Aramaya Dön

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/985
Karar No
K. 2025/824
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/985 Esas
KARAR NO: 2025/824
DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ: 13/12/2022
KARAR TARİHİ: 24/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket 21/09/2021 tarihinde 200.000,00 TL sermaye ile kurulmuş olup, davalı şirketin ¼ hissedarıd; kalan ¾ hisse ise aynı zamanda şirket temsilcisi olan ...e ait olduğunu, ortaklar sermayenin ¼’ünü ödemiş olduğunu, kalan kısmın tescilden itibaren 24 ay içerisinde ödenmesi taahhüt edildiğini, şirketin ilk kuruluşunda davalının eşinin çalıştığı işten ayrılması ve mesaisini şirkete ayırarak ...’ki işleri takip etmesi planlandığı, davalı ile ... davalının ve eşinin sağlayacağı bu katkıyı dikkate alarak özellikle bu nedenle ortak olmuş, bu amaçla davalının eşine geniş yetkiler içeren bir de vekâletname verildiğini, ancak, davalının eşi başka bir işe girmiş, davalının da ...’da şahsen iş takibi yapmayacağı, ortaklık payını almak suretiyle şirketten ayrılmak istediğini devamlı ve ısrarlı bir şekilde şirket yetkilisi olan ...'e söylemesi nedeniyle diğer ortak ... ile davalının ortak olmasının bir anlamı da kalmadığını, bunun üzerine diğer ortak ... tarafından İzmir ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 27/07/2022 tarihli ihtarnamesi ile sermaye koyma borcunun yerine getirilmediğini, şirketin ... tarafından finanse edildiği, şirketin kâr etmek bir yana, borç içerisinde olduğu dikkate alınarak davalıya ait şirket hisselerini bilâ bedel devretmesi ihtar edildiğini, akabinde davalı diğer ortak ...i dolandırıcılık suçlamasıyla Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyet ettiğini, davalının şikâyeti sonucunda ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, ancak bu şikâyet ve şikâyet dilekçesinde kullanılan ağır ve gerçeğe aykırı suçlamalar, ortaklar arasındaki güven ilişkisini zedelemiş, ortalığın devamını çekilmez hale getirdiğini, gerçekten de dolandırıcı olduğunuzu iddia eden biri ile normal, makul, orta zekalı birinin ortak olarak kalması, ortaklığını devam ettirmesi düşünülemeyeceğini, bunun üzerine davalının ortaklıktan çıkartılması için kurul 15/11/2022 tarihinde genel kurul olağanüstü toplantıya çağrıldığını, davalı toplantıya katılmamış, genel kurulda yasada öngörülen pay ve temsil edilen oyların yeter sayısı sağlandığı halde, şirket ortaklarının sadece iki kişi olması, paydaş yeter sayısının sağlanamadığı düşünülerek doğrudan çıkartma kararı verilmediğini, davalı ...’in haklı nedenle ortaklıktan çıkarılması davası açılmasına karar verildiğini, bu karar İzmir ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 23/11/2022 tarihli ihbarnamesi ile davalıya ihbar edildiğini, dava şartının tamamlanması anlamında ara bulucuya başvurulmuş, tarafların anlaşması mümkün olmamış, anlaşmanın gerçekleşmediği hususunda ara bulucu tutanağı düzenlendiğini, davalının dava dışı ortak ...e ... mesajı göndererek şirketten ayrılmak istemesini defalarca beyan etmesi, davalının şirket kurulurken şirketin gelişmesi ve faaliyeti için taahhüt ettiği mesai ve enerjiyi, vermemesi/veremeyecek olması, keza davalının diğer ortak ... hakkında Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak dolandırıldığı konusunda suç duyurusunda bulunması, davalı ile diğer ortak ...in ortaklığı devam ettirmelerinin artık mümkün olmadığı, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiği, bu şekilde ortaklığın çekilmez hale geldiği dikkate alınarak davalının ayrılma akçesi ödenmek suretiyle şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, dava tarihi itibarı ile hesaplanacak ayrılma akçesinin ödenmesi suretiyle davalının haklı nedenle şirket ortaklığından çıkarılmasına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ortaklıktan şirket genel kurulu kararıyla çıkarılması için gerekli olan kanuni şartlar gerçekleşmediğini, Şirket Esas Sözleşmesinde Çıkma, Çıkarma Açısından Haklı Sebepleri Düzenleyen Madde Bulunmadığını, limited şirketlerde ortaklıktan çıkarma prosedürü 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 621. ve 640. maddelerinde düzenlendiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Çıkarma başlıklı 640. maddesinin 1. fıkrasında Şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebileceği, yine aynı kanunun Önemli Kararlar başlıklı 621. maddesinin 1. fıkrasının h bendinde çıkarma kararının temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabileceğinin belirtildiğini, somut olay değerlendirildiğinde ... Şti.‘nin şirket sözleşmesinde ortağın çıkarılması için hangi sebeplerin gerekli olduğu öngörülmediğini, çıkarılma hususunda müvekkiline gönderilen ihtarnamede çıkarılma gerekçesi açık şekilde gösterilmediğini ve ayrıca söz konusu ortağın çıkarılmasına ilişkin toplanan şirket genel kurulunda karar yeter sayısı da sağlanamadığını, açıklanan sebepler doğrultusunda mahkeme huzurunda açılmış olan haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, genel kurul tarafından alınan önemli nitelikteki karara ilişkin toplantı usulüne uygun ilan edilmediğini, bu hususta müvekkilinin toplantıya davet edilmediğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Çağrı başlıklı 617. maddesinin 3. fıkrasında genel kurul toplantılarına ilişkin yapılacak çağrının anonim şirketlere uygulanan hükümler doğrultusunda yapılacağı belirtildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Çağrının Şekli başlıklı 414. maddesinin birinci fıkrasında Genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrıldığını, bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılacağını, pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirilir denildiğini, kanun maddeleri ışığında somut olay değerlendirildiğinde söz konusu olağanüstü genel kurul toplantısına ilişkin çağrının Türk Ticaret Sicil Gazetesinde kanunda belirtilen süreye uygun olarak ilan edilmesinin yanında toplantıya ilişkin şirketin internet sitesinde olağanüstü genel kurul toplantısına ilişkin herhangi bir ilan yapılmadığını, müvekkiline toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı ve ya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirilmediğini, aynı zamanda ispat yükü davacı tarafın üzerinde olmasına rağmen davacı ... bu hususa ilişkin herhangi bir delil sunmayarak davasını ispat edemediğini, dava, olağanüstü genel kurul kararında gösterilen sebepler genişletilerek açıldığını, 05.11.2022 tarihinde saat 10:00 da şirket genel merkezinde müvekkili ...’in katılımı olmaksızın yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında; “...’in şirketten ayrılmak istediğini müteaddit kereler ... üzerinden ...e bildirdiğini, ...’in şirket kurulurken şirketin gelişmesi ve faaliyeti için taahhüt ettiği mesai ve enerjiyi başka bir iş bulması nedeniyle veremeyecek olması, keza ...’in ... hakkında Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak dolandırıldığı konusunda suç duyurusunda bulunduğu, bu nedenle ... ile ...’in bundan sonra ortaklığı devam ettirmelerinin mümkün olmadığını, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiğini, ortaklığın çekilmez hale geldiği” gerekçeleri ile ...’e ayrılma akçesinin ödenerek ortaklıktan çıkarılması için gerekli olan karar nisabı sağlanamadığını, bu sebeple ...’in ortaklıktan çıkarılması için ...e dava açma izni ve yetkisi verilmesine karar verildiğini, ancak ... tarafından ... Şti.ni temsilen açılan ortaklıkan çıkarma davasında olağanüstü genel kurul tutanağından sayılan ortaklıktan çıkarma sebeplerine ek olarak davalının eşi olan...’in başka bir işe girmiş olması ve ... tarafından İzmir ... Noterliği marifetiyle gerçeğe aykırı olarak çekilen, müvekkilinin sermaye koyma borcunu yerine getirmediğine ve şirketin ... tarafından finanse edildiğine dair ...yevmiye numaralı ve 27/07/2022 tarihli ihtarname de dava sebebi olarak gösterilmiş bu suretle de olağanüstü genel kurul kararında gösterilen ortaklıktan çıkarma sebepleri genişletilerek dava açıldığını, müvekkilinin ortaklıktan mahkeme kararıyla çıkarılması için haklı bir neden olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Çıkarma başlıklı 640. maddesinin 3. fıkrasında şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılmasının mümkün olduğunu, kanun maddesi ışığında somut olay değerlendirildiğinde müvekkili ... ve eşi gerek şirket tüzel kişiliğine karşı gerek diğer ortak olan ...e karşı asli borçlarının tamamını yerine getirmiş şirketin sağlıklı bir şekilde üretimine başlayıp bir an önce kar elde etmeye başlaması için elinden geleni yaptığını, şirkete karşı tüm yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getiren müvekkilinin şirket ortaklığından çıkarılması için hiçbir haklı sebep bulunmadığını, müvekkili iddia edilenin aksine şirkete sermaye koyma borcunu yerine getirildiğini, aksi kabul edilse dahi kuruluş itibariyle 24 aylık süre devam etmekte olup müvekkili bu borç açısından mütemerrit olmadığını, somut olayda her ne kadar davacı taraf müvekkili ...’in adı geçen ve ortağı olduğu şirkete sermaye koyma borcunu yerine getirmediğini iddia ederek ortaklıktan çıkarmak istese de müvekkili İzmir Kemalpaşa Ören Belediyesinde bulunan ve değişik tarihlerde yatırım amaçlı aldığı 5.8 ve 7 dönüm büyüklüğünde tarım arazilerinin 5 ve 8 dönümlük olanlarını emlak yetkilisi ... vasıtasıyla Prof. Dr. ...’a 500.000,00 TL karşılığında satmak için anlaşmış ancak satışın gerçekleşmesi için 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve 3083 sayılı Tarım Reformu Kanunu uyarınca 20 dönümün altındaki tarım arazilerinin parça parça satışının mümkün olmaması sebebiyle ... Mah. ... Mevkii ... parsel numaralı 6.750 metrekare büyüklüğündeki bağı arkadaşı ...'e aralarında bir para alışverişi olmaksızın karşılıksız olarak ve daha sonra geri tekrardan geri almak üzere 06.11.2019 tarihinde devretmiş bu duruma emlakçı ... tanıklık ettiğini, ancak araya pandemi sürecinin getirdiği sokağa çıkma ve seyahat yasaklarının girmesi sonucu müvekkili söz konusu arsayı geri alamadığını, 2021 yılında ... devletten 3.000.000,00 TL hibe mahiyetinde kredi alacağını bunun için kadın girişimci ve ileri girişimcilik belgelerinin olduğunu, aldığı bu hibe ile müşterek dostları ... ile birlikte karlılığı çok yüksek olan savunma sanayinde kullanılan bir malın üretimini yapacak bir şirket ve işletme kuracağını, dilerse kendisi de sermaye koyarak şirkete ortak olabileceklerinden bahsettiğini, müvekkili ise 6.750 metrekare büyüklüğündeki tarım arazisinin satışından gelecek olan tahmini 1.000.000,00 TL parayı şirkete sermaye olarak koyabileceğini söyleyerek kurulacak olan şirketin %25'ine ortak olma konusunda ... ile anlaştığını, bunun üzerine müvekkili, ...e inançlı işlem ile emaneten verdiği bağını elden çıkarmak için “...” isimli internet sitesi üzerinden kendi adını ve kendi iletişim bilgilerini kullanarak “...” ilan numarası ile satışa çıkardığını, ilanı gören ... söz konusu araziyi 815.000,00 TL ye satın almak için müvekkili ile irtibata geçmiş ve 13.09.2022 tarihinde tapu kütüğünde hak sahibi olarak gözüken ... ve arkadaşı ... ile birlikte tapuya gitmiş ve taşınmazın tapusu ...’a devredildiğini, tapu devrinden hemen sonra ise ... müvekkilinin eşini arayarak arsanın parasını kime göndermesi gerektiğini sormuş, müvekkilinin eşi de nasıl olsa para şirket hesabına yatacak diyerek parayı ...e verilmesini istediğini, ... parayı aldıktan sonra bu paranın 100.000,00 TL sini şirketin acil harcamaları için ... Bank ... Şubesinde bulunan şirket hesabına yatırmış geri kalan kısmını ise aynı gün ... isimli döviz şirketinde 64.420,00 USD ye çevirmiş ve bu parayla üretime başlamak için hammadde ve makina alınacağını söylediğini, ancak ... söz konusu 64.420.00 USD ile makina ve hammadde almak yerine kendisine lüks bir makam odası yaptırmış müvekkilinin koymuş olduğu sermayeyi bu şekilde harcadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Sermaye Koyma Borcu başlığı altında düzenlenen 128. maddesinde her ortağın usulüne göre düzenlenmiş ve imza edilmiş şirket sözleşmesiyle koymayı taahhüt ettiği sermayeden dolayı şirkete karşı borçlu olduğu düzenlendiğini, kanun maddesi ışığında somut olay incelendiğinde müvekkiline yöneltilen şirkete sermaye koyma borcunu yerine getirmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili kendine ait olan 6.750 metrekarelik bağ arazisinin satışından elde edilen geliri şirket sermayesi olarak belirlemiş ancak diğer ortak ... paranın kendisinde olmasından faydalanarak bu paranın sadece 100.000,00 TL'sini şirket hesabına yatırmış geri kalanını Amerikan Dolarına çevirdikten taahhüt ettiğinin aksine bu parayı hammadde ve makina almak yerine makam odası yaptırmak gibi gereksiz harcamalarda kullandığını, müvekkilinin ve eşi ...’in şirket yönetimine dair görev ve sorumluluklarını yerine getirmesi engellendiğini, müvekkilinin bilgi alma ve denetleme hakkını kullanmasının önüne geçildiğini, bu husus davacı tarafından haklı neden olarak gösterilmek istendiğini, somut olayda her ne kadar davacı olan taraf müvekkilinin şirket kurulurken şirketin gelişmesi ve faaliyeti için taahhüt ettiği mesai ve enerjiyi, vermemesi/veremeyecek olduğunu iddia ederek müvekkilinin ortaklıktan çıkarmak istese de müvekkili sahibi olduğu bağı satıp şirkete sermaye koyma borcunu yerine getirdikten sonra ... kendisine devlet tarafından verilecek olan 3.000.000,00 TL lik kadın girişimcilik kredisinin çıkmadığını bu sebeple kredi çekmek istediğini, bankaya teminat göstermeden kredi çekilmeyeceğini, bu sebeple de müvekkiline ...’da bulunan evini ipotek vermesi gerektiğini söylediğini, yaşanan bu olayın ardından müvekkilinin eşi ..., şirkete karşı tüm sermaye koyma borcunun kendileri tarafından yerine getirildiği, ...in şirket adına hiçbir yatırımda bulunmadığı eğer ...’da bulunan evleri de ipotek ettirilirse kurulan şirkete ait tüm risklerin kendilerinin üzerine yıkılacağından söz ettiğini ve şirketin batması durumunda giden tüm mal varlığının kendilerinden gideceğini söyleyerek ...e sermaye koyma borcunu yerine getirmesi amacıyla gözdağı verebilmek için ben bu işte yokum dediğini, yaşanan bu olayın ardından müvekkilinin eşi ocak ayında işe başlamak amacıyla...’e gittiğini, ancak ... şirketin mevcut sermayesinin tamamının müvekkili ve eşi tarafından oluşturulmasına rağmen müvekkilinin bilgisi dışında kendisini şirketin tek yetkilisi olarak atadığını, bu şirket benim diyerek müvekkilinin eşine hiçbir şekilde bilgi ve belge paylaşımında bulunmadığını, müvekkilinin eşinin hiçbir işe karışmasına izin vermediğini, bunun üzerine müvekkili ve eşi ... şirketin mali müşavirinden şirket hakkında bilgi almak istemiş mali müşavir ise ...in izni olmadan bilgi vermeyeceğini, bu şekilde talimat aldığını belirttiğini, aynı zamanda ...in kendisine “o para ... değil benim param” dediğini öğrendiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı üst başlıklı 614. maddesinin ilk fıkrasında her ortağın, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebileceği ve belirli konularda inceleme yapabileceği belirtildiğini, somut olay değerlendirildiğinde ..., müvekkilinin şirket hakkında bilgi almasını engelleyerek müvekkiline karşı şirket ortağı olmalarından kaynaklı olan borcunu yerine getirmemiş, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme yapma hakkını şirketin mali müşavire dahi talimat vererek kullanmasını engellediğinin görüldüğünü, müvekkili ve eşinin şirketin gelişimi ve üretime başlayabilmesi için ellerinden geleni yapmaya çalıştıkları ancak tüm çabalarının ...in engellemeleri neticesinde sonuçsuz kaldığının görüldüğünü, müvekkilinin eşinin farklı bir işte çalışmaya başlamak zorunda kalması davacı tarafından ortaklıktan çıkarma için haklı neden olarak gösterilmeye çalışıldığını, şirket sermaye şirketi olup emek taahhüdünün yerine getirilmemesi haklı sebep teşkil etmeyeceğini, şirketin ilk kuruluşunda müvekkilinin eşi ...’in çalıştığı işten ayrılması ve mesaisini şirkete ayırarak ...'daki işleri takip etmesi planlandığını, müvekkilinin eşi ocak ayında işe başlamak amacıyla ...’e gittiğinde o tarih itibariyle emekli olup ... ile birlikte ortak olarak kurdukları şirkette çalışacağını düşündüğü için herhangi bir yerde çalışmaya başlamadığını, ...in şirkete koymayı taahhüt ettiği 3.000.000,00 sermayeyi şirkete koymaması, müvekkili ve eşine şirkete ait bilgi ve belgelerin gösterilmemesi, üretime başlayabilmek için gerekli olan hammadde ve makina alınması için ayrılan paralar ile kendine makam odası yaptırması, ve “O paralar ... değil benim” şeklinde söylemlerde bulunması gibi sebepler müvekkili ve eşinin güveninin kırılmasına sebep olduğunu, pandemi dönemi sonrası global anlamda ortaya çıkan yüksek enflasyon ve kriz ortamı ülkemizi de etkilemiş bunun sonucunda her ailede olduğu gibi emekli maaşı ile geçimini sağlayan müvekkilinin ailesinde de geçim sıkıntıları ortaya çıkmaya başladığını, yaşanan bunca olumsuzluk ve ...in yarattığı güvensizlik ortamına daha fazla katlanamayan müvekkilinin eşi 16.03.2022 tarihinde ekonomik güvenliklerini sağlayabilmek için ... isimli ilaç firmasında işe başlamak zorunda kaldığını, ...in ortaklık anlayışına sığmayacak davranışları sonucunda meydana gelen güvensizlik ortamı ve global çaptaki ekonomik kriz ortamı sonucu müvekkilinin eşi başka bir yerde çalışmaya başladığı ancak davalı tarafın sanki meydana gelen durumun müvekkili ve eşinin kusuru sonucunda ortaya çıkmış gibi göstererek haklı sebep oluşturmaya çalıştıkları görüldüğünü, ..., müvekkili ...’i dolandırdığını, dava dışı diğer ortak ile yapılan Sermaye Getirme Anlaşmasına aykırı olarak müvekkilden ödeme yapması talep edildiğini, ..., müvekkili ...’e ... ile birlikte savunma sanayinde kullanılacak bir malın imalatını yapacak bir işletme ve şirket kuracaklarını, bu şirketin sermayesini kadın girişimcilik ve ileri girişimcilik belgelerine sahip olması dolayısıyla devletten hibe şeklinde alacağı 3.000.000,00 TL kredi ile oluşturacağını, bu şirketin karlılığının çok yüksek olacağını belirterek sermaye koymak şartı ile şirkete ortak olabileceğini söylediğini, ancak ... şirkete koymayı taahhüt ettiği 3.000.000,00 TL sermayeyi koymadığı gibi müvekkilinden hiçbir bedel almadan, aralarındaki 25 yıllık arkadaşlığın oluşturduğu güven ilişkisine dayanarak emaneten, daha sonra geri almak üzere devrettiği .... ... Mevkii ... parsel numaralı 6.750 metrekare büyüklüğündeki bağın ...’a satılması sonucu elde edilen 815.000,00 TL lik parayı müvekkili namına şirkete sermaye olarak koyacağını söylemiş ancak belirtilen parayı şirket hesabına yatırmamış, paranın kendisine ait olduğunu söyleyip bu isterseniz mahkemeye başvurun hiçbir şey ispat edemezsiniz dediğini, tüm bu yaşananların ardından müvekkili şirketin kuruluş süreci hakkında bilgisi olan ve bu konuyla alakalı olarak açılmış ... soruşturma numaralı dosya kapsamında Yenişehir Şehit Abdüllatif Türkgezer Karakolunda 26.09.2022 tarihinde ifade veren, ...in eski eşi olan..., ...'in abisi ...’e “insanların parasını geri verin, orada benim çocuğumda var haram paradan boğazına geçsin istemiyorum” demiş bunun üzerine...’de “Sen ...’in avukatı mısın sana ne. ... bacımla iş yapmayıp yeniden ...’da ilaç firmasına işe girdi bacımı dımdızlak ortada bıraktı o para artık bizim tazminatımızdır bizim adalet anlayışımız budur.” diyerek adeta ...in işlemiş olduğu dolandırıcılık suçunu itiraf eder nitelikte konuştuğunu, akabinde müvekkilinin diğer ortak ...e bilgi almak amacıyla yaptığı tüm başvurular sonuçsuz kaldığını, ... tarafından müvekkili ve eşine şirket hakkında hiçbir bilgi verilmediğini, ayrıca Şirketin Kuruluş Sözleşmesinde müvekkilinin kuruluş öncesinde sermaye koyma taahhüdünü yerine getirdiğinin belirtilmesine rağmen ... sürekli olarak müvekkilinin sermaye koyma taahhüdünü yerine getirmediğini belirterek haksız bir sermaye talebinde bulunmuş bu doğrultuda müvekkiline 27.07.2022 tarihinde İzmir ... Noterliği marifetiyle bir ihtarname gönderdiğini, tüm bu yaşananların ardından yıllarca biriktirdiği paranın nerede ve ne şekilde harcandığını kesinlikle öğrenemeyen müvekkili ...in sergilemiş olduğu çelişkili davranışlar sonucu kendisini dolandırıcılık suçunu işlediği gerekçesiyle Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyet ettiğini, her ne kadar müvekkilinin şikâyeti sonucunda ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olsa da bu karara 28/10/2022 tarihinde itiraz edildiğini, itirazın Sulh Ceza Hakimliği tarafından hukuka aykırı şekilde reddedilmesinin ardından haklı davalarının olağanüstü kanun yolu olan Kanun Yararına Bozulması için Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne taşımaya hazırlandığını, aynı zamanda ...in söz konusu ... soruşturma numaralı dosya kapsamında 12.09.2022 tarihinde saat 12:13 te Gaziemir Polis Merkezi Amirliğinde alınan ifadesinde “...2019 yılında sıkışık olduğu için ... ilçesinde bulunan arsayı bana 550 bin TL nakit olarak sattı. Ben satış esnasında parayı bu parayı ... Hanıma elden verdim. Oda parayı aldığını söyleyerek satış gerçekleşti.(...) Ben bahse konu şirketi 26.09.2021 tarihinde kurdum. Kuruluş aşamasında ... hanım şirkete ortak olmak istediğini söyledi, bende dostum diyerek ona parası olduğunu bildiğimden hiç para almadan ama 2.000.000,00 TL yi şirket sermayesine vereceklerini beyan etmeleri üzerine %25 hisseyi ona devrettim. ... hanımdan daha önce bedelini ödeyerek almış olduğum arsayı, şirketimin ihtiyaçlarını gidermek için satma kararı alarak, ... Beye 800 bin TL karşılığında elden parayı alarak sattım.” diyerek inançlı temlik sonucunda kendisine verilen söz konusu arsayı ücretini ödeyerek satın aldığını, müvekkili ...’ in şirkete herhangi bir bedel ödemeden ortak olduğunu, parasını vermek suretiyle satın aldığı arsayı da şirket ihtiyaçlarını gidermek için sattığını iddia ettiğini, dolayısıyla müvekkilinin kendisine inançlı temlik yoluyla devrettiği arsasını satışından elde edilen parayı şirkete sermaye olarak koyduğunu reddettiğini, ancak müvekkili ... ile davacı ... arasında ... soruşturma numaralı dosyaya subut eden anlaşmazlık sonucunda taraflar uzlaşma amacıyla 15.02.2022 tarihinde Avukat ... ofisinde bir araya geldiklerini ve bu görüşmeye ...'de katılım sağladığını, yapılan görüşme esnasında ... ikrarda bulunarak inançlı temlik sonucu devredilen arsanın kendisine ait olmadığını, arsanın satışından elde edilen parayla iş yapılacağını, iş yaptıktan sonra kazandığı parayla arsanın satışından elde edilen 100.000,00 TL ve 64.420,00 USD yi 750.000,00 TL olarak Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında toplam 3 taksitle ödeyeceğini, 10 gün içinde birisiyle ortak olmak için görüşeceğini eğer işler yolunda giderse yeni ortaktan alacağı parayla ödeme yapabileceğini beyan etmiş ancak arsanın satış fiyatı olan 800.000,00 TL nin yasal faizin ödeyemeyeceğini belirtildiğini, ancak ilerleyen süreçte ... görüşme esnasında taahhüt ettiği parayı ödemediği gibi paranın tamamının kendisine ait olduğunu iddia etmiş daha da ileriye giderek müvekkiline İzmir ... Noterliğinin 27.07.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyi müvekkiline göndererek sermaye koyma borcunu yerine getirmediğini belirttiğini, bahsedilen görüşmenin tamamına ... ve Avukat ...’da tanıklık ettiğini, ...in sergilemiş olduğu tutumlar müvekkilinin ve eşinin üzerinde büyük bir güvensizlik yaratmış bunun sonucunda şirketten koydukları sermayeyi alarak ayrılmak istediklerini, ... şirkete koymayı taahhüt ettiği 3.000.000,00 TL sermayeyi şirkete koymadığını, müvekkilinin bağının satılması sonucu elde edilen parayı makina ve hammadde alınacağını söyleyip sonrasında yerine kendine makam odası yaptırmak için harcadığını, müvekkilinin bilgi alma ve denetleme hakkını kullanmasını engellediğini, şirkete sadece müvekkili tarafından konulan sermayenin tamamının kendisine ait olduğunu iddia ettiğini, ... şirkete hiçbir şekilde sermaye koymamasına rağmen müvekkiline karşı küçümseyici bir tavırla “Zaten senin verdiğin para kaç kuruş ki 800 bin TL değil mi?” diyerek şirketin tamamının kendisininmiş gibi davrandığını ve müvekkili ve eşinin şirkete ortak olmasını kendisinin onlara göstermiş olduğu bir lütufmuş gibi lanse etmeye başladığını, şirketin daha kuruluş aşamasında ... şirkete ortak olmak isteyen 3. bir kişinin olduğunu bu kişiye 5.000.000,00 karşılığında %12.5 pay verileceğini, ancak bu payın ...in hissesi arasından değil tüm sermayenin sahibi olan müvekkilinin %25'lik payı içinden verileceğini söylediğini, bahsi geçen 3. ortağın tam hisseleri alacakken birden vazgeçmesi müvekkilinin kafasında soru işaretlerinin oluşmasına sebep olduğunu, bu anlaşmazlıklar, ...in hal ve hareketleri sonucu ortaya çıkan güvensizlik ortamı ve kötü muamelelerin ardından müvekkili ve eşi ..., ...e artık bu ortaklığı yürütmek istemediklerini, şirkete konulan tüm sermayenin kendilerine ait olduğunu, ancak buna rağmen sadece şirket payının %25 ine sahip olduklarını, şirketin iflas etmesi durumunda sadece kendilerinin para kaybetmiş olacağını ...in şirkete maddi hiçbir katkısı olmamasından dolayı herhangi bir kaybının olmayacağını, tüm riski kendilerinin üstlendiğini, bu duruma daha fazla katlanmak istemediklerini söyleyerek şirketin kurulması için koymuş oldukları sermayeyi geri alıp şirketten ayrılmak istediklerini belirttiklerini, ... müvekkili ve eşinin bu isteğini kabul ettiğini, müvekkilinin eşi ... ve ...’i de yanına alarak notere hisse devri işlemlerini yapmaya gittiğini ancak tam işlemlerin başlayacağı sırada “benim migrenim var” diyerek hızlı bir şekilde oradan uzaklaştığını, yaşananlardan birkaç gün sonrasında ..., müvekkili ve eşine şirketin henüz hiçbir faaliyetinin olmamasına rağmen 5 yıl süre ile kendilerinin ve çocuklarının motor ve elektriğe dair herhangi bir çalışma yapamayacağına aksi halde 5.00.000,00 € tazminat ödeyeceklerini öngören bir gizlilik sözleşmesi imzalatmak istediğini, müvekkili ve eşi bundan sonraki süreçte bu işi yapmak istemediklerini, kendilerinin bir motor üretebilecek kadar teknik bilgiye sahip olmadıklarını söylemelerine rağmen bu sözleşmeyi imzalamazsanız paranızı vermeyeceğim denildiğini, müvekkili ve eşi ise daha ...in daha önceki tutarsız ve şüpheli hareketlerini göz önünde bulundurarak bu sözleşmeyi imzalamak istemediklerini, müvekkili ve eşi ..., ...in bu tutarsız teklifini kabul etmeyince ... müvekkili ve eşini Şubat ayında ... davet ederek konuşmak istediğini belirttiğini, müvekkili ve eşi teklifi kabul ederek 15.02.2022 tarihinde ...'e gitmiş isimlerini ... olarak bildikleri bir avukatın ofisinde ... ile görüşmeye başladıklarını, ... görüşmeler sırasında müvekkili ve eşine Mayıs Haziran ve Temmuz ayında 250 şer bin TL vereceğini ama önce iki gün beklemeleri gerektiğini müvekkilinin hisselerini birine satacağını ve ondan para alıp kendilerine vereceğini söylediğini, söz konusu satış başarılı olmayınca ... şirkete sermaye olarak konulan paraların hepsi benimdi diyerek müvekkilinin şirkete olan katkılarını inkar ettiğini, ...in sadece müvekkilini saf dışı bırakmak için asılsız iddialar öne sürerek ortaklıktan çıkarma davası açtığını, müvekkili bu aşamaya gelinceye kadar gerek şirkete gerek şirketin diğer ortağı ...e karşı üzerine düşen tüm sorumluluklarını yerine getirmiş şirketin sağlıklı bir şekilde kurulup üretim yaparak kar elde etmeye başlayabilmesi için elinden geleni yaptığını, ancak müvekkilinin tüm bu çabasına rağmen ... sürekli pürüzler çıkartarak müvekkili ve eşi ...'in şirket için çalışmasını engellediğini, vaad ettiği sermayeyi şirkete bir türlü koymayarak üretime başlanabilmesi için gerekli makina ve teçhizat alımını aksattığını, müvekkili ve eşine şirket hakkında bilgi verme görevini yerine getirmeyerek müvekkilini zor duruma soktuğunu, ayrıca müvekkilinin şirket genel kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılması için gerekli olan kanuni şartlar sağlanmadığı gibi mahkeme kararı ile de ortaklıktan çıkarılması için haklı herhangi bir sebep bulunmadığını, şirketin bugün dahi varlık gösterebilmesinin tek sebebinin müvekkilinin koymuş olduğu sermaye ve emekleri olduğu, davacının iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu, bu sebeple kendilerine yöneltilen davanın reddine ve söz konusu dava sonucunda meydana gelen tüm masrafların davacı tarafa yükletilmesini talep etmiş ve savunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT

Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma-... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; dosyamız davalısının dava dışı ... hakkında " müşteki vekili aracılığı ile 24/08/2022 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığımıza müracaat ederek, ... ili ... Beldesinde değişik tarihlerde yatırım amaçlı 5, 8 ve 7 dönüm büyüklüğünde tarım arazisi vasfında üç ayrı taşınmaz satın alındığını, 5 ve 8 dönüm büyüklüğünde olup yan yana olan iki taşınmazını 2019 yılı Kasım ayında ... yetkilisi ... vasıtasıyla 500.000 TL bedelle alım satımı hususunda Prof Dr ... ile anlaştığını ancak 20 dönümün altındaki tarım arazilerinin parça parça satışının mümkün olmadığı tapu da çalışan görevlilerce müvekkile bildirilince, tarım arazilerini satabilmek için, aile dostu olan ... ile görüştüğünü ve ... Mahallesi ... Mevkii ... parsel numarasında kayıtlı 6.750 metrekare büyüklüğündeki bağın emaneten kendisine devri hususunda anlaştığını ve 06.11.2019 tarihinde söz konusu taşınmazın tapusunu hiç bir ödeme işlemi yapmaksızın devrettiğini, 2021 yılının nisan aynıda ... ile şirket kuracaklarını, ...'nın kendisine "bağını satman lazım ki naktimiz olsun işe başlayalım ben de iş başlayınca başvuruda bulunup 3 milyon hibeyi alacağım ve şirkete sermaye olarak koyacağım" dediğini, bunun üzerine ... isimli internet sitesinden kendi adına ve iletişim bilgileriyle ... numaralı ilanı koyduğunu, bahçe komşusu ... ile 815.000 TL bedelle satışı hususunda anlaştıklarını, taşınmazı devrettiğini ve bu parayı şirket hesaplarına devretmesi için ...'ya verdiğini, ...'nın şirkete koymayı taahhüt ettiği 3.000.000 TL 'yi koymadığı gibi 815.000 TI'yi'de şirket hesaplarına müştekinin namına şirkete koyacağını söyleyerek teslim aldığı ancak şirket hesaplarına aktarmayarak yarar sağladığını beyan ederek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada, şüpheli ... alınan ifadesinde özetle, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği, dolandırıcılık suçunun Türk Ceza Kanunu'nun 157. ve 158. maddelerinde düzenlendiği, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2005/144 E. 2006/5115 K sayılı kararına ve yerleşik içtihatlarında, ''Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; fiilin hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Yalan belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olma, “sergileniş açısından mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldırmalıdır. Kullanılan hile ile mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu kandırıcı davranışlarla yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmasının gerekli olduğu'' kabul edildiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde somut olayda şüphelinin üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, dolandırıcılık suçunun vücut bulabilmesi için aranan hilenin somut olayımızda bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu,müştekinin alacağını hukuk mahkemeleri aracılığıyla temin etmesi gerektiği, somut olayda bu hali ile ceza hukuku anlamında soruşturulması gereken bir eylem bulunmadığı anlaşılmakla; açıklanan nedenlerle şüpheli hakkında yukarıda izah edilen suç yönünden KAMU ADINA KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA.." dair karar verildiği anlaşılmıştır. İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 11.04.2023 tarihli cevabi yazısında özetle; Şirketin 21.09.2021 tarihinde ... İlan sıra no, ... Ticaret Sicil Numarası ile tescil edildiği, şirket ortaklık payı incelendiğinde ise; ORTAK ADI NOMİNAL BEDEL PAY ORTAK ORTAK HİSSE BEDELİ ORAN ... 50,00

3.000,00

150.000,00 %75 ... 50,00

1.000,00

50.000,00 %25

4.000,00

200.000,00 - Şirket sermayesinin her ikki ortak tarafından da nakdi olarak taahhüt edildiği, -Nakden taahhüt edilen payların itibari değerlerinin 50.000,00 TL'si şirket tescilinden önce ödendiği, - Nakden taahhüt edilen payların İtibari değerleri, şirketin tescili izleyen 24 ay içinde ödeneceği, - Şirket Müdürlüğü'ne ... getirildiği ve münferiden temsile yetkili olduğu anlaşılmıştır.

Dosyanın re'sen seçilecek SMMM (şirketler hukuku,şirket işleyişi,ticari şirketler sahasında da uzman) ve ticaret hukuku öğretim üyesi bilirkişiye teslim edilerek, bilirkişilere tarafların ticari defter ve belgelerinin bulunduğu yerde inceleme yapma yetkisi verilerek, uyuşmazlık konusu, taraf beyanları nazara alınarak dosya kapsamı itibarıyla, uyuşmazlık konusu ile sınırlı olmak üzere davacının davalıyı haklı sebepler dairesinde şirketten çıkarmasının şartlarının oluşup oluşmadığı, talebe esas vakıaların haklı sebep sayılıp sayılamayacağı, hususunda davacının davalıyı haklı sebepler dairesinde şirketten çıkarmasının şartlarının oluşup oluşmadığı, talebe esas vakıaların vakıaların haklı sebep sayılıp sayılmayacağı hususlarında; ticari defterler ile dosya içeriği incelenerek alınan bilirkişi raporunda özetle;

1.Davacı şirket adresinin kapalı olduğundan şirket mali tablolarının incelenemediğinden şirketin kar/zarar ve borca batık olup olmadığı hususlarının değerlendirilemediği,

2.Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak somut olay değerlendirildiğinde; davacı şirket müdürü ... ile davalı ... arasında iş yerinin yönetimi ve işyerinde birlikte ticari faaliyet gösterilmesinin imkansız hale geldiği, taraflar arasında güven sorunun ciddi sorunlar bulunduğu, buna göre, davacı ve davalı arasındaki işbirliği, birlikte çaba, karşılıklı güven ilişkisinin ortadan kalktığı, bu durumda da şirket ortaklığın haklı nedene dayalı olarak fesh edildiği ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu ve taraflar arasındaki şirket ortaklığın devamının mümkün bulunmadığı hususundaki değerlendirmeler Mahkemeye bırakıldığı rapor edilmiştir. Taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda alınan ek raporda özetle;

1.İnceleme yapılan davacı şirket sermaye hesapları incelendiğinde %75 hissedar ...'in 150.000,00 TL Sermaye Taahüdünün tamamını ödediği, %25 hissedar ...'in taahhüt ettiği 50.000,00 TL sermayenin 12.500,00 kısmını şirket tescilinde ödediği, kalan 37.500,00 TL Sermaye taahhüdünü ödemediği, ancak şirket ana sözleşmesine göre 21.09.2023 tarihine kadar ödeyebileceğin anlaşıldığı, dolayısı ile davalı tarafın şirket sermayesini ödemediği gerekçesi ile ortaklıktan çıkarılma bahsinin olamayacağı,

2.Davalı tarafın cevap dilekçesinde ifade etiği ... Mah. ... Mevkii ... parsel numaralı 6.750 metrekare büyüklüğündeki bağı arkadaşı ...'e aralarında bir para alışverişi olmaksızın karşılıksız olarak ve daha sonra geri tekrardan geri almak üzere 06.11.2019 tarihinde devredildiği ve satış sonrası bedelin ...'e verilip verilmediğinin konusunda uzman Gayrımenkul uzmanı tarafından yapılacak tespit ve değerlendirmeler neticesinde anlaşılabileceği hususun Mahkemenizin değerlendirmelerine bırakıldığı,

3.Ancak taraflar arasında yaşanan olumsuzluklar göz önüne alınca şirket ortaklığın haklı nedene dayalı olarak fesih edildiği ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu ve taraflar arasındaki şirket ortaklığın devamının mümkün bulunmadığı hususundaki değerlendirmelerin Mahkemeye bırakıldığı rapor edilmiştir. Mahkememizin 25.09.2024 tarihli ara kararı gereği ek rapora ilave olarak ayrılma akçesi hesaplamak üzere alınan ek raporda özetle;

1.Davalı tarafın cevap dilekçesinde ifade etiği ... Mah. ... Mevkii ... parsel numaralı 6.750 metrekare indeki bağı arkadaşı ...'e aralarında bir para alışverişi olmaksızın karşılıksız olarak ve daha sonra geri tekrardan geri almak üzere 06.11.2019 tarihinde devredildiği ve satış sonrası bedelin ...'e verilip verilmediğinin konusunda uzman Gayrımenkul uzmanı tarafından yapılacak tespit ve değerlendirmeler neticesinde anlaşılabileceği hususun Mahkemenin değerlendirmelerine bırakıldığı,

2.Ancak taraflar arasında yaşanan olumsuzluklar göz önüne alınca şirket ortaklığın haklı nedene dayalı olarak fesih edildiği ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu ve taraflar arasındaki şirket ortaklığın devamının mümkün bulunmadığı hususundaki değerlendirmeler Mahkemeye bırakıldığı,

3.Mahkeme davalı ...'in ortaklıktan ayrılmasına karar vermesi halinde, davacı şirkete taahhüt ettiği Sermaye payının sadece 12.500,00 TL kısmını ödediği anlaşıldığından ortaklıktan ayrılma payının da 12.500,00 TL ile sınırlı kalacağı, zira davacı işletmenin 2021/2022/2023 yıllarında zarar beyan ettiğinden kar payı hesaplanmadığı rapor edilmiştir. Alınan kök ve ek bilirkişi raporu Mahkememizce yeterli ve hükme esas almaya elverişli mahiyette görülmüştür. Dava;

TTK 638 maddesine dayalı limited şirket ortaklığından çıkma talebinden ibarettir.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının davalıyı haklı sebepler dairesinde şirketten çıkarmasının şartlarının oluşup oluşmadığı, talebe esas vakıaların haklı sebep sayılıp sayılamayacağı tespiti noktalarında toplandığı,

Mahkememizce SGK Başkanlığı, Vergi Dairesi Başkanlığı, Ticaret Sicil Müdürlüğü ile yazışmalar yapıldığı, gelen cevabi yazılar, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,

Somut olayda; davalı ..., ... ile birlikte 21.09.2021 tarihinde şirket paylarının %25'i kendisine %75’i ise ...e ait olacak şekilde savunma sanayinde kullanılacak ürünlerin üretimini yapmak üzere faaliyet gösterecek olan davacı ... Şti. isimli şirketi kurduğu, ancak 09.12.2022 tarihinde davalının dava dışı ortak ...e sosyal medya ve mesajlaşma programı olan “...” üzerinden mesaj göndererek şirketten ayrılmak istemesini beyan ettiği, davalının davacı şirkete karşı sermaye koyma borcunu yerine getirmediği, davalının, davacı şirket kurulurken şirketin gelişmesi ve faaliyeti için taahhüt ettiği mesai ve enerjiyi, vermemesi/veremeyecek olması, davalı diğer ortak dava dışı ... hakkında Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına dolandırıldığı konusunda suç duyurusunda bulunduğu, davalı ile diğer ortak dava dışı ...in ortaklığı devam ettirmelerinin artık mümkün olmadığı, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiği, bu şekilde ortaklığın çekilmez hale geldiği gerekçeleri ile ayrılma akçesi ödenmek suretiyle ortaklıktan çıkarılması talebine ilişkin olduğu anlaşılmakla,

Davacı şirket müdürü ... ile davalı ... arasında iş yerinin yönetimi ve işyerinde birlikte ticari faaliyet gösterilmesinin imkansız hale geldiği, taraflar arasında güven sorunun ciddi sorunlar bulunduğu, buna göre, davacı ve davalı arasındaki işbirliği, birlikte çaba, karşılıklı güven ilişkisinin ortadan kalktığı, bu durumda da şirket ortaklığın haklı nedene dayalı olarak fesh edildiği ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu ve taraflar arasındaki şirket ortaklığın devamının mümkün bulunmadığı,

Davacı şirket sermaye hesapları incelendiğinde %75 hissedar ...'in 150.000,00 TL Sermaye Taahüdünün tamamını ödediği, %25 hissedar ...'in taahhüt ettiği 50.000,00 TL sermayenin 12.500,00 kısmını şirket tescilinde ödediği, kalan 37.500,00 TL Sermaye taahhüdünü ödemediği, ancak şirket ana sözleşmesine göre 21.09.2023 tarihine kadar ödeyebileceğin anlaşıldığı, dolayısı ile davalı tarafın şirket sermayesini ödemediği gerekçesi ile ortaklıktan çıkarılma bahsinin olamayacağı, ancak taraflar arasında yaşanan olumsuzluklar göz önüne alınca şirket ortaklığın haklı nedene dayalı olarak fesih edildiği ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu ve taraflar arasındaki şirket ortaklığın devamının mümkün bulunmadığı

Ve yine taraflar arasında yaşanan olumsuzluklar göz önüne alınca şirket ortaklığın haklı nedene dayalı olarak fesih edildiği ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu ve taraflar arasındaki şirket ortaklığın devamının mümkün bulunmadığı, davalı ...'in ortaklıktan ayrılmasına karar vermesi halinde, davacı şirkete taahhüt ettiği sermaye payının sadece 12.500,00 TL kısmını ödediği anlaşıldığından ortaklıktan ayrılma payının da 12.500,00 TL ile sınırlı kalacağı hususları nazara alınarak taraflar arasında davalı tarafından ortaklık gereklerini yerine getirilemediği, bu durumun TTK 638/2 maddede yer alan ortaklıktan çıkma talebine yönelik haklı sebeplerin yasal koşullarının iş bu davada gerçekleştiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulü ile, davalının ortaklıktan çıkarılmasına, ortaklıktan çıkarılan davalının 12.500,00 TL ayrılma akçesinin daacıdan tahsili ile davalıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

HÜKÜM: Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;

1.DAVANIN KABULÜNE,

i-Davacının davalı şirketteki ortaklık hâline nihayet verilerek ortaklıktan çıkarılmasına, ii-)12.500 TL ayrılma akçesinin hükümle beraber davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

2.Alınması gereken 615,40 TL nisbi ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL nisbi harcın mahsubu ile kalan 773,17 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3.Davacının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafından iş bu davada sarf edilen 98,00 TL e-tebligat ücreti, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2,25 TL KEP ücreti olmak üzere toplam 4.100,25 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harcın toplamı 161,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacının yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde re'sen iadesine,

7.Davalı tarafından yatırılan delil avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde re'sen iadesine,

8.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

9.Karar kesinleştiğinde Ticaret Sicil Müdürlüğü ne bildirilmesine,

10.3.1200,00 TL arabulucuk ücretinin davalıdan 6183 sayılı kanun hükümleri kapsamında tahsiline, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin vekilinin yüzüne karşı,

Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/09/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.