Aramaya Dön

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/33
Karar No
K. 2025/868
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/33 Esas
KARAR NO: 2025/868
DAVA: Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 12.01.2022
KARAR TARİHİ: 10.12.2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şirket tarafından 28.02.2018 vade tarihli, 100.000,00 TL bedelli, 30.03.2018 vade tarihli, 100.000,00 TL bedelli, 30.04.2018 vade tarihli, 75.000,00 TL bedelli, 30.05.2018 vade tarihli, 75.000,00 TL bedelli senetler düzenlenerek müvekkile verildiğini, iş bu senet bedelleri davalı yan tarafından aradan geçen zamanda müvekkile hiçbir şekilde ödenmediğini, müvekkil şirketin davalı şirketten 28.02.2018 vade tarihli, 100.000,00 TL bedelli, 30.03.2018 vade tarihli, 100.000,00 TL bedelli, 30.04.2018 vade tarihli, 75.000,00 TL bedelli, 30.05.2018 vade tarihli, 75.000,00 TL bedelli senetlerden kaynaklanan toplamda 350.000,00 TL tutarında alacağı bulunmakta olup iş bu alacağın işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğini, poliçeden doğan alacak hakkının tahsili amacıyla bir yıllık yasal süre içerisinde iş bu sebepsiz zenginleşme davası ikame edilebileceğini, nitekim öncelikle senetlerden bahisle davalı yanın müvekkil aleyhine sebepsiz zenginleşmesi nedeniyle arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup yapılan arabuluculuk görüşmesi neticesinde de anlaşmama tutanağı tutulmuş olduğundan iş bu alacak davası açıldığını, müvekkil şirketin bahsi edilen senetlerden dolayı davalı yandan alacağı bulunmakta olup iş bu davamızın kabulüne karar verilmesini talep etmek zarureti hasıl olduğunu, müvekkilin davalı şirketten alacaklı olduğunun kabulü ile iş bu haklı davasının kabulüne, 28.02.2018 vade tarihli, 100.000,00 TL bedelli, 30.03.2018 vade tarihli, 100.000,00 TL bedelli, 30.04.2018 vade tarihli, 75.000,00 TL bedelli, 30.05.2018 vade tarihli, 75.000,00 TL bedelli senetlerden bahisle davalı yanın müvekkil aleyhine sebepsiz zenginleşmesinden doğan toplamda 350.000,00 TL'nin işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının davasını kabul manasına gelmemek koşuluyla davacının tüm taleplerine karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, söz konusu senetlerin tarihleri 28.02.2018, 30.03.2018, 30.04.2018 ve 30.05.2018'dir ve bu senetlerde TTK 661/1 zaman aşımı süresi 3 yıl olduğunu, davacı tarafın ibraz ettiği senetlerin tamamı zamanaşımına uğradığından davanın reddi gerektiğini, yine davacı BK 82. maddesine göre müvekkilin sebepsiz senginleştiğini iddia etmekte olduğunu, işbu dava Bk 82.maddesine göre 2 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, davacının İşbu huzurdaki davası hak düşürücü süre nedeniyle de dinlenemeyeceğini, davacı taraf, 12.01.2022 tarihli dava dilekçesinde müvekkil firma tarafından toplam bedeli 350.000,00 TL olan 4 adet senet aldıklarını ancak bu senet bedellerinin kendisine ödenmediğinden bahisle bu senet bedellerinin işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep ettiğini, davacının beyanları yersiz ve mesnetsiz olup davanın reddi gerektiğini, müvekkil firmanın, davacı tarafın iddia ettiği gibi müvekkilin sebepsiz zenginleşme durumu mevcut olmadığını, dosyaya sundukları delil başlangıcı bile sayılmayan bedelsiz senetler olup bu iddialarını kanıtlayan herhangi bir evrak veya belge de sunmuş olmadığını, davacı yan müvekkile herhangi bir iş yapmış veya mal vermiş de olmadığını, zira böyle bir iddiası da mevcut olmadığını, bu durum delil başlangıcı bile olmayan senetlerin bedelsiz olduğunu açıkça gösterdiğini, ayrıca davacının davasını kabul manasına gelmemek kaydıyla davacı tarafın talep ettiği ticari avans faizinin de herhangi bir dayanağı olmadığını, bu sebeple davacı tarafın istemiş olduğu faiz miktarına da itiraz ettiklerini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın hem esastan hem de usulden reddini haksız olarak açılan dava için %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Davacı vekilinin belirttiği, 1-28.02.2018 vade tarihli, 100.000,00 TL bedelli, 30.03.2018 vade tarihli, 100.000,00 TL bedelli, 30.04.2018 vade tarihli, 75.000,00 TL bedelli, 30.05.2018 vade tarihli, 75.000,00 TL bedelli senet suretleri, tanık beyanları, bilirkişi incelemesi ,ticari defterler, delil olarak değerlendirilmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının TTK'nun 778/1-d bendi atfı ile TTK'nun 732 maddesi kapsamında zamanaşımına uğramış davaya konu bonolara dayalı sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak talebinin yerinde olup olmadığı, davalının zamanaşımı itirazının yerinde olup olmadığına ilişkin olduğu anlaşıldı. 25/01/2023 Tarihli celsede tanık ...'ın beyanında ; “Ben 2018 yılına kadar davacı şirketin ortağı idim. ... yetkilisi ... üniversitem sınava arkadaşımın kardeşi idi yıllarca ticaret yapmıştık, abisinden ayrıldıktan sonra geldi, oldukça kötü durumda idi. borç para istedi. şirketten borç verdik, bu borç şirket kayıtlarında da vardır, sonra bu borcu ödemedi ve bizde senet aldık bu borç için, ancak bunları da ödemedi, baya bekledik işlemede koymadık, biz zaman aşımı olduğunu da bilmiyorduk dedi. Benim bilgim bundan ibarettir benim tanıklık ücreti talebim yoktur dedi.” Şeklinde olduğunun görüldü. 25/01/2023 Tarihli celsede tanık ...'nun beyanında; “Ben senetlerin hazırlandığı tarihte 2017 yılı olduğunu hatırlıyorum davacı şirketin muhasebe müdürü idim. ... sahibi ... bey ile davacı şirket ortaklarının aralarında arkadaşlık ilişkisi vardı yıllardır devam eden. ... bey o günlerde ekonomik açıdan zor günler yaşıyordu, o dönemde kendisine davacı şirket tarafından kaynak yaratıldı ve ödemeler yapıldı, bunun karşılığında da senetler alındı, davacı şirket kayıtlarında davalı şirkete yapılan bu ödeme kayıtları vardır. Bu senetler daha sonra ödenmedi, arkadaşlık ilişkisi nedeniyle takibe başlanılması gereğide hissedilmedi bu yüzden gecikme yaşandı, ama ödenmeyeceğine kanaat getirildiğinde tahsili için gerekli müracaatlar yapıldı, bu senetler davacı şirketin davalı şirkete borç para vermesi nedeniyle düzenlenmiştir dedi. Tanıklık ücreti talebim yoktur dedi.” Şeklinde olduğunun görüldü.

24/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda "Raporum içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, Davacı yana ait 2017-2018-2019-2020-2021-2022 yıllarına ait ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davacı ..Şti. . tarafından incelemeye sunulan 2017-2018-2019- 2020-2021-2022 yıllarına ait ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu görülmüştür. Davalı yan incelemeye gelmemiş ve sonrasında da defter ve belge de sunmamıştır. Dava konusu 28.02.2018 vade tarihli, 100.000,00 TL bedelli, 30.03.2018 vade tarihli, 100.000,00 TL bedelli, 30.04.2018 vade tarihli, 75.000,00 TL bedelli, 30.05.2018 vade tarihli, 75.000,00 TL bedelli dört adet senet Davacı tarafça 12.07.2017 tarihinde Ticari Defterlerine ve cari hesap ekstresine kaydedildiği, bu senetler ile ilgili herhangi bir ödemenin görülmediği,

Davacı tarafın 04.10.2018 tarihinde Yapıkredi bankası açıklaması ile Davalı tarafa 686.000,00.-TL bedel ile avans verildiği, avans hesabının 31.12.2018 bakiyesininin 686.000,00.-TL borç olduğu, bu Avans hesabının 2018-2019-2020-2021-2022 yıllarında aynı bakiye ile açıldığı ve kapandığı, 31.12.2022 bakiyesinin 686.000,00.-TL borç olduğu, Dava konusu ve diğer senetlerin kayıtlı olduğu ...Şti adlı Satıcılar hesabının 31.12.2017 tarihi itibariyle bakiyesinin 676.213,33.-TL alacak bakiyesi verdiği, bu hesabının 2018-2019-2020-2021-2022 yıllarında aynı bakiye ile açıldığı ve kapandığı, 31.12.2022 bakiyesinin 676.213,33.-TL borç olduğu, 6.6 Senetlerin ödenmemesi nedeniyle 06.09.2021 tarihinde 121.02.001 nolu Protestolu Senetler hesabına virman yapıldığı, Tarafların, inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır. 08 /01/2024 tarihli bilirkişi raporunda “Hukuki Nitelendirme ve delillerin takdiri ve değerlendirmesi sayın mahkemeye ait olmak üzere yapılan tespit, açıklamalar neticesinde; Dava;TTK'nun 778/1-d bendi atfı ile TTK'nun 732 maddesi kapsamında zamanaşımına uğramış bonoya dayalı sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak talebine ilişkindir. Mahkemenizin 11/10/2023 tarihindeki duruşmasında, Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için davalının 2017-2022 yılı Ticari Defter ve belgeleri ile dosyada yer alan davacının ticari defterlerine ilişkin alınmış bilirkişi raporunun da karşılaştırılmak suretiyle rapor düzenlenmesi istenilmiş olup buna göre; dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, inceleme sırasında Davalıya ait; 2017 yılı defter kayıtlarını gösteren muavin defter dökümü ile Davalının, Davacı şirketle ilgili işlemlerinin 2020 yılı sonuna kadar olduğundan 2018-2019-2020 yıllarına ait ticari defteri ve dayanak belgeler üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davalı şirket tarafından 2017 yılı ticari defterleri kendilerinde olmadığını bildirdiklerinden tarafıma ibraz edilmemiştir bu nedenle tasdik bilgileri görülememiştir. Ancak incelemede Davalının, 2017 yılına ait ticari defter kayıtlarını gösteren Muavin defter dökümü tarafıma sunulmuş olup bunun üzerinden dayanak belgelerle birlikte inceleme yapılmıştır. İncelemeye sunulan 2018-2019- 2020 yıllarına ait ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu görülmüştür. Davalının defter kayıtlarında, Tarafların cari hesap şeklinde çalıştığı, Davalının, davacıya fatura kesmeden önce 13.01.2017 tarihinden itibaren farklı tarihlerde, Davacıdan avans olarak çek aldığı ve davalı şirket, Davacıya... tarihli ... nolu (KDV dahil) 45.310,88 TL fatura kestiği dayanak belgelerle birlikte tespit edilmiştir. Ancak Davalının, Davacıya kestiği fatura ile avans olarak alınan çekler ayrı hesaplarda takip edilmesi gerekirken, ....Ltd.Şti. nolu hesabında takip edildiği, 320 Satıcılar Hesabı: İşletmenin faaliyet konusu ile ilgili her türlü mal ve hizmet alımlarından kaynaklanan senetsiz borçların izlendiği hesaptır. Dolayısıyla 2017 yılı sonunda bu hesap ters bakiye vererek ilgili hesabı olan... Tic.Ltd.Şti. nolu Verilen Sipariş Avans hesabına virman kaydıyla cari hesaptaki 47.713,33 TL ters bakiyenin aktarıldığı ve bu bakiyenin 2018,2019 yıllarında aynı kaldığı, 2020 takvim yılı sonunda ise ... Tic.Ltd.Şti. nolu hesabından tekrar ... Tic.Ltd.Şti. hesabına aktarılan 47.713,33 TL ters bakiyenin ise yevmiye no:..., yevmiye tarihi ...yevmiye kaydında 131 Ortaklardan Alacaklar hesabına virman kaydı yapıldığı, bu şekilde herhangi bir belge olmadan Davalının, Davacıdan 47.713,33 TL bakiye alacağını 131 Ortaklardan Alacaklar hesabına aktarılarak kapatıldığı dolayısıyla cari hesabın sıfırlandığı ve 2021,2022 yıllarında herhangi bir kayıt yapılmadığı, Tarafların defter kayıtları karşılaştırıldığında, Davacının defter kayıtlarına aldığı ancak Davalının defter kayıtlarında olmayanlar aşağıda sıralanmıştır; 15/11/2017 tarihinde Davacının ticari defterinde, ...Tic.Ltd.Şti. Verilen Sipariş Avansları hesabına gelen havale olarak kaydedilen 22.000,00 TL ve 6.500,00 TL, • 04/10/2018 tarihinde Davacının ticari defterinde, 159.01.180-....Şti. Verilen Sipariş Avansları hesabına Yapıkredi bankası açıklaması kaydedilen 686.000,00.-TL, Dava konusu, senetler ve başka senetlere ait Senet giriş bordrosunun Davacının ticari defterine... tarih ... yevmiye numarası ile toplu bir şekilde kaydedilen 600.000,00.-TL nin Davalının defter kayıtlarına alınmadığı tespit edilmiştir. Buna göre Davacının defter kayıtlarına aldığı ancak Davalının defter kayıtlarında olmayanlar ödemelerin dayanak belgelerini, Davacının mahkemenize sunması gerektiği görüşü ile Mahkemenizce Davacının ticari defter kayıtları kabul edildiği takdirde, dava tarihi itibariyle Davacının ticari defterinde 159- Verilen Sipariş Avansları ana hesabının alt hesabı olan ...Tic.Ltd.Şti. hesabında, 31.12.2022 tarihi itibariyle 686.000,00.-TL borç bakiyesi verdiği ve Dava konusu senetlerin kayıtlı olduğu.... Ltd.Şti adlı Satıcılar hesabının 31.12.2012 tarihi itibariyle 676.213,33.-TL alacak bakiyesi verdiği dolayısıyla Davacının ticari defter kayıtlarına göre Davacının, cari hesaptan 676.213,33.-TL davalıya borcu olduğu bunun karşılığında Davacının, Davalıya verdiği avansların takip edildiği, ....Ltd.Şti. Verilen Sipariş Avansları hesabındaki 686.000,00.-TL bakiyenin düşüldüğünde ise (676.213,33.-TL-686.000,00.-TL )= -9.786,67 TL Davacının borcuna karşılık, davalıya fazla ödeme yaptığı ve bu tutarda Davalıdan alacaklı olduğu sonucuna ulaşılacaktır. Tarafların, inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı” sonuç ve kanaatine varılmıştır.

16.07.2025 tarihli bilirkişi raporun “Dosya mevcudu, Davacı şirketin 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterler kayıtları ile davalı yanın 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterleri, dava dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle; İncelenen davacı yana ait 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılı Ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter Defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin TTK.’nun ilgili Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olmasından dolayı davacı şirketin 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, İncelenen davalı yana ait 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılı Ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter Defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin TTK.’nun ilgili Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olmasından dolayı davalı şirketin 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davacı şirketin 31.12.2018 tarihi itibariyle davalı yandan 320 nolu hesaında 676.213,33 TL alacaklı olduğu, ... nolu hesapta ise 686.000,00 TL borçlu olduğu, başka bir ifadeyle davacının 9.786,67 TL (686.000,00 TL-676.213,33 TL) cari hesap alacağının bulunduğu, ancak 320 nolu hesaba giren 600.000,00 TL tutarındaki senetlerin ödenmemesinden dolayı davacı yanın asıl alacağının 609.786,67 TL (600.000,00 TL +9.786,67 TL) olduğu, davacı şirketin talebe bağlılık ilkesi gereğince dava konusu senetlerin ödenmemesinden kaynaklı olarak dava tarihi olan 12.01.2022 tarihi itibariyle davalı yandan 350.000,00 TL alacağının bulunduğu, (Davacı ...Ltd. Şti.’nin dava konusu olan 28.02.2018 vade tarihli, 100.000,00 TL bedelli, 30.03.2018 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli, 30.04.2018 vade tarihli 75.000,00 TL bedelli, 30.05.2018 vade tarihli 75.000,00 TL olmak üzere toplam 350.000,00 TL bedelindeki dört adet senedin davacı yanın 12.07.2017 tarihinde ticari defterlerinde kayıt altına alındığı, davalı şirketin ticari defterlerinde senetlerin kayıt altına alınmadığı ve bu senetler ile ilgili davalı tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığı tespit edilmiştir.) Davalı şirketin, dava konusu senetleri ticari defterlerinde kayıt altına almamasından ve 26/10/2020 tarihinde 47.713,33 TL olan bakiye alacağını 131 Ortaklar hesabına virman kaydı yaparak kapatmasından kaynaklı olarak dava tarihi olan 12.01.2022 tarihi itibariyle davacı yandan herhangi bir alacağının yada borcunun bulunmadığı, Tarafların ticari defter ve kayıtlarının karşılaştırılması neticesinde; Davacı şirketin ticari defter kayıtlarına yer alan 15/11/2017 tarihli 22.000,00 TL tutarlı ve 15/11/2017 tarihli 6.500,00 TL tutarlı gelen havalelerin davalı şirketin ticari defter kayıtlarında yer almadığı, 04/10/2018 tarihinde Davacının ticari defterinde, ....Ltd.Şti. Verilen Sipariş Avansları hesabına ...Bankası açıklaması kaydedilen 686.000,00-TL’nin davalı şirketin ticari defterlerinde kayıt altına alınmadığı, Dava konusu, senetler ve başka senetler ait Senet giriş bordrosunun Davacı şirketin ticari defterinde ... tarih ... yevmiye numarası ile toplam 600.000,00.-TL olarak kayıt edildiği, ancak Davalı şirketin ticari defterlerinde senetler ile ilgili herhangi bir kaydın bulunmadığı” sonuç ve kanaatine varılmıştır.

05.11.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda “Dosya mevcudu, kök rapor, davalı yanın 2017 yılına ait ticari defterleri, tarafların bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçeleri, dava dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle; Tarafların 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Dava konusu senetler ile ilgili tarafların ticari defterlerinde herhangi bir faturanın bulunmadığı, dava konusu senetlerden de anlaşılacağı üzere iş bu senetler "nakden" şeklinde düzenlenmiş olup borca karşılık verilen senetler olduğunun anlaşıldığı, Mali yönden kök raporda yer alan görüş ve kanaatimizde herhangi bir değişikliğin bulunmadığı” sonuç ve kanaatlerine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :

TTK'nun 778/1-d bendi atfı ile TTK'nun 732 maddesi kapsamında zamanaşımına uğramış bonoya dayalı sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak talebine ilişkindir.

Davacının talebinin ,28.02.2018 vade tarihli, 100.000,00 TL bedelli, 30.03.2018 vade tarihli, 100.000,00 TL bedelli, 30.04.2018 vade tarihli, 75.000,00 TL bedelli, 30.05.2018 vade tarihli, 75.000,00 TL bedelli senetlerden bahisle davalı yanın davacı aleyhine sebepsiz zenginleşmesinden doğan toplamda 350.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak kendilerine verilmesine ilişkin olduğu, davalının ise TTK 661/1 zamanaşımı süresi 3 yıl olduğu , davada zamanaşımının gerçekleştiği, Bk 82.maddesine göre 2 yıllık hak düşürücünün geçtiği, davacı tarafın iddia ettiği gibi sebepsiz zenginleşme durumunun olmadığı, davacının iddiasına ilişkin deliller sunamadığına yönelik savunmalarda bulunduğu anlaşılmıştır. 6102 Sayılı TTK'nın 732. Maddesi gereğince, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıl içinde sebepsiz zenginleşmeden bahisle alacak davasının açılması gerektiği, bonolardaki vade tarihinin incelenmesi ile 12.01.2022 dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresi geçmediği görülmekle davalı vekilinin bu yöndeki itirazının reddine karar verilmiştir.

Davacı yanca sunulan 28.02.2018 vade tarihli, 100.000,00 TL bedelli, 30.03.2018 vade tarihli, 100.000,00 TL bedelli, 30.04.2018 vade tarihli, 75.000,00 TL bedelli, 30.05.2018 vade tarihli, 75.000,00 TL bedelli bonoların davalı tarafından davacı adına düzenlendiği, davalı imzasıyla davacıya ciro edildiği, davacının bonoların yetkili hamil olduğu anlaşılmıştır.

Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 732. maddesinde, "Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar ...ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir." denilmek suretiyle zamanaşımına uğramış bonoya dayalı sebepsiz zenginleşme davası düzenlenmiştir. Bu hükme göre kıymetli evraktan kaynaklanan sebepsiz zenginleşme davalarında ispat yükü bonoyu düzenleyen keşidecide olup, davalı keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini ispat etmesi gerekmektedir. Diğer yandan bono ciro edilmedikçe, bono lehdarı hamil olarak kalmaya devam edeceğinden lehdar yani hamil olan davacının, keşideci ile arasında temel ilişki bulunsa dahi sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak keşideciden talepte bulunabilir. (Yargıtay 11 HD, T:25.12.2020, ... E... K sayılı ilamı ) .

Somut olayda davacı ve davalının senetteki konumlarına göre taraflar arasında temel ilişki bulunmakta ise de davacı, davalıdan TTK'nın 732.maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince talepte bulunmuştur. Dava, zamanaşımına uğramış bonolardan kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkindir. Dava konusu bonolarda ciro silsilesine bakıldığında bononun davalı borçlu tarafından davacı adına düzenlendiği, bu nedenle davacı ve davalı arasında temel ilişki bulunduğu ve davacının da bu temel ilişkiye dayandığı, bu durumda zamanaşımına uğrayan bonoların yazılı delil başlangıcı teşkil edeceğinden davacı alacağını tanık dahil her türlü delil ile ispatı mümkün bulunmaktadır.(Örnek Yargıtay 19.HD. ...E., ... K.)

Yukarıda belirtili yargıtay içtihatı gereğince davacı tanıkları dinlenmiş ve ticari defterler bilirkişi tarafından incelenmiştir. 25.01.2023 tarihli duruşmada dinlenen davacı tanığı ... ve ...'nun beyanlarında ... yetkilisi...'ün davacı şirket yetkililerinden para istediği ve davacı şirketten davalı şirket yetkilisi ...'e para verildiği, davalı şirket yetkilisinin bu borcu ödemediğini ,bu hususun şirket kayıtları ile de ortada olduğunu beyan ettikleri, davalı tarafından tanık beyanlarına itiraz edilmediği, davacının 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin incelendiği, buna göre dava konusu 28.02.2018 vade tarihli, 100.000,00 TL bedelli, 30.03.2018 vade tarihli, 100.000,00 TL bedelli, 30.04.2018 vade tarihli, 75.000,00 TL bedelli, 30.05.2018 vade tarihli, 75.000,00 TL bedelli dört adet senetin 12.07.2017 tarihinde ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine kaydedildiği, bu senetler ile ilgili herhangi bir ödemenin görülmediği, borcun ödendiğine ilişkin yazılı delil sunulmadığı, davalının ticari defterlerinin incelenmesi ile de aralarında cari hesaba istinaden ticari ilişki olduğu tespit edilmiştir.

Dosyaya sunulu delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi ile davacının davasını borç ilişkisine dayandırdığı ve dosyaya sunulu bonolar zamanaşımına uğramış, kambiyo niteliğini kaybetmiş olsa da yazılı delil başlangıcı sayılan, imzanın inkar edilmediği bonoya karşı dinlenen tanık ile haklılığını ispat ettiği, davalının imzayı inkar etmediği gibi tanık beyanlarını da reddetmediği, davalının hukuki ilişkiyi hangi sebeple reddettiğini de ispat edemediği kanaatiyle mahkememizce davanın kabulüne karar verilmiş, bonoların toplam bedeli olan 350.000 TL nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;

1.Davanın kabulü ile 350.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 23.908,5 TL karar ilam harcının davacı tarafça peşin alınan 5.977,13 TL den mahsubu ile bakiye 17.931,37 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, -Davacı tarafça yatırılan 5.977,13 peşin harcın ve 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 6.057,83 TL hancın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Davacı tarafından yapılan 8.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 542,1 TL posta tebligat gideri olmak üzere 9.042,1 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,

5.HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider/delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,

6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

7.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 56.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/12/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.