10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2025/6813 E. , 2025/15147 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 32. İş Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili özetle, müvekkili davacı ...'ın iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığından bahisle dava dilekçesinde davacı kazalı ... için 5.0000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminat, eş Nazik için 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 2.000,00 TL bakıcı gideri, 75.000,00 TL manevi tazminat, çocuklar ..., ..., ... ve ... için 1.000,00’er TL maddi, 30.000,00’er TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
Aşamalarda İlk Derece Mahkemesince itibar edilen 29.02.2016 tarihli ek hesap raporu alındıktan sonra davacılar vekilinin önce 23.03.2016 E-imza tarihli dilekçe ibraz etmiş, esas itibariyle adli yardım talebini taşıyan bu dilekçede ek hesap raporuna ücret yönünden süresinde itiraz da edilmiş, sonrasında davacılar vekili tarafından 06.04.2016 tarihli bir dilekçe daha ibraz edilmiş ve bu dilekçede "...işbu raporu tetkik ettik, aleyhe olan kısımları, kabul etmiyoruz. Ancak aleyhe ve eksik olan kısımlara rağmen müvekkillerin onayı ile daha fazla mağduriyet oluşmasın diye bu rapor yönünde dava değerimizi HMK gereğince arttırıyoruz" şeklinde beyanda bulunularak davacı kazalının maddi tazminat istemi 734.718,87 TL iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat, 593.558,28 TL bakıcı gideri tazminatı olarak arttırılmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2017 tarih, 2016/106 Esas, 2017/337 Karar sayılı kararıyla davacı kazalının iş kazası nedeniyle %100 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, bir başkasının sürekli bakımına muhtaç olduğu, kazanın meydana gelmesinde davacı kazalının %10, davalı işverenin %90 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle davacı kazalının sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat isteminin kabulüne, bakıcı giderinden %40 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle davacı kazalı lehine 356.134,96 TL bakıcı gideri ödenmesine, yine davacı kazalı lehine 40.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, eş lehine 30.000,00 TL, çocuklar lehine 15.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine, davacıların diğer tüm taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2017 tarihli bu ilk kararına karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.02.2017 tarih, 2017/3442 Esas, 2018/162 Karar sayılı kararıyla tarafların sair istinaf itirazları incelenmeksizin kazalının kısıtlı olması, dava açarken vesayet makamından izin alınmamış olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2018 tarih, 2018/59 Esas, 2018/281 Karar sayılı kararı ile davacı kazalının iş kazası nedeniyle %100 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, bir başkasının sürekli bakımına muhtaç olduğu, kazanın meydana gelmesinde davacı kazalının %10, davalı işverenin %90 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle davacı kazalının sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat isteminin kabulüne, bakıcı giderinden %40 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle davacı kazalı lehine 356.134,96 TL bakıcı gideri ödenmesine, yine davacı kazalı lehine 40.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, eş lehine 30.000,00 TL, çocuklar lehine 15.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine, davacıların diğer tüm taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli kararına karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının incelenmesi yönünde duruşma açılmış, 02.06.2020 tarihli yeni bir hesap raporu alınmış, raporun asgari ücretin 3 katı seviyesinde olan ücret üzerinden hesaplama yapan ihtimalinde davacı kazalının sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi zararı 1.128.768,18 TL, bakıcı giderinden kaynaklanan maddi zararı 593.558,28 TL olarak belirlenmiştir.
Davacılar vekili 22.06.2020 tarihli bir dilekçe ibraz ederek davacı kazalının sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebini 1.128.768,18 TL’ye arttırdıklarını beyan etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli kararıyla davacı kazalının iş kazası nedeniyle %100 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, bir başkasının sürekli bakımına muhtaç olduğu, kazanın meydana gelmesinde davacı kazalının %10, davalı işverenin %90 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kazalının ücreti noktasından kabulüne, 22.06.2020 tarihli bilirkişi hesap raporunun asgari ücretin 3 katı seviyesinde olan ücret üzerinden hesaplama yapan ihtimaline itibar etmek suretiyle davacı kazalı lehine 1.128.768,18 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat, hesaplanan bakıcı giderinden %40 oranında indirim yapmak suretiyle davacı kazalı lehine 356.134,96 TL bakıcı gideri, davacı kazalı lehine 40.000,00 TL manevi tazminat, eş lehine 30.000,00 TL manevi tazminat, çocuklar lehine 15.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine, davacıların diğer tüm taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli bu kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 02.07.2024 tarihli kararı ile tarafların manevi tazminata yönelik temyiz istemlerinin kesinlikten reddine, diğer yönlerden tarafların sair temyiz itirazlarının reddine ancak bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılmasının hatalı olduğu, 29.02.2016 tarihli ek hesap raporunun davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu, bu hususa aykırı karar verilmesinin yerinde olmadığı, davacı kazalı lehine 29.02.2016 tarihli ek hesap raporu doğrultusunda 734.718,87 TL iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat, 593.558,28 TL bakıcı giderinden kaynaklanan maddi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bu aşamadan sonra Bölge Adliye Mahkemesince Dairemizin bozma ilamına uyularak verilen temyiz incelemesine konu 28.01.2025 tarihli kararı ile davacı kazalının maddi tazminat istemi yönünden 734.718,87 TL iş göremezlikten, 593.558,28 TL bakıcı giderinden kaynaklanan maddi tazminat ile kazalı lehine 40.000,00 TL, eş lehine 30.000,00 TL, çocuklar lehine 15.000,00’er TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacılar vekili davadan feragat ettiği halde bu feragatin dikkate almayarak davanın görülmesine devam edilmesinin ve neticesinde kabul kararı verilmesinin açıkça kanuna aykırılık teşkil ettiğini, feragat edilen ve takipsiz bırakılan bir dosyada kabul kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dosya kapsamından, Dairemizin bozma kararından sonra Bölge Adliye Mahkemesince tensip zaptı düzenlediği, duruşma gününün taraf vekillerine tebliğ edildiği, bu arada davacılar vekilinin 11.11.2024 tarihli olup da yalnızca davacı kazalı yönünden davadan feragat iradesini içeren bir dilekçe verildiği, taraf vekillerinin bozmadan sonraki birinci celse yönünden mazeret dilekçesi verdikleri, Bölge Adliye Mahkemesince anılan celsede “Davacı vekilinin feragat dilekçesi sunduğu ancak davacı ...'ın davacı ...'ın vasisi olduğu, vesayet mahkemesinden feragate izne ilişkin bir karar sunulmadığı görülmekle ilgili kararın sunulması için gelecek celseye kadar süre verilmesine,” karar verilerek diğer bir kısım eksikliklerin de tamamlanması için yeni duruşma günü verildiği, duruşma günü ve duruşma zaptının taraf vekillerine elektronik yolla tebliğ edildiği, davacılar vekilinin talep edilen belgeleri sunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesinde açılan ikinci celseye de gelen olmadığı, taraf vekillerince mazeret dilekçesi de sunulmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince işlemden kaldırma kararı verilmediği, bir önceki celsede belirtilen eksiklikler yönünden yeniden ara kararlar kurulduğu, duruşma günü ve duruşma zaptının taraf vekillerine elektronik yolla tebliğ edildiği, davacılar vekilinin vesayet ve feragate izin konusunda beyanda bulunmadığı, eksiklikleri gidermediği, Bölge Adliye Mahkemesince açılan üçüncü celseye de gelen olmadığı, davacılar vekili tarafından mazeret dilekçesi ibraz edilmediği, davalı vekilinin 27.01.2025 tarihli bir beyan dilekçesi sunduğu, bu dilekçesinde davanın feragat sebebi ile reddi, aksi durumda işlemden kaldırılması ve teminatların iadesini talep ettiği, anılan üçüncü celsede Bölge Adliye Mahkemesince Dairemizin bozma ilamına uyulduğu ve “…Her ne kadar, davacılar vekili tarafından, Yargıtay bozma kararı sonrasında feragat dilekçesi sunulmuş ise de; dilekçede davacı olarak sadece ...'ın gösterildiği, adı geçenin kendi adına asaleten, kazalı ...'a vesayeten ve diğer davacılara velayeten dava açmış olması sebebiyle davacı vekiline feragat dilekçesinin hangi davacılar için verildiği hususunda açıklama yapmak ve vesayet mahkemesinden feragate izin verildiğine dair karar sunulmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine rağmen yerine getirilmemiştir. Bu nedenle, feragat dilekçesinin sadece davacı asil ... yönünden bağlayıcı olduğu değerlendirilmiştir.
Ancak ... lehine kurulan hüküm manevi tazminat hükmü olup Dairemiz karar tarihinde kesinleşmiş olduğundan, hüküm kesinleştikten sonraki feragatin hukuki sonuç doğurmayacağı kabul edilmiştir.” gerekçesi ile temyiz incelemesine konu son kararında davacı kazalının maddi tazminat istemi yönünden 734.718,87 TL iş göremezlikten, 593.558,28 TL bakıcı giderinden kaynaklanan maddi tazminat ile kazalı lehine 40.000,00 TL, eş lehine 30.000,00 TL, çocuklar lehine 15.000,00’er TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Tarafların Duruşmaya Gelmemesi, Sonuçları ve Davanın Açılmamış Sayılması" başlıklı 150 nci maddesinde; (1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (2)Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. (3)Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. (4)Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. (5)İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve Mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (6)İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. (7)Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır." düzenlemesine; aynı Kanun'un 320/4. maddesinde ise, ''Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dava, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.'' düzenlemesine yer verilmiştir.
Buna göre, somut davada davacı vekili, 05.04.2024 tarihli duruşmada, davalı işveren hakkında açılan davayı takip etmeyeceklerini beyan ettiği, aynı günlü ara karar ile işveren hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmekle, davalı işveren hakkındaki davanın önce işlemden kaldırılarak üç aylık süre geçtikten sonra hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle somut olayda, davacılar vekilinin 11.11.2024 tarihli olup da yalnızca davacı kazalı yönünden davadan feragat iradesini içeren bir dilekçe verildiği, taraf vekillerinin bozmadan sonraki birinci celse yönünden mazeret dilekçesi verdikleri, Bölge Adliye Mahkemesince anılan celsede “Davacı vekilinin feragat dilekçesi sunduğu ancak davacı ...'ın davacı ...'ın vasisi olduğu, vesayet mahkemesinden feragate izne ilişkin bir karar sunulmadığı görülmekle, ilgili kararın sunulması için gelecek celseye kadar süre verilmesine,” karar verilerek diğer bir kısım eksikliklerin de tamamlanması için yeni duruşma günü verildiği, duruşma günü ve duruşma zaptının taraf vekillerine elektronik tebligat yoluyla tebliğ edildiği, Bölge Adliye Mahkemesinde açılan ikinci celseye de taraflardan gelen olmadığı, taraf vekillerince mazeret dilekçesi de sunulmadığı, ikinci celsede bir önceki celsede belirtilen eksiklikler yönünden yeniden ara kararlar kurulduğu, duruşma günü ve duruşma zaptının taraf vekillerine elektronik tebligat yoluyla tebliğ edildiği, Bölge Adliye Mahkemesince açılan üçüncü celseye de gelen olmadığı, davacılar vekili tarafından mazeret dilekçesi ibraz edilmediği belirgin olduğuna göre 6100 sayılı Kanun'un yukarıda açıklanan 150. maddesindeki prosedür işletilmeksizin yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi hatalı olmuştur.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.