2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2025/8800 E. , 2025/17009 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61.maddesine aykırı davranılarak eksik ceza tayinine; sanığın temyiz isteminin ise üzerine atılı suçu kendisinin işlemediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığa, 23.02.2023 tarihli celsede duruşmadan vareste tutulma hakkının hatırlatıldığı, sanığın talebi üzerine aynı celsede duruşmalardan vareste tutulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, Tebliğnamedeki 2 nolu bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
1.5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanmış ve müdafii huzurunda savunması alınmış ise de, müdafiin hazır bulunmadığı duruşmada mahkûmiyete karar verilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-(e) maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
2.Zincirleme suç hükümlerinin nasıl uygulanacağı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 21/05/2013 gün, 2012/13-1543 Esas, 2013/257 Karar sayılı kararında belirtilmiştir.
Buna göre; "Bir suçun zincirleme biçimde işlendiğinin kabulü halinde, faile her bir suç için ayrı ayrı ceza verilmeyecek, tek bir ceza verilip bu ceza üzerinden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesi gereğince artırım yapılacaktır. Failin işlediği suçlar aynı nitelikte ise, örneğin her biri suçun basit veya nitelikli hali ise burada ceza bu basit veya nitelikli hal üzerinden belirlenecektir. Failin işlediği suçlardan bir kısmı suçun basit, bir kısmı da nitelikli hali ise, nitelikli hal daha fazla ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hal ise ceza bunun üzerinden belirlenmeli, ancak nitelikli hal suçun basit şekline göre daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hal ise ceza suçun basit şekli üzerinden belirlenmelidir. Suçlardan birinin tamamlanmış, diğerinin teşebbüs aşamasında kalması durumunda, şayet suçlar aynı nitelikte ise, örneğin ikisi de suçun basit şekli ise tamamlanmış suçtan hüküm kurulmalıdır. Tamamlanmış olan eylem suçun basit halini, teşebbüs aşamasında kalmış eylem ise suçun nitelikli halini oluşturuyorsa, bu durumda her bir suç için ayrı ayrı uygulama yapılarak sonucuna göre hangi suç daha ağır cezayı gerektiriyor ise o suç üzerinden zincirleme suç hükümleri uygulanmalıdır. Bununla birlikte zincirleme suç hükümleri uygulanarak verilecek ceza, teselsülü oluşturan her bir suçun müstakil olarak belirlenen cezalarından az, toplamlarından ise fazla olmamalıdır.
Dosya kapsamına göre, sanığın 25.09.2021 tarihinde gündüz vakti saat 05.37 sıralarında Hürriyet Ortaokuluna girerek okul bahçesinde bulunan trafonun etrafındaki tel korkuluğu, demir direkleri, kamelyadaki bankları, mazgalı çaldığı, 10.10.2021 tarihinde gece vakti saat 00.05 sıralarında aynı okulun binası içine girdiği, ancak ihbar üzerine kolluk kuvvetleri tarafından hırsızlık suçunu işleyemeden yakalandığı, ilk suçun tamamlandığı, ikinci suçun ise teşebbüs aşamasında kalmış olması nedeniyle, yukarıdaki açıklamalar ışığında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması açısından esas alınacak suçun daha fazla cezayı gerektiren halinin, her bir suç ile ilgili ayrı ayrı uygulama yapılıp ve sonuçlarının karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve buna göre tayin olunacak cezada 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği, ancak bu cezanın teselsülü oluşturan her bir suçun müstakil olarak belirlenen cezalarından az, toplamlarından ise fazla olamayacağı dikkate alındığında, somut olayda ilk eylemin gündüz vaktinde tamamlandığı ve ikinci eylemin ise gece vakti işlendiği ancak teşebbüs aşamasında kaldığı gözetildiğinde her bir suç için ayrı ayrı uygulama yapılarak sonucuna göre hangi suç daha ağır cezayı gerektiriyor ise o suç üzerinden zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Bölge Adliye Mahkemesinin hükmün düzeltilerek esastan reddi kararında; sanık hakkında hükmolunacak cezanın belirlenmesi sırasında 5237 sayılı Kanun'un 61/5. maddesi gereğince önce aynı Kanun'un 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri kapsamında artırım, daha sonra yine aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince takdiri indirim yapılması gerekirken sıralama hatası yapılması sonucu önce takdiri indirim ve daha sonra zincirleme suç hükümleri kapsamında artırım yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın takdiren Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.