17. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/413 Esas
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/11/2021
NUMARASI : 2019/508 Esas, 2021/867 Karar
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigortalı ... ... Sinema ve Otelcilik Tic. Ltd. Şti.ye ait işyerini 04.10.2017-2018 tarihleri için İşyerim Paket Sigortası ile teminat altına aldığını, 10.01.2018 tarihinde ... tarafından kırıcı ekskavatör ile yapılan çalışma sırasında ... borusunun patlaması sonucunda riziko adresini su bastığını ve içindeki demirbaşların zarar gördüğünü, su basması sonucu birinci bodrum katta bulunan makine dairesindeki dijital sinema makinesinin, serverın ve UPS'in havalandırma bacasından giren sudan etkilendiğini ve çalışmadığını, eksper tarafından zarar tespiti yapıldığını, hasar nedeniyle 31.028,00 TL ödeme yapıldığını, bu bedelin halefiyet nedeniyle ...'tan talep edildiği ancak zararın karşılanmadığını, bu sebeple İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak borçlunun icra takibine haksız yere itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek davalının İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, hasarın müvekkilinin dağıtım şebekesinin işletilmesinden veya haksız fiilinden kaynaklandığının ispat edilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından 10-12 cm derinlikte kazı çalışması yapıldığını, ... borularının ise 90 cm derinlikte olduğunu, dolayısıyla hasarın müvekkilinin çalışmasından meydana gelemeyeceğini, zarar ile eylam arasında illiyet bağının bulunmadığını, mahkemece mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan eksper raporuna itibar edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek üzere talep edilen tazminat miktarının fahiş oluğunu, davacının müvekkilinin kusurlu olduğunu ve zarar miktarını ispat etmesi gerektiğini, alacak miktarı likid olmadığından icra tazminatının şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine ve davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün 16.07.2020 tarihli cevabi yazısında 10.01.2018 tarihinde bahse konu olay yerinde davalının kazı çalışması yaptığı ve ...'ye ait su borularına hasar verdiğinin bildirildiği, dolayısıyla dava dışı iş yerine basan suyun verdiği zarardan davalının sorumlu olduğu, alınan bilirkişi raporunda, zarar gören DP-1200 model ... makinesi, makinenin server ve UPS'sinin onarımının 31.028,64 TL karşılığında yaptırıldığı, bu tutarın 25.01.2018 tarihli fatura karşılığında ödendiği, tutarın oluşan zararla uyumlu olduğu, oluşan zararı sigorta sözleşmesi kapsamında karşılamış olan sigortacı ... Sigorta AŞ'nin halef olarak TTK'nın 1472. maddesi gereği zarar veren davalı ...'tan talep etme hakkının bulunduğu, dava dışı iş yerine basan suyun verdiği zarardan davalının sorumlu olduğu, davacı tarafından ödenen tutarın hasarla uyumlu olduğu, alacak likit olduğundan davalının davacıya icra inkar tazminatı ödemesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının istanbul 25. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; bilirkişi raporuna itirazları karşılar nitelikte inceleme yapılmaksızın hüküm tesis edilmesinin usul ve mevzuata açıkça aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkili şirket tarafından kayıtları tutulan değerlerin dikkate alınmaksızın yalnızca farazi ve ihtimale dayalı tespitler ile müvekkili şirkete sorumluluk yüklenilmesinin kabul edilemeyeceğini, raporun yargısal denetime elverişli olmadığını, zararın müvekkili şirket faaliyeti neticesinde meydana gediğinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğini, bilirkişice davacı tarafça delil olarak dayanılan ekspertiz raporunun mahallinde keşif bile yapılmadan doğrudan kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davaya konu edilen alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, hasarın müvekkili şirketin dağıtım şebekesinin işletilmesinden veyahut haksız fiilinden kaynaklandığının ispat edilemediğini, müvekkili tarafından 10-12 cm derinlikte kazı çalışması yapıldığını, ... borularının ise 90 cm derinlikte olduğunu, dolayısıyla hasarın müvekkilinin çalışmasından meydana gelemeyeceğini, dava konusu olayda davacı tarafın ve varsa 3. kişilerin illiyet bağını kesen kusurunun araştırılıp tespit edilmesi gerektiğini, ...'nin de kusurunun araştırılması gerektiğini, müvekkili şirketin kusurlu olduğunu kabul etmemekle birlikte hasara ...'nin sebep olduğunu, müterafik kusurun yoğunluğunun ve ağırlığının hasarın oluşumundaki etkisinin araştırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere talep edilen tazminat miktarının fahiş oluğunu, davacının müvekkilinin kusurlu olduğunu ve zarar miktarını ispat etmesi gerektiğini, alacak miktarı likid olmadığından icra tazminatının şartlarının oluşmadığını, kabul edilen miktara, işlemiş faize ve faizin başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, işyeri riziko sigortasından kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamından; davacı sigorta şirketinin sigortalı iş yerini su basması nedeniyle makinelerde oluşan hasar bedeli için sigortalısına 31.028,00 TL hasar tazminatı ödediği ve ödenen hasar tazminatı ile işlemiş faizinin tahsili için davalı hakkında İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bilgi ve belge bulunmadığı, bu nedenle takibe itirazın iptali ile takibin devamı için eldeki davanın yasal süresinde açıldığı anlaşılmaktadır.İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, eksik inceleme ile karar verilip verilmediği, davalı şirketin kusurlu olup olmadığı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartlarının bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır.26.01.2018 tarihli ekspertiz raporunda; hasar nedeninin dahili su olduğu, hasar nedeninin ... tarafından yapılan çalışmada, ... borusunun patlaması olduğu, ekspertizde yapılan incelemelerden ve sigortalı yetkilisi ile yapılan görüşmelerden hasarın 10.01.2018 tarihinde sigortalı işyerinin bulunduğu sokakta elektrik idaresi (...) tarafından kırıcı ekskavatör ile yapılan kablo döşeme çalışmaları sırasında ...' nin ana borusu patlaması sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği, havalandırma bacasından içeriye giren sudan makine dairesindeki ... makinesinin yoğun şekilde ıslanarak hasarlandığının tespit edildiği, ... marka DP-1200 projeksiyon (1190041528) Dolby DSS 200 server, İnform UPS (10 kva) ... Processor ünitesinin bakım ve onarımının yapılması, çalışır suruma getirilmesi için tespit edilen tutarın KDV dahil 31.028,64 TL olduğu, hasarın poliçedeki demirbaş teminatı kapsamında olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Yargılama sırasında İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (...) Beyoğlu Şube Müdürlüğü'nden su basmasına ilişkin bilgi ve belgeler talep edilmiş olup, söz konusu kurum tarafından dosyaya sunulan 16.07.2020 tarihli dilekçede; “...Çağrı Merkezimize bildirilen 10.01.2018 tarih ve saat 13:53 ve 10010377073 sayılı arıza kaydına istinaden, aynı gün saat14.30'da Beyoğlu Şube Müdürlüğümüze bağlı arıza onarım ekipleri ilgili adrese intikal etmiştir. Bahse konu sokakta ... ekiplerinin kazı çalışması yaptığı ve bu esanada ...'ye ait içmesuyu borusuna hasar verdiği tespit edilmiştir. Sokağın suyu kesilerek hasarlı borunun onarım işlemleri yapılmış olup, olumsuzluk giderilmiştir.” açıklaması yapılmış ve yazı ekinde tutanak ve fotoğraflar da sunulmuştur. Ekte sunulan tutanakta; arıza ekiplerinin ilgili adrese gittiği, ... ekiplerince içmesuyu hattına paralel ve yüzeyde üzerine gelecek şekilde tranşe çalışması yapıldığı, baskı beton olan yol üst yapısınında iş makinesi ve kırıcı aparatı ile kullanılarak söküldüğü, çalışma ve kırım işinin 10 nolu bina önünde devam ettiğinin görüldüğü, tranşenin altında geçen 150 mm DF işmesuyu borusunda oluşan hasar nedeniyle su kaçağı oluştuğu, suyun yol kaldırımından uzanan 10 nolu binanın bodrum katına dolduğunun tespit edildiği belirlenmiştir.23.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda; dosyaya sunulan ... ... Sinema ve Otelcilik Tic. Ltd. Şti. tarafından dosyaya sunulan beyanda zararın ...'ın kazı çalışması sırasında ... borusunu patlatmasından kaynaklandığını beyan edildiği, ... tamir ekibinin tutmuş olduğu tutanak, eksper raporunun incelemesi ve beyanlardan su borusundaki delinmenin ...'ın kazısından kaynaklandığının açık ve net olduğunu gösterdiği, bu nedenle zarara sebep olan ...'ın, ... ... Sinema ve Otelcilik Tic. Ltd. Şti'nin demirbaşlarından oluşan zarardan sorumlu olacağı, hasara konu makine özellik arz eden elektronik ürün olup, çok fazla tamircisi olan bir ürün olmadığından alınan onarım teklifinin uygun olduğu, 10.01.2018 tarihinde davalı ... Elektrik Dağıtım AŞ'nin kırıcı ekskavatör ile yapmış olduğu kazı sırasında ...'ye ait boruları patlatması sonucu dava dışı ... ... Sinema ve Otelcilik Tic. Ltd. Şti.'ye ait işyerini basan suyun vermiş olduğu zarardan davalı ... Elektrik Dağıtım AŞ'nin sorumlu olacağı, zarar gören, DP-1200 model ... makinesi, makinenin server ve UPS'inin onarımının 31.028,64 TL karşılığında yaptırıldığı ve bu tutarın 25.01.2018 tarihli fatura karşılığında ödeme zarar gören ... ... Sinema ve Otelcilik Tic. Ltd. Şti.'ye ait işyerini basan suyun vermiş olduğu zarardan davalı ... Elekrik Dağıtım AŞ'ye davacı ... Sigorta AŞ tarafından ödenmiş olduğu, tutarın oluşan zararla uyumlu olduğu, oluşan zararı sigorta sözleşmesi kapsamında karşılamış olan sigortacı ... Sigorta A.Ş. halef olarak TTK'nın 1472. Maddesi gereği zarar veren davalı ...'tan talep etme hakkının bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.1-6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.İş yerim Paket Poliçesinin 16.03.2017-16.03.2018 tarihlerini kapsadığı, demirbaş teminat bedelinin 1.500.000,00 TL olduğu, dahili su hasarının teminat kapsamında olduğu anlaşılmıştır.Haksız fiillerden doğan borç ilişkilerinde sorumluluğu düzenleyen TBK'nın 49. maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Dosya kapsamındaki sigortalı şirket beyanları, eksper raporu ile ... cevabi yazısı ile ekinde sunulan fotoğraflar ile teknik bilirkişi raporu kapsamında hasarın davalı ...'ın kazı çalışması yaptığı sırada ...'ye ait boruyu delmesi neticesinde meydana geldiği anlaşılmakla mahkemece meydana gelen zarar nedeniyle davalının sorumluluğuna gidilmesi isabetli olmuştur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 22/17 fıkrasında eksperler tarafından düzenlenen raporların delil niteliğinde olduğu düzenlenmiş olup buna göre sigorta eksperleri tarafından düzenlenen raporların yargılama aşamasında itibar edilecek türden bir belge olduğuna şüphe yoktur. Ayrıca yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile de davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu tespit edilmiştir. Buna göre somut olarak illiyet bağını kesen sebeplerin varlığını ispat edemeyen davalının zarardan sorumlu olduğunu kabul etmek gerekir. Bilirkişi raporunun dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmesi sebebiyle yeni bir bilirkişi raporu alınmasına da gerek olmadığı anlaşılmakla Mahkemece davanın kabulüne yönelik tesis edilen karar isabetli olup davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekili istinafında, talebin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür. Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, zamanaşımı süresinin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yani sigortacının açtığı rücu davalarında zamanaşımı, sigorta ettirenin aynı şahıs aleyhine açabileceği davanın zamanaşımı süresine tabi olup zamanaşımı da aynı tarihte başlar. (Yargıtay 17 HD'nin 2017/5714 Esas 2019/1064 Karar sayılı ilamı). Buna göre dava dışı sigortalı ve davalı arasındaki ilişki dikkate alındığında somut olayda TBK'nun 72. maddesinde düzenlenen haksız fiillere ilişkin zamanaşımının uygulanması gerekir. TBK'nun 72/1 maddesi "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda, hasarın 10.01.2018 tarihinde meydana geldiği, 26.01.2018 tarihli eksper raporu ile zararın tespit edildiği, davacı sigorta şirketinin, sigortalısının talebiyle makinelerin onarım bedelini dava dışı üçüncü kişiye 01.02.2018 tarihinde ödeyerek ibraname aldığı gözetildiğinde artık zararı ve buna sebep olan sorumluyu bu tarih itibariyle öğrendiğini kabul etmek gerektiği, buna göre 26.06.2018 tarihli icra takibi ile zamanaşımı süresinin kesildiği, takip tarihinden itibaren de davanın 2 yıl içerisinde 02/08/2019 tarihinde açıldığı anlaşılmakla davalının zamanaşımı savunması yerinde görülmemiştir.3-Davacı sigorta tarafından yapılan ödemenin, eksper tarafından piyasa araştırmaları yapılması neticesinde ödendiği, teknik bilirkişi tarafından da ödemenin kadri marufunda olduğunun tespit edilmesi karşısında ödeme tarihinden takip tarihine kadar icra takibinde talep edilen işlemiş faiz miktarının da yerinde olduğu anlaşıldığından davalının kabul edilen miktara, işlemiş faize ve faizin başlangıç tarihine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.4-Ancak İİK'nın 67/2 maddesi gereğince inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşul olup, borçlunun itirazının kötü niyetle olması gerekmez. Bundan başka alacağın likit ve belli olması da gerekir.Somut davada, sigortalı işyerinde oluşan hasar yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceğine göre, alacak likit ve belirlenebilir değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin, icra inkar tazminatı talebini reddetmesi gerekirken, kabul etmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kabulü ile takibin takip talebindeki koşullarla aynen devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/508 Esas, 2021/867 Karar sayılı ve 05/11/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davanın KABULÜ ile, davalının İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 31.028,00 TL asıl alacak ve 1.109,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.137,00 TL üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla DEVAMINA,b)Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 2.195,28 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 388,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.807,15 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,d)Davacı tarafından karşılanan 388,13 TL peşin harç ve 44,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 432,53 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,e)Davacı tarafından yapılan toplam 2.063,33 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, f)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AÜTT gereğince 4.820,55 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, (istinaf kanun yoluna başvuran davalı aleyhine hüküm kurulamayacağından)g)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,İstinaf Giderleri Yönünden3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davalı tarafça maktu ve nispi olarak peşin yatırılan toplam 548,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 66,55 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davalı tarafından karşılanan toplam 769,55 TL istinaf harçlarının davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-2 bendi ve aynı Kanunun 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 04/12/2025