Esas No
E. 2025/5741
Karar No
K. 2026/30
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2025/5741 E.  ,  2026/30 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2023/73 E., 2023/506 K.
SUÇ: Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık

İNCELEME KONUSU

KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Viranşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2023 tarihli ve 2023/73 Esas, 2023/506 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f-son, 43/1, 168/2, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 1 ay hapis ve 1.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 06.02.2024 tarihi itibarıyla kesinleştiğine ilişkin kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 10.11.2025 tarihli ve 2025/4369 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.11.2025 tarihli ve KYB-2025/130845 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM

A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.11.2025 tarihli ve KYB-2025/130845 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"Dosya kapsamına göre, sanığın 30.05.2021 tarihinde müştekiye sosyal medya sitesinden çekilişle cep telefonu kazandığını belirterek müştekiden 452,20 Türk lirası vergi parası istediği, müştekinin parayı şüphelinin hesabına yatırması üzerine yeniden 1.100,00 Türk lirası miktarında para istediği, müştekinin bu parayı da sanığın hesabına yatırması üzerine aynı telefon hattına ait farklı İnstagram hesabından 2.000,00 Türk lirası miktarında para istediği ancak bu parayı müştekinin yatırmaması üzerine müştekiyi engelleyerek ve cep telefonunu göndermeyerek nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin işlediğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, sanığın aynı gün içinde aynı olayın devamı niteliğindeki eylemlerinin tek nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçeyle 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri uygulanarak sanığa fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.

2.5271 sayılı Kanun'un "İstinaf isteminin hükmü veren mahkemece reddi" başlıklı 276. maddesi; "(1) İstinaf istemi, kanunî sürenin geçmesinden sonra veya aleyhine istinaf yoluna başvurulamayacak bir hükme karşı yapılmışsa ya da istinaf yoluna başvuranın buna hakkı yoksa, hükmü veren mahkeme bir kararla dilekçeyi reddeder. (2) İstinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet savcısı veya ilgililer, ret kararının kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde bölge adliye mahkemesinden bu hususta bir karar vermesini isteyebilirler. Bu takdirde dosya bölge adliye mahkemesine gönderilir. Ancak, bu nedenle hükmün infazı ertelenemez." Şeklindedir.

3.İncelenen dosya içeriğine göre; sanığın, ilk olarak 08.07.20 24... .07.2024, devamında da 20.10.2025 tarihli dilekçeleriyle kanun yararına bozma konusu hükmü istinaf ettiği, Viranşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2025 tarihli ve 2023/73 Esas, 2023/506 Karar sayılı ek kararı ile istinaf isteminin reddine karar verildiği, bu kararın sanığa 07.11.2025 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın da yasal süresi içerisinde 10.11.2025 tarihli dilekçe ile bu kararı istinaf ettiği ve Mahkeme 05.12.2025 tarihli istinaf formunun düzenlendiği anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 276/2. maddesi uyarınca kararın kesinleşmediği belirlenmiştir.

4.Henüz kesinleşmediği belirlenen karara yönelik olarak, öncelikle sanığın 23.10.2025 tarihli ek karara yönelik istinaf isteminin incelenmesi amacıyla dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesinin gerektiği, bu haliyle olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

II. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi hususundaki gerekli işlemlerin yapılması amacıyla Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE

05.01.2026 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog