7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; idareleri tarafından 29.10.2022 tarihli kaza sonucu doğan alacağın tahsili için İzmir... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalılarca borca itiraz edildiğini, davalı...’un malik, davalı...’un sürücüsü ve diğer davalı... Anonim Şirketi tarafından... poliçe numarası ile sigortalanmış ... plakalı aracın, kırmızı ışıkta durmayarak idarelerine ait olan...plakalı otobüse sol ön teker kısmından sol arka köşe kısmına kadar çarpması neticesinde kaza meydana geldiğini, kazanın oluşumunda trafik sigortalı ... plakalı aracın %100 asli ve tam kusurlu olduğunu, dava konusu kaza sonucu İdareleri aracında,... Genel Müdürlüğü Hasar Tespit Cetvelinde belirtildiği üzere
16.867,02-TL hasar bedeli meydana geldiğini ve İdarelerinin zarara uğradığını, davalı borçlular hakkında icra takibi başlatılmadan önce İdareleri tarafından davalılara 25.01.2023 tarihli ihtar mektubu, kazaya ilişkin evraklar ve faturanın gönderildiğini, söz konusu evrakların davalı... Anonim Şirketine tebliğ edildiğini ancak zararın karşılanmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, itirazın iptalini ve takibin devamına, davalılar aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı... cevap dilekçesinde özetle; davacıya karşı tazminat yükümlülüğünün bulunmadığını, olay günü kazaya karışan aracın kendisine ait olduğunu ancak kaza anında aracı kullanan kişinin kendisi olmadığını, aracın zorunlu trafik sigortası bulunduğunu, davacı tarafın talep ettiği zararın trafik sigortası kapsamında olduğunu, bu nedenle zararın kendisinden istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, uyuşmazlık halinde dava açılabileceğini, davacının sigorta şirketine başvurması gerektiğini, yaşanan kaza nedeniyle davacıya ait araçta bir hasar oluşmuşsa da, ortaya çıkan zararı karşılama sorumluluğunun... A.Ş. olduğunu, karşı tarafın zararının teminat kapsamında karşılanması gerektiğini beayn etmekle, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... cevap dilekçesinde özetle; davacıya karşı tazminat yükümlülüğünün bulunmadığını, olay günü kazaya karışan aracın ona ait olmadığını ancak kaza anında aracı kullananın kendisi olduğunu, kullandığı aracın Zorunlu Trafik Sigortası olduğunu, aracın zorunlu trafik sigortası bulunduğunu, davacı tarafın talep ettiği zararın trafik sigortası kapsamında olduğunu, bu nedenle zararın kendisinden istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, uyuşmazlık halinde dava açılabileceğini, davacının sigorta şirketine başvurması gerektiğini, yaşanan kaza nedeniyle davacıya ait araçta bir hasar oluşmuşsa da, ortaya çıkan zararı karşılama sorumluluğunun... A.Ş. Olduğunu, karşı tarafın zararının teminat kapsamında karşılanması gerektiğini beayn etmekle, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının müvekkili şirkete usulüne uygun olarak müracaat etmediğini, öncelikle kusur oranlarının kesin olarak tespit edilmiş olması gerektiğini, ancak söz konusu olayda taraflar arasında kaza tespit tutanağında tarafların kusur oranları tespit edilemediğini, dosyada sigortalı araç sürücüsünün beyanının da mevcut olmadığını, davanın süresinde açılmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen 29.10.2022 tarihinde kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı aracın müvekkili şirkete 20.08.2022-20.08.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili sigortacı şirketin, sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu olduğunu, aracın maddi hasar tazminatının eşdeğer parça tedarikleri doğrultusunda hesaplanması gerektiğini, davacı tarafından talep edilen miktarın fahiş olduğunu, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen raporda aracın değişmesi gereken parçaların belirtilmediğini, aracın onarım işçilik fiyatlarının eklendiğini, ancak tanzim edilen rapora göre aracın onarım görmesi gereken ve hatta onarım fotoğraflarından da görüleceği üzere onarımla giderilen hasarlar hatalı eksper raporu ile değişim olarak gösterildiğini, dosyaya fahiş işçilik bedeli tespit edildiğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, temerrüde düşmediklerini, davacının icra inkar tazminatı talebi haksız olduğunu beyan etmekle, davanın reddine, davacı aleyhine dava değerinin en az %20'si oranında kötü niyet tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1.İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2.İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası,
3.Davalılar... ve ...'a ait nüfus kayıtları,
4.Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde...plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları,
5.Davalı... Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, 29/10/2022 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacıtarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası ve davacıya ödeme yapılıp yapılmadığını ilişkin kayıtlar,
6.Dava konusu kazanın gerçekleştiği 29/10/2022 tarihi ve mevcut durum itibarıyla...ve ... plaka sayılı araca ait olarak bulunan trafik tescil ve ruhsat belgeleri,
7.Bilirkişi heyetinin 10/02/2005 havale tarihli raporları,
8.Sair deliller. DAVA KONUSU :
Açılan dava, 29/10/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davacı...Genel Müdürlüğüne ait...plakalı araçta meydana gelen hasarın onarım bedeli miktarının belirlenmesi ile hasar onarım bedeli 16.867,02-TL'nin tahsili amacıyla davalılar aleyhinde başlatılan icra takibine davalılar tarafından süresi içerisinde yapılan itirazların iptali ve alacak bedelinin %20'sinden az olmamak üzere belirlenecek icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı şirkete verilmesi talebine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının... Genel Müdürlüğü, borçluların... Anonim Şirketi, ...,... olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlular aleyhinde 16.867,02-TL asıl alacak, 919,14-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.842,16-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalılar tarafından süresinde yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Davacı tarafça dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru neticesinde hasar dosyası açıldığı anlaşılmakla, davalı... Anonim Şirketi vekilince dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun şekilde başvuru yapılmadığından bahisle sigorta şirketine başvuru dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi talebinin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davaya konu uyuşmazlığın, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat taleplerinin davalılardan tahsili talebine ilişkin olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesinde haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğunun düzenlendiği, ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Hukuki Sorumluluk ve Sigorta" başlıklı sekizinci kısmının beşinci bölümünde "Ortak Hükümler" ana başlığı altında "Yetkili Mahkeme" alt başlıklı 110. maddesinde ise motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceğinin belirlendiği, yerleşik ve güncel Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında davalı sigorta şirketinin Bölge Müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, Hakimler ve Savcılar Kurulunun 08/07/2021 tarihli ve 31535 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 07/07/2021 tarihli 608 numaralı kararı ile İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin, İzmir İli mülki idare sınırları (Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi hariç) olarak belirlendiği, dava konusu trafik kazasının İzmir İli, Balçova ilçesinde vuku bulduğu, ayrıca davacının şirket merkezinin İzmir İli, Gaziemir ilçesinde olduğu, davalılar... ve...'ın yerleşim yerlerinin İzmir İli, Karabağlar ilçesinde bulunduğu, davalı sigorta şirketinin İzmir İlinde Bölge Müdürlüğünün bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda mahkememizin iş bu davaya bakmaya yetkili olduğu anlaşılmakla, davalı... Anonim Şirketi vekilinin yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72/1. maddesinde tazminat isteminin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağının, ancak, tazminatın ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımının uygulanacağının düzenlendiği, ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1420. maddesinde sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemlerin alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemlerin her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağının belirtildiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. Maddesinde ise, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağının, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş olması durumunda bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağının, zamanaşımının tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olacağının, sigortacı bakımından kesilen zamanaşımının tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılacağının belirlendiği, dava konusu trafik kazasının maddi hasarlı trafik kazası olduğu, yaralamalı veya ölümlü bir trafik kazası olmadığı, dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak açılmış bulunan herhangi bir soruşturma veya ceza davası bulunmadığı, bu kapsamda uzamış zamanaşımının söz konusu olmadığı, dava konusu trafik kazasının 29/10/2022 tarihinde vuku bulduğu, kazanın kusurlu fiil sebebiyle vuku bulan maddi hasarlı trafik kazası olduğu, hasar onarım bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin ikame edildiği tarihin 13/06/2023 tarihi olduğu, takibin başlatılması ile birlikte zamanaşımı süresinin tüm davalılar yönünden kesilmiş olduğu, açıklanan gerekçeler dahilinde dava konusu talep açısından zamanaşımı süresinin henüz sona ermediği anlaşılmakla, davalı... Anonim Şirketi vekilinin zamanaşımı itirazının reddi yönünde ara karar tesis edilmiştir.
Davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, basit yargılama usulüne tabi davalarda dilekçeler teatisinin dava ve cevap dilekçelerinin sunulması ile sona erdiği, tarafların cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi sunma haklarının bulunmadığı göz önünde bulundurularak, davacı vekili tarafından davalılar...'ın ve... ile davalı... Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçelerine karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 317/3. maddesine aykırılık teşkil eder mahiyette mahkememize sunulan 26/06/2024 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinin dikkate alınmamasına, cevaba cevap dilekçesi başlıklı dilekçenin beyan dilekçesi olarak değerlendirilmesine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı tanığı ...
25/02/2005 tarihli duruşmada alınan beyanında aynen; "Ben... A.Ş.'de şoför olarak çalışmaktayım, 202 numaralı havalimanı otobüsünde çalışıyordum, gece saat 01:00 sıralarında havalimanından hareket ettikten sonra... AVM mevkiine gelmek üzereydim, ben sol şeritte ilerliyordum, sağ şeritte olan pikap tarzındaki araç dengesini kaybederek sağ taraftan benim sevk ve idaremdeki araca vurdu, şoförün elinde telefon vardı, ben rapor tutalım demek için sağ tarafa yaklaştım, bu sefer kaçmaya çalıştı, aracın sol tarafından sürttü, sonra durdu, ben de aşağı indim, araçta iki erkek ve bir bayan ve şoför alkollüydü, alkollü olduklarını konuşamadıklarından anladım, yanında bulunan annesi oğlum içti, biz gidelim demeye başladı, daha sonra olay yerinden uzaklaştılar" şeklinde ifade vermiştir.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın bir trafik alanında uzman bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 29/10/2022 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, davalı... Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, ekspertiz raporu, ödeme evrakları, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait tescil belgeleri, davacıya ait...plakalı araca ait tramer kayıtları ve sair deliller göz önünde bulundurularak; ... plakalı araç sürücüsü ile...plakalı araç sürücülerinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve 29/10/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususu ile trafik kazası sonucunda...plakalı araçta meydana gelen hasar miktarının ve hasarın onarım bedelinin ne kadar olduğu, onarım evraklarının ve işlemlerinin kaza ile uyumlu olup olmadığı belirlenerek, davacı tarafça talep edilebilecek hasar onarım bedeli tazminatının hesaplanarak düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 10/02/2005 havale tarihli raporlarında sonuç olarak; kazanın oluşu ve ihlaller bakımından; ... plakalı kamyonet sürücüsü ışık ihlali yaparak çarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu,...plakalı belediye otobüs sürücüsü atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı, davaya konu...plakalı, 2021 model, ...marka aracın hasar onarım bedelinin, 29.10.2022 kaza tarihi itibarıyla 7.247,52-TL kullanılan sarf malzeme/yedek parça bedeli, 7.046,56-TL işçilik olmak üzere toplam 14.294,08-TL+KDV, KDV dahil 16.867,02-TL olduğunu mütalaa etmişlerdir.
Davalı... Anonim Şirketi vekilinin bilirkişi heyetinin 10/02/2025 havale tarihli raporlarına karşı itirazlarının, davalı sigorta şirketinin, trafik kazasında hasar gören araç üzerinde hak sahibi olan gerçek veya tüzel kişilere karşı sigortalısının kusuru oranında, orijinal parça kullanılmak suretiyle ve iskonto uygulanmaksızın hesaplanacak ve de KDV bedeli dahil onarım bedelinden ibaret gerçek zarar bedeli mukabilinde sorumlu olduğu, kazanın sürücü...'ın idaresindeki ... plakalı aracı ile Haydar Aliyev Caddesi üzerinden İnciraltı istikametine seyir eder iken, Üçkuyular feribot iskelesi çıkışına geldiğinde kırmızı ışıkta duramayarak aracının sol ön ve sol ön yan kısımları ile iskele yolundan yeşil ışıkta çıkan sürücü ...'ın idaresindeki...plakalı otobüsün sol ön tekerlek kısımlarına ve sol arka köşe kısımlarına kadar çarpması neticesinde meydana geldiği, kazanın meydana gelmesine aslen ... plakalı araç sürücüsü...'ın kırmızı ışık ihlali yapmasının sebebiyet verdiği,...plakalı araç sürücüsünün atfı kabil herhangi bir kusurunun bulunmadığı, bu kapsamda kusur atıf ve belirlemelerinin yerinde ve makul olduğu anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
29/10/2022 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, bilirkişi heyetinin 10/02/2025 havale tarihli raporları ve kazanın meydana geliş şekli, araçların hasar aldığı bölgeler ile hasar miktarı ve kaza akabinde duruş noktaları birlikte değerlendirildiğinde; kazanın sürücü...'ın idaresindeki ... plakalı aracı ile Haydar Aliyev Caddesi üzerinden İnciraltı istikametine seyir eder iken, Üçkuyular feribot iskelesi çıkışına geldiğinde kırmızı ışıkta duramayarak aracının sol ön ve sol ön yan kısımları ile iskele yolundan yeşil ışıkta çıkan sürücü ...'ın idaresindeki...plakalı otobüsün sol ön tekerlek kısımlarına ve sol arka köşe kısımlarına kadar çarpması neticesinde meydana geldiği, kazanın meydana gelmesine aslen ... plakalı araç sürücüsü...'ın kırmızı ışık ihlali yapmasının sebebiyet verdiği,...plakalı araç sürücüsünün atfı kabil herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla; kazanın ... plakalı araç sürücüsü...'ın %100 oranında asli ve tam kusuru neticesinde meydana geldiği kabul olunarak yargılamaya devam olunmuştur. Davalı...'ın dava konusu trafik kazasının oluşumunda kusuru bulunan ... plakalı aracın sürücüsü, davalı...'ın ise aracın maliki olduğu gözetildiğinde, davalılar... ve... yönünden temerrütün haksız fiil tarihi itibarıyla vuku bulduğu izahtan varestedir.
Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının 31/01/2023 tarihi itibarıyla davalı sigorta şirketine tebliğ edildiği, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 13/02/2023 tarihinde temerrüte düştüğü kanaatine varılmıştır.
Dava konusu trafik kazasının gerçekleşmesi akabinde davalılar... ve... yönünden temerrütün haksız fiil tarihi itibarıyla vuku bulduğu, davalı sigorta şirketinin rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 13/02/2023 tarihinde temerrüte düştüğü, icra takibinin ise 07/06/2023 tarihinde ikame edildiği gözetildiğinde, davalılar ...ve... yönünden temerrüt tarihi olan haksız fiilin gerçekleştiği 29/10/2022 tarihi ile icra takibinin ikame edildiği 07/06/2023 tarihleri arasında 222 gün olduğu, hasarın onarım bedeli 16.867,02-TL üzerinden 29/10/2022 ile 07/06/2023 tarihleri arasında işlemiş faiz bedelinin (16.867,02*9*222/36500) 923,30-TL olduğu,... Anonim Şirketinin temerrüt tarihi olan 13/02/2023 tarihi ile icra takibinin ikame edildiği 07/06/2023 tarihleri arasında 115 gün olduğu, hasarın onarım bedeli 16.867,02-TL üzerinden 13/02/2023 ile 07/06/2023 tarihleri arasında işlemiş faiz bedelinin (16.867,02*9*115/36500) 478,28-TL olduğu, bu kapsamda asıl alacak bedeli olarak talebe konu edilen 16.867,02-TL yanında usul ve yasa hükümleri çerçevesinde davalılar ...ve... yönünden talep edilebilecek işlemiş faiz bedelinin 923,30-TL olduğu, ancak takip talebinde yer alan işlemiş faiz bedelinin davalılar ...ve... yönünden mahkememizce hesaplanan işlemiş faiz bedelinden az olduğu dikkate alınarak ve taleple bağlı kalınmak suretiyle davalılar ...un işlemiş faiz bedeli yönünden itirazlarının haksız olduğu, davalı... Anonim Şirketi yönünden talep edilebilecek işlemiş faiz bedelinin 478,28-TL olduğu, bu kapsamda davalı... Anonim Şirketi vekilinin işlemiş faiz bedeli yönünden itirazının 478,28-TL açısından haksız, 440,86-TL yönünden ise haklı olduğu kanaatine varılmış ve bu doğrultuda hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
Yine davacı alacaklı vekili tarafından tüm davalılar yönünden tebligat gideri adı altında 56,00-TL tutarındaki bedel takip talebine konu edilmiş ise de, tebligat giderinin yargılama giderlerinden olduğu, esas alacak talebi ile takibe konu edilmesinde bir haklılık bulunmadığı, davalıların itirazlarının bu alacak kalemi açısından haklı olduğu değerlendirilmiştir.
Dava konusu edilen alacak bedellerinin varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi ve akabinde mahkememizce resen yapılan hesaplama neticesinde belirlendiği dikkate alındığında, alacağın likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluşmadığı kanaatiyle bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, davalılar... ve ...'a ait nüfus kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde...plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları, davalı... Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, 29/10/2022 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacıtarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası ve davacıya ödeme yapılıp yapılmadığını ilişkin kayıtlar, dava konusu kazanın gerçekleştiği 29/10/2022 tarihi ve mevcut durum itibarıyla...ve ... plaka sayılı araca ait olarak bulunan trafik tescil ve ruhsat belgeleri, bilirkişi heyetinin 10/02/2005 havale tarihli raporları ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, 29/10/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davacı ...
Genel Müdürlüğüne ait...plakalı araçta meydana gelen hasarın onarım bedeli miktarının belirlenmesi ile hasar onarım bedeli 16.867,02-TL'nin tahsili amacıyla davalılar aleyhinde başlatılan icra takibine davalılar tarafından süresi içerisinde yapılan itirazların iptali ve alacak bedelinin %20'sinden az olmamak üzere belirlenecek icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı şirkete verilmesi talebine ilişkin olduğu, İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasınıda davacı alacaklı vekilinin davalı borçlular aleyhinde 16.867,02-TL asıl alacak, 919,14-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.842,16-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalılar tarafından süresinde yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, dava konusu trafik kazasının sürücü...'ın idaresindeki ... plakalı aracı ile Haydar Aliyev Caddesi üzerinden İnciraltı istikametine seyir eder iken, Üçkuyular feribot iskelesi çıkışına geldiğinde kırmızı ışıkta duramayarak aracının sol ön ve sol ön yan kısımları ile iskele yolundan yeşil ışıkta çıkan sürücü ...'ın idaresindeki...plakalı otobüsün sol ön tekerlek kısımlarına ve sol arka köşe kısımlarına kadar çarpması sonucunda vuku bulduğu, kazanın meydana gelmesine aslen ... plakalı araç sürücüsü...'ın kırmızı ışık ihlali yapmasının sebebiyet verdiği,...plakalı araç sürücüsünün atfı kabil herhangi bir kusurunun bulunmadığı, kaza neticesinde davacı idareye ait araçta hasar meydana geldiği, oluşan hasarın onarım bedelinin 16.867,02-TL olduğu, davalı...'ın dava konusu trafik kazasının oluşumunda kusuru bulunan ... plakalı aracın sürücüsü, davalı...'ın ise aracın maliki olduğu gözetildiğinde, davalılar... ve... yönünden temerrütün haksız fiil tarihi itibarıyla oluştuğu, dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının 31/01/2023 tarihi itibarıyla davalı sigorta şirketine tebliğ edildiği, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 13/02/2023 tarihinde temerrüte düştüğü, davalılar ...ve... yönünden temerrüt tarihi olan haksız fiilin gerçekleştiği 29/10/2022 tarihi ile icra takibinin ikame edildiği 07/06/2023 tarihleri arasında 222 gün olduğu, hasarın onarım bedeli 16.867,02-TL üzerinden 29/10/2022 ile 07/06/2023 tarihleri arasında işlemiş faiz bedelinin (16.867,02*9*222/36500) 923,30-TL olduğu,... Anonim Şirketinin temerrüt tarihi olan 13/02/2023 tarihi ile icra takibinin ikame edildiği 07/06/2023 tarihleri arasında 115 gün olduğu, hasarın onarım bedeli 16.867,02-TL üzerinden 13/02/2023 ile 07/06/2023 tarihleri arasında işlemiş faiz bedelinin (16.867,02*9*115/36500) 478,28-TL olduğu, bu kapsamda asıl alacak bedeli olarak talebe konu edilen 16.867,02-TL yanında usul ve yasa hükümleri çerçevesinde davalılar ...ve... yönünden talep edilebilecek işlemiş faiz bedelinin 923,30-TL olduğu, ancak takip talebinde yer alan işlemiş faiz bedelinin davalılar ...ve... yönünden mahkememizce hesaplanan işlemiş faiz bedelinden az olduğu dikkate alınarak ve taleple bağlı kalınmak suretiyle davalılar ...un işlemiş faiz bedeli yönünden itirazlarının haksız olduğu, davalı... Anonim Şirketi yönünden talep edilebilecek işlemiş faiz bedelinin 478,28-TL olduğu, bu kapsamda davalı... Anonim Şirketi vekilinin işlemiş faiz bedeli yönünden itirazının 478,28-TL açısından haksız, 440,86-TL yönünden ise haklı olduğu, tebligat giderinin yargılama giderlerinden olduğu, esas alacak talebi ile takibe konu edilmesinde bir haklılık bulunmadığı, davalıların itirazlarının bu alacak kalemi açısından haklı olduğu, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı vekilinin iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla kısmen ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kısmen kabulüne kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,
1.Davalılar... ve...'ın İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZLARININ 16.867,02-TL asıl alacak ve 919,14-TL işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda 17.786,16-TL alacak bedeli yönünden, davalı... Anonim Şirketinin İTİRAZININ ise 16.867,02-TL asıl alacak ve 478,28-TL işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda 17.345,30-TL alacak bedeli yönünden İPTALİNE, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin davalılar... ve... yönünden 16.867,02-TL asıl alacak ve 919,14-TL işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda 17.786,16-TL alacak bedeli üzerinden, davalı... Anonim Şirketi yönünden ise 16.867,02-TL asıl alacak ve 478,28-TL işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda 17.345,30-TL alacak bedeli üzerinden, asıl alacağa yıllık %9 oranında ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, davalılar... ve... yönünden 56,00-TL tebligat giderine yönelik, davalı... Anonim Şirketi yönünden ise 440,86-TL işlemiş faiz bedeli ve 56,00-TL tebligat giderine yönelik fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
2.Alacak miktarı likit mahiyette olmadığından yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 1.218,79-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 791,19-TL karar ve ilam harcının davalılardan (davalı... Anonim Şirketi 769,16-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan 80,00-TL elektronik tebligat, 1.470,00-TL tebligat, 4,00-TL posta (KEP) masrafı, 6.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.054,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranı dikkate alınarak davalılardan (davalı... Anonim Şirketi 7.829,71-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı ve 427,60-TL olmak üzere toplam 855,20-TL giderin davalılardan (davalı... Anonim Şirketi 831,38-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6.Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.842,16-TL nispi vekalet ücretinin (davalı... Anonim Şirketi 17.345,30-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7.Davalı... Anonim Şirketinin kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 496,86-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile... Anonim Şirketine verilmesine,
8.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalı... Anonim Şirketinden tahsili ile Hazineye irat kaydına,
9.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar... ve... ile davalı... Anonim Şirketi vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/03/2025 Katip... Hakim ...
(e-imzalıdır)