4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2023/5705 E. , 2025/18917 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret ve hakaret suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; Matufiyet ve ihtilat unsurlarının oluşmadığına, sözlerin muhattabının doğrudan katılanlar olmadığına, iki kişi arasında yapılmış özel bir konuşma olduğuna, ..'nin dinlenilmediğine, beraat kararı verilmesine, kararın bozulmasına yöneliktir. III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık ikrarı, sosyal medya paylaşımları ekran görüntüleri, kovuşturma izni kararı, açık kaynak araştırma raporları ve tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçları işlediği,hakkında beraat kararı verilmesi yönünde sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz sebebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak;
1.Cumhurbaşkanına hakaret ve hakaret suçlarının birlikte işlenmesi halinde birden fazla Kanun maddesinin ihlal edilmesine karşın, eylemin tek olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi gereğince daha ağır hüküm içeren 5237 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca cezalandırılması ile yetinilmesi yerine, aynı Kanun'un 125/3-a maddesinde tanımlanan suçtan da mahkumiyet hükmü kurulması,
2.5271 sayılı Kanun'un 251/8. maddesi uyarınca, basit yargılama usulünün, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmayacağı, "Cumhurbaşkanına hakaret" suçunun aynı Kanun'un 251. madde kapsamına giren suçlardan olmadığı ve hakaret suçunun alenen işlendiği, 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde düzenlenen artırım nedeniyle cezanın üst sınırının 2 yılı aştığı, alenen işlenen hakaret suçunun basit yargılama usulü kapsamında olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
3.Seçimlik ceza öngören hakaret suçunda hapis cezasının tercih edilmesi halinde bu cezanın ancak adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceği gözetilmeyerek, 5237 sayılı Kanun'un 50/2. maddesine aykırı davranılması,
4.5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun'un 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3. maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekirken, mükerrir olmayan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden ve sanığın hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile cezalandırılmasının hangi sebeple somut olayın koşullarında zorlayıcı bir ihtiyaçtan kaynaklandığı açıklanmadan, orantılılık ilkesine aykırı şekilde hapis cezasının tercih edilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.11.2025 tarihinde karar verildi.