Aramaya Dön

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/791
Karar No
K. 2025/769
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/791 Esas
KARAR NO: 2025/769
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 16/12/2021
KARAR TARİHİ: 06/11/2025

DAVA :

Davacı vekilince mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinde, müvekkili şirket tarafından keşide edilen ... hesaba, 31.03.2022 İstanbul Keşideli, 135.000,00TL tutarlı ... seri nolu çeki ,borcuna karşılık olmak üzere ... -... Tekstil'e keşide edilerek verildiğini, ...'nin çeki zayi ettiğini ve bu sebeple .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2021 / ... E çek iptali davası açtığını, ....İcra Hukuk Mahkemesi ... E sayılı dava dosyası ile itirazda bulunduğunu, .... İcra Müdürlüğü 2021/ ... E dosyasından aynı çekle ilgili olarak 11.10.2021 keşide tarihli 535.000,00TL tutarlı olacak şekilde icra takibi başlatıldığını, icra dosyasından ödeme emrinin 30.11.2021 tarihinde müvekkili şirkete tebliğ edildiğini, çekin ön yüzünde tutarın yazı ile yazılmış olan kısmının karalandığını ve tahrif edildiğini, tutarın rakamla yazılı kısmının karalandığını ve tahrif edildiğini, keşide tarihinin karalanarak 31.10.2021 tarihi yazıldığını ve tahrif edildiğini, bu işleminde altında ki paraf , imzanın sahte olduğunu, imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, çekte yapılmış olan sahtecilikten tahrifattan dolayı çekin arka yüzünde bulunan cirantalar hakkında...Cumhuriyet Başsavcılığı Soruşturma Dosyası :2021/... ile şikayet dilekçesi verildiğini, müvekkilinin keşide ettiği çekin tahrif edildiğini ve gerçekte olmayan bir bedelin tahsil edilmek istenildiğini, takip konusu çekin tahrif edilmesinden dolayı çek olma özelliğini kaybettiğini , belirterek dilekçesinin sonuç kısmında paraf olarak atılmış sahte imzaya ve borca itirazlarının kabul edilerek borçlu olmadıklarının tespitine, müvekkili yönünden takibin iptaline, çekin ön yüzünden çekte tahrifat yapıldığı açıkça anlaşıldığından, takip alacaklısının suinyetli olduğunun kabul edilmesini, bu nedenle takip konusu alacağın % 20 oranında tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davanın arabuluculuğa tabi olduğunu ve davacı tarafından arabuluculuğa başvuru yapılmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde dava konusu çekin lehtar lehine keşide edildiğini ve çekin altındaki imzanın kendisine ait olduğunu ikrar ettiğini, davacı yanın dava dilekçesinde, dava konusu çeki borcuna karşılık olmak üzere ...-... Tekstil'e keşide ettiğini açıkça ikrar ettiğini sonrasında çekin ... (lehtar) tarafından zayi edildiğini iddia ettiğini, keşideci sıfatını taşıyan davacı yanın çeki iyiniyetle iktisap eden yetkili ve meşru hamile karşı borçtan sorumlu olduğunu, davacı tarafın dava konusu çeki keşide ettiği hususunda herhangi bir tartışma bulunmadığını, çekin ziyaı gerekçesiyle açılan ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/... Esas nolu dosyasından çek iptali davasının, hasımsız/çekişmesiz yargı işi niteliğinde bulunduğunu ve işbu dava, iptal kararı ile sonuçlansa dahi kesin hüküm niteliğinde olmadığından ötürü davaya taraf olmayan iyiniyetli üçüncü kişiyi çek hamilini bağlamayacağını, iyiniyetin korunması esası iptal kararıyla sınırlandırılmadığını, davacı tarafın çekin tahrif edildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı tarafından sunulan çek fotokopisi üzerinde tahrifat yapıldığını, iddiaları kabul etmediklerini ve takibe konu ettikleri çekin tarihinde ve bedelinde tahrifat yapılmış olsa dahi davalı müvekkili firmanın bunu bilmesinin veyahut kendisinden bilinmesinin beklenilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili firmanın söz konusu çeki ticari faaliyetleri neticesinde iktisap ettiğini ve akabinde nakit ihtiyacı sebebi ile iktisap etmiş olduğu söz konusu çekleri yasaya ve usule uygun olarak tahsili yoluna gittiğini, davacı yanın çek bedelinde ve tarihinde tahrifat iddiası bakımından söz konusu iddiaların çıplak gözle bakıldığında anlaşılabilecek niteliğinin haiz olmadığını, müvekkili firmanın işbu hususları bilmesinin kendinden beklenemeyeceğini ve bu kapsamda da 'hukuki görünüşe güvenen iyiniyetli üçüncü kişi müvekkili firmanın, söz konusu çekin kendisi tarafından keşide edildiğini açıkça kabul eden davacı yan karşısında daha çok korunmaya layık olduğunu, davacı yanın keşide tarihindeki tahrifat iddiasının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, iddiaları kabul etmemekle birlikte bir an için hamil olan müvekkilinin kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarını yitirmiş olduğu kabul edilse bile keşideci olan davacıya karşı 6762 sayılı TTK'nın 730. maddesi yollamasıyla aynı kanunun 644. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde talepte bulunabilineceğini, sebepsiz zenginleşme hükümleri karşısında davacı sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlü olduğunu, dolayısı ile davacı yanın salt kambiyo senedinde tahrifat bulunduğu iddiası ile borçlu olmayacağı şeklinde bir kanaate varılmasının mümkün olmadığını, müvekkili tarafından dava konusu çekin tahsili amacıyla gerçekleştirilen tüm işlemlerin yasaların tanıdığı hak ve yetkiler kapsamında gerçekleştirildiğini, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, müvekkilinin hukuki haklarını kullanarak senedin yasal yollardan tahsili yoluna gittiğini, müvekkilinin çeki ne suretle iktisap ettiğini ve çeki müvekkiline ciro eden şirket ile arasındaki ticari ilişkiyi gösterir evrakları cevap dilekçesinin ekinde sunduğunu, borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafın dosyaya ifade ettiği hususları destekleyecek özellikte herhangi bir senet niteliğini haiz kesin delil sunmadığını, davacı tarafın iddialarının ispatına yönelik 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200. Maddesi ile hüküm altına alınan "Senetle İspat Zorunluluğu" gereğince senet niteliğinde herhangi bir delil sunamadığını, ileri sürülen hususlar iddiadan öteye geçmediğini, Türk Ticaret Kanunu, yüksek yargı kararları, dava konusu çek üzerindeki ciro zinciri ve dilekçe ekinde sundukları müvekkili şirket ile çeki kendisine ciro eden şirket arasındaki ticari ilişkiyi gösterir fatura ve belgeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde ve davacı tarafın iddialarını ispat edecek herhangi bir kesin delil sunamadığı göz önüne alındığında dava konusu çekin meşru hamilinin müvekkili şirket olduğunu ve davacı tarafın çekten kaynaklanan borcunun mevcut olduğunun anlaşılacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, tahrifat yapıldığı iddia edilen çeke dayalı başlatılan icra dosyasından takibin davacı yönünden iptali ve borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit istemli davadır. Deliler ; .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2021 / ... esas sayılı dosyası, .... İcra Müdürlüğünün 2021/ ... sayılı takip dosyası, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/... soruşturma numaralı dosyası, çek sureti, taraflara ait sicil kaydı, bilirkişi raporu.

Uyuşmazlık noktaları; Davacının keşidecisi olduğunu kabul ettiği çekteki 135.000,00TL'nin 535.000,00TL olarak ve çekin keşide tarihi olan 31/03/2021 tarihinin 31/10/2021 olarak tahrif edilip edilmediği ve 31/10/2021 tarihinin yanındaki paraf imzasının davacının el ürünü olup olmadığının sonuç itibari ile davacının söz konusu çek nedeni ile borçlu olup olmadığının yada ne kadar borçlu olduğunun tespiti noktalarında toplanmaktadır.

Dava dilekçesi ekinde sunulan çek çıkış bordrosu incelendiğinde, 31/03/2022 tarihli ... seri numaralı ve 135.000,00TL bedelli çek ile, 28/02/2022 tarihli 130.000,00TL bedelli iki çekin davacı şirket tarafından borç kapsamında Kadir Ekinci'ye teslim edildiği yine dava dilekçesi ekinde teslim edilen 2 adet çekin görüntüsünün verildiği iş bu davaya konu olan çek sureti incelendiğinde keşidecisinin ...Giyim San Aş olduğu, keşideci şirket ünvanı altında ... isminin ve imzasının yer aldığı, çekin lehtarının ... Tekstil - ... olduğu, çekin keşide tarihinin 31/03/2022 bedelinin ise 135.000,00TL olduğu tespit edilmiştir. .... İcra Müdürlüğünün 2021/ ... sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden gönderilmiş olup incelendiğinde, alacaklısının ... ...Tic Ltd Şti olduğu, borçlusunun ..., ...Giyim...Aş , ... ... Süt Ürünleri....San Tic Ltd Şti , ... Gıda Nakliye San Tic Ltd Şti olduğu, ... Bankası ... Şubesine ait ... seri numaralı 535.000,00TL bedelli, 31/10/2021 tarihli (tarih kısmı karalanarak yazılmıştır) , lehtarı ... Tekstil - ..., keşidecisi ...Giyim....Aş , ... , cirantalarının ise ... Tekstil - ... , ... Gıda ....Ltd Şti, ... ... ...Ltd Şti, ... ....Tic Ltd Şti olan çek dayanak belge gösterilerek icra takibi başlatıldığı, asıl alacak miktarının 535.000,00TL gösterildiği, komisyon karşılıksız çek tazminatı ve işlemiş faizinde eklenerek toplam takip konusu alacak miktarının 596.242,84TL olduğu tespit edilmiştir.

Davacı vekili 17/12/2021 tarihli dilekçesinin ekinde davalı tarafın benzer mahiyette kambiyo senetlerinden dolayı başlattığı icra takipleri ve hakkında açılan menfi tespit davalarına ilişkin listenin sunulduğu, söz konusu liste incelendiğinde davalı hakkında 47 adet şikayet , borca itiraz , kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit, imzaya itiraz konulu davanın bulunduğu anlaşılmış ve bu listede belirtilen menfi tespit konulu davaların , dava dilekçeleri ilgili mahkemelere yazı yazılarak dosyaya bırakılmıştır. Gelen dava dilekçeleri incelendiğinde, dosyamızın davalısı olan şirket hakkında , tahrifat yapıldığı iddia edilen yada kargoda çalındığı iddia edilen çeklere dayalı olarak menfi tespit davaları açıldığı, bu hususta hakkında çok sayıda menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır. (... esas , ... ATM ... esas, ... ATM ... esas, ... ATM ... esas, ... ATM 2021/... esas, ... ATM ... esas ) ...Cumhuriyet Başsavcılığı sahtecilik ve dolandırıcılık bürosuna ait 2021/... soruşturma numaralı dosyası alınıp incelendiğinde, şikayetçinin ...Giyim...Aş olduğu, şüphelilerin ise ... Gıda Nakliye San Tic Ltd Şti, .......Tic Ltd Şti, ... ... ...Ltd Şti olduğu, suçun mahiyetinin bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık , resmi belgede sahtecilik olduğu, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın ... CBS'na gönderilmesine karar verildiği görüldü. Soruşturma dosyasının ... CBS'nin ... soruşturma numarasına kaydının yapıldığı ve yetkili savcılığın İstanbul ...CBS olduğu gerekçesi ile yetkisizlik kararı verildiği , dosyanın bunun üzerine İstanbul ...CBS'nin 2022/... soruşturma numaralı dosyasına kaydının yapıldığı ve daha sonra bu dosyanın İstanbul ...CBS'nin 2022/... soruşturma nolu dosyası ile birleştirildiği ve soruşturmanın 2022/... soruşturma numaralı dosya üzerinden yürütüldüğünün bildirildiği görülmüştür.

Söz konusu soruşturma dosyasından ...... Ltd Şti yetkili temsilcisi olan ...'nın ifadesi alındığı incelendiğinde, söz konusu şirketi 2020 yılında ... isimli şahıstan devir aldığını, şirketin tek ortağının kendisi olduğunu ancak 2021 yılının Haziran ayında ... isimli şahsa şirketi devir ettiğini, kendisine gösterilen çekle bir ilgisinin bulunmadığını, çekin arkasındaki... ... Süt Ürünleri kaşe üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını, çekteki keşideci, lehtar ve cirantalarla ticari ilişkisinin olmadığını, ...'in aleyhindeki savunmasını kabul etmediğini, ...'in kendisi hakkında yapmış olduğu suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği, ... ise beyanında ... ... İsimli iş yerinin yetkilisinin kendisi olduğunu, bahse konu iş yerini 2021 yılının Ekim ayında ...'dan devir aldığını, kendisine sorulan ... seri numaralı 31/03/2022 tarihli çekle bir ilgisinin bulunmadığını, şirketi devir aldıktan sonra hiçbir ticari faaliyette bulunmadığını, şirketi devir aldıktan sonra kimseye çek vermediğini, söz konusu çekin neye istinaden ne amaçla verildiğini, kim tarafından düzenlendiğini bilmediğini, çekin üzerinde yer alan diğer şirketleri ve yetkilileri tanımadığını, bunlarla hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, çekten haberinin olmadığını, çek üzerinde imza ve yazısının bulunmadığını, şirket ortağı olduğu beyan edilen ... isimli şahsı tanımadığını, ortak olduğunu dahi bilmediğini, ...'dan şikayetçi olduğunu beyan ettiği görülmüştür. ... Gıda ... Ltd Şti yetkilisi sıfatı ile...'un ifadesinin alındığı, bu kişinin ifadesinde çekteki ... Gıda kaşesinin altında bulunan imzanın kendisine ait olmadığını ifade ettiği görülmüştür. ... Gıda'nın yetkili temsilcilerinden olan ...'in ise aranan şahıslardan olması nedeniyle ulaşılamadığı yönünde tutanak tutulduğu tespit edilmiştir.

Çekte ciroları bulunan ... Gıda.. Ltd Şti ile ... ...... Ltd Şti'nin son sicil kayıtları alınarak dosyaya bırakılmıştır. İncelendiğinde, ... ...'in bir önceki yetkilisinin ... olduğu, en son yetkilisinin ... olduğu, ... .. Ltd Şti'nin 2020 - 24/08/2021 arasındaki yetkilisinin... daha sonraki yetkilisinin ise ... olduğu tespit edilmiştir.

Davalı taraf cevap dilekçesinin ekinde söz konusu çeklerle ilgili olarak tahsilat makbuzu sunmuş olup incelendiğinde, davaya konu olan çekin 535.000,00TL bedelle ... ... tarafından davalıya verildiği, ekinde sunulan fatura incelendiğinde ise davalı şirket tarafından ... ... ... Ltd Şti'ye 12/11/2021 fatura tarihili 5.970.578,75TL bedell fatura kesildiği görülmüştür. Çekin keşide tarihinin karalanarak yerine yazılan 31/10/2021 keşide tarihine göre , davalı tarafından sunulan fatura irdelendiğinde, fatura tarihinin keşide tarihinden sonraki bir tarih olan 12/11/2021 olduğu tespit edilmiştir. ... İcra Hukuk Mahkemesine ait ... esas sayılı dosya alınıp incelendiğinde, davacısının ... , davalısının ise ...... Ltd Şti olduğu, dava dilekçesinde ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına dayanak yapılan çekin tahrif edildiği, paraf imzalarının sahte olduğu iddia edilerek icra takibinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

Yapılan yargılama sonunda dosyanın ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür. ... İcra Hukuk Mahkemesine ait 2021/... esas sayılı dosya incelendiğinde ...... AŞ tarafından ... Ltd Şti hakkında ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu edilen çekteki miktar ve keşide tarihindeki taraf imzalarının ... ... AŞ yetkilisine ait olmadığı iddiası ile imzaya ve borca itiraz davası açıldığı, mahkemece alınan 24/10/2024 ve 29/07/2024 tarihli raporlar incelendiğinde, keşide tarihinin 31/03/2022 iken 31/10/2021 olarak düzeltildiğini, ayrıca bedelin 135.000,00TL iken 535.000,00TL haline getirildiğinin ve keşide tarihinin üstündeki imzanın ...'nin ile ürünü olmadığı yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür. ... Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2021/... esas ... karar sayılı ilam sureti incelendiğinde ... tarafından açılan dava ile keşidecisi ... ... Aş , keşide tarihi 31/03/2022 çek bedeli 135.000,00TL olan çekin ve 28/02/2022 keşide tarihli 130.000,00TL bedelli 2 adet çekin kaybolduğu iddiası ile çek iptali davası açıldığı , davanın devamı sırasında ... ... Ltd Şti vekili tarafından müdahale talepli dilekçe verilerek 31/03/2022 keşide tarihli çekin bedelinin 535.000,00TL olduğu ve söz konusu çekin yetkili hamili olunduğunun iddia edildiği bunun üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda ... numaralı 31/03/2022 keşide tarihli 135.000,00TL bedelli çek yönünden davanın reddine karar verildiği tespit edilmiştir. ... ATM ye ait ... esas sayılı dosya UYAP üzerinden alındığında davacısının ... , davalısının ise ...... Ltd Şti olup , dava konusunun ... icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına dayanak yapılan çekteki lehtar imzasının ... eli ürünü olmadığı iddia edilerek, söz konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep edildiği, yapılan yargılama sonunda çekteki lehtar cirosundaki imzanın ...'nin eli ürünü olmadığının tespit edilmesi neticesinde söz konusu çekten dolayı ...'nin ...... Ltd Şti'ye borçlu olmadığı yönünde karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmeden 10/09/2024 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. Davacı ve davalı şirketin sicil kayıtları alınarak dosyaya bırakılmış, davacıya ait sicil kaydı incelendiğinde yetkililerinin ... ve ... olduğu tespit edilmiştir.

Davacı tarafça davaya konu çekteki 135.000,00TL'nin 535.000,00TL haline getirildiği ayrıca çekteki keşide tarihinin de tahrif edilerek 31/03/2022 olan keşide tarihinin 31/10/2021 yapıldığı, paraf imzalarının müvekkiline ait olmadığının iddia edilmesi nedeniyle, çek aslı ile , davacı şirket yetkili temsilcisi ...'nin keşide tarihinden önceki imzalı evrak asılları resmi kurumlardan toplanarak ve mahkeme huzurunda imza ve paraf örnekleri alınarak çekteki paraf imzasının ...'ye ait olup olmadığının tespiti için dosya grafolog bilirkişiye tevdi edilmiştir.

Bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilen 02/01/2023 tarihli rapor incelendiğinde ; "İmzalar üzerlerinde grafolojik, grafometrik ve kaligrafik yöntemlerle inceleme yapılmış gerekli optik araçlardan, UV- ışık kaynağı, looptan da yararlanılarak değişik yön ve açılardan ışık ışınları, büyüteç, binoküler stereo mikroskop, ... cihazları, bio stereo mikroskop ile ve yeterli mikroskobik büyütme uygulanmış, bilgisayar ortamında değişik programlar kullanılarak incelenebilir duruma getirilmiş ve elde edilen görüntülerin inceleme sonuçları tablo halinde rapor içeriğinde sunulmuştur. Detaylı ve kapsamlı olmak üzere objektif grafolojik kriterler esas alınarak yapılan analitik incelemede edilen bulgular, oluşan kanaat ve varılan sonuçlar aşağıda belirtilmektedir: Davacı ...'ye ait mevcut imza örneklerinin solda “K” harf ögesi ile sağında grama örgüsü ve en sağda üçgen şekli ile sola ve sağa keşide çizgilerinden meydana geldikleri, sağına nokta eklendiği görülmektedir. Davacıya ait mevcut mukayese imza örneklerinin kendi aralarında kısmen polimorf yapıları, ortalama tutarlılık ve işleklik dereceleri ile kendi aralarında doğal varyasyonlar dışında istikrarlı oldukları ve incelemeye elverişli oldukları tespit edilmiştir.

İnceleme konusu çek aslı ön yüzündeki düzeltme tarihi yanındaki paraf imza ile Davacı ...'ye ait mevcut imza örnekleri karşılaştırıldığında; Her ne kadar ilk bakışta biçimsel olarak benzerlik algılansa da işleklik ve baskı derecesi bağlamında kalem yürütme niteliği ile başlangıç (K) harfinin tersim özelliği, devamındaki grama örgüsü form ve istif içeriği ve dönüş alışkanlığı itibariyle farklılıklar görülmüştür. Dolayısıyla paraf imzanın ...'nin imzalarının taklidi mahiyetinde oluşturuldukları kanaatine varılmaktadır. İnceleme konusu çek aslı ön yüzünde bedelin rakam ile belirtildiği kısımda “535.000” TL okunur bedelin yüzbinler basamağındaki okunur “5” rakamının olduğu bölgede fiziksel kazıntı izi ve altta silik evvelce mevcut “1” rakamının okunduğu, bu nedenle fiziksel kazıntı yoluyla evvelce aynı yerde mevcut “135.000” rakamının “535.000” haline dönüştürülmüş olduğu tespit edilmiştir.

İnceleme konusu çek aslı ön yüzünde bedelin yazı ile belirtildiği kısımda sol baş tarafındaki “BEŞ” harflerinin bulunduğu bölgede fiziksel kazıntı izleri mevcut olduğu, matbu yazı içerisine sıkışık alana birbirine dayanacak şekilde konumlandığı, bedelin diğer harflerine göre farklı kişinin eli ürünü oldukları birlikte değerlendirildiğinde evvelce mevcut olan ibarenin fiziksel olarak kazınması sonrası “BEŞ” yazısının eklendiği tespit edilmiştir.

İnceleme konusu çek aslı ön yüzündeki keşide tarihinin aylar bölümünün onlar basamağında evvelce mevcut "0" rakamının sürşarj yoluyla, birler basamağındaki "3" rakamının sürşarj ve tamamlama yoluyla "03" iken "10" okunur haline getirildiği, yıl bölümünün ise birler basamağında evvelce mevcut "2" rakamının sürşarj yoluyla "1" rakamına dönüştürülerek "2022" rakamının "2021" haline dönüştürüldüğü tespit edilmiştir. " denilerek raporun sonuç kısmında inceleme konusu çek aslı ön yüzündeki keşide tarihi yanındaki paraf imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı ...'nin eli ürünü olmadığı, inceleme konusu çek aslı ön yüzünde bedelin rakam ile belirtildiği kısımdaki bedelin evvelce aynı yerde mevcut “135.000” rakamının “535.000” haline dönüştürülmüş olduğunun tespit edildiği, inceleme konusu çek aslı ön yüzünde bedelin yazı ile belirtildiği kısımda evvelce mevcut olan ibarenin fiziksel olarak kazınması sonrası “BEŞ” yazısının eklendiği tespit edildiği , inceleme konusu çek aslı ön yüzündeki keşide tarihinin aylar bölümünün “03” iken "10" okunur haline getirildiği, yıl bölümünde ise “2022” rakamının “2021” haline dönüştürüldüğünün tespit edildiği şeklinde görüş bildirmiştir.

Bilirkişi raporuna karşı davalı vekilince itiraz dilekçesi, davacı vekilince beyan dilekçesi sunulmuştur.

Davacı şirketin iki adet yetkilisinin bulunduğu bunlardan birisinin çekin üzerinde ismi geçen ... diğerinin ise ... olması nedeniyle ...'ninde imza ve paraf örnekleri mahkememizce alınarak yine resmi kurumlardaki imzalı evrak asılları da toplanarak çekin keşide tarihinin üzerine bulunan imzanın ...'nin eli ürünü olup olmadığı ayrıca ilk rapora da itiraz edilmesi nedeniyle itirazlarda değerlendirilerek, çekteki parafın ...'nin eli ürünü olup olmadığı hususunda dosya daha önceki bilirkişiler dışında 3 kişiden oluşan grofolog bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınmıştır.

30/04/2025 tarihli rapor incelendiğinde, çekin ilk tanziminde keşide tarihinin 31/03/2022 tarihi iken keşide tarihinin üzeri çizilerek 31/10/2021 tarihinin yazıldığını ayrıca çek tutarının rakamlarla yazılmış yüzbinler hanesinde bulunan "5" rakamının ilk tanzimde yazılmış rakamın, ayrıca tutarın harflerle yazılmış başlangıcında mevcut "BEŞ" kelimesinin evvelce mevcut tahdit çizgisinin fiziksel yollarla silinmesine müteakip yazıldıkları, bahse konu çekteki keşideci imzası , düzenlemeye ilişkin el yazıları , keşide tarihi değiştirme imzası ve keşide tarihini oluşturan rakamların ... eli mahsulü olmadıklarını, çekteki keşideci imzasının , tahrifen yazılmış harf ve rakamlar ve sonradan yazılmış keşide tarihi dışında kalan düzenlemeye dair diğer el yazılarının ... eli mahsulü oldukları, bahse konu çekin keşide tarihini değiştirme imzası ve sonradan yazılmış keşide tarihinin (31/10/2021 ) ... eli mahsulü olmadığını, tahrifen yazılmış "5 " rakamının , yazı ile yazılmış "BEŞ" kelimesinin kişiye aidiyetini sağlayacak yeterli özellikler bulunmadığından kim tarafından yazıldığının tespitinin mümkün olmadığı yönünde rapor verildiği görülmüştür.

TTK'nun Elden çıkan çek başlıklı 792.maddesinde ; " Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." denilmiştir.

Yukarıda da belirtildiği üzere, tahrifat yapılan ve çalınan çeklerle ilgili olarak ... Bilişim... Ltd Şti hakkında İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılmış benzer mahiyette bir çok dava bulunduğu görülmektedir. Bir sureti dosya içerisine bırakılan İstanbul BAM 44 HD'nin 2022/945 esas 2024/2047 karar sayılı ilamı incelendiğinde, çekin keşidecisi tarafından açılan menfi tespit ve çek istirdadı talepli dava da ; "Kıymetli evrak olmasının yanında kambiyo senedi olan çek; Kanun'da öngörülen sıkı şekil şartlarına bağlı olarak düzenlenen, para borçlarını ödeme amacına özgülenmiş, yazılı ve soyut bir havaledir.Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 Sayılı TTK'nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir.

TTK'nın 792. maddesinde , " Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." düzenlemesi mevcuttur.

TTK 818.maddesindeki atıfla çeklerde de uygulanması gereken aynı kanunun 677. maddesinde düzenlemeye göre senet kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzalar içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez. İmzaların bağımsızlığı olarak ifade edilen bu ilkeye göre, poliçeye atılan her geçerli imzanın sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Dolayısıyla senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hâli, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Lehdarın imzasının sahteliği, lehdar tarafından kendisine başvurulduğunda herkese karşı ileri sürebileceği mutlak def'idir.

Çekin “mücerretlik” vasfı nedeniyle davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır. Dava konusu çekteki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır. Lehtar imzasının geçersiz, sahte olduğunun ileri sürülmesi keşideci yönünden ciro zincirini koparmaz ise de, davacının dava konusu çekten kaynaklanan sorumluluğundan kurtulabilmesi için çalınan çekin davalı tarafından kötü niyetli ya da ağır kusurlu olarak elde edildiği ve icraya konduğunu kanıtlaması gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. İspat yükü üzerinde olan davacı kötüniyet ve ağır kusuru her türlü delil ile ispatlayabilir.

Somut olayda, benzer uyuşmazlık nedeniyle istinaf daireleri önüne gelen çok sayıda dosyada kargo aşamasında kaybolan ve sahte imza ile piyasaya sürülen çeklerin davalı........... şirketi tarafından ibraz edildiği ve icra takibine konulduğu görülmektedir. Örneğin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. H.D'nin 08/07/2021 Tarih ve 2020/1236 E.- 2021/1120 K. Sayılı kararında, "Dairemizde ve diğer dairelerde yapılan istinaf incelemeleri sırasında, ciro zincirinde bulunan bazı şirketlerin pek çok dosyada davalı sıfatını haiz olduğu ve istirdat davalarının davalısı oldukları tesbit edildiğinden ,davalı da sorgulandığında pek çok soruşturma ( 19 sayfa Savcılık ,İst.BAM Dairelerinde 3 sayfa kadar dava dosyası listesi eklenmiştir.) ve benzer dava dosyaları bulunduğu tesbit edilmiştir." şeklinde belirtilmiş ve kaybolan tüm çeklerin aynı ciro zinciriyle davalıya geçmesi ve benzer olaylar nedeniyle pek çok dava ve soruşturmaya muhatap olunması karşısında davalının, dava konusu çekin iktisabında, gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle ağır kusurlu olduğu, iyi niyetli hamil olarak korunamayacağı sonucuna varılmıştır.

Dairemizin emsal nitelikteki 2022/1634 Esas-2022/1626 Karar sayılı kararında ; " Davacılar tarafından, davalıların çekleri elde etme yöntemleri ile ciro silsilesine ilişkin çok fazla dava olduğu beyan edilmekle, UYAP üzerinden yapılan incelemede davalı......... şirketinin taraf olduğu ve dava konusu edilmeyen farklı dava dışı çeklerin de benzer ciro silsilesine sahip olarak davalı.......... tarafından muhatap bankaya ibraz edildiği tespit edilmiştir.

Davalı..........'ın hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması sebebiyle başlatılan ceza soruşturmalarının ve ceza davasının henüz sonuçlanmadığı görülmüş ise de, davalının farklı çok sayıda olayda hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/ firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği sabittir. Bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehtar cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. " denilmiştir.

İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinin 2021/1268 Esas- 2023/386 Karar Sayılı kararı , İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin 2020/1700 Esas -2023/1192 Kararı ve ve bir çok hukuk dairesi kararının aynı yönde olduğu kesin olarak verilen kararlardaki saptanan bu olguların eldeki dava yönünden güçlü delil teşkil ettiği açıktır.

YARGITAY 11. Hukuk Dairesi, 2020/5570 - 2021/4450 sayılı, tarihli 26.05.2021 kararı aynı yönde olup özetle ; " ilk derece mahkemesince, davalı şirket temsilcisi ve davalı şirket adına UYAP'ta yapılan incelemede benzer mahiyette birçok dosyasının bulunduğu, kargodan çalınan diğer çek ve bonoların da bir şekilde davalı şirkette toplandığı, bunun hayatın olağan akışına uygun olmadığı, nitekim dava konusu bonoyla birlikte çalınan diğer çeklerin de davalının eline geçtiği ve bu bonolardan dolayıda davalı şirketin .... İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... nolu dosyalar üzerinden takip başlattığı dolayısıyla bu işin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, Türkiye'nin çeşitli yerlerinde kaybolan çek veya bonoların davalı şirketin eline geçmesinin tesadüfi kabul edilmediği ve davalı şirketin kötü niyetli olduğu sonucuna varıldığı,.. davanın kabulüne,

Bu durumda, UYAP ortamından yapılan sorgulama ile görüldüğü üzere , kargo aşamasında çalınan/ kaybolan çeklerin aynı veya benzer ciro zinciriyle davalıya geçmesi, davalı..........' aleyhine benzer yönde birçok dava açılmış olması, davalı..........şirketinin de davaya cevabında kendi adına yapılan cironun sahte olduğunu beyan etmesi dikkate alındığında çekin davalı......... tarafından iyiniyetle iktisabından bahsedilemeyeceği menfi tespit isteminin kabulü gerektiği, çekin meşru hamili olan dava dışı lehtar elinde iken çalındığı, ek bedelinin lehtara ödendiğine dair somut delil bulunmadığı bu nedenle çekin istirdadını lehtarın talep etmesi gerektiği,

TTK 792. Madde gereğince keşidecinin çekin istirdadı talebinin hamil............ yönünden reddi gerektiği, diğer davalılar yönünden çek istirdadı talebinin pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği, takibin haksız ve kötü niyetli olduğu bu nedenle davacının kötüniyet tazminatı talebinin de kabulü gerektiği, ilk derece mahkemesince yetersiz incelemeye dayalı davanın tümden reddi kararının yerinde olmadığı, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü gerektiği anlaşılmıştır." şeklinde karar verildiği görülmüş olup, mahkememiz dosyasına konu olan somut olayda da aynen istinaf kararında bahsedildiği şekilde davalı hakkında tahrifat yapılmış ve çalınmış çek olduğu iddiası ile Asliye Ticaret Mahkemelerinde çok sayıda menfi tespit davası olduğu, yine davalı şirket ile çekte ciranta konumunda olan diğer şirketler hakkında savcılıkta yürüyen soruşturma dosyası bulunduğu, bu durumda davalının , keşidecilere ve lehtar - cirantaları farklı olan çok fazla hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğu, davaya konu çekte çekin tahrif edilerek keşide tarihinin ve bedelinin değiştirildiği, keşide tarihinin üzerinde bulunan imzanın keşidecinin eli ürünü olmadığı, söz konusu çekin keşideci tarafından ... adına düzenlendiği, çekte lehtar konumunda olan ...'nin ciro imzasının da ...'nin eli ürünü olmadığının ... ATM de yapılan yargılama ile subut bulduğu, davalının çeki ..... Ltd Şti'den aldığı, yukarıda özetlendiği üzere ...... Ltd Şti'nin en son yetkilisinin ...'in çekteki ciro imzasının kendisine ait olmadığını beyan ettiği, bu şirketin bir önceki yetkilisi olan ...'nında çekteki ciro imzasının kendisine ait olmadığını iddia ettiği, bu durumda yeterli araştırmaya yapmadan ve benzer konulu hakkında açılmış bir çok menfi tespit davası bulunan davalının çeki iyi niyetli iktisabından bahsedilemeyeceği, davacının menfi tespit isteminin kabulü gerektiği, yukarıda özetlenen istinaf kararında da belirtildiği şekilde davalının yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olması nedeniyle , davacının kötü niyet tazminatının da kabulü gerektiği sonucuna varılarak davacının menfi tespit isteminin kabulüne yine kötü niyet isteminin kabulüne karar vermek gerekmiş, davacının icra takibinin iptaline yönelik talebinin ise bu hususun mahkememizin görev alınında kalmayıp İcra Hukuk Mahkemelerinin görev alanında kalması nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

1.Davacının icra takibinin iptaline yönelik talebinin, bu hususun mahkememizin görev alanında kalmayıp icra hukuk mahkemelerinin görev alanında kalması nedeniyle reddine,

2.Davacının diğer taleplerinin kabulü ile; a-.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu edilen keşidecisi ...... A.Ş lehtarı ... Tekstil - ..., keşide tarihi 31/10/2021 bedeli 535.000,00 TL olan ... ... Şubesine ait ... nolu çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, b-İcra iflas kanunun 72/5. Fıkrası uyarınca borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu taktir edilmekle (%20) 119.248,56 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 95.398,85 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Davacı tarafından yapılan 67,80 TL ilk masraf, 16.200,00 TL bilirkişi ücreti, 543,45TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 16.811,25TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürü tarafından resen ilgilisine iadesine,

5.Davacı tarafından peşin yatırılan 10.182,34TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Bu dava sebebiyle 40.729,34TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan (başlangıçta 9.136,47TL + tamamlama harcı 1.045,87TL =) 10.182,34TL harcın mahsubu ile kalan 30.547,00TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

Davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.06/11/2025 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog