Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2025/660
Karar No
K. 2026/55
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

ANTALYA

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/660 Esas
KARAR NO: 2026/55
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/08/2025
KARAR TARİHİ: 28/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

I. İDDİANIN ÖZETİ;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı ile olan ticari ilişkiden kaynaklı davalıya ... TL mal satışı yaptığını, bu faturaların ... Numaralı ... , ... Numaralı ..., ... Numaralı ... ve ... Numaralı ... tarihli faturalar olduğu, malların şirket çalışanına teslim edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine davalı aleyhine ... tarihinde Antalya Genel İcra Dairesi .../...

E. Sayılı icra takibi başlatıldığı, borca yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk aşamasında bir anlaşma sağlanamadığını, davalının itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının icra takibine haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline ve icra takibinin devamına, davalının haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz etmiş olması sebebiyle %20’den aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. SAVUNMANIN ÖZETİ:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının icra takibine dayanak olarak davalıdan faturadan kaynaklı toplam ... TL alacağının olduğunu ileri sürdüğünü, iddiaların gerçek olmadığını, davalıdan davacıdan herhangi bir mal satın almadığını, mal veya hizmetin teslim alındığı ileri sürülen kişilerin davalının çalışanı olmadığı gibi bu kişilerin müvekkil adına mal teslim alma yetkisi de bulunmadığını, dolaysıyla borcun doğmadığını, sunulan fatura irsaliyelerin borcu ispata yeterli olmadığını, temerrüdünde söz konusu olmadığını, davacının davasının reddine, en az %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi talep etmiştir.

III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER

Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden yapılan incelenmesinde; davacı/alacaklı tarafından, borçlu/ davalı aleyhine ... tarihli ... nolu ve ... tarihli ... nolu faturalardan kaynaklı ... TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı/borçlunun süresinde takibe, borca, borç dayanağı belgelere, imzaya, işlemiş ve işleyecek aize ve diğer tüm fer’ilere itirazları üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Tarafların bağlı bulunduğu Vergi Dairesinden 2025 yılı karşılaştırmalı alış-satış analizleri celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Alanya SGK Müdürlüğünden davalının 2025 yılı ..., ... ayındaki çalışanlarının isim ve soy isimlerini içerir dönem bordroları celp edilmiş dosya arasına alınmıştır. Davalının esnaf, tacir araştırmasına ilişkin müzekkereler yazılmış, cevabi müzekkereler dosya arasına alınmıştır. Davalıya yana mahkemece belirlenen defter inceleme gün ve saati usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, belirlenen defter inceleme gününde davalı tarafından ticari defter ve kayıtlar sunulmamıştır. Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; Davacının ticari defter kayıtlarının birlikte incelenip değerlendirilmesinden; *Davacının davalıya kestiği faturalardan kaynaklı davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğinden takibin durmuş ve işbu itirazın iptali davası açıldığı, *Davacı dava konusu döneme ilişkin ticari defterlerini sunmuş, davalı taraf ticari defterlerini sunmamıştır. Davacının sunulan defterleri e defter olup, e defter beratlarını usulüne uygun olarak GİB e gönderildiği, dava konusu edilen faturalar davacının ticari defterlerine kayıtlı olduğu, *Davalı taraf fatura muhteviyatı mal teslimine ilişkin irsaliyedeki imzaların kendi çalışanı ve yetkilisi olmadığını beyan etmiş ise de irsaliyelerdeki malları teslim alan iki kişinin de davalının SGK lı çalışanı olduğunu, *Takip ve dava konusu edilen asıl alacak tutarı ... TL dir. Takip ve dava tarihi itibariyle davacı kayıtlarındaki davacının davalıdan olan alacağı ... TL dir. Takip tarihi itibariyle davacının davalıdan ... TL asıl alacağının olduğunun hesaplandığı bildirilmiştir.

IV. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:

Dava fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.

İtiraza konu Antalya Genel icra Müdürlüğünün .../...

E. Sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemelerde, davacı tarafından toplam ...-TL tutarındaki alacağın tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takibi olduğu, icra takibi alacağının dayanağı olarak da; ... tarhli ... numaralı ve ... tarihli ... numaralı faturalar sunulmuştur. Taraflar iddia ve savunmalarını ticari defterlere dayandırmış olup, Mahkememizce davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı için TTK 83. ve HMK 220-222 ihtarlı davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmiş, ancak davalı yanca ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği tespit edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Yine 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi (3. Fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere eklenen cümlele uyarınca) diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).

Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise; 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin; davacının ticari defterlerini ibraz etmemesi veya davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlayamamış/ispatlamamış olması halinde davalı yönünden kesin delil niteliğini haiz olduğu kabul edilecektir. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, davacının yasal süre defterlerini ibraz ettiği, davalının ise ibraz etmediği görülmüştür.

Davacının mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı lehine kesin delil teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davacının ticari defterlerine göre taraflar arasında davacının davalıya mal satması karşılığında fatura düzenlenmesi şeklinde ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, bu ticari ilişki gereğince davacının toplam takip tarihi itibari ile Antalya Genel icra Müdürlüğünün .../... esas sayılı icra takibi konusu alacağın dayanağı olan cari hesap ekstresinde belirtilen ... ve ... tarihli toplam ...-TL bedelli faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturadan sonra ödeme bulunmadığı, davacının alacak iddiasını ticari defterlerle kesin delille ispat etiğine kanaat getirilmiş, işlemiş faiz talep edilmemesi de nazara alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

İİK’nun 67/2. madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına; alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde ise istem varsa, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.

Alacağın likid olmasından, borçlunun borcun miktarını tereddütsüz bir şekilde bilmesi ya da belirleyebilecek durumda olması anlaşılır. Somut olayda, dava konusu itirazın haklılık nispeti, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile saptansa da, dava konusu alacak temelini taraflar arasındaki miktarı muayyen faturaların oluşturmasından boçlunun borcun miktarını tereddütsüz şekilde bilmesi ya da belirleyebilmesi beklenebileceğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın KABULÜ ile; Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı icra dosyasına vaki davalı itirazının iptali ile takibin devamına,

2.Hüküm altına alınan alacağın %20 sine tekabül eden ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 2/2 maddesi uyarınca avans faizi uygulanmasına,

4.Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

5.Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Davacı tarafından yapılan TL ... bilirkişi ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

9.Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın,

HMK’nın 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine, Dair,

Davacı vekili ile Davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/01/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog