söylüyordu dedi. Tanıklık ücreti talebim yoktur, benim bildiklerim bunlardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davacı tanığı...duruşmada; "Ben ... şirketi için elektrik işleri bakımından kontronörlük yaptım. Ben bu yaptığım işin ücretini davalı ... şirketinden aldım. ... elektrik yüklenici olarak hiç yokken bile ben bu işe başlamıştım. 8 firma için ortak bir teklif çıkardık ve bunların içerisinden en cazip fiyatı davacı ... şirketi verdiği için onunla anlaşıldı. Sonra kalem elektrik sahaya geldiği ilk günden itibaren getirdiği malzemenin ve yaptığı işin kontrolünü ben yaptım. İşin projesine uygun olarak yapıldığının kontrolünü ben yaptım. Sözleşmeye uygun olarak da her ayın sonu hak ediş düzenlediler. Bu hakedişlerin yerinde uygunluğunu da ben kontrol ettim. Hakedişler sözleşmeye uygun olarak da fiyatlandırılmış oluyordu. Dolayısı ile ben o hak edişin altına imza attığım zaman o ödemenin yapılması buna göre de faturalandırılması gerekiyordu. İşin başından sonuna kadar biz bu şekilde devam ettik. Yalnız avm otel inşaatı gibi büyük yapılarda yola çıkınca ihtiyaca göre yatırımcının önceden öngöremediği sonradan talep ettiği aydınlatma, dükkan sayısına göre otomasyon gibi ilave işler olması mümkündür. Burada da öyle oldu, ilave işler yapıldı, bu konuda ben gerek ... şirketine mail yolu ile gerek şifaen bilgi verdim davacı kalem şirketi ise önceki sözleşme fiyatlarına göre ilave işler için fiyat çıkardı. Yeni işler için ise yeni fiyat çıkardı. Bunları yine kontrol ettik piyasa fiyatlarına uygunluğunu denetledik ve ilave işlerle bu şekilde davacı kalem şirketi tarafından yapıldı ve hak edişe bağlandı. İlave işler için ayrıca sözleşme yapılmadı ancak ben hak ediş tutanağını imzalayarak ilave işlerin yapıldığını ... şirketi adına kabul ettim. Ben daha çok işin yatırımcısı olan davalı tarafında idim ancak daha sonradan davacının ödemelerle ilgili yakınmalarını duydum. Bunu davalı şirket ile görüştüm, ödemeler aksatılmazsa yapılırsa daha kısa sürede malzeme temin edilebileceğini avm'nin daha erken bir tarihte açılabileceğini kendilerine ilettim, davalı şirket bana ödemeleri zamanında yapacağını hep söylemesine rağmen sadece elektrik işinde değil mekanik işinde de ödemeleri aksattığını değişik vasıtalar ile şantiye ortamında duydum bunlar konuşuluyordu. Taraf şirketler ile beraber toplantılarda bulundum. Davalı şirket yetkilisi toplantılarda borcunu kabul etti ancak kdv yi anlamadıklarını bunun ne anlama geldiğini sordu. Yine davalı şirket tarafından ödeme yapılacağını söylendi, ödemeler şu tarihte bu tarihte yapılacak şeklinde beyanlarda bulunuldu. En son avm açıldıktan sonra ödeme yapılacağı söylendi. Avm açılınca benim buradaki görevim de bitti ancak takip ettiğim ve duyduğum kadarı ile davalı şirket davacıya ödeme yapmamış. Davalı ... şirketi hak edişlerde bana imza atma yetkisi vermişti, resmi kurumlara sunulan projelerde benim ismim yer almamaktadır. Elektrik projeleri burası vakıf arazisi olduğu için vakıfların elektrik mühendisleri tarafından onaylındı. Bunu vakıflar genel müdürlüğünde çalışan elektrik mühendisleri onayladı ayrıca dağıtım şirketi olan KCETAŞ' yüksek gerilim projesi hazırlanıp sunuldu. Sözleşmeye göre davacı şirketin avm projesinde yapmadığı iş kalmadı ancak ufak tefek eksikler olabilir. Eksikler kamera yönü açısı gibi basit eksikler olabilir. İlave işler belli bir saate göre veya harekete göre duyarlı aydınlatma otomasyonu şeklinde yapılan işlerdi. Bunun gibi başka işlerde vardı dedi.

Davalı vekilinin isteği üzerine soruldu. Avm'nin tüm fonksiyonel elektrik altyapısı davacı şirket tarafından yapıldı. Avm deki mağazaların sadece altyapı elektriği yapıldı. Mağaza içindeki diğer elektrik işlerini her mağaza bireysel olarak kendisi yaptırdı. Geçici kabul trafo tutanağı dediğim tamamen resmi bir kabul belgesidir. Onun dışında iç tesisatla ilgili ayrıca bir kabul belgesi düzenlenmedi buna gerekte yoktu. Tanıklık ücreti talebim yoktur, benim bildiklerim bunlardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davacı tanığı ... duruşmada; "Ben davalı ... şirketinde makine mühendisi olarak görev yaptım. İş bittiğinde görevim bitmişti. Ben avm inşaatı sırasında makine mühendisi olarak burada görev yaptım. Davacı kalem şirketi de avm'nin altyapı ve üstyapı elektrik işlerini yaptı, bu işlerin tamamını yaptı bitirdi. Kurulumuna uygun ve üst seviyede işleri bitirdi. Zaten bu şirket işini bitirip avm'nin içine elektril alınmasaydı ben ısıtma soğutma, havalandırmaya dair klima tesisatı, hidrofor, yangın pompası, klima santralleri, ısı pompaları gibi makinaları çalıştıramazdım. Ben bu makinaları çalıştırıp kullandığım için kalem şirketinin elektrik işini avm içinde yaptığını biliyorum. Elektrik enerjisi verilmediği taktirde bu makinaların servisleri gelip makineleri devreye almıyorlar. Bu piyasada geçerli bir kuraldır. Marka gözetmeksizin bu böyledir dedi.

Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu. Elektrik enerjisinin verilmesi şantiyedeki elektrik ile ilgili işlerin projeye uygun eksiksiz tamamlanması anlamına gelir. Eksik olduğu taktirde kcetaş elektriği vermez. ... bizim alt kadromuzda elektrik ustası olarak şantiyede çalışıyordu. Tanıklık ücreti talebim yoktur, benim bildiklerim bunlardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davalı tanığı ... duruşmada; "Ben davalı şirket de teknik müdür olarak çalışmaktayım, ben ... şirketinde 19/08/2021 tarihinde işe başladım, ben geldiğimde davacı kalem elektrik orada iş yapmaktaydı, kalem elektiğin yaptığı işleri eksik de olsa fazla da olsa banu gümüş bilirdi banu gümüş bizim çalıştığımız şirketin elektrik danışmanıydı, bize hak edişleri yazdırır bende onaylardım, bunun karşılığında paranın alınıp alınmadığını biz mali konularla ilgilenmediğimiz için bilmeyiz, kalem elektrik 21/10/2022 tarihinde avm açıldı o tarihte davacı kalem elektrik işi teslim etti, eksik işlerin olduğu kalem elektrik ve ... firması tarafından biliniyordu, yangın sistemleri, otomasyon konuları, dolu boş sistemi dediğimiz hepsi zayıf akım sistemi olan işler eksikti, bunları davalı şirket daha sonra dışarıdan mavi ay isimli bir firmaya yaptırdı, daha önce davalı şirketin ortaklarından olan eski patronum orhan tekin in kalem elektriğe ödeme yapmadığını duymuştuk, ama ben mali konuları bilmem" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Tarafların iddia ve savunmalarının çözüme kavuşturulması, davacı tarafından yapıldığı iddia olunan imalatların yerinde tespiti amacı ile mahallinde 29/11/2024 tarihi saat 09:00'dan itibaren keşif icrasına, Refakata bir elektrik mühendisi, bir makine mühendisi, bir inşaat mühendisi, bir mali müşavir ve bir nitelikli hesap bilirkişisinin resen alınmasına, Bilirkişilere HMK 268 maddesi gereği davacı yanın ticari defterlerini flaş bellek içinde dosyaya sunduğundan buradan ve gerekirse yerinde yine davalı şirketin defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapması, raporuna esas alacak olup da dosya içinde bulunmayan kayıt ve belgeler olursa birer suretinin raporuna eklemesi için yetki verilmesine, Mahallinde keşif icrasından sonra dosyanın bilirkişilere tevdine,

HMK'nun 273. Maddesi gereğince iddia savunma, keşif mahallinde yapılacak gözlemleri, ibraz edilen sözleşme, protokol ve dosya içinde flaş bellek formatında sunulan projelerin zemine uygulanarak davacının yapımını yüklendiği imalatı tahhüt ettiği şekilde ifa edip etmiği, eksik iş olup olmadığı, veya işin tamamlanıp tamamlanmadığının tespiti, Tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, e deftere tabi olanların GİB sisteminden doğruluğunun sorgulanarak usulnce düzenlenip düzenlenmediğnin, davaya ve icra takibine dayanak yapılan faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olpu olmadığının, tarafların ticari defter kayıtları dosyamız içine giren banka havale kayıtları , çek ödeme bilgileri ve diğer deliller incelenerek TBK'nun 101 ve 102 maddeleri de göz önünde bulundurulmak sureti ile takip dayanağı fatura nedeni ile davacının davalıdan alacağı olup olmadığı, takip dayanağı fatura dışında davacının davalıya düzenlediği başka faturalar olup olmadığı, varsa yapıldığı tespit edilecek ödemelerin hangi faturaya istinaden yapıldığının, az yukarıda anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde tespit edilmesi, varsa ödeme tahsilat durumunun ne olduğu, dava ve takibe dayanak fatura nedeni ile davacının davalıdan alacağı varsa miktarının kaç TL olduğu konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine, karar verilmiştir.

Keşfe katılan bilirkişiler Makine Mühendisi ... Mali Müşavir ..., Hukukçu ..., Yüksek Makine Mühendisi ..., Elektrik Mühendisi ... tarafından düzenlenen 10/02/2025 tarihli raporda özetle; "Davacının 2022 ve 2023 yılı ticari defter tasdiklerini, usulüne uygun ve süresi içinde tasdik ettirmiş olduğu tespit edilmiştir. Davalının 2022 ve 2023 yılı ticari defter tasdiklerini, usulüne uygun ve süresi içinde tasdik ettirmiş olduğu tespit edilmiştir. Davacının davalı aleyhine 15.09.2023 tarihinde Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas dosyası ilamsız takiplerde ödeme emri ile (Örnek no7), 20.100.000,00TL asıl alacak, Borcun Sebebi: 24.06.2023 tarih ... seri nolu 34.465.307,26TL tutarındaki faturadan kaynaklı bakiye alacak" olarak takip başlatmış olduğu, Davacının davalıya düzenlemiş olduğu, davaya konu faturanın davacının ticari defter kayıtlarında kayıtlı bulunduğu, ilgili dönem BS formunda bildirilmiş olduğu, Davalının ticari defter kayıtlarında davaya konu faturanın kayıtlı bulunmadığı, ilgili dönem BA formunda bulunmadığı, Davaya konu 24.06.2023 tarihli ... seri nolu 34.465.307,26TL tutarındaki e-fatura olarak düzenlenmiş olan faturaya, davalı tarafça Kayseri 13. Noterliği ... yevmiye madde numaralı ihtarnamesi ile davacıya 06.07.2023 tarihinde itiraz etmiş olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığına ait e fatura portal sisteminden faturaya "e-fatura iptal / itiraz portalından" itiraz yöntemi seçilerek davaya konu faturaya itiraz talebi oluşturulmuş olduğu,

Davalı tarafça yapılan itirazın belirlenen itiraz süresi olan T.T.K.nun 23. maddesi hükmü gereğince 8 günlük yasal süre aşılarak yapılmış olduğu, Davalının ticari defter kayıtlarında, davacının takip edildiği hesabın 31.12.2023 tarihi itibariyle bakiyesinin 11.556.908,69TL (davacı borçlu) şeklinde kayıtlı bulunduğu, Davacının ticari defter kayıtlarında, davalının takip edildiği hesabın 31.12.2023 tarihi itibariyle bakiyesinin 22.879.105,13TL (davalı borçlu) şeklinde kayıtlı olduğu, Sayın Mahkemece davaya konu faturanın geçerliliği / edimin ifasının yapılmış olduğu yönünde hüküm kurulacaksa, davacının davalıdan 22.879.105,13TL alacaklı olacağı, Sayın Mahkemece, aksi yönde hüküm kurulacaksa, davalının davacıdan 11.556.908,69TL alacaklı bulunacağı, Heyetimizde yer alan Elektrik Mühendisi bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalar neticesinde davacının davalıdan 42.503.307,01-TL alacaklı olacağı tespit edilmiştir" şeklinde rapor düzenlenmiştir.

Davalı tarafın cevap dilekçesinin deliller bölümünde yemin deliline dayandığı görülmekle, davalıya yemin teklif edip etmeyeceğini bildirmesi, yemin teklif edecekse yemin metnini ibraz etmesi için 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı taktirde yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının huzurdaki davalı vekiline ihtar edilmiş, süre içinde yemin metnini ibraz ederse bir suretinin davalının yatırdığı gider avansından tebligat masrafları karşılanmak sureti ile davacı ... Elektrik Elektronik, Mobilya, İnşaat, Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti'ye HMK'nun 228/2 maddesine uygun yemin davetiyesi ile birlikte tebliğine, Yemin davetiyesine "Yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile şirket yetkilinizin geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkememize bizzat gelmediği, veya gelip de yemini iade etmediği, yahut yemini eda etmekten kaçındığı taktirde yemin konusu vakaları ikrar (kabul) etmiş sayılacağınız (ayrıca yemin duruşmasına şirketiniz yetkilisinin imza sirküsü ve fotoğraflı kimlik belgesi ile birlikte gelmesi) tebliğ ve ihtar olunur." şeklinde ihtarat yazılmış, davalı tarafça süresi içerisinde yemin için gerekli işlemlerin yapılmadığı anlaşılmıştır.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile sözleşme yaptıklarını, sözleşme kapsamında yapılan işlerle ilgili fatura kestiklerini faturadan kaynaklı alacakları bulunduğunu, davalı hakkında kayseri genel icra dairesinin... esas sayılı dosyasında takip yaptıklarını belirterek itirazın iptali ve icra inkar tazminatı dilemiştir.

Davaya konu Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede alacaklısının mahkememize ait işbu dosya davacısı, borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava davalısı olduğu alacaklı tarafından borçlu aleyhine dayanağı 24/06/2023 tarihli 34.465.307,26 TL miktarlı faturadan 20.100.000,00 TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin itiraz üzerine takibin borca itiraz nedeniyle durduğu ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.

Davacı tarafından sunulan 11/01/2021 tarihli sözleşmenin incelenmesinde iş sahibinin davalı firma olduğu, yüklenicinin ise dava dışı .. ... Ltd. Şti olduğu, sözleşmenin konusunun ise Tuna Life Center Alışveriş Merkezinin elektrik altyapı işlerinin yapılması olduğu görülmüştür.

Yine taraflara arasında imzalanan ... Alışveriş Merkezi Elektrik Altyapı İşleri İşine Ait Ek Protokol başlıklı belgede 11/01/2021 tarihli sözleşmenin taraflarının davacı ve dava dışı ... ... Ltd. Şti olduğu, her ne kadar sözleşmede yalnızca ... ... Ltd. Şti ile davacı şirket arasında akdedilmiş ise de davalı sözleşmede ... ... Ltd. Şti tarafından üstlenilen tüm edimleri aynen üstlendiğinin belirtildiği, her iki şirket de davacı şirkete karşı sözleşmeden kaynaklı hususlarda müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu noktasında anlaşıldığı görülmüştür. Somut olayda taraflara arasında inşaat yapım işine ilişkin olarak akdi ilişkinin sabit olduğu görülmektedir. - Zamanaşımına ilişkin itirazın değerlendirilmesinde; Davalının zamanaşımı def'inde bulunduğundan buna ilişkin uyuşmazlığın çözümlenmesi için "zamanaşımı" kavramı üzerinde durulmalıdır.

Zamanaşımı hukuki niteliği itibariyle maddi hukuktan kaynaklanan bir def'i olup; usul hukuku anlamında ise bir savunma aracıdır. (Kuru B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt: II, sh.1761; Canbolat F.: “Def’i ve İtiraz Arasındaki Farklar ve İleri Sürülmesinin Hukuki Sonuçları”, ERÜHFD, Cilt: III, Sayı:1, Kayseri 2008, sh.255 vd.).

Zamanaşımı def'i, davalının aslında var olan bir borcunu özel bir nedenle yerine getirmekten kaçınmasına olanak veren bir haktır. Bu hakkı kullanıp kullanmamak tamamen borçluya kalmıştır. Diğer bir anlatımla, davalı tarafından zamanaşımı def'i ileri sürülmedikçe, o hak ve alacak için yasanın öngördüğü zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz (818 sayılı BK m.140, 6098 sayılı TBK m.161). Zamanaşımı usule müteallik bir mesele değildir. Zamanaşımı hakkın esasına müteallik bir meseledir (Von Tuhr, Andreas: Borçlar Hukuku (C. Edege Çevirisi), Ankara 1983, Cilt:I-II, sh.688). Zamanaşımı defi davanın esası hakkında her türlü muameleye manidir. Bu sorun halledilmeden davanın esası incelenemez. (11.01.1940 tarihli 15/70 sayılı İçt. Bir. Kararı) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olup,

TBK’nın 147/6. maddesi gereğince eser sözleşmesinde zamanaşımı süresinin kural olarak beş yıl olduğu, dava konusu işin 2021 yılında yapımına başlanmış olması ve takip tarihinin 2023 yılı olması karşısında zamanaşımı itirazı yerinde olmadığı görülmüştür. -Davanın esasının incelenmesine dair mesele;

Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.

HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Somut olayda konunun iyi anlaşılması için açıklamak gerekir ise, davacı taraf başlatmış olduğu takipte açık hesap ilişkisine dayanmamış sadece faturaya dayandığı görülmüş ve bu kapsamda değerlendirme yapılması gerekmektedir. Taraflar arasında var olduğu iddia edilen ilişki faturaya dayandırılmış olmakla, fatura ve faturanın delil olma kuvveti bakımından bir değerlendirme yapmak gerekmiştir.

Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde fatura,"Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır. Buna göre fatura, tek taraflı düzenlenmesi her zaman mümkün olan bir belgedir.

TTK 21/1.maddesine göre, "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir”.

TTK 21/2 maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır".

27.06.2003 tarihli 2001/1 E.2003/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, "fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir.." denilmiştir. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Akdî ilişkinin ticari defterler üzerinden kanıtlanması halinde alacaklı olduğunu iddia eden kişinin delil olarak ya her iki tarafın defter ve kayıtlarına dayanması ya da münhasıran davalı defter ve kayıtlarına dayanması gerekir.

TTK'nın 21. maddesinde faturaya ilişkin "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir. Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmelerle yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi, bunu aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itirazda bulunmamışsa, söz konusu teyit mektubunun yapılan sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Bu yasal düzenlemelerden çıkan sonuç; fatura düzenlemesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğudur. Ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma halinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili olmayıp, taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belge sayılacaktır. Anılan madde hükmü ile, faturanın özellikle tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine, bir karine getirilmiştir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi yukarıda ayrıntısı açıklanan yasa hükmünden kaynaklı karineden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin alınan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmesinin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gereklidir. Maddede yer alan karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir.

Somut olayda mahkememizce keşif icra edilmiş bilirkişi raporu alınmıştır. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde usule uygun tutulduğu, dava konusu olan 24/06/2023 tarihli 34.465.307,26 TL tutarındaki faturanın e-fatura olarak düzenlendiği, dava konusu faturanın davacı defterlerinde yer aldığı, ancak davalı defterlerinde yer almadığı, davalı tarafça Kayseri 13. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 06/07/2023 tarihinde itiraz etmiş olduğu, davalı tarafça söz konusu faturaya TTK'nun 23 maddesi uyarınca 8 günlük süreyi aşarak itiraz etmiş olduğu, davalının ticari defterlerine göre davacının 11.556.908,69 TL borçlu olduğu, davacı defterlerine göre ise davacının 22.879.105,13 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Somut olayda davalı süresinde faturaya itiraz etmediğinden fatura kesinleştiğinden fatura miktarı uyarınca alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davalıya yemin teklifi hatırlatılmış, yemin metnini sunmadığı görülmüştür. Açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. -İcra inkar tazminatına dair değerlendirmede;

İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.

Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).

Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak miktarı ticari defterler ile sabit olmuş ve bu miktar alacağın varlığı saptanarak hüküm kurulmuştur. Hükmedilen miktarın likid bir alacak olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davacının davasının kabulü ile, Davalının Kayseri Genel İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile, takip tarihi itibarı ile 20.100.000,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar ticari avans faizini geçmemek şartı ile TTK'nun 1530 maddesi uyarınca temerrüt faizi uygulanmasına,

2.İtirazın iptaline karar verilen 20.100.000,00 TL'nin %20 szi oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 1.373.031,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 242.757,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.130.273,23-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

4.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

5.Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvurma harcı, 242.757,75-TL peşin harç olmak üzere toplam 243.027,60-TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafça yapılan 34.500,00-TL bilirkişi gideri, 1.000,00-TL keşif araç gideri, 3.030,30-TL keşif harcı ve 1.000,00-TL posta ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 39.530,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Kararın mahiyeti gereği davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

8.HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,

9.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca hesap ve taktir olunan 809.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

10.Davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

11.6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,

12.Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/10/2025 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog