Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/719
Karar No
K. 2025/856
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

ANTALYA

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/719 Esas
KARAR NO: 2025/856

ASIL DOSYADA

BİRLEŞEN DOSYADA

DAVALAR : Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Menfi Tespit Davaları

DAVA TARİHİ: 12/10/2021
BİRLEŞEN DOSYA: Antalya ... Asliye hukuk mahkemesi .../... Esas
KARAR TARİHİ: 26/11/2025

I.İDDİANIN ÖZETİ;

Davacı vekili asıl ve birleşen dosyada dava dilekçelerinde özetle; Müvekkili ...'in, ... tarihinden 15-20 gün önce otizm hastası ikiz erkek bebeklerinin güneş ve denizden faydalanmaları için internet ortamından ... ilindeki satılık ev ilanlarına baktığını ve Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../...-E. Sayılı dosyasının davalısı ...'ın ilan sahibi sıfatıyla koymuş olduğu ... ilindeki 2+1 ölçülerinde ...-TL bedelli eve rastladığını, bunun üzerine müvekkili, ilan sahibi olan ...'ın ilandaki (...) telefon numarasını aradığını ve davalı ile görüştüğünü, Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../...-E. Sayılı dosyasının davalısı ...'ın, telefonda ...'da 3 tane satılık evi olduğunu ve hangisini beğenirse onu alabileceğini söylemesi üzerine müvekkili ..., ... günü ...'ya ilandaki bahse konu eve bakıp pazarlık yaparak satın almak üzere gittiğini, ... günü ...'ya giden müvekkili aynı gün ...'ı aradığını ve tarafların buluşarak ... Mah. ... Sok. ... nolu ... .../... adresine gittiğini ve burada davalı tarafından müvekkiline 2 adet daire gösterildiğini, bu dairelerin bir tanesi 1+1 diğer daire ise 2+1 dubleks olup müvekkili ... in, dubleks olan daireyi beğendiğini, Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../...-E. sayılı dosyasının davalısı ... ile pazarlık yaparak dairenin ...-TL bedelle satışı hususunda anlaştığını, pazarlık esnasında müvekkili ... in, ...'a daireyi bankadan kredi çekmek suretiyle alacağını, nakit parasının olmadığını, banka kred miktarının yeterli olup olmadığını bilmediğini söylediğini, ... da bir sorun olmayacağını beyan ettiğini, bunun üzerine müvekkili ..., ... günü (ertesi gün) .../... Şubesi ile telefonda görüşerek kredi başvurusunu yaptığını, ...-TL ekspertiz ücretini ...’a yatırdıktan sonra 3 gün içerisinde eksper, bahse konu 2+1 dubleks olan evi görmeye gittiğini, bu esnada ... günü ... ilinde ... da ... olarak çalışan müvekkili, görevinin başına dönmek zorunda kaldığını, ...'tan gönderilen eksper gerekli olduğunda Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../...-E. Sayılı dosyasının davalısı ... ile görüşmüş, eve bakarak raporunu düzenlendiğini, bu süreçte müvekkilinin ...'da olduğundan eksperin hangi eve baktığını bilmediğini, ... günü bankanın müvekkili araması üzerine ... günü müvekkili, ...'ı aradığını ve kredisinin onaylandığını söylediğini, ... günü satış işlemleri için ...'ya giden müvekkili, ... günü Tapu Müdürlüğü'nde ev sahibi olan ... ... ile buluştuğunu ve imzaları atmak üzere ... tarihi için randevu aldıklarını, ... günü tapu harcı olan ...-TL'yi yatırırken randevu saatini kaçırdıklarını ve memur taraflara ... günü gelmelerini söylediğini, ... günü saat ...'da müvekkili ...in, Antalya Tapu Müdürlüğü'nde Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../...-E. Sayılı dosyasının davalısı ... ile buluştuğunu, aynı gün saat ...'da mal sahibi ... ... tapuya nakit para verdiğini, bankadaki kredisi ...-TL olarak onaylandığından ...-TL sonrası kalan ...-TL için de Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../...-E. Sayılı dosyasının davalısı ... cebinden çıkardığı senetleri ...-TL ve ...-TL şeklinde imzaladığını ve ...'a verdiğini, ...'da müvekkil ..., mal sahibi ... ... ile Tapu Müdürlüğü'ne çıktığını, Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../...-E. Sayılı dosyasının davalısı ... ise müdürlüğün önünde beklediğini, işlemler yapılırken mal sahibi ... ...'nın müvekkiline hitaben "Komşu olacağız, hayırlı uğurlu olsun, 1+1 biraz küçüktür ama" demesi üzerine müvekkilinin büyük bir şaşkınlığa uğradığını ve ... ...'ya "Hayır, 1+1 almıyorum 2+1 alıyorum" diyerek itiraz ettiğini, Bu sırada ... Hanım telefonla mimarı ile görüşmüş, mimar da 1+1 evi satın aldığını söyleyince mal sahibi ... ... böyle bir sorumluluğa giremeyeceğini söyleyerek satışı iptal ettiğini, dolandırıldığını anlayan müvekkili, Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../...-E. Sayılı dosyasının davalısı ...'ı aramış ve neden böyle olduğunu sorarak senetleri ve verdiği parayı geri istemiştir. Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../...-E. Sayılı dosyasının davalısı ..., telefonda müvekkiline senetleri yırtıp attığını söylediyse de müvekkilinin inanmadığını ve müdürlüğün önünde duran ...'ın yanına gittiğini, ...'a ... ...'a giderek durumu çözmeyi teklif ettiğini ancak Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../...-E. Sayılı dosyasının davalısı ... müvekkili mimarlık şirketi yerine ... na doğru götürüp araçtan indiğini ve müvekkiline araçta beklemesini söylediğini, 20 dakika sonra ise müvekkilini arayarak tapuya gidip harçları iade almak üzere başvuru yapmasını söylediğini ve telefonu kapattığını, bundan sonra müvekkili defalarca aradıysa da ...'a ulaşamadığını, tüm bu yaşananalar sonucunda aynı gün ... tarihinde müvekkili ..., ... hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, akabinde ... da müvekkili hakkında karşılık suç duyurusunda bulunarak kendisini aklamaya olayı kendi lehine çevirmeye çalışmış ise de savcılık aşamasında toplanan tüm deliller ile ...'ın, müvekkil hakkındaki şikayetlerinin ve suç isnadına dair delil bulunmadığına kanaati ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../...-E. Sayılı dosyasının davalısı ...'in ise, Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesi .../...-Esas, .../...-Karar Sayılı ve ... tarihli kararı ile dinlenilen tanıklar, alınan beyanlardan da görüldüğü üzere ...'ın müvekkili dolandırma kastıyla hareket ettiği, ilanda yer alan ve müvekkile göstermiş olduğu dairenin mülkiyeti kendisine ait olmadığı gibi tapu devrine dair işlemler sırasında da müvekkili kandırma kastıyla hareket ettiği, dairenin 2+1 olarak taahhüt edildiğine dair müvekkil beyanlarının tanık anlatımlarıyla uyumlu olduğu ve ve yine başkasına ait bir daireyi ekonomik ve haksız menfaat elde etmek amacıyla satmaya çalıştığı, bu işlem için hem ofis yetkililerine hem de müvekkile gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu gerekçesiyle TCK 157/1. Maddesi gereği 2 yıl 6 ay hapis ve ...-TL adli para cezası ile cezalandırıldığını, İşbu karar istinaf incelemesinden de geçerek ... tarihinde kesinleştiğini, müvekkili ... gerek ...'a nakit olarak verdiği ...-TL gerek ekspere ödediği ... TL, gerekse imzalamış olduğu toplam ... TL 'lik senetler dolayısıyla son derece mağdur olduğunu, bu mağduriyetinin giderilmesi için ... aleyhine Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../...-E. Sayılı dosyası kanalıyla dava açtığını, ancak bu sırada Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../...-E. Sayılı dosyasının davalısı ..., müvekkilinin verdiği senetleri tahsil etme umuduyla birlikte iş yaptığı davalı ...'a ciroladığını, davalı ... da senetleri Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../...-E. Sayılı dosyası kanalıyla muvazaalı olarak takibe koyduğunu, davalı ..., Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../...-E. Sayılı dosyasının davalısı ... ile iş ortağı olduğunu, bu durum davalı ...'la aynı tarihlerde aynı ilanların satış sayfalarına yüklenmesinden ve ilanların altında da aynı numaraların yer almasından bariz bir şekilde anlaşıldığını, yine davalı ...'ın, göstermelik olarak borçlu sıfatıyla icra takibi yaptığı ... hakkında icra müdürlüğünce bir kez dahi sorgulama yaptırmamasından da muvazaalı işlem yaptığının görüldüğünü, davalı ...'ın müvekkiline dair haciz tehdidi ile yaklaştığından müvekkilinin İcra Müdürlüğü'nün kasasına işbu borcu ödemek zorunda kalmışsa da ödenen miktarın dosyada depo edildiğini, bu doğrultuda verilecek karar ile Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../...-E. Sayılı dosyasına yatan paranın davalı ...'a ödenmesinin durdurulması için ihtiyati tedbir talebinde bulunma zaruretinin hasıl olduğunu, yukarıda kısmen de olsa izahına çalışılan ve re’sen değerlendirilecek nedenlerle;

Asıl davada (Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi .../... açılış esaslı) ; Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../...-E. Sayılı dosyadaki takibin tedbiren durdurulmasını, davalıya ödenen ... TL ve kredi için ekspere ödenen ... TL' nin iadesini, müvekkilinin Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../...-E. Sayılı dosyası aracılığıyla takibe koyulan senetler dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada (Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi .../... açılış esaslı) ; Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../...-E. Sayılı dosyasındaki paranın davalı ...'a ödenmesi yönündeki tedbir taleplerinin kabulüne, müvekkilinin Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../...-E. Sayılı dosyası aracılığıyla takibe koyulan senetler dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine ve Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../...-E. Sayılı dosyasındaki takibin iptaline, müvekkilince borçlu olmadığı halde ödenen ...-TL bedelin ödeme günü olan ... tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı tarafça haksız ve kötüniyetli olarak hareket edildiğinden alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere müvekkil lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. SAVUNMANIN ÖZETİ:

Asıl davada (Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi .../... açılış esaslı) davalı ...'a usulüne uygun şekilde dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edildiği, davalı tarafın cevap dilekçesi ibraz etmemekle davacının tüm iddialarını inkar etmiş sayıldığı, yargılamanın ileri safhalarında vekilinin davacı tarafın iş bu mahkemede esas almadan önce arabuluculuğa başvurmadığını, öncelikle bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca müvekkilim dava konusu icra takibinde alacaklı sıfatına haiz olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep ettiği belirlenmiştir. Birleşen davada (Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi .../... açılış esaslı) davalı ... usulüne uygun şekilde dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edildiği, davalı tarafın cevap dilekçesi ibraz etmemekle davacının tüm iddialarını inkar etmiş sayılmıştır.

III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER

Antalya ... Asliye Ceza Mahekemsi .../... Esas ve .../... Karar sayılı dosyası, Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesi .../... E- .../... K sayılı dosyası, Taraflar yönünden esnaf/ tacir belirleme müzekkereleri, dosyaya kazandırılmıştır.

IV. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:

Asıl dava ve birleşen dava kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır.

Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi .../... esas sayılı dosyası birleştirilmiş, her iki davadaki talebin kambiyo senedinden kaynaklandığından ve mutlak ticari dava olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, istinaf denetiminden geçerek kesinleşmiştir.

Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesi .../... E- .../... K sayılı dosyasında asıl dosya davalısı sanık ...‘ın ... ...’ya yönelik Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb.Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin TCK'nun 157/1. maddesi kapsamında kalan basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilmekle subüt bulan ve eylemine uyan Türk Ceza Kanununun 157/1 maddesi gereğince suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri gözetilerek takdiren ve arttırım yapılarak 2 yıl 6 ay hapis ve 300 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, kanun yararına bozma istemi olduğu belirlendi.

Bono kambiyo senedi olup kambiyo senetlerinden doğan uyuşmazlıklar TTK'da düzenlendiğinden dava ticari dava niteliğinde olup davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. ( Aynı yönde; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2021/336 esas, 2021/575 karar sayılı kararı ile aynı dairenin 2020/243 esas, 2021/483 karar sayılı kararı)

Öte yandan, 6325 sayılı HUAK'a "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi getirilmiştir.

Bu yasal düzenleme gereğince konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir.

Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir.

Ancak 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK’nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin m. 115 hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır.

Öte yandan, 6100 sayılı HMK m. 20 (mülga 1086 sayılı HUMK m. 193)’de belirtilen sürede görevsizlik kararını vermiş olan mahkemeye başvuru üzerine dosyanın gönderilmesi halinde, görevli mahkemede görülmeye başlanan dava, yeni bir dava olmayıp görevsiz mahkemede açılmış olan davanın devamı niteliğindedir (Bkz. Baki Kuru, Medenî Usûl Hukuku El Kitabı, C. I, Ankara 2020, s. 158; Yargıtay HGK, 23/06/2010, E. 2010/15-310, K. 2010/345; 09/04/2008; E. 2008/15-312, K. 306; 08/12/1984, E. 1981/15-616, K. 1984/75 tarih ve sayılı kararları). Görevsiz mahkemede dava açılması ile kazanılmış olan haklar saklı tutulmuş olacağından, zorunlu arabuluculuk dava şartının da görevsiz mahkemede davanın açıldığı tarihe göre belirlenmesi gereklidir.

Nitekim Yargıtay 6. HD'nin 15/02/2023 tarihli ve 2023/526 E., 2023/583 K. sayılı; Yargıtay 9. HD'nin 06/02/2023 tarihli ve 2022/18714 E., 2023/1515 K. sayılı; 12/12/2022 tarihli ve 2022/14704 E., 2022/16485 K. sayılı; 05/12/2022 tarihli ve 2022/14561 E., 2022/15997 K. Sayılı kararlarında da görevsiz mahkemede davanın açıldığı tarihten sonra arabuluculuk dava şartının tamamlanamayacağı kabul edilmiştir.

Dosya kapsamından, asıl davanın asıl davanın ..., birleşen davanın ... tarihinde açıldığı, her ne kadar dava görevsiz mahkemede açılmış ise de, yukarıda anılan ilke ve esaslar uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartının da görevsiz mahkemede davanın açıldığı tarihe göre belirlenmesi gerektiği, zira görevli mahkemede görülmeye başlanan dava yeni bir dava olmayıp görevsiz mahkemede açılmış olan davanın devamı niteliğinde olduğu açıktır.

Mahkememizce görevsizlik kararları gözden kaçırılarak dava ve birleşen davanın mahkememiz esaslarına kaydedildiği tarihlere göre aşağıdaki şekilde karar verilmiş, gerekçe ile hüküm arasında çelişki doğurmamak üzere bu belirleme ile yetinilmiş, dava şartına ilişkin 6502 sayılı TTK m. 5/A ve 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükümleri gözetilerek davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Asıl ve birleşen davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,

2.Esas davada Alınması gerekli ... TL harcın peşin alınan ... TL. Harçtan mahsubu ile artan ... TL harcın talep halinde davacıya iadesine,

3.Birleşen dava için Alınması gerekli ... TL. Harçtan peşin alınan ... TL. Harcın mahsubu ile bakiye ... TL. Harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,

4.Esas ve birleşen dava için yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Esas dava için Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin 13/2. Maddesi uyarınca ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak esas dava davalısı ...'a verilmesine,

6.Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,

Dair, Asıl ve birleşen dosya davacı vekili ile asıl dosya davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, birleşen dosya davalısı ... (...) ' in yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/11/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.