13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- tarihinde düzenlenmiş olan muvafakatname ile --- plakalı araç sahibi--------- kaza sonucu başvurulabilecek her türlü yola başvurulması için muvafakat verildiğini, bu sebeple davacının dava açma ehliyeti mevcut olup muvafakatnameye istinaden tüm başvurular davacı adına yapıldığını, sigortacısının davalı ------ tarihinde seyir halinde olan davacı şirkete ait ----- plakalı araca çarpmış ve bunun sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere meydana gelen kazanın oluşumunda sigortacısının davalı taraf olduğu araç kusurlu olduğunu, çarpma sonucu ------ plakalı araçta hasar meydana gelmiş ve dolayısıyla değer kaybı oluştuğunu,--- poliçe numarası ile davalı ---- tarafından yapıldığını, öncelikle davalı sigorta şirketine --------- tarihinde başvuru yapılmış, sonuç alınamamış; bunun üzerine tarafların ticari şirket olması sebebiyle zorunlu arabulucuya gidilmiş ancak tarafların anlaşamaması üzerine --------------- numaralı anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, bu nedenlerle, fazlaya ilişkin talep, ıslah ve artırma hakkımız saklı kalmak kaydıyla, 10,00 TL değer kaybı ve 10,00 TL hasar bedeli olmak üzere 20,00 TL tazminatın (Belirsiz Alacak) kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan (sigorta şirketinin poliçe teminat limiti dahilinde sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya ödenmesine, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava yetkili olmayan mahkemede açılmış olup işbu davada yetkili mahkeme, davalı şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olan---------- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının dava yoluna gitmeden önce dava şartı olan müvekkil şirkete başvuru şartını yerine getirmiş olması gerektiğini, davacı taraf usulüne uygun başvuru yapmadığından öncelikle davanın usulden reddini talep etmekteyiz. Zira --------- şu şekilde tahdidi olarak belirtildiğini, ancak davacı bu belgeleri tam ve eksiksiz olarak davalı şirkete ibraz etmeksizin huzurdaki davayı ikame ettiğini, hal böyle iken, somut olayda başvuru şartı gerçekleşmediğinden, usulden red kararı verilmesini talep ettiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için başvuru sahibinin iddia ettiği şekilde belirtilen evrakları sunduğu düşünülse dahi özellikle hasarın hangi parçalarda olduğu, boyutu ve değer kaybına esas bilgilerin (kilometre vs.) temin edilebilmesi için, hasar ve hasar onarımına ilişkin belgelerin sunulması zorunlu olduğunu, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğu müşterek ve müteselsil olmakla birlikte en fazla poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, Zorunlu trafik sigortası bir tür sorumluluk sigortası olup zorunlu trafik sigortasında sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararlar işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda 3. Kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunması gerekir. Müvekkil sigorta şirketi tarafından, maddi hasar bedeli ödenmiş olup; davacıya karşı bakiye tazminat ödeme borcu kalmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, hasar bedeli hesaplamasının sigortacılık teamülüne ve mevzuata uygun şekilde yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılması gerektiğini, araç kilometresi yüksek ise veya daha önce benzer hasarlara maruz kaldı ise değer kaybından söz edilemeyeceğini, bu nedenlerle; davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı,------- Kaydı,------- Tescil Kayıtları, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ----Kayıtları, ------- Poliçesi, Başvuru Belgeleri ve Hasar Dosyası, Kaza ve Kazalı Araç Fotoğrafları, Faturalar, Banka Dekontu, Ekspertiz Raporu, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu hususi araçta meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım bedeli ve değer kaybı zararlarının ; 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddeleri gereğince düzenlenen -------- poliçesi teminatı kapsamında 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketinden tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir. Dosyanın ------- Karar sayılı yetkisizlik kararının kesinleşmesi ve süresinde yapılan başvuruya bağlı olarak mahkememize tevzi edildiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada; tensip zaptı hazırlanarak taraf vekillerine usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda Yetkisizlik kararı veren -------- tarafından ilk celse yetkisizlik kararı verildiği uyuşmazlık belirlenmekle birlikte ön inceleme duruşmasının usulüne uygun olarak tamamlanmadığı anlaşılmakla ön inceleme duruşmasının tekrar edilmesine karar verilerek öncelikle resen incelemeye tabi --------- yönünden KTK'nin 97 ve 99. maddeleri gereği sigorta şirketine başvuru ile HMK'nin 114. maddesinde sayılan genel ve özel nitelikteki dava şartları, yargı harçları ve taraf sıfatı gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesi suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve işbu dava yönünden ihtiyari nitelikte olduğu anlaşılan arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek aşamalarda delillerin toplanması, incelenmesi ve değerlendirilmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada davacı vekilinin mazereti nedeniyle yokluğunda karar verilmesi talebi gereği yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere ve Yargıtay uygulamalarına kısaca değinmekte yarar vardır. Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir. Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, --------- Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.Hasar onarım bedeli yönünden de; Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile aracın kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi gerekmektedir. Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. ----------Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; ---- tarihinde ------ üzerinde davacı şireketin malik/işleteni olduğu dava dışı --- hakimiyeti altındaki o sırada park halindeki ---- plakalı hususi nitelikteki otomobile, dava dışı --- malik-işleteni yine dava dışı ---- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı hususi aracın çarpması şeklinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği tespit edilmiştir. Zira 2918 sayılı KTK'nin 81/2 maddesinde düzenlenen 'Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler' hükmü gereği kaza sonucunda kazaya karışan araç sürücüleri tarafından Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 152/2 maddesinde açıklanan şekilde görüşlerinin de yazılı olduğu Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Bu tutanağa, kaza fotoğraflanına ve sürücü beyanlarına göre vaki kazada kusurun KTK'nin 84/ I) Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma kuralını ihlal etmesi nedeniyle tamamen davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünde olduğu değerlendirilmekle birlikte; özellikle davalı sigorta şirketi vekilin cevap dilekçesinde kusur durum ve oranın yönelik itirazları olduğu görülmüştür. Haksız fiil niteliğindeki trafik kazasında kusurlu eylemiyle kazaya neden olduğu öne sürülen ---- plakalı otomobil dosyada mukim poliçeye göre kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi nezdinde ---- başlanğıç - bitiş tarihli araç başına maddi -------- poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafın, 6918 Sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince ZMMS sigortacısı olan davalı şirkete başvuru yaptığı anlaşılmış olup, davalı şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de getirtilmiştir. Buna göre davalı sigorta şirketinin hasara ilişkin olarak --------ödeme yaptığı anlaşılmıştır. Bütün bunlara göre somut olayda uyuşmazlığın temelinin haksız fiil niteliğindeki maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan bakiye hasar onarım ve değer kaybı zararı üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile varsa hasar ve değer kaybı bedelinden oluşan zararların belirlenmesi suretiyle çözüleceği aşikardır.
Bu kapsamda taraf vekillerinin iddia ve savunması kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen toplanması gereken bilgi , belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır.
Mahkememizce bu kapsamda HMK'nin 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden kusur oranları ve davaya konu zararların varlığı ve miktarlarının tespiti yönünden rapor düzenlenmesi için dosya --- ---------- Listesinden resen seçilen Makine Mühendisi bir bilirkişiye teslim edilmiştir. Bilirkişi Makine Mühendisi ----- tarafından düzenlenen ---- tarihli raporda özetle; dava konusu kazanın oluşumunda -----plaka sayılı aracı idare eden sürücünün trafikte dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı, yeteri kadar tedbirli olmadığı, hem kendi can ve mal güvenliğine hem de çevresindekilerin can ve mal güvenliğine dikkat etmediği belirlenmiş olup kazanın oluşumuna tam katkısının olduğu tespit edildiğinden, yukarıda belirtildiği üzere; ----plaka sayılı aracı sevk ve idare eden -------- kazanın oluşumunda 1. Derece Asli ve tam kusurlu (%100) olduğu, Park edilmiş halde çarpılan -------- plaka sayılı araç sürücüsünün meydana gelen bu kazanın oluşumunda 2918 Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliği nezdinde herhangi bir kural ve ihlalinin olmadığından, kusur ve kabahatinin bulunmadığı, Dava konusu aracın ------- tarihinde karıştığı kaza ile ilgili taraflar arasında düzenlenen “Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, hasarlı araç fotoğrafları ve -------------dosya no.lu Sigorta Ekspertiz Raporu incelenmesinde, dava konusu aracın hasarlı parçaların değişim ve işçilik toplam tutarı, iskonto ve vergiler dahil --------- onarım masrafının kadri maruf olduğu, onarımın 5 takvim gününde tamamlanabileceği, dava konusu aracın davaya konu kaza öncesi aracın geçmiş tramer kaydının bulunmadığı, dava konusu araçta oluşan hasar göz önünde bulundurulduğunda dava konusu araçta değer kaybı oluştuğu, dava konusu araçta oluşan hasar nedeniyle dava konusu araç ile benzer nitelikte kaza geçirmemiş ------- model bir araca göre kaza tarihi itibarıyla ortalama değer kaybı tutarının 24.000 TL olarak dikkate alınabileceği yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce anılan bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş; ancak taraf vekillerince (davacı vekilinin talep arttırım dilekçesinde aleyhe hususları kabul etmiyoruz şeklindeki genel beyanı dışında) somut herhangi bir beyan ve itiraz öne sürülmemiştir. (HMK,281,282) Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281/1. maddesinde; "taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler" düzenlemesine yer verilmiştir. Usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde ise, karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşmaktadır. --------Usuli kazanılmış hak” kavramı Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup, bir davada kesinleşen kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu gibi, bu usul kuralı davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna yazılı olarak herhangi bir itirazda bulunulmadığında bu husus kamu düzeninden olup re'sen nazara alınması gereken hususlardan olduğundan esasen mahkemeyi de bağlayıcı niteliktedir.
Bu kapsamda öncelikle somut olayda kusur yönünden sürücüler tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporunun birbirini teyit ettiği, davalıya sigortalı araç sürücüsünün KTK'nin 84/ I) Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma kuralını ihlal ettiği, kazada başka etken bulunmadığı, buna göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün % -100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. -------- Bu kabulden ve hukuki durumdan hareketle Makine Mühendisi bilirkişi ------tarafından düzenlenen raporda belirlenen hasar ve değer kaybı bedellerinin yukarıda açıklanan ilkeler nazarında olaya ve dosya kapsamında bulunan delillerle ve özellikle delil niteliğindeki ekspertiz raporundaki hasar tespitleriyle önemli ölçüde örtüştüğü, aracın marka, model, km, önceki ve vaki kazaya bağlı hasar durumu nazarında söz konusu zararın kaza tarihindeki piyasa rayiçlerine göre kadri maruf olduğu ve özellikle aracın kaza öncesi değeri ile kaza sonrası piyasa değeri arasındaki farkın değer kaybına ilişkin olarak gerçek zararı yansıtığı da anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından işbu dava 6100 Sayılı HMK'nin 107.maddesi gereği belirsiz alacak davası olarak açıldığından bilirkişi raporu doğrultusunda bakiye hasar onarım ve değer kaybı taleplerinin resen arttırıldığına ve harcın tamamlandığı da müşahede edilmiştir. (HMK,107/2) Binaenaleyh, davacının davasını yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TBK, 49, 50/1,51, KTK, 91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 , TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre benimsenen ve bağlayıcı hale gelen bilirkişi raporu da gözetildiğinde esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle, vaki talep artırım işlemi, davalıya sigortalı aracın hususi nitelikte olması nedeniyle yasal faiz uygulanmasının gerekmesi gibi hususların da denetlenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda davanın artırılan bedel üzerinden tam olarak kabulü ile ---- hasar onarım tazminatı ve ----değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam--------------- tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddeleri gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen ---------- tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin faiz ve feriler hariç hükmedilen miktar yönünden araç başına maddi ------ poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. ---------------- 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinin tamamından 326/1 maddesi gereğince poliçe limitinin aşılmadığı da gözetilerek davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuştur. Ancak Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi --------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinine gelince; işbu davada davalı sigorta şirketi yönünden 2918 sayılı KTK'nin 97/1.maddesi uyarınca yalnızca başvuru şartına tabi olup, ayrıca gerek sigorta gerekse işleten ve sürücü yönünden zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı, (6325 S. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında 'özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz' düzenlemesi bulunmaktadır) halde davacı tarafça arabuluculuk yoluna başvurulmuş olması nedeniyle davalı şirketin arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulması mümkün görülmemiştir. ----------------- Bu kapsamda somut olayda taraflar yönünden ihtiyari nitelikteki arabuluculuk giderinden ise davacının sorumlu tutulması suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
1.)Davanın kabulü ile; 3.037,34 TL bakiye hasar onarım tazminatı ve 24.000,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 27.037,34 TL tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddeleri gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen 16/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin faiz ve feriler hariç hükmedilen miktar yönünden araç başına maddi 120.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
2.)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.846,92 TL karar ve ilam harcından; başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harç ile tamamlama harcı olarak yatırılan 461,40 TL harcın mahsubuyla bakiye 957,92 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3.)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca----------bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
4.)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı 427,60 TL peşin harç, 461,40 TL tamamlama harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 366,00 TL posta masrafı, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.243,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen toplam 27.037,34 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.)6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından ---------Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
Dair; taraf vekillerinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341(2) ve Ek Madde 1 (2) fıkrası gereğince dava tarihi itibarıyla kararın miktar yönünden ( 27.037,34 TL< 28.250,00 TL) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2025