44. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/902
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/11/2022
NUMARASI : 2021/581 E. - 2022/966 K.
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nin davacı şirket aleyhine İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından 26.01.2021 tarihinde hukuka aykırı şekilde elinde bulundurduğu 22.03.2019 keşide tarihli ... Bankası A.Ş. Maltepe Şubesine ait 3292131 çek numaralı 65.000 TL bedelli keşidecisi... ve Petrol Ürünleri San. Ltd. Şti yetkili hamilinin ise ... Mühendislik İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti olan çeke istinaden kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, davacı şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını, icra takibine konu çekin davalı tarafından hukuka aykırı olarak ele geçirildiğini, çekin yetkili hamil ... Mühendislik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti tarafından müvekkil şirketin yapacağı mal teslimine karşılık olarak verildiğini, bu mal teslimi için 3 adet çek verildiğini ve icra takibine konu çekin bunlardan biri olduğunu, ancak müvekkil şirket tarafından mal tesliminin yapılmaması üzerine ... ile mutabık kalınarak bedelsiz çekin iade edilmesine karar verildiğini, o dönemde müvekkili şirkette fiilen çalışmakta olan ve halihazırda da şirketin asıl sahibi ... ÜSKÜP'ün damadı olan ... ... tarafından ...'a teslim etmesi için verilen çekin hukuka aykırı şekilde amcasının oğlu olan davalı ...'ye teslim edildiğini, ... ... tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak planlı bir şekilde icra takibine konulduğunu, davalı ... ile müvekkil şirketi arasında herhangi bir ticari ilişki, alacak-borç ilişkisi bulunmadığını, nitekim bu durumun davacı şirketin ticari defterler ve belgeleri ile de sabit olduğunu, davalı ...'nin davacı şirketin asıl sahibi ... ÜSKÜP'ün damadı olan ... ...'nin ikinci dereceden yakın akrabası olduğunu, icra takibine konu çekin karşılığı olan malların tesliminin davacı şirket ... tarafından yapılmaması üzerine çekin bedelsiz kaldığını, bedelsiz kalan çekin o dönemde şirket çalışanı ve davacı şirketin sahibi ... ÜSKÜP'ün damadı olan ... ... çekin yetkili hamil olan ...'a iade etmesi için teslim edildiğini, ancak ... ...'nin kayınpederi olan ... ÜSKÜP'ten intikam almak için çeki kötü niyetli ve tehdit unsuru olarak elinde tuttuğunu, aile ilişkilerinin bozulması üzerine çeki amcasının oğlu davalı ...'ye şirket cirosu varken teslim ettiğini ve bu kişi aracılığıyla icra takibi başlatıldığını, icra takibine konu çekin bedelsiz kalmasına rağmen davalı ve planlamayı yapan damat ... ... tarafından kullanılması ve icra takibi başlatması ve sonrasında bu haksız takibe dayalı olarak haciz baskısı uygulayarak Tekirdağ'da bulunan fabrikadaki tüm makineleri haczetmekle tehdit ettiklerini, bu nedenle haciz tehdidini bertaraf etmek için davacı şirket tarafından İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/95 Esas sayılı dosyası ile borca itiraz edildiğini, mahkemece 106.000 TL icra dosyasına yatırılması halinde takibin geçici olarak durdurulmasına karar verildiğini, icra dosyasına yatmış olan paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini belirterek, İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davacı şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine, İİK m.72/3'e göre icra dosyasına ödenen ya da ödenecek paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ...'nin tek pay sahibi ve yetkili olan ortağının ... ÜSKÜP olmadığını, Türk Ticaret Gazetesi ilanları uyarınca şirketin eski ortaklarından ve müdürlerinden olan ...'ün sahip olduğu payların tamamını ve ... ÜSKÜP'ün ise çoğunluk paylarını ... ... 2018 yılında devrettiklerini, davacı şirketin çoğunluk pay sahibi ... ... tarafından dava konusu çekin gerçek alacak ilişkisine dayanılarak kambiyo ilişkisinin kurulmuş olduğunun İstanbul 7. İcra Mahkemesi'nin 2021/95 Esas sayılı dosyasına beyan edildiğini, mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararının son derece hatalı olduğunu, herhangi bir ihtilaf halinde, hamilin davasını sadece kıymetli evraka dayandırabileceğini, temelde yatan asıl borç ilişkisinin varlığını ve mahiyetini ispat zorunda olmadığını, geçerli bir münasebetin bulunmadığını ispat yükünü ve bundan doğacak defilerin dermeyanının borçluya ait olduğunu, yine iddia sahibinin iddialarını yalnızca soyut vakıalara dayandıramayacağı gibi yaklaşık ispat ölçüsünde olsa dahi ispatlamak durumunda olduğunu, kambiyo taahhüdü ilişkisinde senet geçerliliğini koruduğu müddetçe temel ilişkiye dayanarak dava ikame ettirilemeyeceğinin kabul edildiğini, senedin bedelsiz olmasına ilişkin definin ciranta sıfatını haiz olan davalıya karşı ileri sürülemeyeceğini, zira temel ilişkinin hükümsüzlüğüne dayanan söz konusu definin ancak senedin lehtarına karşı ileri sürülebileceğini, senet bakımından iyi niyetli üçüncü kişi olan davalı hakkında var olan herhangi bir somut iddianın da olmadığını, bilindiği üzere bedelsizlik definin şahsi def'ilerden olup üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek haksız davanın reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu, savcılık soruşturma dosyası ile tanık anlatımları hep birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı şirketin elinden rıza ile çıktığı ve davalıya geçtiği ve ancak ciro suretiyle gerçekleşen bu ilişkide cironun karineten nakde ilişkin şeklinde olduğu aksinin ise davacı tarafından yazılı bir belge ile ispat edilmesi gerektiği, şayet ilişki suç niteliğinde bir olay ise olayın suç niteliğinin savcılık tarafından yürütülen soruşturma akabinde açılacak dava ile ortaya konması gerektiği halde savcılık tarafından yürütülen soruşturma akabinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu durumda dosya kapsamı ile davacı tarafından çekin davalıya ciro edilmesinde TTK m.778/1-a bendinin yollaması kapsamında davacının dava konusu edilen çekin hamil tarafından iktisap edilirken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğu ispat edilemediğinden," davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde özetle;-icra takibine konu çekin, davalı tarafından hukuka aykırı ve muvazaalı olarak ele geçirildiğini, icra takibine konu çekin, yetkili hamil ... Mühendislik İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından, Müvekkili Şirket ... OFSET VE AMBALAJ SAN. TİC. LTD. ŞTİ. tarafından yapılacak mal teslimine karşılık olarak verildiğini, ... Mühendislik İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti., bu mal teslimi için Müvekkili Şirkete 3 adet çek vermiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından mal tesliminin yapılamaması üzerine ... ile mutabık kalınarak, bedelsiz kalan çekin iade edilmesine karar verildiğini, o dönemde müvekkili şirkette fiilen çalışmakta olan ve halihazırda da Müvekkili şirketin asıl sahibi ... ÜSKÜP'ün damadı olan ... ... tarafından, kendisine ...'a teslim etmesi için verilen çeki, hukuka aykırı ve muvazaalı bir şekilde amcasının oğlu olan davalı ...'ye teslim ettiğini ve organize bir şekilde bu kişi ve akrabası olan damat ... ... tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak planlı bir şekilde arasının kötü olduğu kayınpederi Müvekkili şirketin asıl sahibi ... ÜSKÜP'e zarar vermek için icra takibine konulduğunu, bu hususların Mahkemecedeğerlendirilmediğini, -Davalı ... ile Müvekkili Şirket arasında herhangi bir ticari ilişki, alacak-borç ilişkisi bulunmadığını, bu durumun Müvekkili Şirketin ticari defterler ve belgeleri ile de bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, -Davalı ...'nin, Müvekkili şirketin asıl sahibi ... ÜSKÜP'ün damadı olan ... ...'nin ikinci dereceden yakın akrabası olduğunu, icra takibine konu çekin karşılığı olan malların teslimi, Müvekkili Şirket ... tarafından yapılamaması üzerine çekin bedelsiz kaldığını, bedelsiz kalan çekin, o dönemde şirket çalışanı ve Müvekkili şirketin sahibi ... ÜSKÜP'ün damadı olan ... ... çeki yetkili hamil olan ... Mimarlığa iade etmesi için teslim edildiğini, ... ...'nin, arası kötü olduğu kayınpederi olan ... ÜSKÜP'ten intikam almak için çeki kötüniyetli ve tehdit unsuru olarak elinde tuttuğunu, aile ilişkilerinin bozulması üzerine çeki amcasının oğlu davalı ...'ye şirket cirosu varken, teslim ettiğini ve bu kişi aracılığıyla Şirkete karşı icra takibi başlattığını ve İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas dosyasında haciz baskısının oluştuğunu,-21.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda; Davacının davalıya herhangi bir borcunun olmadığı, Senedin bedelsiz olduğu tespitinin yapıldığını, Mahkemenin gerekçesinde buna yer vermediğini, sadece ... Mühendislik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den alınan 3 adet çekten 2'sinin karşılıksız çıktığı için iade edildiği hususunu gerekçesinde belirttiğini, ancak bunların neden karşılıksız çıkıp, iade edildiği hususu konusunda yerel mahkeme gerekçesinde taraflı olarak hiçbir açıklama yapmadığını,-tanık ... beyanına göre de, Müvekkili Şirketin ürünleri, ...'a teslim edemeyince çeklerin ikisini daha önce ...'a iade edildiğini ve dava konusu çekte ...'a teslim edilmek üzere davalının amcasının oğlu olan damat ... ... verildiğinin açık olduğunu, Mahkemenin kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, İİK m.72 kapsamında çekten kaynaklanan borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti davasıdır.
Davacı vekili, müvekkili tarafından lehtara iade edilmek üzere şirket çalışanı ... ... teslim edilen ... Bankası muhataplı, keşidecisi ... İnşaat ... Ltd. Şti., lehtarı ... ... Ltd. Şti olan 22/03/2019 tarihli 65.000,00 TL miktarlı ve 3292131 seri nolu ciro silsilesi ... ... Ltd. Şti., ... ... Ltd. Şti ve ... şeklinde olan 22/03/2019 ibraz tarihli çekin lehtar ve birinci ciranta olan ...'a iade edilmek üzere teslim edilmesine rağmen şirket çalışanının talimata aykırı olarak çeki ...'ye cirosuz olarak teslim ettiğini, ...'nin şirket çalışanı ... ...'nin yakını ve akrabası olduğunu, ayrıca ...'nin davacı şirketin pay sahibi ... Üsküp'ün de damadı olduğunu bu nedenle İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe dayanak kılınan çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
21/10/2022 tarihli bilirkişi raporu ile; bedelsizlik iddiasına dayalı olarak açılmış olan işbu davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı menfi tespit davası hükmünde olduğu, davacının defter ve belgelerinin incelenmesinde davacının dava konusu çek dahil ... ... Ltd. Şti'den 3 adet çek aldığı ve ancak bu çeklerden iki adedinin karşılıksız çıkmaları nedeniyle iade ettiği ve bu iade işleminin 02/01/2019 tarihli yevmiye defterinde 2 nolu iş olarak kayıt gördüğü, davacı şirketin 2018 - 2019 ve 2020 yıllarına ait detay mizanları ve hesap dökümleri incelendiğinde davacının davalı ile ticari ilişki içerisinde bulunduğuna dair herhangi bir kaydın bulunmadığı tespit edilmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/105195 Soruşturma sayılı evrakının celbinden; davacı şirket temsilcisi müşteki ... Üsküp'ün şüpheliler ... ... ve ... hakkında dolandırıcılık iddiası ile suç duyurusunda bulunduğu ve ancak savcılığın 08/07/2021 tarih 2021/76472 Karar no ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmektedir.
Davacı tarafın tanık dinletme talebinde bulunması üzerine iddiaların haksız fiil kapsamında kalma ihtimaline binaen davacı tanıklarının dinlenmesine karar verilmesi üzerine 15/06/2022 tarihli duruşmada dinlenen davacı tanığı ... beyanında "ben 2011 yılından bu tarafa ve halen davacı şirkette ön muhasebede çalışıyorum, dava konusu edilen miktarı 65.000,00 TL olan çeki ... şirketimize vermek düzenlemişti biz ise ...'a ürün satmak için çek alacaktık fakat biz ürün satıp teslim edemedik bu nedenle çeki ...'a teslim etmemiz gerekti, hatırladığım kadarıyla bu olay 2019 Mart - Nisan aylarında oldu, biz çeki ... Üsküp o dönem cezaevinde olduğu için ... ... bakıyordu, bu nedenle bu çeki ... ... Ltd. Şti'ye iade etmek üzere ... ... verdik, çünkü şirket içindeki mali işlemlere ilişkin kayıtları ben tutuyorum çekleri ben teslim alıyorum sonra işleme göre ... ya da damadı olar ... Bey'e verdim, ancak sonradan öğrendiğim kadarıyla ... Bey bu çek amcasının oğlu ...'ye vermiş ben bunu bizati görmedim, bunu biz icra geldikten sonra gördük, ben çeki ...'a verdikten sonra ...'in ne kadar sonra cezaevinden çıktığını hatırlamıyorum, ayrıca ... ... Ltd. Şti çekin kendilerine ulaşıp ulaşmadığı konusunda bilgi vermedi, ben çekin ...'ye intikal ettiğini şirkete haciz yapılması aşamasında öğrendim dedi.
Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu: bildiğim kadarıyla ...'nin davacı şirketle hiçbir ticari ilişkisi yoktur ve ...'yi de tanımıyorum dedi. " şeklinde, diğer tanık ... ise beyanında "ben 2002 yılından beri davacı şirkette depo sorumlusu olarak çalışıyorum, davacı şirket temsilcisi ... Üsküp 2016-2017 yıllarında cezaevine girdi, 6 ay kadar içeride kaldı, şirketteki paylarını damadı ... ... devretti, cezaevinden çıktıktan sonra damadı ile aralarında özel sorunlar yaşandı, ... bey bana damadı olan ...'ın dava konusu çeki ...'a iade etmesi gerektiği halde amcasının oğlu ...'ye verdiğini anlattı ben meseleden bu şekilde haberdar oldum, ...'yi tanımam, bildiğim kadarıyla şirketle de bir alışverişi yoktur dedi.
Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu; ... Üsküp'ün 2018 yılında cezaevinden çıktığını hatırlıyorum dedi. " şeklinde beyanda bulundukları, beyanlarının incelenmesinde her iki tanığın da çekin ... ... tarafından davalı ...'ye verildiğini bizati görmedikleri yönünde beyanda bulundukları görülmektedir.Davalı ... tarafından davacı Şirket aleyhine İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün ... E. dosyasından, 26.01.2021 tarihinde takip başlatıldığı, dava konusu çekin 22.03.2019 keşide tarihli ... Bankası A.Ş. Maltepe Şubesine ait 3292131 çek nolu 65.000-TL bedelli keşidecisi... ve Petrol Ürünleri San. Ltd. Şti., yetkili hamili ise ... Mühendislik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. Olduğu anlaşılmıştır. Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illî ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukukî işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Bu genel açıklamadan sonra, hemen belirtmelidir ki, bono; ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir. Menfi tespit davasında İİK m.72 uyarınca ispat yükü kural olarak davacıda olup paranın sebep davalıya verilmesi lazım gelmediğini ispatlamalıdır. Kıymetli evrak ilişkisinin varlığı halinde ispat yükü açısından değerlendirme yapıldığında: bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir.
Davacı taraf senedin dava dışı ...'a, ... Mühendislik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne iade edilsin diye verildiği iddiasında olup, temel olarak bedelsizlik iddiasında bulunmuştur. Davacı ispat yükü altında olup, senet illetten mücerret olduğundan ve senet üzerinde nakden yazılı olduğu anlaşılmakla taraflar arasındaki hukuki ilişki senede bağlandığından artık tanık dinlenmesinin mümkün görülmediği, sadece senedin muvazaa iddialarına ilişkin tanık dinlenebileceği, Mahkemece dinlenen tanığın muvazaa iddiasına ilişkin olarak bilgisinin bulunmadığı, sadece senedin hangi amaçla verildiği konusunda bilgisinin olduğu, senedin amaç dışı işlem gördüğü ve Selim'e muvazaa ile verildiği iddiasının ise Selim'e yönelik olarak ispata muhtaç olduğu, davacının senedin iade edilmek üzere ...'a verildiği, ...'ın da davalı ...'e verdiği, Selim'in muvazaalı olarak senedi aldığı iddiasının ticari defter kayıt incelemesi ile ispatlanamayacağı, tanık beyanının yeterli olmadığı, dosya kapsamında muvazaa iddiasını ispatlar yeterli delil bulunmadığı, davacının bononun bedelsiz kaldığını yazılı delille ispatlayamadığı tespit edilmiş, sonuç olarak tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2022 tarih ve 2021/581 E., 2022/966 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2025