6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından 27/09/2017, 07/10/2017 ve 25/11/2017 tarihlerinde müvekkil şirket müşterisi ------- - ------- Firmasına yapılan nakliye sırasında davalının ihmali nedeniyle müvekkili şirkete ait cam ürünlerin zarar görmüş olduğunu ve müvekkili şirketin hasar gören ürünlerin üretimini yeniden yaparak müşterinin mağduriyetini gidermek durumunda kaldığını, işbu hasar nedeniyle müvekkili şirketin 2709/2017 tarihli gönderi için 4.254,25-EURO, 07/10/2017 tarihli gönderi için 3.363,15-EURO ve 25/11/2017 tarihli gönderi için 4.718,63-EURO olmak üzere toplamda 12.336,03-EURO bedelinde kredi notu ödemesi yaparak maddi kayba uğradığını, müvekkili şirketin -------- Noterliği'nin 08/10/2019 tarih ve -------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile nakliye aşamasında hasar gören ürünlerin bedellerini CMR taşıma belgesi ve CMR konvansiyonu madde 17 ve devamı uyarınca taşıyıcının taşıdığı emtiayı tam ve sağlam olarak alıcısına teslim ile yükümlü olduğunu, malların kısmen veya tamamen kaybından veya hasarından sorumlu olduğunu, işbu hükümler çerçevesinde müvekkili şirkette oluşan zararını davalıdan talep ettiğini ancak bu bedellerin yalnızca 27/09/2017 tarihli gönderi için olan kısmının davalı tarafından ödendiğini, akabinde taraflarınca ödenmeyen bedeller için arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve görüşme neticesinde davalı şirket ile uzlaşılamadığını, bu sebeple müvekkili şirketin alacağı olan 8.160,49-EURO'nun cebri icra yoluyla tahsili amacıyla --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; itirazın iptali davalarında dava şartı olan arabuluculuğa başvurma şartının yerine getirilmediğini, arabuluculuğa başvuru konusunun taşıma işleri nedeniyle alacak talebi olduğunu, 10/02/2021 tarihinde talebin müvekkili tarafından kabul edilmediğini ve anlaşamama ile sonuçlandığını, bunun üzerine taraflarına alacak davası açılmadığını dolayısıyla itirazın iptali davasının ilgili tutanak ile açılamaz olduğunu, davacı -------- dava açmayarak 26/02/2021 tarihli -------- İcra Müdürlüğünün --------- sayılı dosyası ile ilamsız takibe girişmiş olduğunu, takibin 04/03/2021 tarihli itirazları ile durdurulduğunu, davacının itirazın iptali davasını açmak üzere arabuluculuk başvurusu yapması zorunluyken bu başvuruyu yapmamış olup zorunlu şartı yerine getirilmediğini, itirazın iptali için gereken zorunlu arabuluculuk yoluna başvurma şartı yerine getirilmediğinden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, zamanaşımı süresi dolduğundan davanın ikamesinin mümkün olmadığını, yetki itirazlarının olduğunu yetkili mahkemelerin --------- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; dava şartı yokluğu ve zamanaşımı usul ve esastan dolayı itirazlarının kabul edilerek, itirazın iptali davası olması göz önüne alınarak zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden dava şartı yokluğundan reddini, itirazın iptali davası olması göz önüne alınarak zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmediğinden dava şartı yokluğundan reddini, davacının tüm taleplerinin reddi ile %20 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.--------- İcra Dairesinin ---------- Esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu hakkında -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasında işlemiş faiz ile birlikte toplam 8.160,49 Euro üzerinden 26.02.2020 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu görüldü.---------- Gümrük Ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davaya konu taşıma belgeleri istenilmiş gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Dosya taşıma uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup taşıma uzmanı bilirkişi --------- hazırlamış olduğu raporda özetle; dava konusu yapılan 3 farklı taşımanın her birinde meydana geldiği iddia edilen emtiadaki hasarın ve gerçek zarar tutarının eksik evrak nedeniyle denetlenemediğini dava konusu taşımalarda davacının davalı taşıyıcıya taşınacak emtiayı teslimi ile taşınan emtia üzerinde hak ve menfaatlerinin, dava dışı alıcıya geçtiğini, taşıma sırasında meydana gelecek zarardan dolayı emtia üzerinde hak ve menfaat sahibi olan dava dışı alıcı tarafından davacıya verilmiş bir temlikin dosya kapsamında mevcut olmadığını mahkemenin aksi kanaatte olması halinde zamanaşımı definin yerinde olmadığını beyan etmiştir.Dava,
İİK'nın 67. maddesi uyarınca, rücuen tazminat alacağının tahsili için başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.Mahkememizin -------- Esas--------- Karar sayılı kararı ile yapılan yargılama neticesinde davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.Davacı vekili kararı istinaf etmiştir.-------- Esas sayılı ilamı ile; “Somut olayda davacı satıcı ile dava dışı alıcı firma arasında ödeme şekli mal mukabili olarak kararlaştırıldığından davacının mal üzerinde menfaati devam ettiği gibi davacı tarafça, satılan mal veya hizmetin çeşitli nedenlerle ortaya çıkan indirimler veya fiyat farklılığı gibi nedenlerle alıcının satıcıdan alacaklı olduğunu göstermek amacıyla satıcı tarafından düzenlenen bir belge olan kredit note (alacak/alacaklandırma notu) olarak iskonto dekontu sunulduğu gözetildiğinde davacının sattığı mal bedeli kadar bedeli tahsil edemediğinin dolayısıyla hasarlı ürünlere ilişkin zarar talebi yönünden aktif husumetinin bulunduğunun kabulü gerekir. Bu durumda Mahkemece işin esası incelenerek tarafların iddia ve savunmalarına göre bir karar verilmesi gerekirken davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.” gerekçesi ile karar ortadan kaldırılmıştır.Dosya mahkememizin -------- Esasına kaydedilerek açık yargılamaya devam olundu.
BAM kararı doğrultusunda dosya rapor tanzim etmek üzere taşıma uzmanı bilirkişi ile sektör bilirkişisine heyet halinde tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; ava konusu her iki nakliyede de oluşan hasara, teknik yönden emtiaların palet içinde ve paletlerin de nakliye aracı içinde olması gerektiği gibi sabitlenmemesi sebep olduğundan, oluşan hasarın davacı kaynaklı olduğunu, davalı taşıyıcının özelliği itibariyle “kırılma riski yüksek cam türü emtiada” yükleme/sabitleme hatası (teknik inceleme ile saptanan “gönderen konumundaki davacının cam türü emtiaların palet içinde ve paletlerin de nakliye aracı içinde olması gerektiği gibi sabitlenmemesi”) yüzünden oluşan hasardan/zarardan dolayı (CMR “md. 17/4 – b, c ve d” nazarından) davacıya karşı tazminat bağlamında sorumluluğunun doğmadığını belirtmiştir. İtirazlar üzerine alınan ek raporda itirazları değerlendiren heyet kök raporunda değişikliğe gitmemiştir.Davaya konu olan emtiaların CMR taşıma belgesindeki hasar notları incelendiğinde; 07.10.2017 tarihli sevkiyatın 11 kap toplamda 9.600 kg cam emtia içerdiği, bu sevkiyatta bir palet emtianın sevkiyat sırasında zarar gördüğü, 30.11.2017 tarihli sevkiyatın 5 palet toplamda 4.287 kg cam emtia içerdiği, bu sevkiyatta iki palet emtianın sevkiyat sırasında zarar gördüğü tespit edilmiştir.CMR Konvansiyonu`nun uygulanması bakımından taşıyıcı çalıştırdığı kişilerin ve taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasında hareket ve ihmallerinden (CMR md.3); keza taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtlardan, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut ta çalışanlarının hata ve/veya ihmallerinden dolayı (CMR md.17/3) sanki bu hareket ve ihmalleri kendisi yapmış gibi sorumludur. Ayrıca taşıyıcı (ister belli bir ücret karşılığında yükü kendi taşısın, ister somut olayda olduğu gibi alt taşıyıcısı konumundaki --------ŞTİ`ne taşıtsın); Konvansiyonda öngörülen sorumluluk sistemine göre, taşıdığı (ya da alt taşıyıcıya taşıttığı) eşyayı varma yerinde “teslim aldığı haliyle” alıcısı emrine veya onun temsilcisine teslim borcunu üstlendiği gibi “yükün güzergâh üzerinde yaptığı aktarmalar dâhil olmak üzere” taşıma süresi içerisinde eşyayı gözetim sorumluluğunun da altındadır ve kural olarak yükleme yerinden varış mahalline kadar taşıdığı eşyaya gelecek zararlardan mesuldür. (CMR md.17/1). CMR Konvansiyonu`nun 30/1. Maddesi ise “Alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturur. Açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirme yazılı olarak yapılacaktır.” şeklinde düzenlenmiş olmakla birlikte; söz konusu maddedeki ihbar yükümlülüğü iki tarafça da bilinmeyen ve teslim sırasında deklare edilmeyen ziya ve hasar için geçerlidir. Somut olayda dava konusu cam türü yük (yukarıda kısmen alıntı yapılan) CMR`lerde kayıtlı teslim yerinde dava dışı alıcısı emrine çekincesiz teslim edilemediğinden, taşıyıcıya “CMR md.30/1 uyarınca” ayrıca yazılı bildirim gönderilmesine gerek yoktur.
Taşıyıcının mesuliyeti, müşterek sorumluluğu ve hasarın bildirimi yönünden hal böyle olmakla birlikte “eğer kayıp ya da hasar veya gecikme” istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da “taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan” ileri gelmiş ve bu durumu taşıyıcı kanıtlayabilmiş ise (CMR md.17/2 - md.18/1) ya da kayıp veya hasar; hasara uğrayan malların ambalajlanmaması ya da hatalı ambalajlanmış olması, yükün açık araçla sevk edilmesi, gönderici (olayımızda davacı), alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması yüzünden yahut da özellikle kırılma, paslanma, çürüme suretiyle kısmen veya tamamen zarar görebilecek malların özelliğinin doğal sonucu olan özel risklerden doğmuş ise, “hak iddia eden kimse (somut olayda davacı) kayıp veya zararın bu risklere kısmen veya tamamen bağlı olmadığını kanıtlayamadığı sürece” taşımacı zarardan sorumlu tutulamaz. (CMR md. 17/4 – a, b, c, d ve md.18/2).
Tüm dosya kapsamı ve yasal deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu olayda hasarın meydana gelmesinde; kırılma riski yüksek cam türü emtianın hatalı olarak yüklendiği, davacının cam türü emtianın palet içinde ve paletlerin de nakliye aracı içinde olması gerektiği gibi sabitlenmemesi nedeni ile meydana geldiği, CMR md. 17/4 –b, c, d maddeleri gereğince davalı yanın sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.Her ne kadar davalı yan tazminat talebinde bulunmuş ise de davacı tarafın açıkça kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından talebin reddine karar verilmiştir.
1.Davanın REDDİNE
2.Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE
3.Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 952,59 TL harçtan mahsubu kalan 337,19 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4.Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6.Davadan önce gidilen arabulucukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretini davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
7.Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8.Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025