1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2017/734
- Karar No
- 2018/975
- Karar Tarihi
- 13.11.2018
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili, dava dilekçesiyle; Müvekkili ...'ın bir şahıs şirketi olduğunu, müvekkil, ... Ürünleri adı altında internet sitesi üzerinden bu şirketinde davalı ... Yazılım ve Danışmanlık Ltd. Şti. ye hazırlattığı "test okur" isimli bir program pazarladığını, bu program ile okullarda yapılan, test şeklindeki sınavların sonuçlarının değerlendirilmesi, sonuçlarının sıralanması gibi işlemler yapıldığını, müvekkilin pazarladığı "test okur" isimli bu program kullanılmaya başlanılmasından yaklaşık 5 ay sonra sürekli sorun çıkarmaya başlamış, işlevini yerine getiremediğini, bu durumun müvekkilinin davalı ... Yazılım ve Danışmanlık Ltd. Şti. ye hazırlatıp pazarladığı söz konusu programı satın alan müşterilerinden yoğun şikayetler almalarına ve daha sonrasında da müşterilerin üyeliklerini yenilemekten vazgeçmelerine yol açtığını, bu halin müvekkilinin ekonomik olarak ciddi bir zarara uğramasına neden olduğundan fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 90.000,00 (Doksan Bin) TL maddi, 10.000,00 (On bin) TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek ticari faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; ... ve ... isimli kişilerin müvekkil şirkete ulaşarak, başka bir yerde hazırlanan “e-okur” isimli bir yazılımın geliştirilmesini talep ettiklerini, müvekkil şirket muhatapların taleplerine göre yapacağı işleri (fizibilite çalışması ) muhataplara sunmuş, yapacağı söz konusu işler karşılığında 24.000 TL yazılım geliştirme bedeli ve talep edilen web sitesinin hazırlanması için de 5.000 TL talep ettiğini, muhatapların gerek hazırlanan fizibilite çalışmasını (iş kapsamı) ve gerekse istenen ücreti kabul ettiklerini, muhatapların sürekli bir biçimde hazırlanan fizibilite planında yer almayan başkaca ek işlerin de yapılmasını, bu işlerinde yaratım sürecine eklenmesini talep etmeye başladıklarını, anlaşmaya konu asıl işin içinde yer alamayan ek işler talep etmek sureti ile sözleşmeyi genişletmeye başladıklarını, müvekkilinin kendisine iletilen yeni talepleri (ek işleri) bedelinin daha sonra ödenmesi şartı ile ifa etmeye çalıştığını, istenen hususları hazırlanan yazılıma dahil etmediğini, bu nedenle iş planında gecikmeler olduğunu ve hazırlanan proje planı 10.11.2015 tarihinde ilgililere gönderildiğini, ancak muhatapların yeni talepleri bu aşamadan sonra da gelmeye devam ettiğini, müvekkil şirket iyiniyetli davranarak iş akışını geciktiriyor olsa da bu talepleri ifa etmeye çalışmış, bedelinin ayrıca ödenmesi gerektiğini muhataplara iletmiş, muhataplar da ödemenin yapılacağını şifaen beyan ettiklerini, muhatapların programı sorunsuz ve tam şekilde teslim alarak kullanmaya başladıklarını ve 3. kişilere yazılımı sattıklarını ve beş ay boyunca sorunsuz kullanıldığı, müvekkil şirketin üstlendiği işi sorunsuz, hatasız ve tam şekilde teslim ettiğini, davacı tarafın yazılımı aylarca kullanmış ve piyasada pazarladığını, muhatapların ek işlerin bedelini ödemediği, taraflar arasında garanti ya da bakım anlaşmasının olmadığından davacı taraf ek işlerin ve talep ediyorsa yeniden yapılandırma işlemlerinin bedelini ödemekle yükümlü olduğunu, davacı tarafın ilk anlaşma gereğince ödemesi gereken 29.000 TL'nin tamamını müvekkil şirkete ödemediğini, ödediği tutar 23.000 TL olduğu, (ek iş bedelleri hariç) 6.000 TL borçlu bulunduğunu, Borçlar Kanunu'nun 97 ve 123 maddeleri gereğince; kendi edimini eksiksiz ifa etmeyen, temerrüt şartlarını oluşturmayan davacının bir talep hakkının bulunmadığını, manevi tazminatın haksız bir fiil nedeni ile ortaya çıkan manevi zararların tazmini için talep edilebilecek bir tazminat türü olduğunu, taraflar arasında sözleşmesel bir ilişki mevcut olup haksız fiil niteliğinde bir eylem söz konusu olmadığından manevi tazminat isteğinin de reddi gerektiğini,
Davalı vekilinin karşı dava dilekçesinde özetle: müvekkil şirket muhatapların süreklilik arz eden isteklerine uygun şekilde yazılıma başkaca özellikler eklendiğini, anlaşma kapsamında olmayan her bir ekleme sözleşmesel açıdan ek iş olduğunu, davacı tarafın bu işler için müvekkile herhangi bir bedel ödemediğini, bu nedenle muhatapların TBK'nun 529,481 ve ilgili maddeleri gereğince anlaşmanın kapsamı dışında yapılan ek işlerin bedelini ödemesi gerektiğini, muhatapların ilk anlaşma gereğince ödenmesi gereken tutarı eksik ödediklerini, işin teslim edildiğini,
TBK'nun 479 maddesi gereğince bedel muaccel olduğunu, işin tamamlanarak teslim edildiği ve muhataplarca kullanıldığının sabit olduğundan söz konusu tutarın da davacı-karşı davalıdan tahsilini talep ettiklerini, davacının davasının öncelikle yetki bakımından reddine, dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini, davanın tamamının esastan reddine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, Karşı dava bakımından : açılan karşı davanın kabulüne, davacı- karşı davalı ilk anlaşma gereğince ödemesi gereken tutarın tamamını müvekkile ödemediğinden bakiye 6.000_TL'sinin alacağının karşı dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile karşı davalıdan tahsiline, davacı- karşı davalı anlaşma harici yapılan ek işlerin bedelini müvekkile ödemediğinden, söz konusu alacağın bilirkişi marifeti ile hesaplanmasına, alacağın şimdilik 30.000_TL'sinin karşı dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile karşı davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yüklenmesine kKarar verilmesini talep ve dava etmiştir
Dava; taraflar arasıdaki sözlü eser sözleşmesi kapsamında davalı tarafça yapıldığı belirtilen bilgisayar yazılım programının ayıplı olduğu iddiasıyla esas davada davacının uğradığını iddia ettiği zarara ilişkin maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, karşı davanın ise taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davalı tarafça davacı için gerçekleştirilen bilgisayar programı nedeniyle ödenmediği iddia olunan bakiye alacak ile ilave iş bedelinin davacı -karşı davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun amaç başlılıklı 1.maddesinde 21.02.2001 tarih 4630 Sayılı Kanunun 2.maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 1/B.maddesinin g bendinde bilgisayar programı; bir bilgisayar sisteminin özel bir işlem veya görev yapmasını sağlayacak bir şekilde düzene konulmuş bilgisayar emir dizgesini ve bu emir dizgesinin oluşum ve gelişimini sağlayacak hazırlık çalışmaları, h maddesinde ara yüz; bilgisayarın donanım ve yazılım unsurları arasında karşılıklı etkilenme ve bağlantıyı oluşturan program bölümleri, ı maddesinde ara işlerlik; bilgisayar program bölümlerinin fonksiyonel olarak birlikte çalışması ve karşılıklı etkilenmesi ve alışverişi yapılan bilginin karşılıklı kullanım yeteneği olarak tanımlanmıştır.
Fikir ve Sanat Eserleri Kanun'unun 1.maddesinde tanımlaması yapılan eserlerin yorumlanması ve kullanılmasından kaynaklanan mali ve manevi uyuşmazlıklara bakmakla görevli mahkemenin aynı Kanun'un 76.maddesi gereğince dava konusunun miktarına ve kanunda gösterilen cezanın derecesine bakılmaksızın ihtisas mahkemeleri olduğu belirlenmiştir.
Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davaya konu bilgisayar yazılım programının istenilen nitelikte bulunmadığı ve ayıplı olduğu iddia edildiğinden davaya konu olan uyuşmazlığın özel görevli ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi alanına girdiği,
HMK.nun 114.maddesi gereğince mahkemenin görevli bulunması dava şartı olup,
HMK.nun 115.maddesi gereğince de davanın her aşamasında re'sen gözetilebileceğinden de iş bu davada mahkememizin görevsiz olması nedeniyle esas ve karşı davanın usulden reddine, görevli mahkemenin İzmir Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesine bulunduğuna, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın İzmir Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verme gereği doğmuştur.(Yargıtay 11. HD'nin 2006/3199 Esas, 2007/6660 Karar ve 30.04.2007 tarihli kararı ile Yargıtay 11.HD'nin 2011/5453 Esas, 2012/13148 Karar ve 12.09.2012 tarihli kararlarıda bu yöndedir.)
İş bu davada mahkememizin görevsiz olması nedeniyle esas ve karşı davanın usulden REDDİNE,
Görevli mahkemenin İzmir Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesine bulunduğuna, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın İzmir Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Harç ve yargılama giderlerinin HMK 331/2 maddesi gereğince görevli mahkeme tarafından nihai kararda değerlendirilmesine, Gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde görevli mahkemeye aktarmak üzere davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi .. 13/11/2018 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)