15. Ceza Dairesi
15. Ceza Dairesi 2015/1261 E. , 2015/28423 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da yakıştırmalarda bulunmak ya da sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatı konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.Hakaret huzurda işlenebileceği gibi, gıyapta da işlenebilir. Gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için, mağdurun yokluğunda en az ikiden fazla kişilerle ihtilat edilerek yani en az üç kişinin hakaret sözünü öğrenmiş olması kaydıyla hakaretin yapılması şarttır. Mağdur bu sayıya dâhil değildir. Mağdurun hazır olması halinde gıyapta hakaret den bahsedilemez. Kendileriyle ihtilat edilen kişilerin bir arada bulunmaları ve hakaret sözünü aynı anda öğrenmelerine gerek yoktur. İhtilat aktarma suretiyle gerçekleşmişse hakaret sözlerinin aynı ya da benzer olması aranmalıdır. Fail, sözlerini ikiden fazla kişiye söylemekte ya da daha çok kişinin duyabileceği bir yerde konuşmakta ve sözleri başkaları tarafından duyulabilmekte, failde bu durumun bilincinde ise ihtilat oluşmuştur.Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Olay tarihinde temyiz dışı sanık ...'ın karşı komşusu olan katılan ...'a evinin balkonundan hakaret ettiği, daha sonra ...'in eşi olan sanık ...'ın da dışarı çıkarak katılan ... ve eşi katılan sanık ...'a '' Allah belanızı versin şerefsizler'' diyerek hakaret ettiği ve elindeki tabağı katılan ...'ın aracına atarak sağ kapısının kaporta ve çamurluk kısmında göçük olacak şekilde zarar verdiği, diğer katılan sanık ...'ın da katılan ...'ya ''orospu'' diyerek hakaret ettiği, böylece sanık ... ve ...'ün üzerlerine atılı mala zarar verme ve hakaret suçlarını işledikleri iddia edilen olayda,
1.Sanık ... hakkında hakaret suçundan verilen beraat kararının temyizinin incelenmesinde; Sanığın bu suçu işlemediği gerekçesine dayanılan mahkemenin kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve katılan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2.Sanık ... hakkında hakaret suçlarından verilen beraat kararı ile sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizlerin incelenmesinde ise,
a)Tanık ...'ın 10.06.2013 tarihli duruşmada alınan beyanında, sanığın katılana ''oruspu'' diye hakaret ettiğini belirtmesine, soruşturma aşamasına katılan ...'nın beyanı annesi ...'ın doğrulaması karşısında adı geçen tanık beyanına niçin itibar edilmediğinin karar yerinde tartışılmadan, dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçe ile sanık ... hakkında beraat kararı verilmesi,
b)Sanık ... hakkında mahkumiyet kararı verilmiş ise de, katılan ...'ın temyiz dışı sanık ...'ın kızı ... ile evlenmeden önce ve sonrası ilişkisinin olduğunun çevreden duyulması üzerine, sanığın katılanla tartışma sırasında katılanın aracına zarar vermesi şeklinde gerçekleşen eylemden dolayı sanık hakkında TCK'nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/09/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.