Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2021/—
KARAR NO: 2025/—
VEKİLİ: Av.
DAVALILAR: 1-

2.

VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/10/2014
KARAR TARİHİ: 02/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 04/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalılardan ...'nın müvekkili şirkette otomasyon müdürü olarak çalıştığını, çalıştığı süre zarfında müvekkili şirket müşterilerini tanıdığını ve müvekkil şirkete ait ticari önem taşıyan her türlü gizli bilgiye sahip olduğunu, iş akdi 08/03/2013 tarihinde sona erdirildiğini, iş akdi fesih edildikten sonra 23/03/2013 tarihinde müvekkili firma iştigal konusu ile aynı iştigal konulu ...'ni kurduğunu, davalı tarafın müvekkili şirkette çalışırken teklif vermek üzere teknik tespit yapması için gönderildiği firmalarla ticari ilişki içerisine girdiğini, davalı tarafın müvekkilinin ürünleri hakkında yalan beyanlarda bulunarak müvekkili şirketin artık bu işi yapmadığını beyan ederek bu firmalara mal sattığını, davalı ...'nın 20/10/2014 tarihinde yapmış olduğu iş sözleşmesinin 4. Maddesi ile iş sözleşmesinin feshini izleyen 3 yıl boyunca işverinin faaliyet sahasında çalışan herhangi bir şirkette görev almamayı kabul ve taahhüt ettiğini, yine sözleşmenni 5. Maddesi uyarınca iş verenin meslek sırlarını saklamakla yükümlü olduğunu ve davalının bu hükümlere aykırı hareket etmesi halinde işverinin tazminat hakkının saklı olduğunu, yine iş sözleşmesinin 8. Maddesine göre iş sözleşmesine aykırı davranması veya işverini zarara uğratması halinde işverinin bu zararı personelden tazmin etme hakkının saklı olduğunu belirterek, müvekkilini uğramış olduğu 15.000,00 TL zararın davalılardan müştereken tazminini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Müvekkili ...'nın 2004-2013 yılları arasında davacı şirket bünyesinde otomasyon montaj sorumlusu olarak başladığını, daha sonra 2009 yılında otomasyon departmanı kurulduğunu ve görevine ilgili departmanda emekli olduğu 2013 yılına kadar devam ettirdiğini, müvekkilinin yaptığı tüm işleri daha önceden çalıştığı ... Otomasyon firmasındaki öğrenmiş olduğu bilgi ve tecrübesi neticesinde yaptığını, davacı firma bünyesinde müvekkilinin yaptığı işi öğretebiecek, bu konuda onu eğitebilecek bir personel olmadığını ve görevini ifa ettiği sürece müvekkiline herhangi bir eğitim de verilmediğini, ayrıca müvekkilinin çalıştığı süre boyunca yaptığı görev niteliğide göz önüne alındığında davacı şirkete ait ticari önem taşıyan gizli bilgilere vakıf olabilmesinin mümkün olmadığını, yine davacı şirkette çalışırken davacı şirketin müşterilerinin hiçbiri ile iletişim içine girmediğini, müvekkilinin ve diğer benzer konumda olan çalışanların direkt müşterilirle görüşmesinin davacı firma tarafından yasaklandığını, davacı firmanın iştigal konusunun makine imalatı, satış ve pazarlaması olduğunu, davalı firmanın ise elektrik, elektronik otomasyon işlemi olduğunu, davacı ile davalı firmanın yaptıkları işlerin birbirinden tamamen farklı olduğunu, bu nedenle davalı şirketin davacı firma ile rekabette bulunması gibi bir durumun olmadığını, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin cezai şart yönünden denklik ilkesinin olmadığından sözleşmenin geçerli olmayacağını, itirazlarının kabulü ile davanın reddini savunmuştur.

KANITLAR: Sözleşme, Protokol, ticari defter ve kayıtlar, tanık beyanları, bilirkişi raporları, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :

Dava, haksız rekabet, ticari sırları ifşa ve rekabet etmeme taahhüdü ve rekabet yasağına aykırılık nedeniyle tazminat talebi ile eldeki dava açılmıştır.Mahkememizce tanık dinlenilmesine karar verilmiştir.

Tanık ... "Ben halen davacı şirkette satış müdürül olarak görev yapmaktayım. Bu göreve 2011 yılının kasım ayı içerisinde başladım. O tarihte davalı ... davacı şirkette otomasyon müdürü olarak görev yapmakta idi. Ayrıldığı 2013 yılının mart ayına kadar da aynı görevde kalmıştır. Davacı şirkette otomasyon müdürü olarak çalışan davalı ... yaptığı görev nedeniyle davacı şirketin ticari ve teknik sırlarını, projelerini ayrıca müşterileri ve maliyete ilişkin bilgilere vakıftı. Davalı ... kendi isteğiyle Bursa ya yerleşeceğini söylereke davacı şirketteki işinden ayrılmıştır. Ayrıldıktan bir süre sonra ... Mekatronik Otomasyon Ltd.Şti ünvanlı davalı şirketi kurduğunu duyduk. Davalı şirketi ile davacı şirket aynı alanda faaliyet göstermektedir. Özellikle tuğla ve kiremit sanayine ilişkin otomasyon alanında faaliyetleri vardır. Ben davacı şirketin satış müdürü olduğumdan müşterilerle görüşmeye gittiğimde müşteriler bana davalı ...' nın kendilerine davacı şirketin artık iştigal alanı ile ilgili işler yapmadığını söylediğini beyan ettiler. Hatta bu nedenle davalı ...' ın şirketine iş verdiklerini söylediler. Bu beyanlardan ben davalı ...' ın davacı şirket hakkında ticaretten çekildiği yönünde söylenti yaydığını anladım. Şu an aklıma gelen 4 yada 5 firma davacı şirket ile bu söylenti nedeniyle ve ayrıca da davalının fiyat kırması nedeniyle çalışmasını bırakmıştır. Davalı ... davacı şirketin maliyet değerlerini ve müşterilerini bildiğinden bu bilgileri kullanarak müşterilerle bağlantıya geçerek ve düşük fiyat vererek müşterileri almıştır, davalı ...' nın çalıştığı süre içerisinde başlayıp devam eden projeler olduğundan davalı ... bu projeler nedeniyle işten ayrıldıktan sonra bedeli karşılığında yarım kalan işlerine devam etmiştir, davalı ... bölüm yöneticisi olduğundan davacı şirketin ticari, teknik, maliyet ve müşteri sırlarını biliyordu."Tanık "Ben 1997 yılından bu yana davacı şirkette çalışırım. Davalı ... ise 2003-2013 yılları arasında otomasyon bölümünde çalışıyordu. Hatta sonradan otomasyon müdürü dahi olmuştur. Davalı müdür ve bölüm yöneticisi olduğu için davacı şirketin ticari ve teknik sırlarını, müşterilere ve maliyete ilişkin bilgilere vakıftı. Yapılacak olan işi maliyeti öncelikle ilgili bölümler tarafından çıkartılarak satış bölümüne iletildiğinden müşterilere ve maliyete ilişkin bilgilere vakıf olunmaktadır. Benim bildiğim kadarıyla davalı ... kendi isteğiyle davacı şirketten ayrılmıştır. Ayrıldıktan sonra devam eden birkaç proje ile ilgili olarak kendisinden dışarıdan bedeli karşılığında hizmet alınmıştır. Benim duyduğum kadarıyla davalı ... davacı şirketten ayrıldıktan sonra davalı olan ... Mekatronik Otomasyon Ltd.Şti isimli şirketi kurmuştur. Davacı şirket ile davalı şirketin faaliyet alanlarının aynı olup olmadığını bilemiyorum. Ancak duyduğum kadarıyla davalı kurduğu şirket aracılığıyla davacı şirketin faaliyet alanına giren işler yapmış hatta davacı şirketin çalıştığı birkaç firmanın davalı ...' ın kurduğu şirket ile çalıştığını duydum. Ancak davalı ...' ın davacı şirket aleyhine iştigal alanından çekildiği yönünde söylenti yaydığını duymadım, benim bildiğim kadarıyla davalı ...' ın kurduğu şirket davacı şirketin daha evvel çalıştığı ... Toprak San, ... Seramik, ... menşeeli Prolife isimli firmalarla sonradan çalışmaya başlamış, davalı ... davacı şirkette pozisyonu gereği teknik olarak otomasyonla ilgili tüm bilgileri bilmesi gerekiyor, ayrıca yazılımla ilgili bilgilere vakıftır. "Tanık ...;"Ben 2003 yılından bu yana davacı şirkette çalışmaktayım. Davalı ... da davacı şirkette işe girmiş olup birkaç sene evvel de ayrılmıştır. Ayrıldığı zaman davalı otomasyon müdürü olarak görev yapmakta idi. Benim bildiğim davalı ...' ın davacı şirketten kendi isteği ile ayrıldığıydı. Bulunduğumuz bölüm gereği gerek imalat ve gerekse otomasyon bölümleri birbiri ile koordineli olarak çalışırlar ayrıca yapılan iş gereği tasarımdan itibaren maliyete ve müşteri ile ilgili bilgilere sahip oluruz. Projenin fiyatlandırmasını biz çıkartırız. Bu bütçe fiyatını yönetime bildiririz. Bu nedenle davalı ... da otomasyon müdürü olduğu için davacı şirketin teknik, ticari, maliyet ve müşterilerine ilişkin bilgilere vakıftı. Davalı ... davacı şirketten ayrıldıktan sonra ... Mekatronik Otomasyon Elektrik Ltd.Şti isimli bir firma kurmuştur. Ben bunu kendisinden de duymuştum. Ben davalı ...' ın kurduğu ... isimli şirketin davacı şirketin de faaliyet alanı üzerine de iş yaptığını duydum. ... Seramik, ... Tuğla Toprak San, Kale Seramik gibi davacı şirket ile daha evvel çalışan firmaların davalı ...' nın şirketi ile çalışmaya başladığını duydum. Davalı ...' ın fiyat kırıp kırmadığını bilemiyorum. Davacı firma hem otomasyon alanında müşterinin talebine göre tasarım yapmakta hem de tamir ve bakım hizmeti de vermektedir. Ayrıca iyileştirme de yapmaktadır. Müşteri olan şirketlerin bu yöndeki taleplerini karşılamak için bilgi sahibi olmak gerekir. Müşterinin de bilgi sahibi olunduğunu bilmesi gerekir. Bu nedenle ... davacı şirkette daha evvel çalışmış ve bilgi ve tecrübe sahibi olduğu için, ticari sırlarına vakıf olduğu için müşteri şirketler tarafından tercih edilmiş olabilir. Davalı ...' ın davacı şirketteki işinden ayrıldıktan sonra devam eden projeler nedeniyle bedeli karşılğında çalıştığını duydum, beyanım da ayrıntılı olarak anlattığım üzere bir makinanın siparişi üzerine tasarımından teslimine kadar tüm aşamalarında davalı ... bilgi sahibidir, bunlar ticari sır ise davalı ... bu bilgilere vakıftır, davalı otomasyon departmanında olduğundan yazılımla ilgili tüm bilgilere vakıftır, yazılımı da otomasyon departmanı yapmaktadır."Tanık ...;" Ben davacı şirketten 4 sene önce ayrıldım. İşe girdiğimde depo bölümünde idim. Daha sonra otomasyona daha sonra satış bölümüne geçmiştim. Davalı ... ile de bir dönem birlikte çalıştık. Kendisi otomasyon bölümünde idi. Ben ayrıldığımda davacı şirkette çalışmaya devam ediyordu. Davalı ...' ın davacı şirketten kendi isteği ile ayrıldığı konusunda bilgi sahibi değilim. Davalı ... dan duyduğum kadarıyla davalı olan ... Mekatronik isimli şirketi kendisi kurmuştur. Davacı şirket tuğla, kremit sektörü ile ambalaj söktörüne makine ve otomasyon hizmeti vermektedir. Davalı firma kurulduğunda davalı ...' ın yanına ziyarete gitmiştim. Davalı ...' ın bana söylediğine göre davalı şirket otomasyon alanında hizmet vermektedir. Benim ziyarete gittiğim dönem davalı şirket tuğla, kremit ve ambalaj sektöründe otomasyon hizmeti vermiyor idi. 2,5 - 3 ay evvel davalı ... ile telefonda yaptığım bir görüşmede bana anlattığına göre yurtdışından bir firma davacı ... Makine A.Ş ile daha önce aldıkları bir makine ile ilgili servis hizmeti almak üzere bağlantıya geçmiş ancak davacı şirket, bu yurtdışı firmasına 1 ay sonra servis hizmeti verebileceklerini söyleyince firma davalı ... ile bağlantı kurmuş, ... bey firmaya teknik hizmet vermek üzere yola çıktığında ... Makine A.Ş nin genel müdürü olan ... Bey, ... Bey' i telefon ile arayarak bu durumu etik olmadığını ... bey' e söylemiş. ... Bey de firma ... ten yanıt alamadığı için kendisinin gittiğini beyan etmiş ancak bu görüşmeden sonra yabancı firmaya gitmekten vazgeçerek geri dönmüştür. Yurt dışı firmasının ismini bilemiyorum, davalı ... ile otomasyon bölümünde bir dönem birlikte de çalıştık, bu bölümde çalışmak için yazılımı bilmek gerekir, bu ticari bir sır değildir, ayrıca satış bölümünde de çalıştım, biz sadece gerekli olan malzemelerin listesini çıkartırdık, teklifi ise genel müdür hazırlardı, satış fiyatı konusunda bilgi sahibi değilim, mekanik ve elektronik bölümünde maliyetleri bölüm müdürleri çıkartır ve genel müdüre sunarlar, genel müdürde bu verilere göre makinanın fiyatını belirler, programları yazan kişi ... Bey dir, her hangi bir fabrikada da aynı bölüme gidildiğinde bilgileri kopyalayarak almak mümkündür, bana göre ... bey' in bilgileri ticari sır niteliğinde değildir, davalı ... davacı firma adına montaja da gittiğineden ve montajda bazen 1 ay çalıştığı da olduğundan firmalar kendisini tanıdığı ve bildiği için onu aramış olabilir "Tanık ... Ben davacı şirketin kurucu ortağıyım. 1,5 - 2 sene evvel şirketteki hisselerimi diğer ortaklara devrederek şirket ortaklığından ayrıldım. Uzunca yıllardır şirketin yöneticiliğini yaptım. Davahı ... da tanırım. 9,5-10 yıl kadar evvel davacı şirkette elektirikçi olarak işe başlamıştır. Daha sonra kendini geliştirmiştir. Son olarak elektrik elektronik ile ilgili bölümde müdür olduğunu biliyorum. Yaklaşık 2 yıl evvel de işten ayrıldığın duydum. Bursaya giderek orada bir şirket kurduğunu da duydum. Davacı şirket ile davalı şirketin faaliyet alanlarının aynı olup olmadığını bilemiyorum. Ortak alanları olabilir. Davalı ... davacı şirkette görev yaptığı dönem üretim yapılacak proje ile ilgili bilgi alır ancak mekatin ve tasarıma ilişikin bilgiler kendisine verilmez. Yani davalı ... davacı şirketin teknik bilgilerine ilişkin sırlarına vakıf değildir. Hatta proje için gerekli olan elektrik ve elektronik malzemeyi belirledikten sonra satın alma müdürüne bildirir, satın alma müdürü tarafından bu malzeme tedarik edilir. Sipariş edilen makinanın projesini ise proje müdürü çizer. Davalı ... ise yaptığı iş gereği bu projedeki makinadaki elektrik elektronik panosunu yapar. Bu panolar yapıldıktan sonra yur dışına montaja gittiğinde davalı ... ekibi ile birlikte montaj için müşteri olan fabrikaya giderek kurulumu yapmaktaydı. Ayrıca mekanik bölümünden de bir ekip müşteri olan firmanın fabrikasına gitmektedir. Daha doğru ifade etmek gerekirse mekanikçiler makineyi kurarken davalı ... ve ekibi de elektrik elektronik panosunun kurulumu işlemini yapar. Sonra mekanik ekip ile davalı ...' ın ekibi birlikte hareket ederek makinanın programa uygun şekilde çalışıp çalışmadığını kontrol ederek makina çalışıyor ise müşteriye teslim edilir. 8 ay yada 1 sene kadar evvel ... ... da faaliyet gösteren ... Tuğla Firmasının fabrikasında arızalanan zannedersem davacı şirket tarafından tasarlanarak teslim edilen bir makinanın arızasının giderilmesi için davalı ... giderek hizmet vermiş. Ben bu bilgiyi ... firmasının yetkililerinden ve davalı ... dan duydum. Benim tahminime göre müşteriler davacı firmayı arıza servisi yada bakımı için aradıklarında davacı firma geri dönüş yapmadığından davalı ... ı aramış olabilirler. Bunu da bu müşteri firmalardan bana davacı şirketi arıyoruz ancak bize geri dönüş yapılmıyor şeklinde telefon aldığım için tahmin ediyorum, davalı ... şirkete girdikten sonra yaptığı işle ilgili olarak teknik bilgileri ben öğrettim. Diğer şirket çalışanlarına da aynı şekilde işin nasıl yapılacağını ben öğrettim. Ben aynı zamanda makine mühendisiyim. Bu alanda aynı zamanda 5 yıl süresince Almanya da faaliyet gösteren Keller firmasında anahtar teslimi tuğla, makine imalatı üzerine çalıştım. Şu an şirket yetkilisi olan kişilerle görüşmüyorum. 2,5 yıl öncesinde şu anki yöneticiler olan çocuklarım ve eşim ile benim aramda ihtilaf çıkmıştır. 1,5 yıl önce bahsettiğimi gibi şirketteki hisselerimi devrederek ayrıldım. Şu an şirkete girmem dahi yasaktır. 2 yıldır da eşimden ayrı yaşamaktayım. Ancak gerek hukuk mahkemelerinde gerek se ceza mahkemelerin de görülen bir dava yada bir soruşturma yoktur, eşim ile aramda olan boşanma davasında ... yı tanık olarak gösterdim, ancak şirkette çalışan başka kişileri de tanık olarak gösterdim, davalı ... elektrik elektronik otomasyon bölümüdeydi. İmalattan projesini aldıktan sonra makinanın çalışma prensibine göre programını yapar ayrıca daha önce ifade ettiğim gibi elektrik elektronik panosunu hazırlar. Her tuğla fabrikasının ihtiyacına ve talebine göre bu tasarım değişir. Bu işi yapmak için davacı şirketin teknik bilgilerini bilmek gerekir. Davacı şirket bu teknik bilgileri başka şirketlere rakip şirketlere vermez. Ayrıca yapılan ve teslim edilen bir makinada arıza çıktığında makinayı yapan, montajını da yapan kişi arızayı kendisi makinayı yaptığından hemen bulur. Ancak başka bir otomasyoncu bu arızayı bulmak için tüm projeyi elden geçirerek incelemesi gerekir ki arızayı tespit etsin" şeklinde beyanda bulunmuşlardır.

Davacı tarafın ticari defter ve bağlı kayıtlarının incelenmesi için mahkememizce alınan 01/04/2015 tarihli bilirkişi raporunda; eksik hususların tamamlanmasından önceleme yapılacağı, dosyası kapsamında eksik olan hususların, davacı şirketin ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesinde; davacının yapmış olduğu satışları hangi firmalara yaptığı, yukarıda davalının yapmış olduğu firmalarla aynı firmalara satış yapılması durumunda bu satışlara ait düzenlenen faturaların birer suretinin davacı tarafından sunulması, davalı firma tarafından yukarıda satış yapılan firmalara ait düzenlenen faturaların birer suretlerinin davalı tarafından sunulmasının gerektiği kanaatini bildirmiştir.

Talimat Mahkemesince davacı tarafın ticari defter ve bağlı kayıtlar üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi için alınan 19/06/2015 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirket ile birleşen şirketin 2013 ve 2014 yıllarına ait yasal ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, yasal ticari defterler üzerinde yapılan usul incelemelerinde kayıtların Tekdüzen Hesap Planı Genem Tebliğine uygun olarak tutulduğu ve defterlerin birbirlerini teyit ettikleri görüldüğünü, 6762 sayılı mülga TTK'nu, 6102 sayılı yeni TTK'nunu ve HMUK'nun 222. Maddesi amir hükümlerine göre davacı şirketin 2013 ve 2014 yılları yasal ticari defterlerinin delil kudretine haiz olduğunu, davacı şirket ile davalı şirketin ortak müşterilerinin ... ... Kalebodur Seramik San. A.Ş. , ... İnş. Malz. San. Ve Tic. A.Ş. İle ... Toprak San. A.Ş. Olduğunu, davacı şirketin 2013 ve 2014 yıllarında davalı şirket ile ortak müşterilerinden olan ... ... Kalebodur Seramik San. A.Ş.'ne KDV dahil toplamda 172.321,30 TL, ... İnş. Malz. San. Ve Tic. A.Ş.'ne KDV dahil toplamda 650,39 TL satış gerçekleştiğini, ... Toprak San. A.Ş.'ne ise herhangi bir satış işleminin olmadığı kanaatini bildirmiştir.

Mahkememizce davalı tarafça ... Seramik San. A.Ş., ... İnşaat ve ... Toprak San. Ve Tic. A.Ş.'ye yapılan faturalar incelenmek sureti ile yapılan işin davacı şirketin faaliyeti kapsamında bulunan işlerden olup olmadığı ve davalının faaliyetinin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, haksız rekabet oluşturduğunun tespiti halinde haksız rekabet nedeniyle davacının uğradığı zararın tespiti yönünden SMMM bilirkişisi ile Haksız Rekabet Konusunda Uzman Hukukçu bilirkişi incelemesinin yaptırılmasına karar verilmiştir. Alınan 21/01/2016 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ... San. Ve Tic. A.Ş. İle davalı ... arasında akdedilen 20/10/2004 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin rekabet yasağı şartının yasanın aradığı geçerlilik koşullarını taşıdığına, esas sözleşmesinde belirtilen faaliyet konusu ... Makine San. Ve Tic. A.Ş. İle aynı olan ve davacı ile ortak müşterilerle ticari ilişki içine girdiği tespit edilen tek kişilik şirket olan ... Mekatronik Oto. Elek. Mak. Rob. Kont. Uyg. San. Tic. Ltd. Şti'nin kurucu ortağı ve genel müdürü olan davalı ...'nın rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davrandığına, davalı ...'nın kurucusu ve genel müdürü olduğu şirketin haksız rekabeti ile ilgili takdirin mahkemenin takdiri olduğuna, haksız rekabet dolayısı ile davacı tarafın uğradığı zararın 4.443,60 TL olduğu kanaatini bildirmişlerdir.

Mahkememizce davacı ve davalı vekilinin tazminat ve zarar hesaplanmasında yanlışlık olduğu iddiaları ile zaman ve yer bakımından haksız rekabetin sınırlandırılmadığı iddialarının da değerlendirilerek açıklığa kavuşturulması yönünden ayrıntılı ve gerekçeli rapor tanzimi için yeniden Hukuk Fakültesi Borçlar Hukuku ve Ticaret Hukuku öğretim görevlisi ile SMMM bilirkişisine bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Alınan 20/02/2017 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasındaki ibranamenin yasal düzenlemelere uygun olmadığı, davacının davasında haklı olduğu sonucuna varılırsa zararın 4.443,60-TL olduğu kanaatini bildirmişlerdir.Mahkememizden verilen 25/12/2018 tarih ve 2018/ Esas - 2018/ sayılı kararı ... Bam 13. Hukuk Dairesi 'nin 10/12/2020 tarih ve 2019/ Esas- 2020/ Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.

Mahkememizce; tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi açısından dosyanın 1 Makine Mühendisi, 1 Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişilere tevdi ile rapor düzenlemesinin istenilmesine karar verilmiştir.Alınan 28.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ...’nın davacı firmadaki bulunduğu pozisyon itibariyle davacı firmaya ait özel teknik bilgilere/detaylara, müşteri portföyüne ve pazarlama stratejilerine hâkim olmayı mümkün kılacak yetkinliğe kavuşacağı yönünde şüpheye mahal olmadığı, 4-5 yıl gibi üst düzey yönetici olarak görev yapan davalı ...’nın çalıştığı dönemdeki şirkete ait gizli bilgi/ticari sırları, pazar ve fiyat stratejileri ile sektör müşteri bilgilerine vakıf ol(a)mamasını beklemek iş yaşamının olağan realitesine aykırı olacağı, iş akdi bitiminden sonra davalı ...’nın kurmuş olduğu diğer davalı yan olan ... Mekatronik üzerinden davacı şirketle aynı (yapı) sektörde faaliyette bulunduğu şüphe götürmez şekilde açık olduğu, diğer yandan davacının da faaliyette olduğu aynı (yapı) sektörüne yönelik davalı ...’nın kurmuş olduğu diğer davalı taraf olan ... Mekatronik’in bu sektörden / ticari pastadan (kısmi de olsa) pay almış olduğu yadsınamaz bir gerçek olmakla beraber davalı tarafların bu ticari faaliyetlerinin ne kadarının haksız rekabet koşullarını ihlal ettiğine yönelik somut bir değerlendirmede bulunmak tekniksel anlamda müphem olduğu, 20/10/2004 tarihli BELİRSİZ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİ VII. ÖZEL ŞARTLAR 4. Maddesi’nde: "İş sözleşmesinin feshini izleyen 3 yıl boyunca işverenin faaliyet sahasında çalışan herhangi bir şirkette görev almamayı kabul ve taahhüt eder." şeklindeki açıklamasının davalı ... tarafından imzalandığı, 28 yaşında zayıf/güçsüz konumda imza atan kişinin değil 9-10 yıl sonrasını birkaç sene sonrasını bile sağlıklı mütalaa edemeyeceğinin açık olduğu, işten ayrıldıktan sonra aynı sektörde çalışabilmesi için 3 yılın atıl şekilde dolmasını beklemek; adil olmaması bir tarafa hem de yetişmiş bir iş gücünden faydalanamamak olur ki, bu da milli iş gücü kaybına sebep olacağı, diğer yandan aynı davalı muhatap 37 yaşında olmasına rağmen 08/03/2013 tarihli İBRANAME’nin özellikle son paragrafında geçen taahhütler ile 20/10/2004 tarihli BELİRSİZ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİ VII. ÖZEL ŞARTLAR 4. Maddesi’nde geçen ve büyük oranda örtüşen benzer taahhütlere davalı ... tarafından "AMA"sız imza altına alındığı görülmüş olup, bu husus mahkemenin dikkatine önemle takdim olunacağı, Davacı yanın, davalının kendini geliştirmesine, ciddi iş tecrübesi etmesine/kalifikasyonuna/sektörel gelişimine/Know-How edinimine yönelik sağladığı pozitif katkının yadsınamayacağı bir tarafa, ülkenin gelişiminin lokomotifi olan/katma değer üreten Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ)’den biri olan davacı şirket de sektöre yetişmiş insan kaynakları vb. sağlanmasına dair bu sorumluluğu yerine getirdiği, diğer yandan davacı yanın kısmi haklı olarak da endişe ettiği davalı ...’nın davacı şirkette edindiği Know-How’ın davacı şirketten ayrıldıktan sonra kendi menfaatine yönelik fayda sağlama/suiistimal etme çekincesi olup, kişinin çalışma hürriyeti ile haksız rekabet koşullarının ihlal edilip edilmediği birlikte ele alındığında aradaki ince çizginin tekniksel anlamda değerlendirilmesi bilirkişi teknik heyetinin sınırlarını zorlayacağından buna dair nihai değerlendirme mahkemenin takdirinde olduğu,

TTK 55. ve devamı maddelerinde geçen ve mahkemenin sormuş olduğu "3-)" hususuyla da paralellik arz eden; özü itibariyle haksız rekabete aykırılık hususlarına dair ete kemiğe büründürülmüş şekilde davalı taraf-/lar açısından tekniksel anlamda ihlal ettiklerine dair dava dışı firmalarla davalının iş ilişkisini açık-seçik bilmeden haksız rekabete aykırılık teşkil ettiğine dair mutlak söyleyebilmek güç olmakla birlikte, davacıyla davalı taraf(lar)ın aynı (yapı) sektöründe faaliyette bulunmalarından bahisle davalı taraf(lar)ın bu ticari pastadan pay aldıkları/menfaat elde ettikleri, bir başka ifadeyle davacı kazancında menfi/olumsuz bir etki bırakacağının söylenebileceği yönünde kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkememizce; taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, bilirkişi olarak konusunda uzman 1 SMMM ve haksız rekabet konusunda uzman NİTELİKLİ HESAP UZMANI bilirkişinin resen seçilmesine karar verilmiştir.Alınan 13.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davacıya ait 2011,2012,2013 ve 2014 yılları defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin T.T.K’nun 64. ile 213. sayılı V.U.K.’nun 220. ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğunu, defterlerin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğunu, tutulması zorunlu defterlerin birbirlerini doğruladığını, Davalıya ait 2013 ve 2014 yılları defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin T.T.K’nun 64. ile 213. sayılı V.U.K.’nun 220. ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğunu, defterlerin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğunu, tutulması zorunlu defterlerin birbirlerini doğruladığını, davalıların eylemlerinin rekabet yasağı ve haksız rekabet düzenlemelerinin ihlali olarak değerlendirilebileceği, Davalı şirketin 2013, 2014 yılları defter kayıtlarında davacı müşterileriyle aynı müşterilerden elde edilen ciro üzerinden (52.345,00 TL.) hangisinin uygulanacağının takdiri Mahkemeye ait olmak üzere seçenekli olarak; a) %37 Brüt satış karı oranına göre : 19.367,65 TL, b) %10 Net satış karı oranına göre : 5.234,50 TL, c) %23,50 (faaliyet giderlerinin yarısının düşülmüş hali) : 12.301,07 TL. olmak üzere üç farklı kazanç tutarı hesaplandığı bildirilmiştir.Mahkememizce, dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdii ile itirazları değerlendirmesi için ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.Alınan 05.06.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; kök raporlarında bir değişiklik olmadığı bildirilmiştir.Mahkememizce, ... talimat yazılarak dosyanın bir SMMM ve bir haksız rekabet konusunda uzman hesap uzmanı bilirkişiye tevdii ile tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ve önceki rapora karşı yapılan itirazlar da değerlendirilmek suretiyle rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.Alınan 04.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda; HMK md. 282 hükmü gereği bilirkişi görüşü takyidi değil, sadece takdiri vasfına haiz olduğu, Bu bağlamda, delillerle doğrudan temas eden muhterem Mahkeme tamamen davacı savları veya tamamen davalı savunmaları yönünde hüküm kurmakta muhtar olduğu, Bu kayıtla ve bilcümle hukuki takdir ve tavsif münhasıran Mahkememize ait olmak üzere, 8 sayfadan oluşan iş bu Bilirkişi Heyeti Raporunu, elektronik ortamda ve ... Bilirkişi Portalı üzerinden, her iki bilirkişinin ayrı ayrı güvenli elektronik imzaları ile imzanan üst yazı ekinde gönderildiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Mahkememizce verilen ara karar gereğince: ... talimat yazılarak önceki bilirkişi heyetinin yanına 1 Makine mühendisi bilirkişi eklenerek tarafların iddia ve savunmaları ile kök rapora yapılan itirazlar da değerlendirilmek suretiyle ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan 06.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda; bilirkişi heyet raporunun sağlıklı bir şekilde hazırlanabilmesi için Konusu Rekabet Hukuku ve buna bağlı zarar miktarının tespit edilmesi olan dava dosyası içerisinde, “tarafıma makine mühendisi olarak makine yönünden hangi görevin verildiği, tam olarak hangi sorulara cevap vermem gerektiği, benden hangi somut tespitlerin istendiği” hususları belirlenmediği, Bu bağlamda tarafıma tevdi verilen görevin somut olarak tarif edilmesi gerektiği, Ayrıca davaya konu faaliyet alanının elektronik ve otomasyon gibi konuları içerdiği, bu konular uzmanlık alanımın dışında olduğundan itirazların karşılanabilmesi için dosyaya bu yönde uzmanlık alanı olan Elektrik/Elektronik Mühendisi bir bilirkişi atanması gerektiği bildirilmiştir.

Mahkememizce, Bilirkişi ... yerine mahkememizce resen belirlenecek Makine Mühendisi (otomasyon, elektrikli-elektronik makine ve robot kontrol uygulamalarında uzmanlığı bulunan) heyete dahil edilerek dava konusu ihtilafa ilişkin daha önce ön rapor sunan hukukçu Prof. Dr. ... ile Mali Müşavir ... oluşan heyetten rapor alınmak üzere ... Nöb. Asl,

Tic. Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiştir.Alınan 28.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda; birinci hesaplama yöntemine göre; davalı şirketin davacı şirketle aynı müşterilerden olan cirosu 52.345,00 TL, brüt satış karı ortalaması olan % 37 ortalama kar üzerinden 19.367,65 TL kazanç kaybına uğramış olabileceği, ikinci hesaplama yöntemine göre; davalı şirketin davacı şirketle aynı müşterilerden olan cirosu 52.345,00 TL dönem net karı ve ortalaması olan % 10 ortalama kar üzerinden 5.234,50 TL kazanç kaybına uğramış olabileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Dava, davalı ...'nın iş aktinin sona ermesinden sonra diğer davalı şirketi kurarak, davacı şirket müşterileriyle ticari ilişki kurduğu, bu surette gerçek kişi davalının iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağı hükümlerine aykırı davrandığı, bununla birlikte diğer davalı şirketle TTK 55 vd maddeleri uyarınca haksız rekabette bulunarak davacı şirkete zarar verdiğininin ileri sürülerek zararın tazmininin talebine ilişkindir.... kaldırma ilamında da belirtildiği üzere ; davacı tarafın davalılardan iki hukuksal nedene dayalı olarak tazminat talebi bulunmaktadır. Bunlardan ilki, davalı gerçek kişi yönünden iş sözleşmesinde taraflarca kararlaştırılan rekabet etmeme yasağına aykırı hareket nedeniyle oluşan zararın tazmini, diğeri ise her iki davalı yönünden davalıların eylemlerinin (davacının ürünleri hakkında yalan beyanlar ve zarar verici davranışlarda bulunarak, davacının artık iş yapmadığını belirterek ve davacıyı kötüleyerek davacının müşterileri ile ticari ilişkiye girmek ve davalı gerçek kişinin davacı işyerinde çalışırken öğrendiği müşteri bilgileri ile davacının maliyet ve üretim bilgilerini haksız olarak kullanarak davacı müşterilerine daha ucuz teklif vererek müşterilerinin davacı ile çalışmamalarını sağlamak suretiyle) haksız rekabet oluşturduğundan bahisle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Öncelikle rekabet yasağına ilişkin talep bakımından değerlendirme yapıldığında ; İstinaf kaldırma ilamı öncesindeki Mahkememiz kararının gerekçesinde ''taraflar arasındaki iş sözleşmesinin rekabet yasağını düzenleyen 4. Maddesinde coğrafi alana yönelik bir sınır getirilmemiş ;yasa kapsamında ; işçi ile yapılacak olan rekabet yasağına ilişkin sözleşme bakımından yer, zaman ve konu bakımından sınırlandırılması gerekmekte olup ; dava konusu somut olayda her ne kadar konu ve süre bakımından sınırlama mevcut ise de, yer bakımından sınırlama getirilmediği gibi,

TBK 445. Maddeye aykırı olarak rekabet yasağı 3 yıl olarak düzenlenmiştir. Faaliyet alanı düşünüldüğünde söz konusu coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığından çalışma özgürlüğüne, akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olduğu gibi hakkaniyete de uygun görülmediği', belirtilerek iş sözleşmesindeki haksız rekabet yasağına ilişkin hükümlerin geçersiz kabulü ile buna ilişkin talepler reddedilmişse de, davalı ...'nın iş sözleşmesinin feshinden sonra imzalanan ibraname de haksız rekabet yasağına uyacağını taahhüt ettiği gibi, davacı şirket gibi Bursa ili sınırlarında aynı sektörde, rakip bir üretici firma olan davalı şirketi kurduğu dosya kapsamından sabit görülmüş, kaldırma ilamı öncesindeki karar gerekçesi bu nedenle benimsenmemiştir.Davacı tarafın , ikinci zarar talebinin dayanağı olan davacının ürünleri hakkında yalan beyanlar ve zarar verici davranışlarda bulunarak, davacının artık iş yapmadığını belirterek ve davacıyı kötüleyerek davacının müşterileri ile ticari ilişkiye girmek ve davalı gerçek kişinin davacı işyerinde çalışırken öğrendiği müşteri bilgileri ile davacının maliyet ve üretim bilgilerini haksız olarak kullanarak davacı müşterilerine daha ucuz teklif vererek müşterilerinin davacı ile çalışmamalarını sağlama olguları bakımından değerlendirme yapıldığında ;

Davalıların, davacının ürünlerini kötüleyerek müşterileri ile ticari ilişkiye girdiği hususlarının dosya kapsamı ile sabit görülmemiştir.Ancak davalı ...'nın kurmuş olduğu davalı şirketin, daha önce davacı şirketin müşterileri olan firmalarla ticaret yaptığı ticari kayıtlardan, dinlenen tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamından açıkça anlaşılmaktadır.Dosya kapsamından davalı ...'nın bu müşterilerden, davacı şirkette çalışmakta iken haberdar olduğu anlaşılmakta olup ; davalı gerçek kişi ... rekabete aykırı eylemlerini, kurucu ortağı olduğu davalı şirket eli ile gerçekleştirdiği görüldüğünden davalı şirket bakımından da dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirilemeyeceği gibi esasen tüzel kişilik perdesi aralama teorisi hükümlerince, davalıların her ikisi bakımından birlikte haksız rekabet koşullarının mevcut olduğunun kabulü gerekmiştir.Buna göre, bilirkişi raporu ile davalı şirketin 2013, 2014 yılları defter kayıtlarında davacı müşterileriyle aynı müşterilerden elde edilen ciro üzerinden (52.345,00 TL.) üzerinden, , raporda hesaplanan alternatiflerden, %10 net kara ilişkin zararın davacının , davalılardan talep edebileceği maddi (gerçek) zarar olduğu, brüt karın zarar olarak kabul edilemeyeceği kanaatine varılmış; buna bağlı olarak davanın kısmen kabulü ile 5.234,50-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile, 5.234,50-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2.Harçlar yasası gereği alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 256,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 359,20-TL harcın davalıdan tahsiline,

3.Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 29.135,00-TL yargılama gideri üzerinden kabul red oranına gör hesaplanan 10.167,14-TL ile peşin alınan 256,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Davacı yararına ölçümlenen 5.234,50-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davalı yararına ölçümlenen 9.765,50-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine ... olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup anlatıldı. 02/12/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog