Esas No
E. 2014/18496
Karar No
K. 2015/9591
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2014/18496 E.  ,  2015/9591 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve imar kirliliğine neden olma

İmar kirliliğine neden olmak suçundan sanığın mahkumiyetine, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesine göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edileceği; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı;

Belirtilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;

Bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında, ... Koruma Kurulu'nun 30.01.2002 tarih, 9728 sayılı kararıyla kentsel ve 3. derece arkeolojik sit alanı ilan edilen bölge içerisinde yer alan ve ...Yüksek Kurulu'nun 20.06.1981 tarih, A-2954 sayılı kararıyla koruması gerekli kültür varlığı olduğu kabul edilen ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 184 ada, 5 sayılı parselde yer alan tescilli binanın sanık... tarafından 10.12.2004 tarihinde satın alındığı, sanığın verdiği ifadelerinde binayı satın aldığında yıkılmış, harap bir halde olduğunu, binanın yerinde az bir enkazın olduğunu, onu da tehlike arzetmesi nedeni ile kaldırdığını ve yerine yeni bina yaptırdığını beyan ettiği,... Belediyesi Koruma Uygulama ve Denetim Bürosu görevlilerince 29.04.2013 tarihinde yapılan denetimde, tescilli binanın yerine zemin+4 katlı betonarme binanın yapılmış ve kullanılmakta olduğunun tespit edildiği, bu tespit üzerine ilgili Koruma Bölge Kurulu'nun 17.05.2013 tarih, 1313 sayılı kararıyla sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, dosya kapsamında bulunan tescilli binanın 1997 yılına dair fotograflarından ve... Koruma Kurulu'nun 26.12.1997 tarih, 6992 sayılı kararından anlaşılacağı üzere, tescilli binanın bakımsız ve harap bir halde olduğu, 1997 yılında yıkıldığı, çevreye zarar vermemesi için Belediyenin gerekli önlemleri alması konusunda Koruma Kurulu'nca uyarıldığı, bu nedenle sanığın korunması gerekli kültür varlığını yıkarak zarar vermekten sorumlu tutulamayacağı, sanığın eyleminin ancak kentsel ve 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde izinsiz bina yapmak suretiyle fiziki ve inşai müdahalede bulunmak suçunu oluşturabileceği, eylemleri sabit olan sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve imar kirliliğine neden olmak suçlarından davanın açıldığı, her ne kadar yapılan yargılama neticesinde, 11.10.2013 tarih ve 28792 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun gereğince, sit alanı ilanına ilişkin kararların ilgilisine tebliğ edilmesinin zorunlu hale getirildiği, olayda ise tebliğin bulunmadığı gerekçesi gösterilerek, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunun oluşmadığı kabul edilmiş, sanığın TCK'nın 184/1. maddesinde düzenlenen imar kirliliğine neden olmak suçundan mahkumiyetine, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan ise,

TCK'nın 44. maddesi gereğince hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının tebliğ zorunluluğunun yukarıda açıklandığı üzere, 11.10.2013 tarihinden itibaren yapılan tescil işlemleri için gerekli olduğu, bu tarihten önce yapılmış tescil işlemleri için tebliğ zorunluluğu bulunmayıp, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmiş olmasının, koruma kararının bilindiğinin kabul edilmesi konusunda yeterli olduğu, olayımızda ise davaya konu yerin artık tek yapı ölçeğindeki kültür veya tabiat varlığı olmadığı, davaya konu yerin kentsel ve 3. derece arkeolojik sit alanı ilan edilmiş bölge içerisinde yer aldığı, davaya konu yerin tapu kaydında, taşınmazın sit alanı içerisinde kaldığına dair şerhin bulunduğu, bu nedenle sanığın izinsiz bina yaptığı yerin sit alanı içerisinde yer aldığını bildiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle sanığın eylemleri ile 2863 sayılı Kanunun 65/b. maddesinde ve TCK'nın 184/1. maddesinde düzenlenmiş suçları ihlal ettiği,

TCK'nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kaidesinin objektif koşullarının "tek bir fiilin bulunması" ve "birden fazla kanun hükmünün ihlali"nden ibaret olduğu, sanığın, işlediği fiille birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet vermesi karşısında, hakkında eylemine temas eden en ağır hüküm olan 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

Bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak tamirat ve tadilat yapanlar ile izinsiz inşai ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların, 2863 sayılı Kanunun 65/d maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceği, bu kapsamda, suça konu taşınmazın bulunduğu ilde suç tarihi itibariyle büyükşehir belediyesi veya il özel idaresi bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı araştırılıp, eğer kurulmuş ise, taşınmazın bulunduğu yerin koruma, uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında olup olmadığı hususu tespit edilip, hükümden sonra, 08/10/2013 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanun'un 65. maddesinde yapılan değişiklikler de dikkate alınarak, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince, sanığın mahkumiyetine ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5320 sayılı Kanun 7201 sayılı Tebligat Kanunu 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunu 9728 sayılı kararıyla kentsel ve 3. derece arkeolojik sit alanı ilan edilen bölge içerisinde yer alan ve ...Yüksek Kurulu'nun 20.06.1981 tarih, A-2954 sayılı kararıyla koruması gerekli kültür varlığı olduğu kabul edilen ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 184 ada, 5 sayılı parselde yer alan tescilli binanın sanık... tarafından 10.12.2004 tarihinde satın alındığı, sanığın verdiği ifadelerinde binayı satın aldığında yıkılmış, harap bir halde olduğunu, binanın yerinde az bir enkazın olduğunu, onu da tehlike arzetmesi nedeni ile kaldırdığını ve yerine yeni bina yaptırdığını beyan ettiği,... Belediyesi Koruma Uygulama ve Denetim Bürosu görevlilerince 29.04.2013 tarihinde yapılan denetimde, tescilli binanın yerine zemin+4 katlı betonarme binanın yapılmış ve kullanılmakta olduğunun tespit edildiği, bu tespit üzerine ilgili Koruma Bölge Kurulu'nun 17.05.2013 tarih, 1313 sayılı kararıyla sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, dosya kapsamında bulunan tescilli binanın 1997 yılına dair fotograflarından ve... Koruma Kurulu'nun 26.12.1997 tarih, 6992 sayılı kararından anlaşılacağı üzere, tescilli binanın bakımsız ve harap bir halde olduğu, 1997 yılında yıkıldığı, çevreye zarar vermemesi için Belediyenin gerekli önlemleri alması konusunda Koruma Kurulu'nca uyarıldığı, bu nedenle sanığın korunması gerekli kültür varlığını yıkarak zarar vermekten sorumlu tutulamayacağı, sanığın eyleminin ancak kentsel ve 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde izinsiz bina yapmak suretiyle fiziki ve inşai müdahalede bulunmak suçunu oluşturabileceği, eylemleri sabit olan sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve imar kirliliğine neden olmak suçlarından davanın açıldığı, her ne kadar yapılan yargılama neticesinde, 11.10.2013 tarih ve 28792 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun gereğince, sit alanı ilanına ilişkin kararların ilgilisine tebliğ edilmesinin zorunlu hale getirildiği, olayda ise tebliğin bulunmadığı gerekçesi gösterilerek, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunun oluşmadığı kabul edilmiş, sanığın TCK'nın 184/1. maddesinde düzenlenen imar kirliliğine neden olmak suçundan mahkumiyetine, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan ise, TCK'nın 44. maddesi gereğince hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının tebliğ zorunluluğunun yukarıda açıklandığı üzere, 11.10.2013 tarihinden itibaren yapılan tescil işlemleri için gerekli olduğu, bu tarihten önce yapılmış tescil işlemleri için tebliğ zorunluluğu bulunmayıp, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmiş olmasının, koruma kararının bilindiğinin kabul edilmesi konusunda yeterli olduğu, olayımızda ise davaya konu yerin artık tek yapı ölçeğindeki kültür veya tabiat varlığı olmadığı, davaya konu yerin kentsel ve 3. derece arkeolojik sit alanı ilan edilmiş bölge içerisinde yer aldığı, davaya konu yerin tapu kaydında, taşınmazın sit alanı içerisinde kaldığına dair şerhin bulunduğu, bu nedenle sanığın izinsiz bina yaptığı yerin sit alanı içerisinde yer aldığını bildiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle sanığın eylemleri ile 2863 sayılı Kanunu 2863 sayılı Kanun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu K2863 md.65 K6498 md.7 K9728 md.184/1 TCK md.184/1 K5320 md.8 TCK md.44 K2863 md.184/1 K1412 md.321 K2863 md.44
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.