11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2025/1633 E. , 2025/14426 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.07.2023 tarihli ve 2023/74342 Soruşturma, 2023/88192 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 03.11.2023 tarihli ve 2023/8776 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 03.11.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 06.03.2025 tarihli ve 2024/17778 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2025 tarihli ve KYB-2025/37327 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2025 tarihli ve KYB-2025/37327 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca,
Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin sunmuş olduğu şikayet dilekçesinde özetle şüpheli ile sosyal medya üzerinden tanıştığını, şüphelinin kendisini psikolog olarak tanıttığını, ilerleyen zamanlarda kendisi ile evlenmek istediğini söylediğini, şüphelinin kendisinden değişik zamanlarda 730.000,00 Türk lirası tutarında para aldığını, parayı şüphelinin hesabına gönderdiğini, şüphelinin kendisini evlenme vaadiyle kandırıp dolandırdığını beyan ettiği, müştekinin dilekçesine ek olarak şüpheli ile yaptığı yazışmaların çıktısını sunduğu, yazışma çıktıları incelendiğinde yazışmaların müştekilerin iddiasını destekler nitelikte olduğunun görüldüğü, bu itibarla şüphelinin hileli hareketlerle müştekiyi dolandırarak haksız menfaat temin ettiği iddiası üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, şüphelinin ifadesi ile yetinilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; olayın aydınlatılmasına yarar banka kayıtlarının dosyaya getirilmesi, mesaj içeriklerinin değerlendirilmesi ve sair delillerin toplanması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;
Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2.5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir.
3.5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir.
Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa,
Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır.
4.Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere;
Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5.Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6.Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelinin, sosyal medya üzerinden tanıştığı şikâyetçiye kendisini psikolog olarak tanıttığının ve başlangıçta terapi ücreti adı altında, ilerleyen süreçte de aralarında başlayan gönül ilişkisi nedeniyle farklı bahanelerle şikâyetçiden değişik zamanlarda toplam 730.000 TL para aldığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; taraflar arasında aynı şikâyet dilekçesine konu "tehdit", "şantaj" ve "hakaret" suçlarına yönelik tefrik edilen soruşturma dosyasına ilişkin UYAP üzerinden tespit edilen Ankara 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/727 Esas sayılı dosyasının getirtilip incelenmesi, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, şikâyetçinin ifadesinde belirttiği şüphelinin psikolog unvanını kullanmak suretiyle kurduğu internet sitesine ilişkin bilgilerin ve fotoğrafların dosyaya ibrazının talep edilmesi, şüpheli hakkında benzer iddialar nedeniyle başkaca soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığının araştırılmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...esasen müştekinin şüpheliye para gönderdiği anlaşılmış olmasına karşın, olayın alacak - borç ilişkisinden kaynaklanan ve tazminini gerektirebilir hukuki mahiyete haiz bir konu olduğu ve müştekinin incelenen ve özetlenen yukarıda özetlenen ifade içeriğine göre şikayet konusu yaptığı olayda, atılı suçun hile unsurlarının oluşmadığı..." belirtildiği halde, "davaya yeter delil yokluğu" şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
II. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 03.11.2023 tarihli ve 2023/8776 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.