ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 20....Esas - 20....
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı tarafın iddiaları: Davalı ile aralarında alım-satım ilişkisinin bulunduğunu ve bu kapsamda 2024 yılı haziran ayında 1.531.980,00 TL bedelle toplam 2.209 adet rulman satışı konusunda anlaşma yapıldığını, bedele mahsuben davalıya toplam 1.500.000,00 TL tutarlı dört adet çek verildiğini, davalının malları teslim etmeden 26/06/2024 tarihli ve 27/06/2024 tarihli faturaları düzenleyerek davacıya gönderdiğini, davalının gönderdiği rulmanların hatalı çıkması üzerine davacının 23/08/2024 tarihli iade faturaları düzenlediğini ve ürünleri davalıya iade ettiğini, davacının bu kez aynı tutarda 29/08/2024 tarihli ve 30/08/2024 tarihli faturaları düzenleyerek yine davacıya gönderdiğini, davacının tekrar 07/10/2024 tarihli iade faturaları düzenlediğini, talep edilmesine rağmen dava konusu çeklerin davacıya iade edilmediğini, 30/09/2024 tarihli 350.000,00 TL bedelli 194657 seri numaralı çekin davalı tarafından Sakarya ... İcra Müdürlüğünün 20....esas sayılı dosyasında takibe konulduğunu, iki çek için icra ceza mahkemesinde karşılıksız çek keşide etmekten davacı hakkında davalı tarafından şikayette bulunulduğunu, davalı hakkında Sakarya Cumhuriyet başsavcılığının 20....soruşturma sayılı dosyasında suç duyurusunda bulunulduğunu, dava konusu çeklerin bedelsiz kaldığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek takibe konulan çek ve diğer üç çek sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin kötüniyetli yapılması sebebiyle tazminata hükmolunmasını talep etmiştir.
Davalı taraf; Dava konusu çeklerin davalı tarafından davacıya elden verilen borç paraya ilişkin olduğunu, taraflar arasında alım satım ilişkisinden ve ayrıca inançlı işlem ile araç alınmasından kaynaklı olarak davalının başka alacaklarının da bulunduğun fakat bunların dava konusu olmadığını, davacının iade faturalarının kendilerince kabul edilmediğini ve davacının iade ettiği bir mal da bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Dava konusu çeklerin taraflar arasındaki rulman satışı sebebiyle borca karşılık peşin ödeme olarak verilip verilmediği, davalının teslim borcunu yerine getirip getirmediği, satış konusu rulmanların ayıplı olup olmadığı, ayıbın mahiyeti (açık/gizli), ayıp sebebiyle davacının sözleşmeden dönmede haklı olup olmadığı, dava konusu çeklerin bedelsiz kalıp kalmadığı ve davacının bu çekler sebebiyle davalıya borçlu olup olmadığı hususlarındadır. Sakarya ... İcra Müdürlüğünün 20....esas sayılı dosyası ile arabuluculuk dosyası ilgili dosya olarak eklenmiş ve incelenmiştir. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 20....Soruşturma sayılı dosyası incelenmiş, takipsizlik kararı ile sonuçlandığı görülmüştür.
Taraflardan ticari defter ve kayıtları istenmiş, davacı tarafça bildirilen defterler üzerinde inceleme yapılması amacıyla talimat yazılmış, davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonrasında davalı defter ve kayıtları üzerinde karşılaştırmalı inceleme yapılmıştır. Bilirkişiler raporlarını dosyaya sunmuşlardır.
Bilirkişilerden "Dava konusu çeklerin ve karşılıklı düzenlenen fatura/iade faturalarının ticari defter ve kayıtlarına nasıl yansıdığını, çeklerin taraflar arasındaki rulman satışı sebebiyle borca karşılık peşin ödeme olarak verilip verilmediği, taraflar arasında rulman satısı dışında başka bir ilişki (borç verme) bulunup bulunmadığı, fatura konusu olan rulmanların tesliminde / iadesine dair bir kayıt olup olmadıgı hususlarında" inceleme istenmiştir.
Davacı kayıtları üzerinde yapılan incelemeye ilişkin raporda; "Davacı firmanın ticari defterlerinin açılıs tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı ve usulüne uygun tutulduğu, Firmaların arasında ticari iş ilişkisi dışında herhangi bir borç alma ve verme durumuna tespit edilmediği, Davacı firmanın kayıtlarından yola çıkılarak yapılan incelemede davalı firmadan 706,131,48 TL alacaklı olduğu, Davacı firmanın dava dilekçesinde yer alan 4 adet çek in defter kayıtlarında yer almadığı" belirtilmiştir.
Davalı kayıtları üzerinde yapılan karşıt incelemeye ilişkin raporda " Davalının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, Davalının kendi ticari defterlerine göre davacıya borç ve alacağının bulunmadığı, Davalının 2022-2023-2024 ticari defterlerine göre davacı şahsi borç alacak ilişkisi bulunduğuna ilişkin veri bulunmadığı,
Davalı tarafından davacıya 2209 parça ürün teslimi karşılığı fatura düzenlendiği, davalı ile davacı arasında iade faturası kesilmek suretiyle işlem tesis edildiği, Davalı kayıtlarında olduğu gibi davacı kayıtlarında da ticari iş dışında borç alma ve vermeye yönelik bir tespit yapılamadığı, davalının ticari defterlerine iade faturaları kaydettiği, 2024 yılı kapanışında borç alacak kaydı bulunmadığı, davacı tarafından iade edildiği belirtilen faturalara karşılık geçen sürelerde itirazda bulunulmadığı, dava konusu çeklerin ticari defterlerde kayıtlı olmadığı" ifade edilmiştir. Dava konusu rulmanların bulunduğu yer hususunda taraflardan açıklama istenmiş her iki taraf dava konusu rulmanların kendilerinde bulunmadığını ve karşı tarafta olduğu yönünde beyanda bulunmuştur.
Her iki taraftan karşılıklı faturalara ve iade faturalara konu olduğu anlaşılan dava konusu rulmanların sevk irsaliyelerini ve teslimine ilişkin kayıtları sunmaları istenmiş, ancak herhangi bir kayıt ayrıca sunulmamış, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacı tarafından düzenlenen iade faturasının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması sebebiyle iadeye konu rulmanların davalıda olduğu kabul edilmiştir. Davaya konu rulmanların bulunduğu yerin bildirilmesi amacıyla taraflara ikinci kez süre verilmiş ancak ticari defterleri göre elinde bulundurduğu kabul edilen davalı rulmanların bulunduğu yeri bildirilmediğinden ayrıca bir incelemeye konu edilememiştir. Yapılan muhasebe bilirkişisi incelemesine göre; Satışa konu rulmanlara karşılık davalının LDR2024000000302 nolu 26.06.2024 tarihli ve LDR2024000000303 nolu 27.06.2024 tarihli faturaları düzenlediği, Davacının 23/08/2024 tarihli YMK20240000012 numaralı ve YMK20240000013 numaralı iade faturalarını düzenlediği, bu iade faturalarının davalı tarafça defterlerine kaydedildiği, Davalının bu kez aynı içerikle 29/08/2024 tarihli LDR20240000410 numaralı ve 30/08/2024 tarihli LDR20240000412 faturaları düzenlediği, Davacının tekrar 07/10/2024 tarihli YMK20240000017 ve YMK20240000018 sayılı iade faturalarını düzenlediği ve bu iade faturalarının davalı tarafça ticari defterlerine işlendiği, anlaşılmaktadır. Davalının düzenlediği rulman satışı konulu iki faturanın toplamı 1.531.980,00 TL, Davacının menfi tespit talebine konu yaptığı sırasıyla 30/9-10-11-12/2024 keşide tarihli dört adet çekin toplamı ise 1.500.000,00 TL dir.
Çek bir ödeme aracıdır. Çek bir ödeme aracı olduğu için kural olarak bir borcun ifası için verildiği karine olarak kabul edilir.
Davacı taraf çekleri rulman satışına karşılık verdiğini ancak rulmanların ayıplı olması sebebiyle iade ettiğini daha sonra kendisine yeni bir teslim olmadığını ileri sürmektedir. İncelenen ticari defterler ve hatta davalının kayıtları davacının bu iddiasını doğrulamaktadır.
Dava konusu rulmanların davalı tarafından satışı sonrasında 26-27 Haziran 2024 tarihli iki faturanın düzenlendiği, davacıya teslim edilen rulmanların ayıplı olduğundan bahisle davalıya iade edildiği, sonrasında davalı tarafından ikinci kez düzenlenen satış faturalarının da davacı tarafından -teslim edilen bir mal bulunmadığı gerekçesiyle- iade edildiği, iade faturalarının davalı defterlerinde kayıtlı olması itibariyle iade olgusunun sabit olduğu, davalının iadeyi kabul ettiği ve dolayısıyla davacıya teslim ettiği bir mal bulunmadığı ve bu faturalara istinaden rulman satışı kaynaklı davacıdan alacaklı olmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacı bu satışa karşılık dava konusu çekleri verdiğini savunarak bedelsiz kalan çekler sebebiyle borçlu olmadığını ileri sürmektedir. Davalı ise bu çeklerin davacıya ödünç verilen para karşılığı olduğunu belirtmiştir. Çekin bir alışveriş karşılığı verilmesi çekin ödeme aracı olmasının bir sonucudur. Davalı bu karinenin aksini iddia etmekle birlikte bunu ispata yarar bir delil sunamamıştır. İncelenen ticari defterler de de borç para verilmesine dair bir kayıt bulunmamaktadır. Taraflar arasında satış ilişkisi dışında çek düzenlenmesini gerektirir bir alış veriş yoktur. Düzenlenen çeklerin keşide tarihleri ve toplam miktarları davacının düzenlediği satış faturaları ile uyumludur. Bu itibarla dava konusu çeklerin bahsi geçer rulman satışına karşılık düzenlenerek davalıya verildiği ve rulmanların iade edilmesi ve bu iadenin davalı tarafça kayıtlara yansıtılarak malların geri teslim alınması karşısında çeklerin bedelsiz kaldığı anlaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Davalı tarafça 0194657 seri nolu çek için yapılan icra takibinin kötüniyetli olduğu hususu sabit görülmediğinden davacı lehine kötüniyet tazminatı verilmemiştir.
1.Davanın kabulüne, Davacının keşide ettiği ve ....Bankası ...Şubesine ait;
a-30.09.2024 keşide tarihli, 0194657 seri numaralı, 350.000,00 TL bedelli,
a-30.10.2024 keşide tarihli, 0194658 seri numaralı, 350.000,00 TL bedelli,
c-30.11.2024 keşide tarihli, 0194659 seri numaralı, 400.000,00 TL bedelli,
d-30.12.2024 keşide tarihli, 0194660 seri numaralı, 400.000,00 TL bedelli,
Olmak üzere toplam dört adet çek ve bu çeklerden 0194657 seri numaralı 350.000,00 TL bedelli çeke dayanılarak dava öncesinde başlatılan Sakarya .. İcra Müdürlüğünün 20....esas sayılı takip dosyası sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2.Tedbir kararına konu edilen icra takibinin kötüniyetli olduğu hususu sabit görülmediğinden davacı lehine kötüniyet tazminatı verilmesine yer olmadığına,
3.Hükmolunan değer üzerinden alınması gereken 105.140,80-TL karar harcından peşin alınan 25.616,25-TL harcın ve tamamlama olarak yatırılan 668,95-TL harcın (toplam 26.285,20-TL) mahsubu ile eksik kalan 78.855,60-TL karar harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 233.483,99-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 25.616,25-TL peşin alınan harç, 668,95-TL tamamlama harcı, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.131,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 42.843,80-TL yargılama giderinin davalı borçludan alınarak davacıya verilmesine,
6.Ara buluculuk dosyasından yapılan ve Bakanlık bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL ara bulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7.Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereği talep aranmaksızın taraflara tebliğine,
8.Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
9.İİK 72/5 maddesindeki "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur" şeklindeki düzenleme nazara alınarak, mahkememizin 29/11/2024 tarihli tedbir ara kararı gereği aynı tarihte mahkeme veznesine davacı tarafça yatırılmış olan 58.375,70-TL teminatın karar kesinleşmesi beklenmeksizin talep halinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzünde davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/12/2025
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)