2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının işlerinin yoğun olduğu bir dönemde taşıma işi için Karayolları Taşıma Kanunu ile Yönetmeliği uyarınca taşıma işinde aranan kriterlere uygun olduğunu tespit ederek ve gerekli belgeleri düzenleyerek taşınacak malların teslimi için davalı ...' in ... plakalı aracı ile sürücü ... tarafından taşınması hususunda anlaştığını, ürünlerin ... plakalı araçla gelen davalı ...'a 12.12.2020 günü imza karşılığı teslim edildiğini, imzalanan evraklarda ürünlerin nereye teslim edileceğinin açıkça yazılığını, ancak malların hiç birinin teslim yerine götürülmediğini, davalı ... tarafından dava dışı ... isimli şahsa boş bir arazide verildiğinin öğrenildiği ve şüpheliler hakkında şikayetçi olunduğunu, nakliye işi ile uğraşan kişilerin taşıdıkları ürünleri irsaliyedeki adres yerine boş bir araziye bırakmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalıların bu haksız, hukuka aykırı, kasti ve pervasız hareketleri nedeniyle davacının müşterilerine ait tüm ürünlerin çalındığını, davacının çalınan ürünler için müşterilerine fatura karşılığı bir takım ödemeler yaptığını, davacının davalıların ağır kusuruyla meydana gelen bu olay nedeniyle büyük zarara uğradığını, zararın tazmininin davalı sigorta şirketinden de talep edildiğini, ancak bu talebinin reddedildiğini, oysa poliçenin düzenlenmesinden önce tüm çalışma koşullarının sigorta şirketine ayrıntılı olarak bildirildiğini ve buna uygun bir poliçe düzenlenmesinin istenildiğini, sigorta şirketi tarafından poliçenin davacının tüm çalışma koşullarına uygun olduğunun bildirildiğini, davacının da poliçeyi imzaladığını, davacının bedelli taşıma sözleşmelerinden doğan sorumlulukları davalı sigorta şirketince teminatlandırıldığından davacının uğradığı zararın davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini beyan ile fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00-TL'nin işleten ve sürücü yönünden kaza tarihinden, sigorta şirketi açısından poliçe limitleri dahilinde başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile Müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikli olarak zarar koşulunun gerçekleşmediğini, davacı tarafın sorumlu olduğunu beyan ettiği şirkete ödeme yapmadığını, ihtiyati haciz kararının ağır bir karar oluğunu, verilecekse dahi dava değeri üzerinden verilebileceğini, davacının taleplerinin faturadan kaynaklandığını ve davasını belirsiz alacak davası olarak ikame edemeyeceğini, davacının 3. Kişilerin zararını karşılamak için bir takım ödemeler yaptığını beyan ettiğini ancak buna yönelik belge sunmadığını, davacının malların gerçek sahiplerine ödenen miktar kadar dava hakkına sahip olduğunu, davalı şirket çalışanının ... isimli şahıs tarafından aranarak davacı şirkete yönlendirildiğini ve söz konusu işin verildiğini, davalı şirket çalışanının da davacı şirketten bir takım mallar aldığını, hangi malların geldiği hangilerinin gelmediği dava dilekçesinde belirtilmediğinden hangisini alıp hanilerini almadıklarını beyan edemediklerini, malların alınmasından sonra, ... ile irtibata geçilerek malların teslim edildiğini, davacının beyan ettiği ... Cumhuriyet Savcılığı'nın... Soruşturma ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... ile ... soruşturma sayılı dosyalarından soruşturmaların devam ettiği, bir takım malların bu soruşturma kapsamında ele geçirildiğini bilindiği, ancak soruşturma dosyasında taraf olunmadığından hangi malların ele geçirildiğinin bilinmediğini beyan ile davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının delil listesi eklerinin kendilerine tebliğ edilmediğini, savunma ve itiraz haklarının saklı olduğunu, davacının öncelikle aktif husumet ehliyetinin olması gerektiğini, davacının dava konusu taşımadan zarar görmüş olması gerektiğini, emtianın çalınıp zayi olduğu iddia edildiğine göre bu zarardan davacının zarar görmesi için satışın gerçekleşmemiş ve emtia sahiplerinin dava dışı alıcılardan emtiaya ait ödemelerini almamış olması gerektiğini, davacının ne kadar ödeme yaptığını ve zarar uğradığını ispatlaması gerektiğini, burada zarar uğrayan satıcı olduğundan davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacının karayolu taşımasına ilişkin zararlarının 1 yıllık zaman aşımına uğradığını, davacının belirsiz alacak davası açmasının mümkün olmadığını, davacının iddia attığı zarar gerçekleşmiş olsa dahi iç taşımada gerçekleştiğini, ... poliçesinin iç taşıma teminatı olmadığını, yine poliçeye göre akdi taşıyan konumunda olan davacının taşıma işlemi için başka fili taşıyıcı ile anlaşması durumunun teminat kapsamına alınmadığını, hatta açıkça teminat dışı kabul ettiğini, davacı taraf taşımanın taşeron firma ile gerçekleştireceği bilgisini vermediğini ve bu sebeple de poliçeye bunu kapsayan her hangi bir madde eklenmediğini, poliçe hükümlerinden sigortalı olan davacının alt taşıyan ile taşıma işini gerçekleştirmek isterse poliçenin devamı için bazı şartları sağlaması gerektiğini, taşımada nihai taşıyıcının sorumluluk sigortası bulunmadığını, bu nedenle şartların ihlal edildiğini, ... poliçesi genel şartları gereği poliçe yükümlülükleri ihlal edildiği için davalı sigortanın hasarla ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı sigortanın somut olay kapsamında tali sorumluluk sigortacısı konumunda olduğunu, diğer davalıların ... sorumluluk sigortası yaptırmadığını, taşımalarda sorumluluk sigortası yok ise davalı sigorta şirketine sigorta poliçesi gereği husumet yöneltilemeyeceğini, alt taşımacıların sorumluluk sigortası olmasa dahi davalı şirketin sigorta güvencesi erdiğini ispat külfetinin davacı ve diğer alt taşıyanlarda olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere kusur dağılımı ile emtiadaki gerçek zararın varlığı ve miktarının belirlenmesinin tarafların tamamının gözetimindeki eksper raporu ile yapılması gerekirken her hangi bir eksper raporunun tanzim edilmediğini, taleplerin afaki olduğunu, faizin de kabulünün mümkün olmadığını beyan ile davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili 25/07/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özelte; Dosya kapsamında mevcut 09/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili şirketin davalı taraflardan olan alacakları ayrıntılı biçimde tespit edildiğini, ıslah dilekçelerinin kabulüne, müvekkili adına 1.000,00-TL alacak talepli olarak açılan davanın değerini arttırarak toplam 305.200,97-TL’nin ve hesaplanan faiz alacağının işleyecek uygun faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, dava masrafları ile vekâlet ücretinin davalı idare üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller: ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasının UYAP kayıtları, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasının UYAP kayıtları, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...Soruşturma sayılı dosyasının UYAP kayıtları, ...
1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının UYAP kayıtları, Bilirkişi ...ve bilirkişi ...tarafından hazırlanan 25/11/2022 tarihli bilirkişi heyet raporu, Bilirkişi ..., bilirkişi ... ve bilirkişi ...tarafından hazırlanan 20/09/2023 tarihli bilirkişi ek heyet raporu, Bilirkişi ..., bilirkişi ...ve bilirkişi ...tarafından hazırlanan 09/12/2024 tarihli bilirkişi ek heyet raporu ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Uyuşmazlığın; davacı şirketin nakliye taşıma işine yönelik maddi tazminat talebinin davalı gerçek kişiler ve davalı Sigorta Nakliye Aracılığı Sorumluluk Sigorta Poliçesi tarafı sigortacısından belirsiz alacak şekilde müşterek ve müteselsilen tahsili talebinden ibaret olduğu, davacı şirketin nakliye taşıma işine yönelik talepleri uyarınca davalı Sigorta Nakliye Aracılığı Sorumluluk Sigorta Poliçesi hükümleri de dikkat alınarak taşıma ve sigorta hukuku hükümlerince davalılardan sigorta şirketinden, yine davalı olarak gösterilen taşıyan konumunda oldukları iddia edilen sürücü ve işletenden mevzuat hükümleri gereği sorumlulukları ve sınırlarının belirlenmesi ve davalı sigorta şirketinin savunması doğrultusunda iç taşıma teminatının poliçe kapsamında olup olmadığının dahi tartışılması gerektiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, nakliyat sözleşmesi suretine göre davacı ile davalılardan ... ile sözleşme yapıldığı, sözleşmenin davalı Şoför ... tarafından imzalandığı, 6102 Sayılı TTK'nın 856.maddesi gereği taşıma senedi düzenlenmemiş olsa bile, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile taşıma sözleşmesinin kurulmuş olduğu, eşyanın taşıyıcıya tesliminin, taşıma sözleşmesinin varlığına karine teşkil ettiği, sözleşme konusu ürünlerin 13.12.2020 tarihinde ...'dan davalı ...'e ait ... plakalı araca yüklenerek 14.12.2020 tarihinde ... adresinde bulunan ... markete ve ... mağazalarına teslim edilmesinin kararlaştırıldığı, taşıma irsaliyelerine ve imzasız araç yükleme formuna göre göre 17 kalem koli ve paletlerden oluşan emtianın ...'ne teslim edileceği kaydının düşüldüğü, bu mağazalara faturalandırılan ürünlerin bir kısmının faturalarının da sunulduğu, ancak sözleşme konusu emtianın bir yol kenarında boşaltıldığı ve hırsızlık suçuna konu olduğu, davacı tarafından zararın giderilmesi istemiyle araç sürücüsü, sahibi ve sorumluluk sigortacısı aleyhine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davalı sigorta şirketi tarafından zamanaşımı defi ileri sürüldüğü, 6102 sayılı TTK'nın 1420. maddesinde yer alan "(1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." hükmü gereğince davacının iddia ettiği zarar hadisesinin 13.12.2020 tarihinde olduğu da gözetilerek zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamında dava dilekçesinin incelenmesinde davalıların sorumluluklarının farklı nedenlere dayandırıldığının anlaşıldığı ve davalıların taşıma sözleşmesinin karşı tarafı, araç sürücüsü ve sigortacısı olduğu görüldüğünden; davacı vekiline hangi davalının sorumluluğun hangi nedene (sözleşmesel ilişki, haksız eylem vb.) dayandığı, hangisinden hangi sebeple zararın giderilmesini talep ettikleri, bu noktada haksız eylem hükümlerine dayanılması durumunda ceza soruşturmasının bekletici sorun yapılması taleplerinin bulunup bulunmadığı noktalarında belirsizliği gidermek üzere 6100 sayılı HMK'nın 31.maddesi gereğince açıklayıcı beyanda bulunmak üzere süre ve imkan verilmiştir.
Dosya kapsamında sigortacılık ve taşıma alanlarında uzman bilirkişi ve mali müşavir bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen kök ve ek rapor içeriklerine göre, davalı ...'ın nakliyeyi gerçekleştirecek olan ... plakalı aracın sürücüsü olduğu, davacı şirket ile aralarında taşıma sözleşmesi imzalanmasına rağmen işbu belgede davalı ...'e sözleşmeden kaynaklanan bir sorumluluk yüklenmediği, taşıma sözleşmesinin asıl taraflarının davacı ile ... plakalı aracın maliki davalı ... olduğu, ifa yardımcılarının kusurlu olarak poliçedeki ihlalleri yapması halinde, yani poliçe hamilinin veya temsilcilerinin ifa yardımcılarının seçiminde taşımacılıkta gerekli özeni ağır ihmal sonucu olarak veya kasten göstermiş oldukları sürece sigortacının sigorta menfaatini ödemekten muaf olacağı, davalıların emtianın tesliminde davacının ve gönderenin talimatlarına aykırı hareket ettiği anlaşıldığından TTK'ınn 882 maddesinde getirilen sınırlı sorumluluk ilkesinden faydalanamayacağı, dokuz farklı müşteriye ait yükün davacı yanca davalı yana taşıttırılması sürecinde hırsızlık şeklinde zayi olduğu, toplam zararın 305.200,97-TL olduğu, celp olunan soruşturma dosya içeriğine göre şüphelilere ulaşılamadığı, taşıma konusu malların da bulunamadığı, davacı firması tarafından organize edilen taşıma işinde, yükün kendi gönderdiği şoför marifetiyle taşımaya alındığı ve yükün akıbetinin belli olmadığı, bu durumda, meydana gelen zararın, fiili taşıyıcının taşıma sürecinde TTK m.886 manasında ağır kusurla hareket edildiği ve zayiatın meydana geldiğini işaret ettiği, davalı ... Sigorta yönünden davalının sorumluluk sigortası kapsamında değerlendirilmediği kanaatinin bildirildiği, raporların güncel deliller sunularak hesaplanmış ve değerlendirilmiş hallerinin hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu kabul edilmiştir.
Toplanan tüm delillere, taraf iddia ve savunmalarına göre, davacının taşıma sözleşmesine konu ettiği ve dokuz farklı müşteriye ait olan emtianın davacı yanca davalı yana taşıttırılması sürecinde hırsızlık şeklinde zayi olduğu, davacının toplam maddi zararının 305.200,97-TL olarak hesaplandığı, davalıların sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı, zira bilerek kötü hareket sayılacak mahiyette kusur bakımından sorumluluk sigortacısının ancak güveni kötüye kullanma teminatı vermesi halinde sorumlu tutulabileceği, organizatör sorumluluk sigortasının tek başına teminat için yeterli olmayacağı, davalı araç sürücüsü ve malikinin haksız eylemden ve sözleşmeden kaynaklı meydana gelen maddi zarardan sorumluluklarının bulunduğu, kaybolan malların, dava tarihi olan 14/01/2022 tarihinde temerrüt şartlarının oluştuğu, ticari faaliyet sebebiyle zarar meydana geldiğinden ticari faize hükmedilmesi gerektiği, davalı sigorta şirketi bakımından ise ifa yardımcılarının kusurlu olarak poliçedeki ihlalleri yapması halinde, yani poliçe hamilinin veya temsilcilerinin ifa yardımcılarının seçiminde taşımacılıkta gerekli özeni ağır ihmal sonucu olarak veya kasten göstermiş oldukları sürece sigortacının sigorta menfaatini ödemekten muaf olacağı, nitekim somut olayda da davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumluluğu bulunduğuna dair bir delil sunulmadığı ya da değerlendirme yapılmadığı anlaşıldığından davacı tarafından davalı...Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın sübut bulmadığından reddine, davacı tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 305.200,97-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 14/01/2022 tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'ten alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacı tarafından davalı ... Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın sübut bulmadığından REDDİNE,
2.Davacı tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın KABULÜ ile,
305.200,97-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 14/01/2022 tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'ten alınarak davacıya verilmesine,
3.Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (305.200,97-TL) üzerinden alınması gereken 20.848,28-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70-TL peşin harç ile 5.195,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.275,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 15.572,58-TL harcın davalılar ... ve ...'ten müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
4.Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70-TL peşin harç ile 5.195,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.275,70-TL harcın davalılar ... ve ...'ten müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 892,10-TL posta ve tebligat masrafı ile 10.900,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.792,10-TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'ten müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6.Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7.Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 48.832,16-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ten müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8.Davalı ... Anonim Şirketi dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın red oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 48.832,16-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Anonim Şirketi'ne verilmesine,
9.Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalılar ... ve ...'ten 6183 sayılı Kanuna göre müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
10.Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin, e-duruşma ile katılan davalı ... vekili ile e-duruşma ile katılan ... Anonim Şirketi vekilinin yüzüne karşı, davalı ...'ın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/11/2025
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)