Aramaya Dön

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/506
Karar No
K. 2025/1078
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/506 Esas
KARAR NO: 2025/1078
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/07/2024
KARAR TARİHİ: 23/12/2025

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; ----- tarihinde saat 07:45 sıralarında ---- içerisinde sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---plaka sayılı çekici ve ona bağlı ---- plaka sayılı ----- ile kontrolsüz şekilde park yapmak ister iken aracının sağ ön köşe kısımları ile aynı yönde seyir halinde olan müvekkiline ait olup sürücü ---sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı aracın sol ön kısımları ile çarpışması ve bu çarpmanın etkisi ile -----plaka sayılı araç sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek park halinde bulunan sürücü----sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı aracın sol yan kısımlarına kendi aracının sağ yan kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, --- plaka sayılı çekici ve ona bağlı ---- plaka sayılı ----- sürücünün % 100 kusurlu olduğunu, kaza nedeni ile müvekkili aracında ciddi hasar meydana gelmiş olduğunu, bu nedenle müvekkili aracında değer kaybı meydana gelmiş olduğunu, ayrıca onarımının uzun sürmesi nedeni ile müvekkilin ticari kazanç kaybının oluşmuş olduğunu, bu vs. nedenler ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL değer kaybı ve 500,00 TL araç mahrumiyet /kazanç kaybı tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsili….”arz ve talep edilmiştir.

CEVAP

Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; “…. öncelikle ekspertiz raporunda kusurun %75-%25 olarak belirlenmiş olduğunu, bu nedenle mahkemenin yanıltılmaya çalışıldığını, davacı tarafından 162.630,23 TL bedelli icra takibi başlatılmış olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkiline ait aracın kasko sigorta poliçesinden ------- başvuru sonucu 120.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapılmış olduğu ve bu ödemenin davacı tarafından dilekçesinde belirtilmeyerek saklanmış olduğunu, talep edilen 14 gün araç mahrumiyet süresinin uzman bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerektiğini ,kiralama bedelinden indirim yapılması ve amortisman giderinin düşülmesi gerektiğini, bu vs. nedenler ile davanın reddedilmesi….”arz ve talep edilmiştir.Davalı -------- tarafından verilen cevap dilekçesinden özetle; “…. Öncelikle kaza tespit tutanağının uzman olmayan kişiler tarafından tanzim edilmiş olduğunu, bu nedenle kusur incelemesi yapılması gerektiğini, kendi aracının da 1 ay onarımda kalmış olduğunu, kazada karşı taraf sürücünün kusurlu olduğunu, ayrıca araç mahrumiyetine yönelik belge sunulmamış olduğunu, karşı taraf aracında 3-5 günde giderilebilecek hasar oluştuğunu, bu vs. nedenler ile davanın reddedilmesi….”arz ve talep edilmiştir.

İhbar olunan -------- vekili tarafından verilen cevap dilekçesinden özetle; “… öncelikle müvekkilinin taraf olmadığını ve hüküm kurulamayacağını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkiline usulüne uygun müracaatta bulunulmamış olduğunu, değerlendirmenin genel şartlara göre yapılması gerektiğini, müvekkilin poliçe limiti ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, bu kapsamda müvekkili sigortalısının kusurunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilin tüm sorumluluklarını yerine getirmiş olduğunu, bu kapsamda -----değer kaybı ödemesi yapılmış olduğunu, ayrıca --------- hasar ödemesi yapılmış olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte yapılacak hesaplamanın genel şartlara göre yapılması gerektiğini, reel piyasa koşulları dikkate alınacaksa kaza tarihinin baz alınması gerektiğini, ayrıca davacı aracının geçmiş hasar kayıtlarının, km bilgilerinin, de incelenmesi gerektiğini, müvekkilin kazanç kaybından sorumlu olmadığını, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, bu vs. nedenler ile müvekkili yönünden hüküm kurulmaması , davanın dava şartı yokluğundan ve esastan reddedilmesi….”arz ve talep edilmiştir.

DELİLLER

Trafik tescil ve ruhsat kayıtları, poliçe ve hasar dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. ---------- tarihli ara karar ile dosyanın bir makine mühendisi ve mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş, Bilirkişi heyet raporunda özetle; Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, TRAFİK KAZASI olduğu, Dava konusu kaza ve hasar durumunun uyumlu olduğu, Dosya muhteviyatına sunulmuş olan dosya muhteviyatına sunulmuş olan Kesin Ekspertiz Raporuna göre dava konusu araçta KDV hariç ve işçilik dahil 501.331,69 TL hasar meydana gelmiş olduğu yönün de tespitte bulunulmuş olduğu, dava konusu araçta meydana gelmiş olan hasar ile doğru orantılı olarak aracın Yargıtay içtihatları gereği makul onarım süresinin ilgili servis / onarım atölyelerinin iş yükü ile doğru orantılı olarak MAKUL ONARIM SÜRESİNİN yaklaşık 15 (onbeş) iş günü olacağı, (Malzeme temin süreci dahil edilmiştir.) Dosya muhteviyatına sunulmuş olan ------- plaka sayılı araca yönelik geçmiş hasar kaydı kapsamında sunulmuş olan ------ tarihli -------- raporunun plaka aynı olmasına rağmen dava konusu araca ait olmadığının görüldüğü,

Bu kapsamda dava konusu aracın----- kayıtlarına göre dava konusu kaza öncesinde 2 (iki) adet geçmiş hasar kaydının bulunduğu, Dava konusu aracın dosya muhteviyatına sunulmuş olan Ekspertiz Raporları ve kazalı araç fotoğraflarının incelenmesi neticesinde kaza tarihi itibariyle değer kaybı hesaplamasına esas; Ön Sol Çamurluk ( Değişim/ Boya) Yan Sac ( Değişim/ Boya) Ön Aks Komple ( Değişim) Ön Tampon Komple ( Değişim/Boya) Sol Arka Çamurluk Komple ( Değişim/ Boya) hasarının bulunduğu, Değer Kaybının 180.000,00 TL civarında olacağı, Nihai taktirin Sn. Mahkemeye ait olduğunu, Dava konusu kaza kapsamında; ------ plaka sayılı çekici ve ona bağlı --------plaka sayılı ----- sürücüsü ------ % 75 kusur oranı ile ASLİ KUSURLU olduğu, ----- plaka sayılı araç sürücüsü ------- % 25 kusur oranı ile TALİ KUSURLU olduğu, Dava konusu kazanın ------ plaka sayılı çekici ve ona bağlı ------ plaka sayılı --------- sürücüsünün hatalı geri manevra sonucu meydana gelmiş olduğundan kaza anında park halinde bulunan ------ plaka sayılı araç sürücüsü ----- KUSURSUZ olduğu, Söz konusu aracın günlük olarak 15 iş (onbeş) günü onarımda olduğu süre için amortisman payının 1.402,77 TL X 15 = 21.041,66 TL olacağı, ancak defter kayıtlarında Mali Müşavir incelemesinde yıllık Bakım Amortisman Giderinin 373.253,81 TL olarak tespit edilmiş olduğu, Mali inceleme kısmında 2023 yılı bakım Amortisman Giderinin 373.253,81 TL olarak gerçekleştiğinin beyan edilmiş olduğu, kazanç kaybı alacağının 22.085,82 TL olduğu, Davacının kusur oranı nispetinde talep edebileceği Değer Kaybı miktarının 180.000,00 TL X % 75 = 135.000,00 TL olacağı, bu kapsamda 120.000,00 TL Değer Kaybı ödemesi yapılmış olduğundan bakiye 135.000,00 TL – 120.000,00 TL = 15.000,00 TL olacağı, görüş ve kanaatine varılmıştır.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı ve kazanç kaybı tazminatına ilişkindir. Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.

Zarar bir eksilmeyi ifade eder. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir. Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır. Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur. -------Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz. Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır.Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesi vd, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1, 85/1ile ilgili madde düzenlemeleri gözetildiğinde; davalıların araç sürücüsü ve araç maliki işleten olarak, davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumludur.Somut olayda; ------- tarihinde saat 07:45 sıralarında ---- tesisi içerisinde davalı sürücü -------- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı çekici ve ona bağlı-----plaka sayılı----- kontrolsüz şekilde park yapmak ister iken aracının sağ ön köşe kısımları ile aynı yönde seyir halinde olan sürücü ---- sevk ve idaresindeki ------- plaka sayılı aracın sol ön kısımları ile çarpışması ve bu çarpmanın etkisi ile ------ plaka sayılı araç sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek park halinde bulunan sürücü -----sevk ve idaresindeki ------ plaka sayılı aracın sol yan kısımlarına kendi aracının sağ yan kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı sürücünün geride aynı yönde seyir halinde olan araçların konumunu ve mesafesini, hızını, dikkate almayarak dalgın, dikkatsiz, tedbirsiz, özensiz ve kontrolsüz manevrası ile trafik kazasının meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı davranışları nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %25 kusurlu olduğu, Yargıtay uygulamalarına göre kazadan önceki piyasa rayiç değeri ile kazadan sonraki onarılmış halinin piyasa rayiç değeri arasındaki farkın hesaplanması gerektiği, bilirkişi raporunda Yargıtay uygulamalarına göre değer kaybının kusur nispetinde 135.000,00 TL olarak bildirildiği, yapılan ödemenin mahsubuyle davacının bakiye değer kaybının 15.000,00 TL olduğu, kazanç kaybı talebi bakımından hasarın niteliğine göre aracın makul tamir süresi ve tamir için geçen süredeki değerinin belirlenmesi gerektiği, bilirkişi raporunda makul tamir süresinin 15 gün olduğu, ticari defter ve belgelerinde incelenmesiyle ve kazanç kaybının 22.085,82 TL olduğu, davacı yanca tazminatının rapora göre artırıldığı, trafik kazası sonucu davacı aracına zarar verilmiş olduğundan davalıların davacının bu kaza nedeniyle oluşan gerçek zararını gidermekle yükümlü olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Davalı tarafın itirazlarının değerlendirilmesinde, kazanın meydana geldiği yerin de yetkili mahkeme olduğu, 18/07/2024 olan dava tarihi itibariyle zamanaşımının dolmadığı, davaya konu alacağın tespiti bilirkişi raporu gerektirdiğinden belirsiz alacak davası olarak açılabileceğinden itirazları yerinde görülmemiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜ ile, 22.085,82 TL kazanç kaybı tazminatı ile 15.000,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 12.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,

2.Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 2.533,33 TL harçtan, peşin yatırılan 427,60 TL harç ile tamamlama harcı olarak 617,00 TL harcın düşümü ile geri kalan 1.488,73 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye İRAD KAYDINA,

3.Davacı tarafından yapılan 427,60 TL harç , 427,60 TL başvuru harcı, 617,00 TL tamamlama harcı, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.169,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 17.641,20 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,

4.Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 37.085,82 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,

6.3.800,00 TL Arabulucu ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar davacı ve davalı ----------- vekilinin yüzüne karşı diğer davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog