6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının ---------- çağında kozmetik ve sağlık ürünlerinin dağıtım ve pazarlama faaliyeti yürüten bir şirket olduğu, --------- isimli kişinin davacı şirkette satış ve pazarlama saha elemanı olarak çalıştığı, bu kişinin çalıştığı dönemde sahada müşteriler ile birebir görüşerek işlemleri yürüttüğü, müşterilerin siparişlerini aldığı, ürün sevkiyatını ve tahsilat takibini sağladığı, davacı şirket tarafından müşterilere bu şekilde satılan ürünlerin, bedelinin müşteriler tarafından banka hesabına nakit olarak veya kredi kartı ile davacı şirkete ödendiği, bu ödemelerin yapılması esnasında piyasada sıkça uygulanan müşteri kredi kartları ile de tahsilat yapıldığı, davacı şirketin müşterisi kendi müşterisinden alacaklı olduğu tutarı kendi pos terminalinden çektiği, bunun yerine davacı şirketin pos terminalinden veya mail order ile çekerek aynı tutarı davacı şirkete ödediği, ödenen tutar davacı şirket tarafından müşterinin cari hesabından düşüldüğü, müşterinin de kendi müşterisinin kredi kartı sahibi cari hesabından düşüldüğü, --------- satış temsilcisi olduğu bazı müşteriler ile cari hesap mutabakatsızlıklarının ortaya çıkması üzerine 10.09.2021 tarihinden itibaren ---------- işe devam etmemeye başladığı, bunun üzerine davacı şirket yönetimi tarafından şüphelenildiği ve işlemlerinin incelendiği, yapılan incelemede; ---------- satış temsilcisi olduğu davacı şirketin başka bir müşterisi olan ---------- Şti adına yapılan ödemelerin başka müşterilerin cari hesap borcuna mahsup edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda olan müşteri sayısının 4-5 civarında olduğu, yapılan araştırmalarda --------- başka diğer müşterilere de işbirliği yapmayı teklif ettiği, ancak olumlu sonuç alamadığı için bu müşteriler ile aynı işlemleri yapamadığı bilgisine ulaşıldığı, bu işlemlerin nasıl yapıldığı araştırıldığında --------- Şti” nin cari hesap borcunu davacı şirkete ödemek amacıyla gerekli bilgileri ---------- tarafından oluşturulan kredi kartı tahsilat linkinin müşteriye mail yoluyla gönderildiği, müşterinin bu ödemeyi mail order yoluyla gerçekleştirdiği, daha sonra bu ödemenin ---------- tarafından başka müşterilerin cari hesap borcuna mahsup edildiği, buna karşılık bu müşterilerden ödemeler elden veya banka aracılığı ile ---------- tarafından tahsil edildiği, burada davalının borçlarını gerçek tutardan daha az olarak ---------- ödemelerinin söz konusu olduğu, burada borcun yanlış kişiye ödendiği, gerçekte borcun alacaklısı davacı şirket iken borcun --------- ödendiğinin anlaşıldığı, tüm bu olaylar ------ kendisinin satış temsilcisi olması nedeniyle kendisine tanınan yetkileri kullandığı, davalı şirketin de --------- ile işbirliği yaparak kendilerine menfaat sağladıkları ve davacı şirketi dolandırdıkları, davalı şirketin sağladığı bazı menfaatler karşılığında -------- ile işbirliği yaparak bu duruma neden oldukları, --------- iş akdi izah edilen nedenlerle 13.09.2021 tarihinde fesih edildiği, davacı şirketin bu olaylardan ve durumdan 10.09.2021 tarihinde haberdar olduğu, ancak detaylarına ve zararın büyüklüğüne Ekim 2021 ayında vakıf olunduğu, bu durum üzerine davacı şirket defter ve kayıtlarında gerekli düzeltmeler yapıldığı ve oluşan yeni duruma göre davalı şirketin cari hesap borcunu ödemesinin talep edildiği, davacı şirket kayıtlarında mevcut olduğu anlaşılan hata davalı şirket ile -------- birlikte hileli hareketleri neticesinde olduğu, davalı tarafın düzeltilen cari hesabına göre oluşan borç tutarının ödenmemesi üzerine davalı hakkında------- İcra Müdürlüğünün -------- E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davacı şirkete ait ticari defterlere göre davacının davalıdan takibe konu edilen miktar kadar alacaklı olduğu, tarafların ticari defterleri ile vergi dairesi kayıtları özellikle BA-BS formları alacak durumunu ortaya koyacağı, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yapılacak yargılama sonucunda davanın kabulü ile davalının-------- İcra Müdürlüğünün ---------- E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı tarafın itirazının kötüniyetli olması sebebiyle %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafın üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, taraflar arasında ticari ilişki mevcut olduğu, davacı şirket, taraflar arasında süregelen ticari ilişkiye istinaden cari hesap tuttuğu, cari hesap mutabakatı ise mail ortamında yazılı şekilde davalıya iletilmek suretiyle gerçekleştirildiği, davalı, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davacı şirketin satış sorumlusuyla muhatap olduğu, satışı gerçekleşen ürünlerin davalı şirket satış sorumlusu dava dışı ---------- tarafından teslim edildiği, ödemelerin de yine satış sorumlusuna nakit olarak yapıldığı, nakit yapılan ödemeler şirket tarafından cari hesaba işlenerek davalıya mail yoluyla gönderildiği, davacı şirketin satış operasyon departmanı, --------(--------- adresinden, davalının muhasebe sorumlusu olan -------- -------(---------- adresine, 09/09/2021 tarihinde mutabakat amacıyla cari hesabı mail yoluyla gönderildiği, davacı şirketin göndermiş olduğu ve dilekçe ekinde sunulan cari hesaba göre 09/09/2021 tarihi itibariyle davalının davacıya yalnızca 2.367,86 TL borçlu olduğunun görüldüğü, huzurdaki davada iddia olunan alacak, dava dilekçesi ekindeki değiştirilmiş cari hesap ekstresinden anlaşılacağı üzere davacının tek taraflı olarak 09/11/2021 tarihinde 12 parça halinde "Günlük/Mahsup" açıklamasıyla işlediği hukuki ve ticari dayanaktan yoksun kayıtlara dayandığı, bu usulsüz kayıtlar dışında dava ve icra dosyasında davacının alacağına ilişkin bir belgenin de bulunmadığı, taraflar arasında usulüne uygun şekilde uzlaşılarak kesinleşmiş bir cari hesap mutabakatı varken, davacı tarafından hukuka aykırı şekilde tek taraflı olarak mutabakat konusu cari hesapta değişiklikler yapılması, hukuka aykırı olup alacak dayanağı teşkil edemeyeceği, davacı tarafından tutulan cari hesap ekstresi, davacı çalışanı --------- tarafından 09.09.2021 tarihinde davalı şirketin muhasebecisine mail yolu ile tebliğ edildiği, davalı tarafından zımni olarak işbu cari hesap ekstresi tanınmıştır ve 1 ay içerisinde itiraz edilmediği, ancak bu tebliğin üzerinden 1 aylık yasal itiraz süresi geçtikten sonra davacı tarafından 22.10.2021 tarihinde davalıya ihtarname çekildiği, cari hesaplarda kendilerince bazı hatalı kayıtlar tutulduğu iddia edildiği, bakiyeye ilişkin tarafların, gerekli kontrolleri yaparak, bu hata veya yanlışlığı karşı tarafa bildirmesi, yani bakiyeye itiraz etmesi gerektiği, somut olayda da anılan ödemeler davacı tarafından kabul edilmiş hatta öyle ki taraflar arasında cari hesap mutabakatı da yapılmış olmasına karşın sonradan davacı tarafından cari hesapta bir takım düzeltmelere gidilerek davalı adına ödenen bakiyeler başkasının cari hesabına işlendiği, dava dilekçesinin ilk sayfasında 2 numaralı bentte "--------- sahada müşteriler ile birebir görüşerek işlemleri yürütmekte, siparişlerini almakta, ürün sevkiyatını ve TAHSİLAT TAKİBİNİ sağlamaktadır." dendiğini, --------- tahsilata ilişkin yetkili olduğunu hatta dava dilekçesinin 5. bendinde söylendiği gibi kredi kartı tahsilat linklerini oluşturup dava dışı -------- Şti.'nin müşterilerine yolladığı, yani açıkça tahsilattan sorumlu tutulduğunun davacı tarafından belirtildiği, dava dilekçesinin ilerleyen kısımlarında --------- tahsilat yetkisi olmadığı bu ödemelerin ona yapılmış olmasının "kötü ödeyen iki kez öder" ilkesi gereği yeniden yapılması gerektiğinin iddia edildiği, yukarıda izah edilenlerden özetle, davalı tarafından davacı şirkete teslim alınan tüm mallara ilişkin borç ödendiği, hatta davalıya teslim edilmeden, farklı şahısların imzasıyla tanzim edilen irsaliyeler nedeniyle bir kısım mal için davalı alacaklı durumda olduğu, huzurdaki davanın konusu olan---------İcra Müdürlüğü ---------- esas sayılı dosyasına vaki davalı itirazı yerinde olup davanın reddi gerektiği, yukarıda arz ve izah edilen ve mahkemenizce resen ele alınacak sebepler ile, davanın husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacı hakkında %20den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava,
İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki hizmet ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.---------İcra Müdürlüğü --------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 15/11/2021 tarihinde asıl alacak 207.717,86 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 18/11/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından bila tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Verilen yetki ile tacir olan davacı şirketin 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin incelenmesinde, e-defter kullanıcı mükellef olduğu, GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir beratları ile aynı yıl Envanter defterlerinin noter tasdiklerinin T.T.K ve V.U.K hükümlerine göre süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, Davalının 2021 yılına ilişkin incelenen ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının T.T.K ve V.U.K hükümlerine göre süresinde ve usulüne uygun yapıldığını, Davacının Alacak Talebi Yönünden: Taraflar arasındaki ticari ilişkinin ihtilafsız olduğu, davacı şirket tarafından davalı tarafa hizmet ve teslim karşılığı faturalar düzenlenmiş olduğu, her iki tarafın ticari defter kayıtları karşılaştırıldığında; davacı şirketin kendi defterlerinde takip tarihi itibariyle 207.717,86 TL alacaklı gözüktüğü, davalının ise incelenen ticari defterlerinde davacı şirkete 138.947,70 TL tutarında borçlu gözüktüğü, davacının kendi defterlerinde 09.11.2021 tarihinde "Günlük / Mahsup” açıklaması ile 12 ayrı muhasebe kaydı ile davalı aleyhine 207.900,00 TL tutarında borç kaydı girildiği, raporun 4.c. bölümünde detaylı olarak incelenen davalı BA formu bildirimlerinde davacı şirketten 2021 yılında 22 adet belge karşılığı KDV HARİÇ 222.177,78 TL tutarında “alım” yaptığını bildirdiği, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere kendi defterlerine kendi borcu olarak yazmayacağı, “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceğinden işbu faturalar içeriği malların davalı şirkete teslimine ilişkin karinelerin oluştuğunu, tüm bu tespit ve değerlendirmeler neticesinde; taraflar arasındaki usulsüz, hileli işlem adı ile davacının alacak talebine ilişkin hukuki değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde olduğunu, Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında reeskont avans faizi talebinin yerinde olduğu, Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, icra inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığını beyan etmiştir. Bilirkişinin 1. Ek raporundan sonra 2. Ek raporu aldırılmış olup rapor içeriğinde; davacı şirketin 2021 yılına ilişkin ticari defter kayıtları üzerinde dava dışı --------- şirketi yönünden yapılan mali inceleme neticesinde; dava dışı ---------- şirketinin davacı şirketin müşterisi olduğu, davacının kendi defter kayıtlarında dava dışı ---------- şirketinin açık hesabının ----------- no.lu hesapta takip edildiği, davacı şirketin toplamda 48.262.895,17 TL tutarında dava dışı şirkete tüm yıl boyunca toptan satış faturası düzenlendiği, karşılığında ---------- no.lu kredi kartları hesabına alacak kaydetmek suretiyle borç/alacak bakiyelerinin izlendiği, eş deyişle satış faturalarının bedellerinin kredi kartı ile tahsil ettiği, hesap hareketleri açıklamalarından yola çıkarak yapılan irdelemede davalı ---------- yada işbirlikçisi olduğu iddia edilen --------- adına herhangi bir kaydın yer almadığı, öte yandan 1. ek raporun 4.bölümünde tespit edilen kredi kartı işlemlerine ilişkin tahsilat kayıtlarının dava dışı şirket hesabına kaydedilen kredi kartı tahsilat tutarları ile bir bağının bulunmadığını beyan etmiştir.Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya/ cari hesap alacağına dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, Davacı tarafça davalının müşterisi olduğu, davalı gibi başkaca daha müşterilerinin bulunduğu, -------- isimli kişinin davacı şirkette satış ve pazarlama saha elemanı olarak çalıştığı, bu kişinin çalıştığı dönemde sahada müşteriler ile birebir görüşerek işlemleri yürüttüğü, müşterilerin siparişlerini aldığı, ürün sevkiyatını ve tahsilat takibini sağladığı, davacı şirket tarafından müşterilere bu şekilde satılan ürünlerin, bedelinin müşteriler tarafından banka hesabına nakit olarak veya kredi kartı ile davacı şirkete ödendiği, bu ödemelerin yapılması esnasında piyasada sıkça uygulanan müşteri kredi kartları ile de tahsilat yapıldığı, davacı şirketin müşterisi kendi müşterisinden alacaklı olduğu tutarı kendi pos terminalinden çektiği, bunun yerine davacı şirketin pos terminalinden veya mail order ile çekerek aynı tutarı davacı şirkete ödediği, ödenen tutar davacı şirket tarafından müşterinin cari hesabından düşüldüğü, müşterinin de kendi müşterisinin kredi kartı sahibi cari hesabından düşüldüğü, ---------- satış temsilcisi olduğu bazı müşteriler ile cari hesap mutabakatsızlıklarının ortaya çıkması üzerine 10.09.2021 tarihinden itibaren ----------- işe devam etmemeye başladığı, bunun üzerine davacı şirket yönetimi tarafından şüphelenildiği ve işlemlerinin incelendiği, yapılan incelemede; --------- satış temsilcisi olduğu davacı şirketin başka bir müşterisi olan --------- Şti adına yapılan ödemelerin başka müşterilerin cari hesap borcuna mahsup edildiğinin anlaşıldığı iddia edilerek davalının gerçek ödeme yapmadığından bahisle eldeki davanın açıldığı, davalı tarafça ise satışı gerçekleşen ürünlerin davalı şirket satış sorumlusu dava dışı ---------- tarafından teslim edildiği, ödemelerin de yine satış sorumlusuna nakit olarak yapıldığı, nakit yapılan ödemeler şirket tarafından cari hesaba işlenerek davalıya mail yoluyla gönderildiği, davacı şirketin satış operasyon departmanı,--------(--------- adresinden, davalının muhasebe sorumlusu olan ------- -------(-------- adresine, 09/09/2021 tarihinde mutabakat amacıyla cari hesabı mail yoluyla gönderildiği, davacı şirketin göndermiş olduğu ve dilekçe ekinde sunulan cari hesaba göre 09/09/2021 tarihi itibariyle davalının davacıya yalnızca 2.367,86 TL borçlu olduğunun görüldüğü, huzurdaki davada iddia olunan alacak, dava dilekçesi ekindeki değiştirilmiş cari hesap ekstresinden anlaşılacağı üzere davacının tek taraflı olarak 09/11/2021 tarihinde 12 parça halinde "Günlük/Mahsup" açıklamasıyla işlediği hukuki ve ticari dayanaktan yoksun kayıtlara dayandığı savunmasında bulunulduğu, incelenen davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 207.717,86 TL alacaklı gözüktüğü, davalının ise incelenen ticari defterlerinde davacı şirkete 138.947,70 TL borçlu göründüğü, davalının ödemelerinin kendi borcuna mahsuben yapıldığını gösterir kredi kartı sahiplerinden belge ibraz edilmediği, HMK.
221.maddesi gereği (BA) formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği , davalının B/A bildirimlerine göre takibe konu faturaların davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği, bu halde davalının B/A formlarının aksini ispatlaması gerektiği, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği , davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği , davalının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispat aracının bulunmadığı, ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacının alacağını ispatlamış olduğu, bu itibarla 207.717,86 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın kabulü ile;-------İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı takibine davalı/ borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile; takibin 207.717,86 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmek suretiyle devamına, Hükmolunan alacağın %20 si icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine,
2.Alınması gerekli karar harcı 14.189,20 TL’den peşin olarak yatırılan 3.547,31 TL'nin mahsubu ile 10.641,89 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3.Davacı tarafça yatırılan 3.547,31 TL peşin harç/harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4.Davacı tarafından yapılan 92,20 TL ilk dava masrafı, 4.500,00 TL bilirkişi, 262,25 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 4.854,45 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5.Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6.Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
8.Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/12/2025