Aramaya Dön

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2025/561
Karar No
K. 2025/1026
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/561 Esas
KARAR NO: 2025/1026
DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ: 28/06/2025
KARAR TARİHİ: 10/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ------ sayısında yayınlanan kuruluşunu ilan ettiğini, ------alınan mükellefiyet kaydına göre, en son ----- tarihine kadar aktif görünmekte olduğunu, müvekkilinin şirketin ----yılında devralmış olduğunu, bu hususta -------/ Nolu sayısında yayımlandığını,

TTK.nın 636/1-d, madde hükümleri ile 2 ve 3 ncü madde hükümlerine dayalı olarak açılacak limited şirketin sona erme isteminde; pay sahibi tarafından, ortağı bulunduğu şirketin hasım gösterilmek suretiyle dava açılabileceğini, müvekkilinin de şirketin son sahibi ve devralan hisse sahibi olduğu nazara alınarak bu davayı açtıklarını, tüm bu sebeplerden dolayı davanın kabulünü müvekkiline ait şirketin kaydının kapatılmasını, ticaret sicil kaydının silinmesini, bu hususun ----- bildirilmesini, ücretin vekalet ve yargılama giderlerinin taraf teşkili halinde davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davacının davalı şirketin aynı zamanda münferit yetkilisi olması ve davacı ve davalı arasında menfaat çatışması olması nedeni ile şirkete temsil kayyımı atanmış,temsili sağlanmıştır.Temsil kayyımı safahattaki beyanlarında takdirin mahkemeye ait olduğunu belirtmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava davacının dava dilekçesinde belirttiği nedenlerden ötürü davalı şirketin 6102 sayılı TTK'nın 636. Maddesi uyarınca feshine karar verilmesinin mümkün olup olmadığına ilişkindir.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış mali müşavir bilirkişiden rapor alınmıştır.

Bilirkişi raporunda özetle "..Taktir Sayın Mahkemenin olmakla birlikte ;davalı şirketin kayıtlı olan adresine gidilmiş olup şirketin adresinde bulunmadığı, -------- tarihli yazısında-----mükellefiyet durumunun -------- tarihi itibari ile terk olduğunun tespiti ile birlikte, şirketin faaliyeti süresinde herhangi bir sigortalı çalışanı olmadığından sebeple sigorta sicili oluşmamış olduğu, şirketin ticari defterlerine ulaşılamadığı belirtildiğinden bu yönde inceleme yapılamadığı, şirketin ---- tarihli vergi borç sorgulamasında 116.364,24 TL vergi aslı, 439.016,96 TL gecikme zammı borcu olduğunu belirterek , 30.09.2013 tarihinden itibaren terk edilmesi tespiti ile şirketin uzun yıllar herhangi bir ticari faaliyetinin olmaması, ekonomik faaliyetlerini gerçekleştirmesinin mümkün olmaması , gelirinin olmaması nedeni ile Taktir Sayın Mahkemenize ait olmakla birlikte şirketin feshine karar verilebileceği yönünde kanaatim olusmustur." şeklinde görüş belirtmiştir.

TTK'nın 636. Maddesinde haklı sebeplerin varlığında her ortağın mahkemeden şirketin feshini talep edebileceği düzenlenmiş olup haklı nedenlerin ispatı halinde feshe alternatif çözüm kapsamında mahkemeye farklı kararlar verme imkanı da tanınmıştır.Haklı sebep, ortaklık işlerinden doğmuş olabileceği gibi, ortaklık ilişkisi dışında kişisel ilişkiden de doğmuş olabilir. Önemli olan husus; böyle bir olayın ortaya çıkması durumunda ortaklık ilişkisinin devamının objektif olarak çekilmez bir hal almasıdır. Şirketten çıkacak ortağın haklı sebebin meydana gelmesinde kusurlu olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır. Davacı pay sahiplerinden şirketin devamı objektif olarak beklenemez bir hal aldığı bir durumda haklı sebeplerin mevcut olduğu kabul edilebilir. Ayrıca haklı sebebin gerçekleştiği hususunun kabulünde davacı pay sahipleri dışında kalan diğer menfaat sahiplerinin (şirket, diğer pay sahipleri, çalışanlar) haklarının da dikkate alınması gerekmektedir. Dolayısıyla haklı sebep ve bunun devamında fesih, ancak bu kimselerin menfaatlerinin haleldar edilmemesi kaydı ile ve son çare (ultima ratio) olarak kabul edilebilir. Doktrinde anonim ortaklığın feshine ilişkin haklı sebep olarak nitelendirilen bazı örneklere bakacak olursak: - Şirketin, çoğunluk pay sahibi tarafından kötü yönetilmesi sebebiyle, mali sıkıntı içinde bulunması, - Şirket kasasının sistematik bir şekilde boşaltılması, - Mali açıdan hiçbir geçerli sebep bulunmamasına rağmen, en az 3-4 yıl boyunca kâr payı dağıtılmaması, - Azınlık pay sahiplerinin haklarının sistematik bir şekilde ve sürekli olarak kısıtlanması. Bunlar dışında, genel kurulun sürekli olarak toplantıya davet edilmemesi, şirket amacı ile bağdaşmayan faaliyetler, şirket organlarının çalışamayacak şekilde bloke edilmesi (toplanmasının ve/veya karar almasının engellenmesi) de diğer örnekler olarak sayılmaktadır. Yargıtay şirketin “uzun yıllar ciddi bir faaliyetinin olmamasının” haklı sebep olduğu görüşündedir.Konuya ilişkin karar örnekleri şu şekildedir: "...Şirketin uzun yıllar ciddi bir faaliyeti olmamışsa, fesih için yasal haklı nedenler oluşmuştur.-----------“...şirketin faaliyete geçemeyip atıl durumda kaldığı, şirket giderlerini ortaklardan aldığı borçlarla kapatmaya çalıştığı, bu borçlara ilişkin icra takiplerine uğradığı ...o halde...feshi için kanuni haklı nedenlerin oluştuğu kabul edilmelidir..-------Somut olay bazında değerlendirme yapıldığında davalı şirketin çok uzun yıllardır hiçbir ticari faaliyetinin olmadığı görülmektedir. Nitekim gelen vergi dairesi kayıtları ve ticaret sicil kayıtları da bunu doğrulamaktadır. --------- kayıtlarından da hiçbir çalışanı olmadığı, adresinde de faaliyet göstermediği görülmektedir. Sadece resmi kayıtlar nezdinde evrak üzerinde bir şirketin varlığı söz konusudur.Vergi kaydı da terkin edilmiştir. Esas olan şirketin yaşatılması olmakla bilindiği üzere şirketler kar elde etmek amacı ile kurulur. Uzun yıllar boyunca bu amacın gerçekleşmemesi hali mutlak bir fesih halidir. Ortaklar arasındaki bağ kopmuş olup genel kurul toplantılarının icra edilmediği, kar elde edilmediği için kar payı da dağıtılmadığı, uzun yıllardır hiçbir ticari faaliyeti olmadığı görülmektedir.

Tüm dosya kapsamı denetime el verişli bilirkişi raporu bir bütün olarak yukarıdaki gerekçeler nedeni ile davalı şirketin feshine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış, haklı nedenin bulunduğu sonucuna varılmış ortada yaşayan bir şirket olmadığından feshe alternatif çözümlere başvurulmamış, fesih kararının en uygun çözüm olduğu sonucuna varımış şirketin ortağı olan davacı tasfiye memuru olarak atanmış buna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

1.DAVANIN KABULÜNE;

2.6102 sayılı TTK'nın 636. maddesi uyarınca ---- sicil numarasında kayıtlı -------- FESİH ve TASFİYESİNE,

3.Davalı şirketin tasfiye işlemlerini yapmak üzere davacı şirket ortağı ve son yetkilisi olan ------- tasfiye memuru olarak atanmasına,

4.Kararın kesinleşmesinden sonra, 6102 sayılı TTK'nın 283. maddesi uyarınca -------- tescil ve ilanına,

5.492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken maktu harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

6.Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

7.Davacı tarafından yapılan 11.000,00 TL bilirkişi ücreti,25.000,00 TL kayyım ücreti , 514,50 TL tebligat ve müzekkere masrafı olarak toplam 36.514,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

8.Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

9.Davacı vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

10.6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının taraflara iadesine,

Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, --------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere,davacı vekili ile davalı şirket temsil kayyımının yüzüne karşı, oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/12/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog