7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı arasında 26.01.2023 tarihinde Dolgu Malzemesi Alımı (2. kısım) isimli işe ilişkin sözleşme imzalandığını, bu sözleşme doğrultusunda müvekli firmanınkendisindentalep edilen işleri yerine getirdiğini ve yaptığı işlere ilişkin olarak 21.03.2023 tarihli ... numaralı, 377.157,83-TL bedelli ve 25.04.2023 tarihli... numaralı, 1.668.561,16-TL bedelli iki fatura kestiğini, davalının faturalara itiraz etmediğni, borcun ödenmesi için Ankara .... Noterliğinin 04.07.2023 tarihli... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini, davalının ihtarnameye rağmen ödeme yapmadığını, mail yolu ile müvekkili şirketin SGK ve Gelir İdaresi Başkanlığı nezdinde borcu olmadığına ilişkin evrakların davalıya gönderildiğini, bunun üzerine İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, davanın kabulüne, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmakak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılacak ödeme anında 6183 sayılı Kanun gereği firmanın SGK ve vergi borcunun sorgulandığını, davacı firmaya ödeme yapılmak istendiğini ancak firmanın vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belgeyi müvekkiline göndermediğini, dava dilekçesi ekinde gönderildiği belirtilen belgenin geçerlilik süresinin 07/12/2024 tarihi olduğunu, ödeme yapılmak için şifahen davacı fiirmadan borç durumunu gösterir belge talep edilmiş ise de davacının belgeyi göndermeden haksız olarak icra takibi başlattığını, ödeme yapılabilmesi için bu belgenin İdareye ibraz edilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu beyan etmekle, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1.İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2.İzmir... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası
3.Davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,
4.Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,
5.Davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin Alış Satış Analizi belgesi,
6.Davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin Alış Satış Analizi belgesi,
7.Sair deliller. DAVA KONUSU :
Açılan dava, taraflar arasındaki 26/01/2023 tarihli Dolgu Malzemesi Alımı işine ilişkin olarak tanzim olunan ve imzalanan sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından davalı kurum adına düzenlenen 21.03.2023 tarih ve ... numaralı, 377.157,83-TL bedelli ve 25.04.2023 tarih ve... numaralı, 1.668.561,16-TL bedelli faturalardan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi, borçlunun... olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 2.155.347,10-TL toplam alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere, taraflar arasındaki 26/01/2023 tarihli Dolgu Malzemesi Alımı işine ilişkin olarak tanzim olunan ve imzalanan sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından davalı kurum adına düzenlenen 21.03.2023 tarih ve... numaralı, 377.157,83-TL bedelli ve 25.04.2023 tarih ve ...6-TL bedelli faturalardan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten alacağı bulunduğu hususunda bir ihtilaf bulunmamakta, uyuşmazlık 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun ilgili hükümleri uyarınca davacı şirketin vadesi geçmiş borç durumuna ilişkin belgenin sunulmadığı gerekçesiyle ödeme yapılmamasından kaynaklanmaktadır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanununun 'Amme alacağı ödenmeden yapılmayacak işlemler ile işlem yapanların sorumlulukları' başlıklı 22/A. maddesinde; ''(Ek: 4/6/2008-5766/2 md.; Değişik: 28/11/2017-7061/7 md.)
Maliye Bakanı, aşağıdaki ödeme ve işlemlerde, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge aranılması ve yapılacak ödemelerden istihkak sahiplerinin amme borçlarının kesilerek ilgili tahsil dairesine aktarılması zorunluluğu ile kesintilere asgari tutar ve oran getirmeye, kapsama girecek amme alacaklarını tür, tutar, ödeme ve işlemler itibarıyla topluca veya ayrı ayrı tespit etmeye, zorunluluk getirilen ödeme ve işlemlerde hangi hallerde bu zorunluluğun aranılmayacağını ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
1.10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa tabi kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermaye işletmelerinin yapacağı her türlü ödemelerde (mahkeme kararları ve icra dairelerinin ödeme veya icra emirleri üzerine yapılacak ödemeler dâhil),[6]
2.4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamına giren kurumlar ile kamu tüzel kişiliğini haiz kurum ve kuruluşların (meslekî kuruluşlar ve vakıf yüksek öğretim kurumları hariç) mal veya hizmet alımları ile yapım işleri nedeniyle hak sahiplerine yapacakları ödemelerde,
3.Kanun (…)[7] ve diğer mevzuatla nakdi olarak sağlanan Devlet yardımları, teşvikler ve destekler nedeniyle yapılacak ödemelerde,
4.2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa ekli tarifelerde yer alan ticaret sicil harçlarından kayıt ve tescil harçları, noter harçlarından senet, mukavelename ve kâğıtlardan alınan harçlar, tapu ve kadastro harçlarından tapu işlemlerine ilişkin alınan harçlar, gemi ve liman harçları ile (8) sayılı tarifeye konu harçlar (diploma harçları hariç) ve trafik harçlarına mevzu işlemlerde,
5.26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununda yer alan bina inşaat harcı ve yapı kullanma izin harcına mevzu işlemlerde.
Bu madde kapsamında zorunluluk getirilen ödemelere ilişkin olarak işçi ücreti alacakları hariç olmak üzere, yapılacak her türlü devir, temlik ve el değiştirme, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcu karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder. Şu kadar ki bu hükmün uygulanmasında diğer kamu idarelerinin alacaklarına karşılık kesinti yapılması gereken hallerde kesinti tutarı garameten taksim olunur.
Takibata selahiyetli tahsil dairesince, bu madde kapsamında getirilen zorunluluğa rağmen borcun olmadığına dair belgeyi aramaksızın ödeme yapanlara ve işlem tesis eden kurum ve kuruluşlara dört bin Türk lirası idari para cezası verilir. İdari para cezası, ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. İdari para cezasına karşı tebliğ tarihini takip eden otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
Davacı vekilince 20/05/2025 havale tarihli dilekçesi ekinde sunulan belgelerden de anlaşıldığı üzere, davacı şirketin vadesi geçmiş borcu bulunmadığına ilişkin olarak istenilen belgenin 18/11/2024 ve 22/11/2024 tarihleri itibarıyla davalı kuruma mail vasıtasıyla gönderildiği, ödeme açısından yasal şartların oluştuğu kanaati hasıl olmakla, bu doğrultuda hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin Alış Satış Analizi belgesi, davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin Alış Satış Analizi belgesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki 26/01/2023 tarihli Dolgu Malzemesi Alımı işine ilişkin olarak tanzim olunan ve imzalanan sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından davalı kurum adına düzenlenen 21.03.2023 tarih ve ... numaralı, 377.157,83-TL bedelli ve 25.04.2023 tarih ve... numaralı, 1.668.561,16-TL bedelli faturalardan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, İzmir... İcra Dairesini...Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 2.155.347,10-TL toplam alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, taraflar arasındaki 26/01/2023 tarihli Dolgu Malzemesi Alımı işine ilişkin olarak tanzim olunan ve imzalanan sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından davalı kurum adına düzenlenen 21.03.2023 tarih ve... numaralı, 377.157,83-TL bedelli ve 25.04.2023 tarih ve... numaralı, 1.668.561,16-TL bedelli faturalardan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten alacağı bulunduğu hususunda bir ihtilaf bulunmamakta, uyuşmazlık 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun ilgili hükümleri uyarınca davacı şirketin vadesi geçmiş borç durumuna ilişkin belgenin sunulmadığı gerekçesiyle ödeme yapılmamasından kaynaklandığı, davacı vekilince 20/05/2025 havale tarihli dilekçesi ekinde sunulan belgelerden de anlaşıldığı üzere, davacı şirketin vadesi geçmiş borcu bulunmadığına ilişkin olarak istenilen belgenin 18/11/2024 ve 22/11/2024 tarihleri itibarıyla davalı kuruma mail vasıtasıyla gönderildiği, ödeme açısından yasal şartların oluştuğu, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı ve davalı idare tarafından ödeme emrine yöneltilen itirazın haksız olduğu, alacağın faturalara dayanması sebebiyle likit mahiyette olduğu ve icra inkar tazminatı açısından yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Açılan davanın KABULÜ İLE,
1.Davalı ... İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZLARININ İPTALİNE, İzmir...İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 1.668.561,16-TL asıl alacak, 377.157,83-TL asıl alacak, 89.416,59-TL işlemiş faiz ve 20.211,52-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 2.155.347,10-TL alacak bedeli üzerinden, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca asıl alacağa değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına,
2.Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen miktar olan 2.155.347,10-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ... alınarak davacı ...Sanayi Ticaret Limited Şirketine verilmesine,
3.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 147.231,76-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 36.792,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 110.439,76-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4.Davacı tarafından yapılan 45,00-TL elektronik tebligat, 5,00-TL posta (KEP) masrafı, 36.792,00-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 37.457,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 297.088,18-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/06/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)