12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2014/23312 E. , 2015/10035 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Ağır Ceza Mahkemesi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Tazminat isteminin dayanağı olan... Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2006 tarih, 2004/219 Esas – 2006/54 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; davacının, yapılan soruşturma sırasında üzerine atılı ırza geçmeye teşebbüs ve hürriyeti tahdit suçları nedeniyle tutuklandığı ve hakkında yağma, ırza geçmeye teşebbüs ve hürriyeti tahdit suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, yağma ve hürriyeti tahdit suçlarından beraatine, üzerine atılı ırza geçmeye teşebbüs suçundan ise, tarif edilen eylemin aslında müessir fiil suçunu oluşturduğu ve bu eyleme dönüştüğünden bahisle, vasıf değiştiren bu eylem nedeniyle 765 sayılı TCK'nın 456/4. maddesi gereğince 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 17.09.2012 tarih, 2008/21244 Esas – 2012/15215 Karar sayılı ilamı ile yağma ve hürriyeti tahdit suçlarından verilen beraat kararlarının onanmasına, ırza geçmeye teşebbüs suçundan dönüşen müessir fiilden kurulan mahkumiyet hükmü açısından ise gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, davacının tutuklanmasına konu olan suç ile ilgili olarak beraat etmesi nedeniyle, haksız işlem tarihinde yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun’da aranan tazminat davası şartlarının gerçekleştiği, davacının beraat etmesi nedeniyle haksız yere tutuklu kaldığı ve bu nedenle uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi zararla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA. 08.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.