45. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1555
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/09/2025
NUMARASI : 2024/643 Esas 2025/699 Karar
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Rücuen Tazminat)
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı ... Yay. Gıd. Tem. Mal. İth. İhr. Ltd Şti firmasına ait Şişli, Mecidiyeköy Mahallesi, ...B adresindeki iş yerinin iş yeri yangın sigorta poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, 04/06/2017 tarihinde davalılar tarafından sigortalı binanın bulunduğu sokak üzerinde asfaltlama çalışması yapılırken kusurlu olarak yapılan frezeleme ve madde istiflemesi ile oluşan set nedeniyle olay günü yağan yağmur sularının sigortalı şirketin bulunduğu mahale yönelmesi sonucu hasarlanmış olduğunu, davalıların kusuru neticesinde sigortalının iş yerinde meydana gelen hasarın müvekkil sigorta şirketince karşılandığını beyan ederek sigortalıya ödenen 104.512,00 TL zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ...İnş Turizm Otomotiv San ve Tic Ltd Şti vekili cevap dilekçesi ile; 06/04/2016 tarihinde yağan olağan üstü yağış nedeniyle alınan tüm önlemlere rağmen asfaltın bitiş noktasından su sızdığını, söz konusu kısmın kabardığını ve rampa olan sokağın yukarı kısmından gelen suların kabaran bu noktayı zamanla çatlatarak kaldırıma doğru suyun sızmasına sebebiyet verdiğini, söz konusu durumun, davalı tarafından tüm önlemler alınmış olmasına rağmen vuku bulduğunu, zarara sebebiyet veren yağışın normal bir yağış olmadığının doğal afet niteliğinde olduğunun Orman ve Su İşleri Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü 1.Bölge Müdürlüğünce verilen evraktan anlaşıldığını, davalının Şişli Belediyesi tarafından kendilerine verilen ihale hükümlerine göre kendisine tedavi edilen işleri ifa ettiğini, söz konusu işe ilişkin olarak işlemlerin sözleşme hükümlerine göre tam ve eksiksiz olarak yapıldığını ve işin sahibine teslim edildiğini, bu noktada davacı yanın gerçekleştirilen işlemlere olarak doğacak tüm taleplerinin muhatabının Şişli Belediyesi olduğunu, davacının talep etmiş olduğu zararın kaynağının ne olduğunu ve iddia ettiği maddi zarara ilişkin uğramış olduğu kayıpların hangi kalemlerden oluştuğunu göstermesi ve ispatlaması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KALDIRMA ÖNCESİ VE SONRASI KARARLARI İLE DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI :
Mahkemece, "... Şişli Belediye Başkanlığının taşeron inşaat işlerini yapan davalı ...İnş Tur Oto San ve Tic Ltd Şti'nin asfaltlama çalışmaları yaparken dikkat özen ve yükümlülüğü göstermemesi, olası yağış için gereken önlemi almaması, önlenebilir ve ön görülebilir hasarın oluşmasında herhangi bir tedbir almaması nedeni ile olay günü yağan yağmur sularının 04/06/2016 tarihinde davalıya sigortalı Şişli, Mecidiyeköy Mahallesi, Kısmet sok. :... adresindeki iş yerini basması nedeni işyerinde hasarın meydana geldiğini, yağış nedeniyle su baskını, selden kaynaklı zararın ... Şirketi bünyesinde ... nolu işyeri sigorta poliçesinin sel su baskını teminatı kapsamına girmekle beraber bu hasarın poliçe kapsamında olduğu, iş yerinde meydana gelen hasar ve davacı tarafından dava dışı sigortalısına yapılan ödeme miktarının 104.512,00-TL olduğu ve davacının ödemiş olduğu miktarı ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte hasarın meydana gelmesinde tam kusurlu olan davalıdan talep edebileceği " gerekçesiyle davanın kabulü ile 104.512,00 TL' nin ödeme tarihi olan 22/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...İnşaat Turizm Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Verilen karar davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dairemizin 09/10/2024 tarih 2021/951 E. 2024/1268 K. Sayılı ilamı ; " ... Tefrik edilen davalı Şişli Belediyesi'nin taşeron inşaat işlerini yapan davalı şirketin, 04/06/2016 günü asfalt çalışması yapılan caddede gün sonu kalan asfalt bitim yerinde aşırı yağan yağışlar sonrasında asfalt yapısının bozulması sonucu oluşan set nedeniyle biriken yağmur sularının yol yüzeyinden taşarak sigortalı işyerine basması sonucu olayın gerçekleştiği görülmüştür. Mahkemece hükme esas alınan, konusunda uzman olmayan aktüerya bilirkişisinden alınan rapor doğrultusunda davalı ...İnş Tur Oto San ve Tic Ltd Şti'nin asfaltlama çalışmaları yaparken dikkat özen ve yükümlülüğü göstermemesi, olası yağış için gereken önlemi almaması, önlenebilir ve ön görülebilir hasarın oluşmasında herhangi bir tedbir almaması sonucunda hasarın meydana geldiği kabul edilmiş ise de davalının olası aşırı yağış durumunda yapılan asfaltlama çalışmasının sebebiyet verebileceği hasarlar yönünden alması gereken tedbirlerin neler olduğu, hangi tedbirlerin alınmamasında kusuru bulunduğu somut ifadelerle belirlenmediğinden rapor bu haliyle hüküm kurmaya elverişli değildir.Öte yandan; davalı yan, zarara sebebiyet veren aşırı yağışların doğal afet niteliğinde olup gerekli tüm önlemler alınsa bile engellenemeyecek nitelikte bir durum olduğunu, gerçekleşen mücbir sebepten dolayı ortaya çıkan zarar ile müvekkilinin eylemi arasında bir illiyet bağı bulunmadığını ileri sürmüştür. Dosyaya ibraz edilen Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün 23/06/2016 tarihli yazısında; İstanbul ili genelinde 04:06.2016 cumartesi günü saat 12:10 lokal saatlerinde başlayıp 18:00 fokal saatlerinde sona eren kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış, (oraj) yer yer dolu yağışı ile birlikte etkili olduğu, İstanbul'da etkili olan sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışla birlikte özellikle Avrupa yakasında görülen dolu hadisesi sonucunda birçok araç hasar gördüğü belirtilerek 04/06/2016 09.00 L- 05/06/2016 09.00L saatleri arasında bazı merkezlerde kaydedilen yağış miktarları gösterilmiştir. Bu durumda dava konusu hasarın mücbir sebepten kaynaklanıp kaynaklanmadığı, diğer ifade ile alınması gereken tüm önlemlerin alınması durumunda dahi olayın engellenmesinin mümkün olup olmadığı araştırılması, dava konusu hasarın mücbir sebepten kaynaklanmadığı tespiti ile davalının kusurunun bulunması halinde davalının sorumluluğuna gidebilecektir. O halde mahkemece yapılacak iş, yukarıda açıklanan hususlarda davalının sorumluluğunun belirlenmesi bakımından inşaat mühendesi ile meteorolji uzmanı bilirkişinden alınacak rapor sonucuna karar verilmesi gerektiği " gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusun kabulü ile dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere kaldırma kararı verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararında sonra yapılan yargılama sonucunda mahkemece ; "...02.06.2016 tarihinde Mecidiyeköy Mh. Kısmet Sk. da gece boyunca asfalt kazıma çalışmaları taraflarınca yapılıp 03.06.2016 tarihinde yine gece boyunca kazısı yapılmış olan sokağa asfalt serimi yapılıp kazınmış olan sokağın yarısına kadar olan kısmında asfalt serme işleminin tamamlanmış olduğu anlaşılmaktadır. Asfaltlama işleminin bittiği noktanın araç geçişine engel teşkil etmemesi ve herhangi bir yağmur yağışında gelen suyun asfaltın bittiği noktadan asfaltın altına sızıp yolun bozulmasına mahal vermemesi açısından uygun eğim verilerek pahlanmış olduğu, gece yağan aşırı yağmur sonucunda bu kısımda bir şekilde oluşan seddenin suyun akışını engellemiş olduğu, suyun kabararak kaldırıma doğru sızmasına sebep olduğu ve o noktada bulunan üç işyerini ve bir apartmanın asansörünü su bastığı anlaşılmaktadır. Ayrıca dosyada yer alan Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün 23/06/2016 tarihli yazısında belirtilen; İstanbul ili genelinde 04:06.2016 cumartesi günü saat 12:10 lokal saatlerinde başlayıp 18:00 saatlerinde sona eren kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış ile (oraj) yer yer dolu yağışının dava konusu hasar bakımından alınması gereken tüm önlemlerin alınması durumunda dahi olayın engellenmesinin mümkün olmadığı, Meteorolojik verilere göre olayın meydana geldiği yerdeki yağış orta kuvvette bir yağış olup olay yerinde yerel su baskını oluşturacak nitelikte bir yağış olmadığı, asfaltlama işinin bitimindeki kesimi sedde oluşturmayacak şekilde yağmur suyunun akışını engellenmeyecek biçimde tasarlanmış olsaydı taşkın olayının olmasının engellenmesinin mümkün olduğu, asfaltlama işinin bitimindeki kesiminin sedde oluşturmayarak yağmur suyunun akışını engellenmeyecek biçimde tasarlanmış olması gerektiği, geçici olarak oluşturulan bu kısmın dizaynında suyun akışına mani olabilecek tüm engellerin ortadan kaldırılmasına özen gösterilmediği belirtilerek davacının, dava dışı Sigortalısına, ... nolu işyeri sigorta poliçesi kapsamında, 04.06.2016 tarihinde meydana gelen su hasarı sebebiyle ödemiş olduğu 104.512,00 TL tazminat, poliçe şartlarına göre uygun bulunduğu ve yapılan tespitlere göre davalıların zararın tamamından mesul olduğu " gerekçesiyle davanın kabulü ile 04/06/2016 tarihinde dava dışı sigortalı Kahraman Kırtasiye ... Yay. Gıd. Tem. Mal. İth. İhr. Ltd Şti firmasına ait "Şişli, Mecidiyeköy Mahallesi, Kısmet sok...." sayılı işyeri adresinde meydana gelen hasar nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına yaptığı 104.512,00 TL'lik ödemenin TTK 1472 maddesi kapsamında halefiyet yoluyla ödeme tarihi olan 22/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Müvekkil, Şişli Belediyesi tarafından verilen ihale hükümlerine göre kendisine tevdi edilen işleri ifa ettiğini ve işlemlerin sözleşme hükümlerine göre tam ve eksiksiz olarak yapılıp iş sahibine teslim edildiğini, kararda, tefrik edilen davalı Şişli Belediyesi'nin taşeronu olduğu belirtilen müvekkilin, olayın oluşumunda tek başına ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek, tüm zarardan sorumlu tutulması hakkaniyete aykırı olduğunu, Müvekkil, geçici olarak oluşan asfalt kesiminin dizaynında suyun akışına mani olabilecek engellerin ortadan kaldırılmasına özen gösterilmemesi gerekçesiyle tam kusurlu sayılmıştır. Bu tür bir inşaat hatası, zararın tamamını tek bir tarafa yükleyecek kadar kusur teşkil etmemesi gerektiğini, sigortalının üçüncü kişiye karşı dava hakkının bulunup bulunmadığı ve illiyet bağının varlığı tam olarak ispatlanması gerektiğini, davacı sigorta şirketinin sigortalısına yaptığı 104.512,00.TL ödemenin, poliçe şartlarına göre uygun bulunduğu belirtilmiş, ancak davalı tarafın maddi zararın hangi kalemlerden oluştuğuna dair ispat talebine rağmen, karar gerekçesinde bu husus açıklanmadığını, soyut bir kabul ile davanın kabulüne karar verildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, sigortalanan işyerinde meydana gelen su baskını nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin, 6102 Sayılı TTK'nın 1472 maddesi uyarınca rücuen tazmini istemine ilişkindir.Dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalı ...e Bilgisayar şirketine ait iş yerinin 29/11/2015-2016 tarihleri arasında davacı sigorta şirketi nezdinde İşyeri Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, dahili su baskının da teminat kapsamına alındığı, 04/06/2016 tarihinde yağan yağmur suların sigortalı işyerine basmasından kaynaklanan hasar nedeniyle davacı tarafından sigortalısına 25/07/2016 tarihinde 104.512,00 TL ödeme yapıldığı, ödenen hasar bedelinin rücuen tazmini amacıyla işbu davanın açıldığı görülmüştür.Rüce ve halefiyete ilişkin Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nin "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamında yer alan sigorta sözleşmesi ve ödeme belgeleri dikkate alındığında, davanın görevli mahkemede açıldığı, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. ... ... Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından hazırlanmış olan 15.07.2016 tarihli ... Raporunda; Davalının beyanlarına göre; 02/06/2016 tarihinde Mecidiyeköy Mh. Kısmet Sk. da gece boyunca asfalt kazıma çalışmaları taraflarınca yapılıp 03.06.2016 tarihinde yine gece boyunca kazısı yapılmış olan sokağa asfalt serimi yapılıp kazınmış olan sokağın yarısına kadar olan kısmında asfalt serme işlemi tamamlanmış sonraki gün devam edilmek üzere ekiplerinin sahadan ayrıldığı asfaltın bitiği noktanın araç geçişine engel teşkil etmemesi ve herhangi bir yağmur yağışında gelen suyun asfaltın bittiği noktadan asfaltın altına sızıp yolun bozulmasına mahal vermemesi açısından silindir ile standartlara uygun olarak pahlanmış olduğu, şiddetli bir yağmur yağdığı ve aldıkları önleme rağmen aşırı dolu ve yağmur yağışı dolayısı ile asfaltın bitiş noktasından su sızmış olup o kısmı kabarttığı ve rampa olan sokağın yukarı kısmından gelen suların bu kabaran noktayı zamanla çatlatarak kaldırıma doğru suyun sızmasına sebep olduğu ifade edilmiştir. Eksper görüşü olarak ise; Mahallinde yapılan inceleme ve tetkiklerde 04.06.2016 günü asfalt çalışması yapılan Dereboyu Cad. Kısmet Sokakta, gün sonu kalan asfalt bitim yerinde aşırı yağışlar sonrasında asfalt bitim yapısının bozulması sonucu oluşan seddenin önünde biriken yağmur sularının yol yüzeyinden taşarak sağ sahildeki işyerlerine ve binalara girerek hasar oluşumuna sebebiyet verdiği, sigortalı yetkilisinin beyanından ve olay mahallindeki iz ve emarelerden anlaşıldığı ifadesine yer verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı uyarınca inşaat mühendisi ve meteoroloji uzmanı bilirkişisinden alınan 19/05/2025 tarihli raporu "... Dosyada yer alan Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün 23/06/2016 tarihli yazısında belirtilen; İstanbul ili genelinde 04:06.2016 cumartesi günü saat 12:10 lokal saatlerinde başlayıp 18:00 saatlerinde sona eren kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış ile (oraj) yer yer dolu yağışının dava konusu hasar bakımından alınması gereken tüm önlemlerin alınması durumunda dahi olayın engellenmesinin mümkün olup olmadığı hususunda; Meteorolojik verilere göre olayın meydana geldiği yerdeki yağış orta kuvvette bir yağış olup olay yerinde yerel su baskını oluşturacak nitelikte bir yağış değildir. Asfaltlama işinin bitimindeki kesimi sedde oluşturmayacak şekilde yağmur suyunun akışını engellenmeyecek biçimde tasarlanmış olsaydı taşkın olayının olmasının engellenmesi mümkün olurdu.Davalının olası aşırı yağış durumunda yapılan asfaltlama çalışmasının sebebiyet verebileceği hasarlar yönünden alması gereken tedbirlerin neler olduğu, hangi tedbirlerin alınmamasında kusuru bulunduğu hususunda; Asfaltlama işinin bitimindeki kesiminin sedde oluşturmayarak yağmur suyunun akışını engellenmeyecek biçimde tasarlanmış olması gerekirdi. Geçici olarak oluşturulan bu kısmın dizaynında suyun akışına mani olabilecek tüm engellerin ortadan kaldırılmasına özen gösterilmesi gerekirdi. Bu anlayışla oluşturulacak olan asfalt bitim kesimi su akışını engellemeyecek, su taşkını meydana gelmeyecekti. Bu hatalı imalat nedeniyle Davalı olayın meydana gelmesinde tam kusurlu durumdadır." şeklinde düzenlenmiş olup alınan rapor denetime açık, hüküm kurmaya elverişli olduğu, bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere davalı tarafça yapılan asfaltlama işi sırasında kusurlu olarak yapılan çalışmalardan dolayı oluşan set nedeniyle olay günü yağan yağmur sularının sigortalı şirketin bulunduğu mahale yönelmesi sonucu hasarın meydana geldiği, meteorolojik verilere göre olayın meydana geldiği yerdeki yağış orta kuvvette bir yağış olup olay yerinde yerel su baskını oluşturacak nitelikte bir yağış olmadığı, asfaltlama işinin bitimindeki kesiminin sedde oluşturmayacak ve yağmur suyunun akışını engellenmeyecek biçimde gerekli tedbirlerin alınmaması nedeniyle oluşan hasardan davalı şirketin sorumlu olduğundan davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davalı vekili her ne kadar olayın oluşumunda asıl işveren Şişli Belediyesi'nden bağımsız olarak taşeron davalı şirketin tek başına ve tam kusurlu olduğu kabul edilmesi hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de TBK 61. maddesinde, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu nedenle aralarında teselsül olanlar, zarar görene karşı müteselsilen sorumlu durumda oldukları, dilerlerse iç ilişkiden kaynaklı kusur ve sorumluluk durumlarına göre birbirlerine karşı karşı rücuen tazmini talep edilebileceğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Diğer yandan davalı vekili zarar miktarı yönünden gerekçenin yetersiz olduğunu ileri sürmüş ise de dairemizin kaldırma kararı öncesinde davalı vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde zarar miktarına yönelik itirazı bulunmadığı, istinaf nedeni kusur ve sorumsuzluk hallerine ilişkin olduğu, ilk derece mahkemesi kararının, istinaf nedenleri ile sınırlı olarak kaldırıldığı ve dairemizin kaldırma kararına uygun şekilde yargılama yapılarak karar verildiği görülmüştür. Dolayısıyla kaldırma kararı öncesinde, ... raporuna göre belirlenen hasar kalemleri ve zarar miktarına ilişkin hasar uzmanı bilirkişisinden alınan " ödenen tutarın oluşan hasarlı ürünler ile kadri maruf değer taşıdığına" yönelik bilirkişi raporu doğrultusunda zarar miktarı belirlenmiş olup, bu husus kaldırma kararı öncesinde istinaf edilmediğinden davacı lehine kazanılmış hak oluşturduğundan dairemizce bu yönde bir değerlendirme yapılmamıştır.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir.
İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu ulaşılan maddi olay ve hukuki değerlendirme usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilmediği ve davalı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmadığı anlaşılmakla HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, yatırılan 1.784,81 TL istinaf karar harcından, alınması gerekli 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.169,41 TL'nin ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20/2 maddesi uyarınca HMK'nın ek 1.maddesindeki değişiklik dikkate alınarak kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.03/12/2025