Esas No
E. 2016/3810
Karar No
K. 2016/7876
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

2. Ceza Dairesi         2016/3810 E.  ,  2016/7876 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;

Doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14/04/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31/03/2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,

Hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;

Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun, gece sayılan zaman dilimi içerisinde, mağdurlar ... ve ... ile katılan ...'e ait işyerlerine birden fazla kişi ile birlikte girerek bu işyerlerinden, katılan ve mağdurların faaliyet alanları ile ilgili bir takım malzemeleri çalması ve mağdur ...'a ait işyerine birden fazla kişi ile birlikte girmeye kalkışıp bu işyerinden hırsızlığa teşebbüs etmesi şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143. ve 116/4, 119/1-c maddelerinde düzenlenen hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarını oluşturduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2012 tarih ve 2012/1247 esas ve 2012/1842 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; ister bağımsız bir yaptırım öngörülmüş olsun, isterse belirli bir oran dahilinde artırım yöntemi tercih edilmiş olsun, zamanaşımı süreleri daha ağır cezayı gerektiren tüm nitelikli haller dikkate alınarak belirleneceğinden, hırsızlık suçu için, 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinde düzenlenen “suçun gece vakti işlenmesi”nin ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçu için aynı Kanun'un 119/1-c maddesinde düzenlenen “suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi”nin suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâlleri olması nedeniyle aynı Kanun'un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında,

TCK'nın 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan zamanaşımı sürelerinin dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede;

Suça sürüklenen çocuğun, soruşturma aşamasında, müdafii eşliğinde alınan 02.05.2007 tarihli savcılık ifadesinde, mağdur ...'ün işyerine hırsızlık yapmak için diğer suç ortağı ile birlikte gittiğini, ancak çalacak bir şey bulamadığını ve kovuşturma aşamasında, hakkında çıkartılan yakalama emrinin infaz olması ile ... Çocuk Mahkemesince müdafii eşliğinde alınan 21/04/2008 tarihli sorgusunda ise diğer suç ortağının elinde bulunan çuvalı taşıması için ona yardım ettiğini beyanla tevil yollu ikrar mahiyetinde savunmalarda bulunduğunun; katılan ...'e yönelik yükletilen suçlamalara ilişkin ise, soruşturma aşamasında savunması alınamamış ise de; hakkında çıkartılan yakalama emrinin infaz olması ile ... Asliye Ceza Mahkemesince müdafii eşliğinde alınan 25/06/2007 tarihli sorgusunda, diğer suç ortağı ile birlikte katılana ait işyerinin yanında bulunan asma kütüğünden tırmanarak 2. kata çıktıklarını ve burada bulunan pencereyi diğer suç ortağının kırdığını, birlikte içeriye girerek içeriden bir miktar kablo çaldıklarını beyanla atılı suçlamaları kabul ettiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun, sonraki aşamalarda yaptığı ve kendi içinde çelişen inkara yönelik savunmalarına itibar etmeyen mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki mağdur ...'e ve katılan ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiş, suça sürüklenen çocuğun katılan ...'ın işyerinin çatısında yakalanması nedeniyle bu eyleminin de tamamlandığı nazara alınmadan teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin kısmen istem gibi ONANMASINA, 25/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.