10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA:Talep eden banka vekili -----tarihli talep dilekçesinde özetle; " ---- sayılı ihtiyati haciz kararı ve ------ esas sayılı dosyası ile davacı müvekkil aleyhine davalı banka tarafından icra takibinde bulunulmuştur. Alınan ihtiyati haciz kararı ile müvekkilin banka hesaplarına ve adına kayıtlı araçlarına haciz konulmuştur. Davacı müvekkile ödeme emrinin tebliği üzerine çekte ciranta olması nedeniyle aleyhine icra takibinde bulunulduğu görülmüştür. Takip dayanağı çek incelendiğinde keşidecisinin ---- olduğu,---- şubesine ait ---- bedelli çekin davacı -------adına keşide edildiği, bu şirket tarafından imza ve ciro edilerek ------verildiği bu şirket tarafından da temlik cirosu ile --- verildiği ve -------- da icra takibine konu edildiği görülmüştür. Müvekkilin ne keşideci ----- nede ciro ettiği ------herhangi bir ticari alışverişi bulunmadığı gibi çek üzerindeki kaşe ve imza da müvekkile ait değildir. Bu nedenle ------- esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz edilerek takibin iptali istenmiştir. İcra Hukuk Mahkemesince tedbir istemi kabul edilmediğinden haciz baskısı ile --- icra dosyasına itirazi kayıtla --- tarihinde ödenmiştir. -----Hukuk Mahkemesince bilirkişi listesinde bulunan bir bilirkişiye imza incelemesi yaptırılmış laboratuvar ortamında yapılmayan bilirkişi incelemesinde imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olduğu belirtilmiş yeniden rapor alınması istemimiz kabul edilmeyerek davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf başvurumuz üzerine----- sayılı kararı ile istinaf başvurumuzu kesin olarak reddetmiştir. Bu red kararı üzerine ----- esas sayılı dosyasından hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama gideri----- esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edilmiş ve dosya borcu olan ----tarihinde dosyasına ödenmiştir. Davacı müvekkil hakkında ------ yılında başkaca çeklerde -------tarafından aynı yol ile --- temlik edilmiş -----tarafından müvekkil hakkında yapılan icra takiplerine karşı --------- esas sayılı dosyalarında imza itirazında bulunulmuş ve kriminal laboratuvarlarda yapılan imza incelemelerinde imzaların müvekkil şirket yetkililerine ait olmadığı ortaya çıkınca icra takipleri iptal edilmiştir. Sahte kaşe ve imza ile çekler üzerine müvekkil şirketin cirosunu ekleyen çekler ----yetkilileri hakkında ------soruşturma nolu dosyası ile suç duyurusunda bulunulmuştur. ----İcra Hukuk Mahkemesince alınan bilirkişi raporu hüküm tesis etmeye elverişli olmamasına rağmen bu rapora dayanarak imza itirazımızın reddedilmiş olması davacı müvekkilin borçlu olmadığı bir borcu ödemek zorunda kalmasına neden olmuştur. İcra mahkemesi kararlarının kesin hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle iş bu dava açma zorunluluğu doğmuştur. Davacı müvekkilin aşağıda belirtilen imzası bulunan yerlerden imza örnekleri celp edilerek laboratuvar imkanları bulunan emniyet yada jandarma kriminal laboratuvarlarında yada adli tıp kurumunda imza incelemesi yapıldığında çekte bulunan ciro üzerindeki imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığı ortaya çıkacaktır. Arz ve izah olunan nedenlerle keşidecisi----bedelli çek aslının---------- esas sayılı dosyasından celp edilerek çek üzerindeki ciranta müvekkil şirket imzasının şirket yetkilisine ait olup olmadığının tespiti ile imzanın müvekkile ait olmaması halinde haciz baskısı ile itirazi kayıt ile ödenen --- ödeme tarihi olan-------- tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan istirdadına karar verilmesini istemek mecburiyeti doğmuştur. Açılacak davada zorunlu arabuluculuk şartı bulunduğundan bu konuda ---- arabuluculuk merkezine başvuruda bulunulmuş ve anlaşma olmadığından bu yönde tutanak düzenlenmiştir." denmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığının sabit olup bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından ----- tarihinde ----ödeme yapılmış olup icra dosyasının ----- tarihinde infazen kapatıldığını, İİK Md. 72/7 düzenlemesine aykırı olarak ödemeden yaklaşık 2.5 yıl sonra huzurdaki istirdat davasını ikame ettiğini, hak düşürücü sürede dava açılmadığından huzurdaki davanın esasına girilmeden usulden reddi gerektiğini, müvekkil bankanın, dava konusu çeki ciro silsilesi ile kredi borçlusu ------- temlik aldığını, davacı tarafından dava dışı ----- ciro edilen çekin, -------tarafından temlik cirosu ile müvekkili bankaya ciro ve temlik edildiğini, TTK.790.maddesine göre müvekkilinin banka çekin yetkili hamili olduğunu, yetkili hamil sıfatıyla müvekkil banka tarafından davacı aleyhine ----- sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından -------- esas sayılı dosyası üzerinden imzaya itiraz edildiğini, dosyanın imzaya itirazın incelenmesi maksadıyla bilirkişiye gönderildiğini, mahkemece alınan ------ tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi tarafından çekte davacı şirkete atfen atılan ciranta imzasının şirket yetkilisi ----eli mahsulü olduğunun bildirildiğini,
İlk derece mahkeme kararının davacı tarafından istinaf edildiğini ve ------ tarihli kararı ile istinaf talebinin reddedildiğini, imzaya itiraz davasının kesinleşmesine müteakiben taraflarınca ------ sayılı dosyası üzerinden dava vekalet ücreti ve yargılama giderinin tahsili için davacı hakkında ilamlı takibe geçildiğini ve davacı tarafından dosya borcunun ödenmediğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmaması halinde dahi müvekkilin hiçbir kusuru ve kötü niyetinin bulunmadığını, huzurdaki davada; imzanın sahteliğini müvekkili bankanın kontrol etme zorunluluğunun olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, huzurdaki davanın reddi gerekmekteyse de davanın kabulü halinde müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine mahkememiz aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
-----Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememize tevzi edildiği görüldü.
Dava, icra tehdidi altında ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.İİK'nın 72/7. maddesi "Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yönünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir." şeklindedir.--------karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere icra dosyasındaki borç, tahsil harcı da dahil olmak üzere tüm ferileriyle birlikte tamamen kapatıldığı tarihte anılan yasa hükmüyle öngörülen hak düşürücü süre işlemeye başlayacaktır.Somut olayda; dava konusu edilen icra takibi olan ------ Esas sayılı dosyada davacı tarafın borçlu olarak bulunduğu ilgili takip dosyasında davalı tarafça ----- tarihinde bakiye ----- ödeme yapıldığı sonrasında ---- tarihinde dosyanın infazen kapatılmasına karar verildiği bu haliyle eldeki dosyada -------- tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin işlemeye başladığı ve ---- tarihi itibariyle dolduğu buna karşın eldeki davanın ----- tarihinde açıldığı görülmekle davalı tarafın hak düşürücü süre itirazının yerinde olduğu kabulüyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine,
2.Peşin alınan 1.969,98 TL harçtan, alınması gerekli 732,00 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 1.237,98 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3.Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
4.Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5.Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/02/2026