16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Birleşen Mahkememizin 2016/... Esas, 2018/... Karar Sayılı Dosyasında;
Asıl ve Birleşen Mahkememizin 2016/... Esas, 2018/... Karar Sayılı Dosyasında;
ASIL DAVA DEĞERİ 100.000 EURO (Dava tarihi olan 06/09/2010 tarihi itibariyle 1 Euro 1,9374 TL olup, TL karşılığı 193.740,00 TL) BİRLEŞEN DAVA TARİHİ:29/07/2016 BİRLEŞEN DAVA DAVA DEĞERİ :120.000 Euro (13/03/2019 tarihli celsede dava değeri olarak kurun 3,3556 TL olduğundan bahisle harç bu miktar üzerinden tamamlatılmakla 402.672,00 TL)
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit, Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl dava yönünden davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ... ... 18.02.2009 tanzim tarihli 30/09/2009 vade tarihli 25.000 Euro meblağlı senet hakkında müvekkil şirketler aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.11.2009 tarihli 2009/... Değişik iş sayılı ihtiyati haciz kararı aldığını, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile 12.11.2009 tarihinde icra takibine geçtiğini, müvekkil ... ... Organizasyon Ticaret AŞ'nin Topkapı'da işyerinde bulunan menkuller haczedilerek sökülüp muhafaza altına alındığını, yapılan borca itiraz üzerine .... İcra Hukuk Mahkemesinin 23.11.2009 tarih ... sayılı ilamı ile 18.02.2009 tanzim tarihli, 30.09.2009 vade tarihli, 25.000 Euro meblağlı senet hakkındaki icra takibinin iptaline karar verildiğini, her ne kadar 18.02.2009 tanzim tarihli, 30.09.2009 vade tarihli 25.000 Euro meblağlı senet hakkında icra takibi iptal edilmiş ise de senet hayatiyetini devam ettirdiği gibi halen davalıların elinde bulunduğunu, 18.02.2009 tanzim tarihli 30.12.2009 vade tarihli, 25.000 Euro meblağlı, 18.02.2009 tanzim tarihli 30.04.2010 vade tarihli, 25.000 Euro meblağlı senetler henüz icra takibine konu olmadığından müvekkillerin ileride mağduriyetlerine meydan verilmeden İİK md 72/2 gereğince icra takiplerinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, 18.02.2009 tanzim tarihli 30.09.2009 vade tarihli, 25.000 Euro meblağlı, 18.02.2009 tanzim tarihli tanzim tarihli 30.12.2009 vade tarihli 25.000 Euro meblağlı, 18.02.2009 tanzim tarihli 28.02.2010 vade tarihli 25.000 Euro meblağlı, 18.02.2009 tanzim tarihli 30.04.2010 vade tarihli 25.000 Euro meblağlı senetlerden dolayı TTK md 590 ve HUMK md 295 gereğince müvekkil şirketlerin borçlu olmadıklarının tespitini, kötniyetli olarak müvekkil şirketler aleyhine icra takiplerine girdiklerinden dolayı İİK md 72 gereğince %40'tan aşağı olmamak üzere tazminatın davalılardan tahsil edilerek müvekkil şirketlere ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Asıl dava yönünden davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Bahse konu senetler 18.02.2009 tanzim tarihli, 30.09.2009-30.12.2009-28.02.2010 ve 30.04.2010 vadeli her biri 25.000 Euro meblağlı sıra senetler olup bunlardan 30.12.2009, 28.02.2010 ve 30.04.2010 vade tarihli olanlar halen müvekkil ... ... tarafından savcılığa verilerek emanete alındığını, ... ..., Nisan 2008'deki ekonomik kriz nedeni ile maddi açıdan sıkışmış ve dostluklarına binaen ... ...'dan borç para istediğini, müvekkil de kendine 1 ay sonra geri ödemek üzere 200.000 Euro borç verdiğini, ancak söylenilen tarihte para geri ödenmeyince müvekkil işi senede bağlamak istemiş bunun üzerine ... AŞ'nin merkezi olan ... adresinde senetlerin düzenlendiğini, müvekkil tüm iyi niyeti ile karış tarafın borçlarını ödemesini beklerken davacı şirketler Cumhuriyet Savcılığına davaya konu 4 adet senedin sahte düzenlendiği ve eski şirket kaşesinin ele geçirilerek sahtesinin yapılıp kaşelendiğini beyan ederek resmi evrakta sahtecilik suçundan şikayetçi olduğunu, ... Cumhuriyet Savcılığınca müvekkil hakkında takipsizlik kararı verildiğini, müvekkilin dolandırıldığı ve 200.000 Euro zarara uğratıldığını, asılsız isnatlarla savcılığa başvurulmuş ve davacılar hakkında dolandırıcılık ve sahte senet düzenlemekten dava açıldığını, açılan davanın ve tedbir talebinin reddini, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava yönünden davalı ... ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ... ... 2 numaralı davacının keşideci, 1 numaralı davacının kefili, dava dışı (davacıların hissedarı) ... ...'nın lehdarı ve diğer davalının da ciranta olduğu 18.02.2009 tanzim 30.09.2009 vade tarihli 25.000 Euro meblağlı ... muharrer senedin meşru hamili olduğunu, sözü edilen ... muharrer senet vadesinde ödenmediğini, bu sebeple .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/... Değişik iş sayılı dosyası ile 12.11.2009 tarihli ihtiyati haciz kararı istihsal edildiğini, 30.09.2009 vade tarihli ... muharrer senet ile müvekkilin ilgisi bulunmakta ise de davanın mevzu olan diğer üç kıta ... muharrer senet ile müvekkilin herhangi bir ilgisi bulunmadığını, tefrik talebinin kabulü ile 30.09.2009 vade tarihli ... muharrer senet ile ilgili davanın tefrik edilmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı şirketlere yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava yönünden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ... ... ve ... ... bilgisayar parçaları alım satımı ile uğraştığını, davalı ... ... ile finansman konularında zaman zaman birlikte iş yaptıklarını, müvekkilleri ... ... ile ...'nin almış oldukları kardan ... ...'a pay verdiklerini, bu alışverişin defalarca tekrar ettiğini, yine yüklü miktarda modüler parça alım satımı için acil paraya ihtiyaç duymaları üzerine ... ...'a birlikte iş yapmayı teklif ettiklerini, ...'in parçaları kendisinin alıp davacılara teslim edeceğini, elde edecekleri karı paylaşacaklarını bildirdiği, bunun üzerine, müvekkillerine boş senet imzalattığını, davacı ... ...'nın olayı sonradan öğrendiğini ve oğlu ... ve yeğeni ... ...'a bir zarar gelmemesi için, boş senetlerin arkasını ciro ettiğini, davalı ... ...'ın boş senetleri icra takibine koyduğunu beyanla, bu senetlerin iptallerini ve müvekkillerine iadesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dava yönünden davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'ın alacağı temlik aldığını, davacıların tedbir talebininn hukuka aykırı olduğunu ve reddi gerektiğini, davacıların müvekkiline iftira attıklarını, zamanaşımı itirazlarının da bulunduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen dava yönünden davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davacıların hissedarı, müdürü, yöneticisi olduğu dava dışı ... ... Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin keşideci ve davalıların hissedar, müdürü, yöneticisi olduğu dava dışı ... ... Organizasyon Ticaret A.Ş.'nin kefili olduğu, davacı ... ... 'nın lehdarı olduğu, diğer davalılardan ... ...'ın ciranta olduğu 18.02.2009 tanzim 30.09.2009 vade tarihli 25.000.-Euro tutarlı ... muharrer senedin meşru hamili olduğunu, müvekkilimin hamili olduğu senedin vadesinde ödenmediğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/... Değişik İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, kararın .... İcra Müdürlüğü'nün ... .... Sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini ve sözü edilen kambiyo senedi ile esas takibe girişildiğini, davanın haksız ve usulsüz olduğunu beyanla reddini talep etmiştir.
Davanın önce .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açıldığı ... Esasına kaydedildiği, sonrasında 6100 Sayılı Yasa uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 15/07/2011 tarih ve ... sayılı yazıları gereğince kurulan 08/08/2011 tarihinde faaliyete geçen mahkememize devredilmiş ve ... Esasına kaydı yapılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizce bozmadan önce dosyada 13/01/2016 tarihinde "Davanın kabulü ile, davacıların keşide tarihi ve bedelleri ortak olan 18/02/2009 keşide tarihli 25.000 Euro bedelli 30/09/2009, 30/12/2009, 28/02/2010, 30/04/2010 vade tarihli senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine" şeklinde verilen hüküm taraf vekillerinin temyiz talebi ile Yargıtay incelemesine gönderilmiş ve Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin 17/10/2017 tarih, ... sayılı ilamı ile; "Dava 18.02.2009 tanzim, 30.09.2009 vade tarihli 25.000 Euro bedelli, 18.02.209 tanzim, 30.12.2009 vade tarihli, 25.000 Euro bedelli, 18.02.2009 tanzim, 28.02.2010 vade tarihli, 25.000 Euro bedelli 18.02.2009 tanzim, 30.04.2010 vade tarihli 25.000 Euro bedelli 4 adet bono nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacılar bonolardaki düzenleyen imzalarının müvekkili şirketlere ait olmadığını beyan etmişlerdir. Mahkemece dava konusu edilen 2 adet bono yönünden hiçbir inceleme yapılmadığı ve eksik inceleme ile karar verildiği gibi incelenen 2 adet bono yönünden ise incelemenin Yargıtay denetimine elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece dava konusu bonoların keşide tarihlerinden öncesine ait davacı şirket yetkililerinin imzalarını taşıyan belge asılları toplanarak bonoların davacı keşidecileri temsil ve ilzama yetkili kişi ya da kişilerin imzasını taşıyıp taşımadığı konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile incelenerek alınacak rapor doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur." gerekçesine istinaden bozularak dosya mahkememize tevzi olmuş ve yargılamaya ... Esas üzerinden devam olunmuştur.
Mahkememizce Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin 17/10/2017 tarih, ... sayılı bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizin 2016/... Esas dosyası 21/06/2018 tarihli ve 2018/... Sayılı kararı ile mahkememiz işbu dosyası ile birleştirilmiş ve yargılamaya iş bu dosya üzerinden devam olunmuştur. Mahkememizde açılan iş bu asıl dava (... Esas) ; davacılar ... ... Ticaret ve Sanayi A.Ş. - Eski Ünvan : ... ... Tic Ve San Aş. ve ... ... Organizasyon Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından davalı ... ... ve ... ... aleyhine açılan menfi tespit davasında ;
Davacı şirketlerin davalı yanın - 18.02.2009 tanzim tarihli 30.09.2009 vade tarihli, 25.000 Euro bedelli, 18.02.2009 tanzim tarihli tanzim tarihli 30.12.2009 vade tarihli 25.000 Euro bedelli, 18.02.2009 tanzim tarihli 28.02.2010 vade tarihli 25.000 Euro bedelli, 18.02.2009 tanzim tarihli 30.04.2010 vade tarihli 25.000 Euro bedelli, 4 adet bonodan dolayı İİK 72 maddesi gereğince, dava konusu bonolarda davacılara ait imza bulunmadığı iddiası ile açılan, davacıların aleyhine yapılan icra takipleri nedeniyle davalı alacaklılara borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İş bu dosya ile birleşen mahkememizin 2016/... sayılı dava dosyasında asıl davanın davacıları ... ... ... , ... ... , ... ... tarafından ... ... ,... ... ve ... aleyhine açılan menfi tespit davasında ;
Davacılar tarafından davacı ... ... ve ... ... ın bilgisiyar parçaları alım satım ile iştigal ederken finansal zorluklar nedeniyle ... ... ile birlikte iş yapmak istemeleri üzerine ... ... ve ...'nin 100.000,00 euro yu bulan yüklü miktarda modüler parçaların alım satımı için ... ... ile kar ortaklığı yapmayı teklif etmeleri üzerine, ...'in davacılardan boş bono ( kağıtları ) istemesi üzerine malen kaydı yazılarak senetteki imza davacılar tarafından boş senede atılmak suretiyle vade ve tanzim tarihi olmaksızın alacak tutarı yazı ile yazılmadan 4 adet boş senet imzalanarak davalı ... ... verildiğini, ülkede çıkan ekonomik kriz nedeniyle davacıların Enginden bilgisayar parçaları alamadıkları gibi boş senetleri elinde bulunduran enginin 27/02/2009 tarihinde dava konusu senetleri imzalayan oğlu ... ve yeğeni ... ... ın isimlerinin bulunduğu senetleri ciro ederek tekrar senetleri ... ... verdiğini, ... ın ... ... 4 adet senetle ilgili baskı ve tehdit altında ve ayrıca faiz borcuna karşılık 27/02/2009 tanzim tarihli 30/06/2010 vadeli 20.000 euro bedelli senet tanzim ederek ... ... verdiğini, davalı ... in teminat senetlerinin boş yerlerini kendi çalışanı ... ... a doldurtarak senet üzerine tanzim tarihi ve vade yazarak ve yazı ile rakamları ilave ederek ... muarrer senet haline getirdiğini ve senetlerin .... İcra Müdürlüğünün 2009/... , .... İcra Müdürlüğünün 2010/... , .... İcra Müdürlüğünün 2013/... ve .... İcra Müdürlüğünün 2013/... esas sayılı icra takiplerinin iş bu 4 adet 25.000,00 euroluk senede dayalı yapıldığı yine faiz karşılığı alınan 20.000 euroluk senet için .... İcra Müdürlüğünün 2011/... esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalı ...'nin davacılara her hangi bir mal vermediğini malen kaydını içeren bonoların geçersiz olduğunu ileri sürerek iş bu 4 senet ve faiz için verilen senetler yönünden davacıların davalı yana borçlu olmadığının tespiti için açılan menfi tespit davası olup dava konusu bonoların asıl davada ve birleşen davada kısmen aynı olup davaların arasında fiili ve hukuki irtibat bulunması nedeniyle dosyamıza birleştirilerek dava dosyasının dosya içerisine alındığı görülmüştür.
Mahkememiz kararının bozulmasına ilişkin 17/10/2017 tarih, ... sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmekle, ilgili taraf lehine doğan usuli kazanılmış hak kuralları da dikkate alınarak, kararda belirtilen eksik incelemeler usulüne uygun olarak davacıların bono tanzim tarihi 18/02/2009 tarihinden öncesine yönelik imzasının olduğu belgelerin asılları dosya içerisine celp edilerek, usulüne uygun olarak imza incelemesi aşamasına geçilmiştir. Mahkememizde dava konusu olan bonoların incelenmesinde;
a)18.02.2009 tanzim tarihli 30.09.2009 vade tarihli, 25.000 Euro bedelli,
b)18.02.2009 tanzim tarihli 30.12.2009 vade tarihli 25.000 Euro bedelli,
c)18.02.2009 tanzim tarihli 28.02.2010 vade tarihli 25.000 Euro bedelli,
d)18.02.2009 tanzim tarihli 30.04.2010 vade tarihli 25.000 Euro bedelli 4 adet bono keşidecisi ... ...... A.Ş.(...), kefil ... ...... A.Ş., Lehtar ... ... tarafından ciro edildiği ve dava konusu senetlerden 18.02.2009 tanzim tarihli 30.09.2009 vadeli 25.000 Euro bedelli senedin ... ... tarafından son ciranta olarak takibe konulduğu, diğer 3 adet bononun ... ...'a intikal ettiği ve ... CBS'nin hazırlık aşamasında tevdi edildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu bonoların icra takibine konu edildiği;
a)18.02.2009 tanzim tarihli 30.09.2009 vade tarihli, 25.000 Euro bedelli bono yönünden;
Vadesi geçince davalılardan ... ... ... ATM'nin 23/11/2019 gün ve ... D.İş dosyasında 18/02/2009 tanzim ve 30/09/2009 vadeli 25.000 Euro bedelli senedi yönünden ihtiyati haciz kararı aldığı ve ihtiyati haciz kararının .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında icra takibine geçildiği, işbu dosyadaki borca yönelik itiraz üzerine .... İcra Hukuk Mahkemesi tarafından 2009/2185 Esas, 2009/1874 Karar sayısı ile işbu dava konusu bono yönünden icra takibinin iptaline karar verildiği ve kararın 14/12/2009 tarihinde kesinleştiği, dosya kapsamı ile sabittir.
b)18.02.2009 tanzim tarihli 28.02.2010 vade tarihli 25.000 Euro bedelli yönünden;
Ayrıca ciro yoluyla senedi hamili halime gelen ... ... dava konusu 18.02.2009 tanzim tarihli 28.02.2010 vade tarihli 25.000 Euro bedelli bonoya dayanarak .... İcra Dairesi'nin 2010/... Esas sayılı dosyasından 15/03/2010 tarihinde davacı borçlular aleyhine konu edildiği ve borca ve imzaya .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ... Karar sayılı dosyasında borçlu ... ...... A.Ş.(...), kefil ... ...... A.Ş. Tarafından itiraz edildiği ve mahkemece "Davanın kabulü ile .... İcra Dairesi'nin 2010/... Esas sayılı dosyasında davacılar aleyhine yapılan icra takibinin durdurulmasına" karar verildiği, kararın 24/02/2015 tarihinde yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, anlaşılmıştır.
c)18.02.2009 tanzim tarihli 30.12.2009 vade tarihli 25.000 Euro bedelli ve 18.02.2009 tanzim tarihli 30.04.2010 vade tarihli 25.000 Euro bedelli bonolar yönünden;
Dava konusu c bendinde bahsi geçen senetlerin ikisinin ise, 18.02.2009 tanzim tarihli tanzim tarihli 30.12.2009 vade tarihli 25.000 Euro bedelli ve 18.02.2009 tanzim tarihli 30.04.2010 vade tarihli 25.000 Euro bedelli bonolar olup, işbu bonolar yönünden ise, dava tarihi itibariyle mevcut bir takibin bulunmadığı,
Ancak davadan sonra 30/12/2009 vadeli ve 25.000 Euro'luk bono yönünden .... İcra Dairesi'nin 2010/... Esas sayılı dosyasında ... ... tarafından borçlu ... ...... A.Ş.(...), kefil ... ...... A.Ş. ile lehtar-ciranta ... ... aleyhine kambiyo senetlerine müstenit icra takibi yapıldığı, işbu takibin ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasında borçlu ve kefil şirketler ile ciranta ... ... tarafından icra takibinin alacaklısı ... ... aleyhine açılan imzaya itiraz davasında, "Borçlu ve kefil şirketlerin dava konusu 18/02/2009 tanzim ve 30/12/2009 vadeli 25.000 Euroluk dava konusu .... İcra Dairesi'nin 2010/... Esas sayılı icra takibine konu bonoda, borçlu ve kefil şirketlerin adına atılan imzaların şirket yetkililerin eli ürünü olmadığı benimsenerek, İİK m.17/3.1 gereğince, imzaya itirazının kabulü ile icra takibinin durdurulmasına," karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek 28/03/2012 tarihinde kesinleştiği mahkememizce dosya kapsamından anlaşılmıştır.
İşbu aynı bono bu defa davalı ... ... tarafından yeniden 26/04/2013 tarihinde .... İcra Dairesi'nin 2013/... Esas sayılı icra takibine konu edilerek bu defa borçlu olarak takip talebinde ... ... ... ve ... ...'nın gösterildiği ve bono ile birlikte .... ASCM'nin 2010/... Esas sayılı dosyasından 17/12/2012 tarihli duruşma tutanağına dayanarak ilamsız icra takibi yapıldığı, takibe süresinde borçluların itiraz ederek icra takibinin 06/05/2013 tarihinde icra dairesince durmasına karar verildiği görülmüştür.
Diğer 18.02.2009 tanzim tarihli 30.04.2010 vade tarihli 25.000 Euro bedelli bono yönünden de; .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibinde yine davacı ve ... ... aleyhine kambiyo senetlerine müstenit icra takibi yapıldığı, işbu icra takibine kambiyo senedi borçlusu ... ...... A.Ş.(...), kefil ... ...... A.Ş. tarafından imzaya ve borca itiraz edildiği, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasında, "Dava konusu 18.02.2009 tanzim tarihli 30.04.2010 vade tarihli 25.000 Euro bedelli bonoda borçlu ve kefil imzalarının şirket yetkililerine ait olmadığı tespit edilerek, takibin iptaline" karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacıların dava konusu bonolarla ilgili, ... CBS'nin 2009/... Soruşturma sayılı dosyasında, dava konusu 30/12/2009 - 28/02/2010 ve 30/04/2010 vadeli 25.000 Euro bedelli 3 adet bononun ... ... tarafından savcılık emanetine ... defter no ile 14/01/2010 tarihinden emanete alındığı anlaşılmakta olup, ... ... tarafından hazırlıkta 14/01/2010 tarihinde Cumhuriyet Savcısı ...'in huzurunda verdiği ifadede, "Dava konusu bonoların kendi işçisi ... tarafından doldurulduğunu, senetleri ... ... ve oğlu ... ... ve yeğeni ... ... ...'nın imzaladıklarını beyan ettiği" Diğer davalı ... ...'nın da ...
20/05/2000 tarihli ifadesinde, "... ... tarafından komşusu olması sebebiyle, Temmuz 2019 da paraya sıkıştığından bahisle elinde ... ... tarfından ciro edilen 25.000 Euro bedelli 30/09/2009 tarihli bono bulunduğunu söyleyip para istediğini, kendisi kabul ederek, ... ... tarafından cirolanan bonoyu alarak 25.000 Euro verdiğini, senedi aldıktan sonra ...'da senedin kendisine ait olduğunu, ...'den 100.000 Euro borç para aldığını ancak ödeyeceğini bu yüzden senet verdiğini ifade ettiği ve senedin işbu ... ... tarafından .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına konu edilmiş olduğu dosya kapsamı ile sabittir.
Davacı şirketlerin iddiası ve talebi; davacı şirketler ... ... A.Ş. ve ... ...... A.Ş. Olup, ... ... A.Ş'nin ünvanı senet tanzim tarihi 18/02/2009 tarihinden önce 23/01/2009 tarihinde ... ...... A.Ş. Olarak değiştirildiği ve faaliyeti sürdürmekte iken takibe konu senetlerde eski kaşe vurulmak suretiyle senetlerin tanzim edilmiş olduğu görülmektedir.
Mahkememiz tarafından dosya içerisine celp edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 14/02/2022 günlü müzekkeresi ekindeki bilgi ve belgelerden, Davalı ... ...... A.Ş.'nin (... ... A.Ş) yönetim kurulu başkanı ... olup ...
7.Noterliğinin 20/01/2009 tarih ve ... yevmiye nolu imza sirkülerinin mevcut olduğu, ... ... AŞ'nin unvanının 21/01/2009 tarihinde ... ... San. Ve Tic. AŞ olarak değiştirildiği, 05/02/2009 tarihli ... sayılı ticaret sicil gazetesinin 319. Sayfasında ilan edilen şirket yönetim kurulunun 21/01/2009 tarihli kararı gereğince şirketi temsile yetkili kılınan şahsın münferiden ...'ın 26/01/2009 tarihinden itibaren üç yıllığına seçildiği, yine ... ... Organizasyon San. Ve Tic. A.Ş.'nin 28/02/2008 tarihinde kurulduğu, 01/07/2008 tarihli ticaret sicil gazetesine göre, yönetim kurulu üyeliklerine İ. ..., ... ve ... ...'nın seçildiği ve yönetim kurulu başkanı İ. ... ... olduğuna ilişkin ...
7.Noterliğinin 18/12/2008 gün ve ... yevmiye nolu imza sirküleri dosyada bulunmaktadır.
Mahkememizde açılan işbu davada, asıl davada davacı şirketler ve birleşen davada ise davacı gerçek şahıslar, dava konusu senetlerin 18/02/2009 tarihinde düzenlendiği ve dava konusu bonolarda davacı şirketlerin kaşelerinin taşındığı ve kaşe üzerindeki imzaların şirket yetkililerince atılmadığı ileri sürülerek, dava konusu bonolardan ötürü davalı senet alacaklılarına ve yapılan takiplerden ötürü takip alacaklılarına borçlu olmadığının tespitine ilişkin davalardır.
Oysa 6762 sayılı TTK 590. Maddesi gereğince, dava konusu edilen bonolarda, keşidecilerin imzalarının, şirketler yönünden bonoların tanzim edildiği 18/02/2009 tarihinde şirket yetkilisi olan şahıslara ait olduğunun, senetlerden ötürü alacaklı olduğunu söyleyen ve icra takibine konu eden ve senetlerin hamillerinin ... ... ve ... ... tarafından ispatlanması gerekir.
Mahkememize, işbu dosyanın, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ... Esas sayılı dosyası olarak açılmış iken sonrasında 6100 Sayılı Yasa uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 15/07/2011 tarih ve ... sayılı yazıları gereğince kurulan 08/08/2011 tarihinde faaliyete geçen Mahkememiz olan İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'ne dosyanın devri nedeniyle ... Esasına kaydı yapıldığı ve yargılamaya devam edilerek 2016/12 sayılı kararı ile asıl dava yönünden, "Dava konusu 18/02/2009 tanzim tarihli 25.000 Euro bedelli 30/09/2009, 30/12/2009, 28/02/2010 ve 30/04/2010 vadeli senetlerden dolayı davacı şirketlerin davalı ... ... ve ... ...'na borçlu olmadığının tespitine" karar verildiği ve bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 19. HD'nin 2016/7913 Esas 2017/6984 Sayılı ve 17/10/2017 günlü kararı ile," Dava konusu bonoları düzenleyen imzaların davacı şirketlere ait olmadığı iddiası ile açılan işbu davada, Mahkemenin dava konusu edilen iki adet bono yönünden hiçbir inceleme yapmadığı ve eksik incelemeyle karar verildiği gibi iki adet bono yönünden alınan raporların ise yargıtay denetimine elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece dava konusu bonoların keşide tarihleri öncesine ait davacı şirket yetkililerinin imzalarını taşıyan belge asılları toplanarak bonoların davacı keşidecilerin temsil ve ilzama yetkili kişi ya da kişilerin imzasını taşıyıp taşımadığı konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla inceleme yapılarak alınacak rapor doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir." gerekçesi ile Mahkeme kararının bozulduğu ve bozmadan sonra ... Esas sayılı dosya olarak kayıt edildikten sonra,
Mahkememizce usul ve yasaya uygun yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Mahkememizde dosya yeniden esasa alındıktan sonra, Mahkememizin 2016/... Esas-2018/... Karar sayılı ve 21/06/2018 tarihli kararı ile davacılar ... ... ..., ... ... ve ... ... tarafından ... ..., ... ... ve ... aleyhine açılan menfi tespit davası dosyamız ile birleşmiştir.
Bozma kararı doğrultusunda davacı keşideci ...
...... A.Ş.'nin (... ... A.Ş) ve kefil ... ... Organizasyon San. Ve Tic. A.Ş.'nin dava konusu bonoların tanzim tarihi 18/02/2009 itibariyle yetkililerinin kim olduğuna ilişkin ticaret sicil kayıtları getirtilerek dosya içerisine alınmış ve 18/02/2009 tarihi öncesine ait resmi kurum ve kuruluşlardaki işbu şirketlere ait ihtilafsız yetkililerinin imzalarının bulunduğu belge ve imza sirkülerleri dosya içerisine bozma kararı doğrultusunda celp edilmiş ve ATK'dan denetime elverişli rapor tanzimi için dosya belge asıllarıyla birlikte ATK'ya gönderilmiştir.
Mahkememizce bozma öncesinde tanzim edilen raporların incelenmesinde;
a).... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 24/01/2014 tarih ve ... sayılı ATK kuruluna yapılan yazışma neticesinde ATK 03/04/2014 gün ve 2480 sayılı raporunda özetle; Adli Belge inceleme cihazları ve optik aletler ile donanımlı Daire Adli Belge İnceleme Laboratuvarında yapılan inceme de, inceleme konusu senet ön yüzdeki imzalar ile ... ... ... ve ... ...'nın mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ... ... ... ve ... ...'nın eli ürünü olduğu mütalaa edilmiştir.
b)Mahkememizce bozmadan önce celp edilen grafoloji uzmanı bilirkişi ... marifetiyle hazırlanan 25/03/2015 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Tetkik konusu alacaklıları ... ..., borçluları ... vs ve ... tanzim tarihleri 18.02.2009 olan 28.02.2010 ve 30.04.2010 vadeli iki adet 25.000 Euro değerli senet aslında bulunan borçlu şirketler namına atılmış imzalardan birinci ve üçüncü sıradaki imzaların ... ...'nın ikinci ve dördüncü sıradaki imzaların da ... ... ...'nın elleri mahsulü olduğu, davacı şirket yetkililerine ait olmadığı bildirilmiştir.
Mahkememizce bozmadan sonra alının raporların incelenmesinde;
a)Mahkememizce bozmadan sonra grafoloji uzmanı bilirkişiler ..., ..., ... marifetiyle rapor hazırlanması istenilmiş ve konuya ilişkin 04/11/2019 tarihli rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler anılı raporlarında özetle; Yazı ve imza incelemelerinde geçerli tüm grafolojik tanı yöntemleri dikkate alınarak, stereomikroskop, S523 document ve bilgisayar/scn kullanarak yapılan incelemelerde;
İnceleme konusu senetlerin ön yüzündeki birinci grup imzaların ... ... ...'nın eli ürünü olduğu, inceleme konusu senetlerin ön yüzündeki ikinci grup imzaların ... ...'nın eli ürünü olduğu, inceleme konusu senetlerin arka yüzündeki birinci ciranta imza ve yazılarının ... ...'nın eli ürünü olduğu" şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür.
b)Mahkememizce bilirkişiler ek rapor hazırlanması istenilmiş ve konuya ilişkin 17/03/2022 tarihli ek rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişi anılı raporunda özetle; "Yazı ve imza incelemelerinde geçerli tüm grafolojik tanı yöntemleri dikkate alınarak; lup, stereomikroskop, ... document dedector. ve bilgisayar/scan kullanılarak yapılan incelemelerde;
İnceleme konusu borçlusu ... ... Tic. ve San. A.Ş., alacaklısı ... ..., kefili ... ... Org. San. Tic. A.Ş. olan 4 adel senedin ön yüzündeki tüm imzaların, ... ...'ya, ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ..., İ...'ye ail mevcut karşılaştırma imzalarına ayrı ayrı kıyasla, aralarında grafolojik ilişki kurulamadığı, inceleme konusu borçlusu ... ... Tic. ve San. A.Ş., alacaklısı ... ..., kefili ... ... Org. San. Tic. A.Ş. olan 4 adet senedin ön yüzündeki birinci grup imzaların ... ... ...'nın eli ürünü olduğu, İnceleme konusu borçlusu ... ... Tic. ve San. A.Ş., alacaklısı ... ..., kefili ... ... Org. San. Tic. A.Ş. olan 4 adet senedin ön yüzündeki ikinci grup imzaların ... ...'nın eli ürünü olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür.
Mahkememizce bozmadan sonra celp edilen bilgi ve belgeler ve bono asılları ATK'ya gönderilerek, bonolardaki davacı borçlular adına atılan imzaların şirket yetkililerine yoksa ceza dosyasına yansıdığı şekliyle 3. Şahıslara mı ait olduğu yönünden inceleme yapılması istenmiştir.
c)Mahkememizce celp edilen 28/02/2023 tarihli 13379 sayılı ATK raporunda özetle; " Dosya kapsamında imza örnekleri bulunan ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ... ..., ... ... ve ... ... açısından yapılan incelemede;
İnceleme konusu senetlerde borçlu imza bölümünde sol baştan 1. ve 3. sırada atılı imzalar ile ... ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ... ...'nın eli ürünü olduğu,
İnceleme konusu senetlerde borçlu imza bölümünde sol baştan 2. ve 4. sırada atılı imzalar ile ... ... ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ... ... ...'nın eli ürünü olduğu,
İnceleme konusu senetlerde borçlu imza bölümünde atılı imzalar ile ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ... ve ... ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptanmadığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ... ve ... ...'nın eli ürünü olmadığı hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR." şeklinde mütaalada bulunulduğu görülmüştür.
d)Mahkememizce, imza incelemeleri tamamlandıktan sonra, dava konusu bonolar nedeniyle açılan menfi tespit davası bakımından şirket defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle, ticari defter ve kayıtlar ve alınan raporlara göre, davacı keşideci ve cirantaların dava konusu bonoların icra takibine konu edildiği dikkate alınarak, bu bono ve takiplerden ötürü borçlu olup olmadıklarının tespiti için, bilirkişiler ... marifetiyle inceleme yapılması istenilmiş ve bilirkişilerce hazırlanan 14/05/2025 tarihli rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler anılı raporlarında özetle; "Muhterem Mahkemenin tarafımıza verdiği görev sınırları ve bilirkişi heyetimizin uzmanlık alanları çerçevesinde dosya kapsamında yapmış odluğumuz inceleme ve değerlendirme neticesinde, hukuki nitelendirme ve nihai takdiri tamamıyla Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, aşağıda özetlenen neticelere ulaşılmıştır.
Dava konusu 18.02.2009 keşide tarihli dört adet bononun düzenlendiği tarihte ... ... Ticaret ve Sanayi AŞ'ni (eski unvanı ... ... Ticaret Sanayi ve AŞ - ... ... Ticaret ve Sanayi AŞ) temsile yetkili kişiler arasında, söz konusu bonoların ön yüzünde imzası bulunduğu dosya kapsamındaki raporlarla tespit edilen ... ... ve ... ... ...'nın yer almadığı, söz konusu kişiler bonoların düzenlenme tarihi olan 18.02.2009 tarihinden önce, 26.11.2008 tarihli genel kurul toplantısında üç yıl süre ile yönetim kurulu üyesi olarak seçilmişlerse de, yönetim kurulu üyesi olarak temsil yetkilerinin yönetim kurulu başkanı ... ... ile birlikte müştereken veya başkanın yerinde olmaması halinde başkan yardımcısı ve iki yönetim kurulu üyesinin müşterek imzası ile olabileceği, dava konusu seneler üzerinde yönetim kurulu başkanı ... ...'nın imzasının ise bulunmadığı, bonoların düzenlenme tarihinden önce 23.01.2009 tarihinde alınan Yönetim Kurulu Kararı ile de yönetim kurulu üyelerinin müşterek temsil yetkilerinin de sona erdirildiği, tüm bu sebeplerle davacı ... ... Ticaret ve Sanayi AŞ'ni (eski unvanı ... ... Ticaret Sanayi ve AŞ — ... ... Ticaret ve Sanayi AŞ)'nin dava konusu 18.02.2009 düzenleme tarihli dört adet bono sebebiyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı neticesine ulaşılmıştır.
Dava konusu 18.02.2009 keşide tarihli bonoların düzenlendiği tarihte ... ... Organizasyon San ve Tic. A.Ş.'ni (Eski unvanı ... Otobüs Servis Hizmetleri ve Oto Lastik Pazarlama San. ve Tic. AŞ) temsile yetkili kişiler arasında, söz konusu bonoların ön yüzünde imzası bulunduğu dosya kapsamındaki raporlarla tespit edilen ... ... ve ... ... ...'nın yer almadığı, bu kişilerin söz konusu şirkette yönetim kurulu üyesi sıfatlarının da bulunmadığı, bu sebeple davacı ... ... Organizasyon San ve Tic. A.Ş.'nin dava konusu 18.02.2009 düzenleme tarihli dört adet bono sebebiyle sorumluluğunun bulunmadığı neticesine ulaşılmıştır.
TTK m. 678 çerçevesinde dava konusu bonoların ön yüzünde imzası bulunduğu dosya kapsamındaki raporlarla tespit edilen ... ... ve ... ... ...'nın, dava konusu 18.02.2009 düzenleme tarihli dört adet bonodan sorumlu olduğu, söz konusu raporlarda ifade edildiği üzere bonoların düzenleyene ait imza kısmında ... ... ...'nın imzasının yer aldığı, bu imzaların yanında ise ... ... imzasının yer aldığı, bu sebeple ... ... ...'nın keşideci olarak, ... ...'nın ise kefil olarak bonolardan sorumlu olduğu neticesine ulaşılmıştır.
Yukarıda belirtildiği üzere, dava konusu dört adet bononun da lehdarı davacılardan ... ... olup, ilk cironun lehdar ... ... tarafından yapılmış olması gerektiğinden, ciro zincirinde kopukluğa ilişkin bir delil sunulamaması durumunda, dava konusu 18.02.2009 düzenleme tarihli dört adet bonodan davacılardan ... ...'nın da ciranta sıfatıyla sorumlu olması gerektiği neticesine ulaşılmıştır.
27.02.2009 düzenleme tarihli, 30.06.2010 vade tarihli, 20.000 euro bedelli bono bakımından davacı ... ...'nın baskı ve tehdit ile senedi imzaladığını ispat eder bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı, senet metninde yer alan bedelin nakden alındığına ilişkin kaydın aksinin de davalı tarafından beyan edilmediği, tüm hususlar karşısında iddiasını ispat yükünün davacıda olduğu, buna karşın davacı ... ...'nın ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2010/... Soruşturma numaralı dosyası kapsamında alınan ifadesinde bu senedi borç aldığı tutar karşılığında düzenleyip imzalayarak verdiğini beyan ettiği, tüm bu sebeplerle 27.02.2009 düzenleme tarihli, 30.06.2010 vade tarihli, 20.000 Euro bedelli bonodan davacı ... ...'nın düzenleyen sıfatıyla borçlu olduğu neticesine ulaşılmıştır." şeklinde mütaalada bulunulduğu görülmüştür.
Mahkememiz dosyası içerisine celp edilmiş bulunan katılan ... ... ve ... ... tarafından ... ... ..., ... ... ve ... ... aleyhine dolandırıcılık ve sahtecilik suçundan ... ASCM'nin 2010/... Esas, ... Karar sayılı dosyasında açılan kamu davasında, dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmadığı, sanıklar ..., ... ve ... ... ...'nın kendi cirolarındaki imzaları kabul ettiklerini, bu şahısların kendi imzaları yönünden sahtecilik unsurlarının oluşmadığı kabul edilerek ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği ve kararın kesinleştiği ancak işbu davada keşidecilerin keşideci ve davacı kefil şirketlerin imzası yönünden herhangi bir inceleme yapılmadığı gibi yargılama konusu da yapılmadığı görülmektedir.
Mahkememiz dosyası ile birleşen yine Mahkememizin 2016/... ....- 2018/... Karar sayılı dosyasında Mahkememizdeki asıl dava dosyasının konusu olan 4 adet 25.000 Euroluk ... ... ... ve ... ...'nın yüklü miktarda modüler bilgisayar parçası alım satımı için boş kağıda imza atılarak verildiği iddia edilen bono olarak sonra düzenlendiği belirtilen sadece bu şahısların imzasının bulunduğu belirtilen senetlerin alım satımın gerçekleşmemesi sebebiyle bedelsiz olduğu, ayrıca bu bedelsiz doldurulan senetlerin bedelini ödeyemedikleri gibi davalı ... ...'ın 27/02/2009 tarihinde ... ...'nın yanına giderek, oğlu ... ve yeğeni ... ...'ın 100.000-Euro borcu olduğunu, ödemediklerini, kendilerine aylık %5 faiz ödemesi gerektiğini anlatarak davalı ...'in baskı ve tehdit ile 27/02/2009 tanzim tarihli 30/06/2010 vadeli 20.000-Euro'luk bonoyu imzalayarak davalı ...'... verdiğini, davalı ... ...'ın teminat senetlerinin boş yerlerini kendi çalışanı ...'a doldurttuğunu, buna ilişkin .... ASCM'nin 2010/... .... Sayılı dosyasında ... ...'un 30/03/2011 tarihli beyanının bulunduğunu ve faiz alacağı için alınan 20.000 Euroluk senedin de ... İcra Dairesi'nin 2011/... Esas sayılı icra takibine konu edildiğini, faize ilişkin ... CBS'nin 2009/... Soruşturma sayılı dosyasında ... ... tarafından verilen beyan ve kabulün yer aldığını, ...'in 30/09/2009 vadeli 25.000 Euroluk bonoyu ciro ederek ... ...'na ve 28/02/2010 tarihli vadeli 25.000 Euroluk senedi de ...'a temlik ederek işbu şahısların bahsi geçen 2 bono yönünden icra takiplerinde alacaklı gözüktüğünü bonolarda bedeli malen ahzolunmuştur kaydı yer almakta olup, işbu bonolar yapılacak iş karşılığında teminat olarak verilen boş kağıtların düzenlemesi ile oluşturulduğu belirtilerek, ... ... ve ... ...'ya 100.000-Euroluk mal teslim edilmediği iddiası ile yapılan icra takipleri ve dava konusu toplam 5 adet 120.000 Euro nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespiti talep edildiği görülmektedir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda;
Mahkememiz dosyasında açılmış bulunan asıl davada, yukarıda incelenen dava konusu her biri 25.000 Euroluk 18/02/2009 tanzim tarihli ve 30/09/2009, 30/12/2009, 28/02/2010 ve 30/04/2010 vade tarihli bonolardan ötürü 100.000 Euro yönünden,
Mahkememizce ATK raporu ile, bonolardaki keşideci ve kefil şirketlerin keşide tarihi 18/02/2009 itibariyle, Davalı ...
...... A.Ş.'nin (... ... A.Ş) yönetim kurulu başkanı ..., ... ... Organizasyon San. Ve Tic. A.Ş.'nin yönetim kurulu üyelikleri İ. ..., ... ve ... ...'nın ve yönetim kurulu başkanı İ. ... ...'nın şirket temsilcisi olduğu halde, bonolarda ... ve İ. ... ...'nın şirketleri temsilen imzalarının yer almadığı ATK'nın Şubat 2023 raporu ile tespit edilmiş olduğu gibi davalı senetleri işleme koyan ... ...'ın ... CBS'nin 2009/... sayılı dosyasındaki beyanı ile de bu senetlerin ATK raporu ile uyumlu olarak şirket temsilcileri tarafından imzalanmadığı açıkça "... ve ... ... ... tarafından imzalandığını, senetlerin esasen borç para karşılığında düzenlendiğini ancak vadesinde ödenemediğini ve senetlerin kendi çalışanı ...'un yazısı ile doldurulduğunu" beyan ve kabul ettiği, böylece davacı şirketlerin senetler nedeniyle asıl davada ... ... ve ... ...'na ve birleşen davada davalı olarak gösterilen temlik alan ...'a borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasının kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.
Ayrıca, özellikle dava konusu senetlerde, ihdas sebebi olarak "malen kaydının" yer aldığı, oysa ceza yargılaması ve dosya kapsamındaki beyanlarından ... ...'ın, davacı şirkete borç para verdiğini ileri sürdüğü, böylece senedin de ihdas sebebinin tahlil edildiği, senedin ihdas sebebinin değiştirilmesi nedeniyle, senet nedeniyle şirketlere borç para verdiğini işbu davalı ve takip alacaklılarının ispatlaması gerektiği, bu nedenle dava konusu bonolardan ötürü şirketlere borç verdiğini davalı alacaklı ... ...'ın ispatlaması gerektiği tartışmasızdır. ... ...'nın babası, ... ... ...'nın ise amcası olan ... ...'nın, yeğeni ve oğlu tarafından ... ASCM'nin ... Esas sayılı dosyasında 17/12/2010 tarihli duruşmada "Yeğeni ... ... ve oğlu ...'nin müşteki ... ...'dan 100.000 Euro borç aldıklarını kendisinin bilmediğini, yaklaşık 10 ay sonra ... ... senetleri kendisine gösterince anladığını, kendisinin de yakın dostu olması sebebiyle, dava konusu 4 senedin arkasını cirolayıp imzalayarak ... ...' a verdiğini, senetleri ciroladığı sırada davacı şirketlerin faaliyette bulunmadıklarını, bu şirketlerin kaşelerinin nasıl kullanıldığını bilmediğini," beyan ettiği, aynı duruşmada ... ... ...'nın "... ...'dan 100.000 Euroluk borcu aylık %5 faizle aldığını, dava konusu bonoları verdiğini, borcu zamanında ödeyemediğini, ... ...'nın senetleri ne zaman ciroladığını bilmediğini, halen ana para borcu ödeyemediğini, 10 ay boyunca faiz ödediğini, ... ...'nın ... ...'dan borç para alıp almadığını bilmediğini," beyan ettiği, yine ... ...'nın "... ... ...'nın sadece borcuna kefil olarak 4 adet senedi imzaladığını, senetleri kendisinin düzenlemediğini ve borç almadığını, kaşelerin ne zaman ve kim tarafından basıldığını bilmediğini," beyan ettiği, ... ...'nun da "20/05/2010 tarihli savcılık ifadesinin doğru olduğunu, ... ile ...'in birlikte kendi evine gelerek, ... ...'ın kendisine verdiği 25.000 Euroluk senedi ödeyeceğini," beyan ettiği görülmüştür. Esasen ... ...'nın ticari ilişkinin tarafı olmadığı ancak senetleri ciro ederek ... ...'a karşı şahsi teminat verdiği açıktır.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; Asıl davada davacı şirketlerin dava konusu edilen bonolarda imzalarının bulunmadığı, gerek alınan raporlar gerekse alacaklı ... ... ve senette imzaları olduğu anlaşılan ... ... ... ve ... ...'nın şirketler adına şirket temsilcileri olmadıkları halde tanzim edilen bonoları keşideci ve kefil adına imzaladıkları, işbu şahısların kaşelerin imzadan sonra atıldığını ceza yargılaması sırasında beyan ettikleri anlaşılmakla, davacı şirketlerin dava konusu bono ve icra takiplerinden ötürü asıl davada davalı icra takibi alacaklıları ... ... ve ... ... (18/02/2009 keşide tarihli ve 30/09/2009 vadeli 25.000 Euroluk senet, .... İcra Dairesinin 2013/... Esas dosyası yönünden), birleşen davada davalı temlik alan sıfatı ile ... (18/02/2009 keşide tarihli, 28/02/2010 vadeli, 25.000 Euroluk senet, ... İcra Dairesinin 2013/... Esas dosyası yönünden), işbu şirketlerin bahsi geçen davalılara, şirket temsilcilerinin dava konusu bonolarda imzalarının bulunmadığı Mahkememizce alınan raporlar ile ve taraf beyanları ile sabit olduğundan asıl davanın ve birleşen davada davalılar ... ... ve ... aleyhine bu şirketler tarafından açılan davanın kabulü gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki gibi; "Davacı ... Lastik .. AŞ ve ... ... .. AŞ 'nin, davalılar ... ... ve ... ... ve temlik alan ... aleyhine açtığı menfi tespit davasının kabulü ile, dava konusu bonolara dayanılarak işbu davacı şirketler aleyhine yapılan .... İcra Müdürlüğünün 2009/... Esas, .... İcra Müdürlüğünün 2010/... Esas, .... İcra Müdürlüğünün 2013/... Esas, .... İcra Müdürlüğünün 2013/... Esas sayılı icra takiplerinden ötürü davalı yana borçlu olmadıklarının tespitine, bonoların üçüncü şahıslar tarafından işleme konulmuş olması sebebiyle kötü niyet ispat edilemediği mahkememizce benimsenerek İİK m.72/4 uygulama koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı taleplerinin reddine," şeklinde karar vermek gerektiği sonucuna varılmıştır. Mahkememizin işbu dosyası ile birleşen Mahkememizin 2016/... sayılı dosyasında davacılar ... ... ..., ... ... ve ... ...'nın davalılar ... ..., ... ... ve ... aleyhine açtıkları menfi tespit ve istirdat davasında;
Davacılar ... ... ve ... ... ...'nın dava konusu bonoda şeklen dava konusu bonolarda borçlu ve kefil sıfatı ile isimlerinin yer almadığı, bu nedenle borçlu olmadıkları gibi aleyhlerine yapılan bir icra takiplerinin de bulunmadığı, bizzat ödedikleri bir borç tespit edilemediğinden, dava konusu bonolar yönünden yapılan icra takiplerine yönelik, bonolarda isimlerinin yer almaması ve aleyhlerine takip de yapılmamış olması sebebiyle işbu davacıların, dava konusu bonolar nedeniyle davalılar aleyhine açtıkları davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... ... davalılar aleyhine açtığı davanın, işbu davacının dava konusu senetlerde lehtar ve sonrasında ciranta olarak yer aldığı ve imzanın kendisine ait olduğu tespit edilmekle, dava konusu asıl davanın da konusu olan 100.000 Euroluk bono ve daha sonra faiz borcu için düzenlendiğini beyan ettiği 27/02/2009 tanzim tarihli 30/06/2010 vadeli 20.000-Euro'luk .... İcra Dairesinin 2010/... Esas sayılı icra takibine bonolardan ötürü borçlu olmadığına ilişkin iddiası subuta ermediğinden, senetlerde bizzat ilgili cirantanın ve tanzim eden sıfatı ile ... 'nın yer aldığının ikrar edilmiş olması ve imzaların istiklali prensibi gereği, asıl ve birleşen davanın konusu borçtan dolayı ... Saygılı'nın sorumlu olduğu mahkememizce benimsenmekle İİK m.72 koşulları oluşmadığından davanın reddine, karar vermek gerektiği sonucuna varılmıştır. Kısa hükümde, maddi hata sonucu ... isminin, ... olarak belirtildiği, oysa takip alacaklısı ve davalının ... olduğu anlaşılmakla hükümdeki işbu maddi yazım hatası ... şeklinde düzeltilmiştir.
Asıl dava yönünden, bonoların üçüncü şahıslar tarafından işleme konulmuş olması sebebiyle kötü niyet ispat edilemediği mahkememizce benimsenerek İİK m.72/4 uygulama koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, karar vermek gerektiği sonucuna varılmış ve tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek gerekmiştir.
A-1-Davacı ... Lastik .. AŞ ve ... ... .. AŞ 'nin, davalılar ... ... ve ... ... ve temlik alan ... aleyhine açtığı menfi tespit davasının KABULÜ İLE, Dava konusu bonolara dayanılarak işbu davacı şirketler aleyhine yapılan .... İcra Müdürlüğünün 2009/... Esas, .... İcra Müdürlüğünün 2010/... Esas, .... İcra Müdürlüğünün 2013/... Esas, .... İcra Müdürlüğünün 2013/... Esas sayılı icra takiplerinden ötürü davalı yana borçlu olmadıklarının TESPİTİNE,
2.Bonoların üçüncü şahıslar tarafından işleme konulmuş olması sebebiyle kötü niyet ispat edilemediği mahkememizce benimsenerek İİK m.72/4 uygulama koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı taleplerinin REDDİNE,
3.Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 13.215,93 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.895,75 TL'nin mahsubu ile bakiye 10.320,18 TL ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan 2.895,75 TL peşin harç ve 17,15 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.912,90 TL'nin davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine,
5.Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.998,40 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,
6.Davacılar tarafından yapılan 33.880,30 yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
7.Davalılarca yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
8.Gider avansından kullanılmayan ve arda kalan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, B-Mahkememizin işbu dosyası ile birleşen Mahkememizin 2016/... sayılı dosyasında davacılar ... ... ..., ... ... ve ... ...'nın davalılar ... ..., ... ... ve ... aleyhine açtıkları menfi tespit ve istirdat davasında;
1.Davacılar ... ... ve ... ... ...'nın dava konusu bonoda şeklen borçlu olmadıkları gibi aleyhlerine yapılan bir icra takiplerinin de olmadığından ve bizzat ödedikleri bir borç tespit edilemediğinden, davalılar aleyhine işbu davacıların açtıkları davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2.Davacı ... ... davalılar aleyhine açtığı davanın, işbu davacının dava konusu senetlerde lehtar ve sonrasında ciranta olarak yer aldığı ve imzanın kendisine ait olduğu tespit edilmekle, dava konusu bonolardan ötürü borçlu olmadığına ilişkin iddiası subuta ermediğinden İİK m.72 koşulları oluşmadığından davanın REDDİNE,
3.Davacı tarafından yatırılan 3.415,50 TL peşin harç, 3.450,00 TL ve 3.550,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 10.415,5 TL'nin 615,40 TL'den mahsubu ile arda kalan 9.800,1 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
4.Davalılar ... ve ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davalılara ödenmesine,
5.Davalılar ... ve ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 64.400,80 TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile bu davalılara ödenmesine,
6.Birleşen dava yönünden yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
7.Davalılarca masraf yapılmadığından karar tesisine yer olmadığına, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalı ... ... vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/09/2025 Başkan ... ...-imza Üye ... ...-imza Üye ... ...-imza Katip ... ...-imza