35. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/172
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/11/2024
NUMARASI : 2022/693 Esas 2024/738 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 15/01/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili ve davacı vekili (katılma yolu ile) tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 19/01/2022 tarihinde davalının karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortaladığı ... plakalı aracın sürücüsünün kusurlu olarak sebep olduğu trafik kazasında yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 13/09/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 499.900,00 TL'ye, bakıcı gideri tazminatı talebini 3.577,41 TL'ye artırdığını bildirmiş, artırdığı tutarın peşin harcını ödemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davacının Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi gereğince usulüne uygun olarak başvuru yapmadığından davanın dava şartı noksanlığı nedeni ile ret edilmesi ve kusur ile maluliyet yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılması gerektiğini bildirerek, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacının 19/01/2022 tarihinde davalının karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortaladığı ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu sırada aracın sürücüsü ...'ın aracın hızını koşullara uydurmaması dolayısı ile direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkarak aracın devrilmesi şeklinde oluşan trafik kazasında yaralandığı, bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı, kazadan dolayı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 20/09/2023 tarihli raporunda belirtildiği üzere, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının engel oranının %8 olduğu, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı ve 1 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, davacının dava konusu trafik kazasından dolayı aktüer bilirkişisi ...'ın 13/03/2023 tarihli raporuna göre, 2.313.080,28 TL sürekli iş göremezlik, 93.982,26 TL geçici iş göremezlik ve 3.577,41 TL bakıcı gideri zararlarının oluştuğu gerekçesiyle; "1-Davanın KABULÜNE,
499.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının ve 3.577,41 TL bakıcı gideri tazminatının dava tarihi olan 21/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE" karar verilmiş, karara karşı davalı ...Ş. vekili ve davacı vekili (katılma yolu ile) tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu kaza nedeniyle birden fazla kişinin zarar görmüş olması halinde teminatın paylaştırılması gerektiğini, kaza başı limitin aşılması halinde müvekkil şirketin aleyhine hukuki bir durum oluşacağını, bu araştırma yapılmadan dosyanın karara çıkarılmış olmasına itiraz ettiklerini, garame hesabı yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin ZMMS poliçesi kapsamında sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkin gerekli araştırmaların yapılmadığını, sağlık kurulu raporunda uzman hekim değerlendirmesi bulunmadığını, başvuranda meydana gelen araz kemik kırığı ve hareket kısıtlılığına ilişkin olup, raporu tanzim edilen uzman hekimler arasında Ortopedi ve Travmatoloji - Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastalıkları Uzman hekim bulunmadığını, araza ilişkin hekim değerlendirmesi olmadan tanzim edilen maluliyet raporunun usule uygun olarak tanzim edildiğinden bahsedilmesinin ve hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatının belirsiz alacak olarak talep edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle beraber bakıcı gideri hesaplanacaksa hastanede kaldığı günler düşülerek net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, hastanede kaldığı günler tespit edilerek bakıcı gideri hesaplamasından düşülmesi gerektiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması gerekirken, bilirkişi üyelerinden rapor alınması hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, dosyada müvekkilin maluliyet oranı, geçici iş göremezlik süresi ve bakıcı ihtiyacı süresi ve zararının çok daha yüksek olduğunu, aktüer hesabında müvekkilin geliri düşük belirlenerek hesap yapıldığını, mahkemece dava tarihinden itibaren faize hükmedildiğini, ancak, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yaptıkları hususu gözetildiğinde ve bu başvurunun sigorta şirketine ulaştığı dikkate alındığında temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir.
KTK'nın 96. maddesi hükmüne göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak biçimde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır.
Dava konusu olayda, birden fazla yaralanan ve ölen söz konusu olup, mahkemece dava konusu kazayla ilgili olarak tüm hasar ve derdest dava dosyaları ile ödeme dekont ve makbuzları getirtilerek, garame hesabı yapılmak suretiyle, dava konusu talep yönünden davalı tarafın sorumluluğuna düşen miktarın tespiti için aynı bilirkişiden ek rapor alınması, ayrıca yine hasar ve dava dosyaları içeriğine göre, yukarıda anılan KTK 96/2 maddesi çerçevesinde davalı ... şirketinin sorumluluğu tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre, karar verilmesi için kararın kaldırılması gerekmiştir.
Kabule göre de, faiz başlangıcına ilişkin olarak, Sigorta Şirketi hakkında, ZMMS kapsamında açılan sorumluluk davasında, KTK'nın 99. maddesinde sigorta şirketinin, zarar görenin Genel Şartlar'da sayılan evraklar ile kendisine müracaat etmesi halinde, 8 iş günü sonunda temerrüdünün gerçekleşeceği kabul edilmiştir. Zarar görenin eksik evrak ile müracaat etmesi halinde temerrüt başvuru ile gerçekleşmeyeceğinden, başvuru sonrasında bir şekilde temerrüt gerçekleşmiş ise bu tarihte, aksi takdirde ancak açılan dava tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edilebilir. Alternatif çözüm yolu olan ara buluculuğa başvurunun dava şartı olduğu durumlarda, davacının davaya konu edilen tazminat talepleri bakımından, dava şartı ara buluculuğa başvuru tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kabul edildiğinden, dava açılmadan önce dava şartı ara buluculuk yoluna gidilmesi gereken durumlarda, başvuru tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir (Yargıtay 4. H.D. 2021/18933 E- 2021/4438 K.). Somut olayda, davacı tarafça davanın açılmasından önce davalı ... şirketine başvuru yapıldığı anlaşılmakla birlikte, faiz başlangıcının yukarıda belirtilen şekilde değerlendirilmesi gereği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre istinaf eden davalı ... vekilinin sair, davacı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 05/11/2024 tarihli, 2022/693 Esas - 2024/738 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre, istinaf eden davalı ...Ş. vekilinin sair, davacı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2.Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3.İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine,
4.İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5.İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2024/56343 Esas sayılı dosyasına depo edilen 1.750.000,00 TL bedelli teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE,
6.Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.