2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2016/3092 E. , 2016/7896 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.02.07.2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, katılan kurumun normal tarifeye göre vergisiz ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılarak, sanığa “bilirkişi tarafından hesaplanan katılan kurumun vergisiz ve cezasız zararının makul süre içerisinde giderilmesi halinde 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, karşılıksız yararlanma suçundan yazılı biçimde hüküm kurulması,
2.Katılan kurumun 06.07.2007 tarihli cevabi yazısına göre; 30689 sayılı aboneye dair su tesisatının mühür altına alındığına dair mühürleme tutanağının bulunmadığının anlaşılması karşısında, unsurları itibari ile oluşmayan TCK'nın 203/1. maddesindeki mühür bozma suçundan sanığın beraati yerine, yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre ise de;
3.Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı ve mühür bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı gözetilmeden, adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanığın “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat” ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “katılan tarafın zararının karşılanmaması ve uzlaşma sağlanamadığından...” biçimindeki yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile mühür bozma suçundan sanık hakkında CMK'nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 26/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.