Esas No
E. 2013/7481
Karar No
K. 2015/1181
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

15. Ceza Dairesi         2013/7481 E.  ,  2015/1181 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu,

TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır. Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.

Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle,klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.

Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten süjelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.

Katılanın yetkilisi olduğu... Tekstil Limited Şirketiyle, sanık ...'in yetkililerinden birisi olduğu .... İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi arasında halı saha suni çim yapılması hususunda 30.01.2009 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşme uyarınca sanık ...'in, yapılacak iş karşılığı olarak 05.02.2010 keşide tarihli, keşidecisi .... Lt. Şti. Olan 105.949 Dolat bedelli çeki tek başına keşide ederek verdiği, ancak sanık ...'in tek başına çek keşide etmeye yetkili olmadığı, suç tarihinde sanık ... ve diğer sanıklar....dan en az ikisinin imzasıyla çek keşide edilebileceği, ancak sanık ...'in bu durumu bildiği halde tek başına çek keşide ettiği ve çekin bankaya ibrazında keşideci imzasının bankadaki kayıtlarla örtüşmediğinden herhangi bir işlem yapılmadığı, tüm sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek bu şekilde nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia olunan somut olayda; dosya arasında mevcut sözleşme örneği, suça konu çek fotokopisi, senet ve müşteri çekleri ile şirkete ait imza sirkülerine göre, sanıklardan ..'in sözleşmenin imzalandığı ve ... verildiği tarihte şirket ortağı olmadığı, sonradan şirkete ortak olduğu ; sanık ...'in ise savunmasında katılan şirketle sözleşme yapmak üzere şirketin .. ilindeki merkezine tek başına gittiğini, aralarında sözleşme düzenlediklerini, kendisinden kontrol amaçlı çek istediklerini, tek başına keşide ettiği çeki kontrol edilmesi amacıyla verdiğini, bu çekin tahsil edilmesinin mümkün olmadığını söylediğini, zira tek başına çek keşide etme yetkisi olmadığını, hatta bu durumu sözleşmeye de yazdıklarını, çeki kontrol eden katılanın çek hesabının yeterli olmadığını öğrenmesi üzerine çekin iade edilmesi koşuluyla başka müşteri çeki ve bonolar verdiğini, ancak çekin kendisine geri iade edilmeyip tahsil edilmeye çalışıldığını ifade ettiği, diğer sanıkların da şirket ortağı olmalarına rağmen sözleşme ve çekten haberdar olmadıklarını, sonradan öğrendiklerini beyan ettikleri, dosya içerisinde mevcut 05.08.2009 tarihli 55 mm Sentetik Çim Hali Sözleşmesinin 4. maddesinde “işin bedelinin 105.949 dolar olduğu, alıcının bu çeki sözleşmeyle birlikte vereceği, iş bitiminde ise alıcının 30-60-90-120 günlük çekler getirerek 105.949- Dolarlık çeki geri alacağının” belirtildiği, 6 maddesinde ise, “sözleşmenin imzalanmayla yürürlük kazanmayacağı, alıcıdan alınan 1 adet çekin (suça konu çekin) satıcıya ait istihbarat servisince araştırılıp güvenirliğine karar verildikten sonra onaylanması halinde yürürlük kazanacağı ve tarafları bağlayacağının” hüküm altına alındığı, sanığın sonradan verdiğini iddia ettiği çeklerle senet fotokopilerinin de dosya arasında mevcut olduğu, bu durumda sanık... ile katılan arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, diğer sanıklar...'ın ise suça konu olayda herhangi bir eylemlerinin bulunduğuna dair delil bulunmadığı anlaşıldığından unsurları itibariyle oluşmayan nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Dolandırıcılık 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu TCK md.158/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog