Esas No
E. 2015/26180
Karar No
K. 2016/14363
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

3. Ceza Dairesi         2015/26180 E.  ,  2016/14363 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜM: Mahkumiyete, beraate, ceza verilmesine yer olmaıdığına dair

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;

Gereği görüşülüp düşünüldü;

1.Katılanlar vekilinin, sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçu yönünden katılanların suçtan zarar gören sıfatları bulunmadığından bu suçlar açısından verilen katılma kararlarının hükümsüz olduğu, bu nedenle katılanların 5271 sayılı CMK'nin 260. maddesi uyarınca bu hükümler yönünden kanun yoluna başvurma hakkı bulunmadığından, katılanlar vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince REDDİNE,

2.a) Sanık hakkında, katılan ...'ya karşı silahla basit kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanığın soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan 18.09.2012 tarihli ifadesindeki “...silahla ... ve ...'i korkutmak için yere bir el ateş ettim. Bu şekilde silahtan çıkan kurşun ...nin bacağına isabet etti ve ... yere düştü. Daha sonra ... elindeki levyeyi bana doğrulttu. Aramızda 2-3 metre vardı. Ben ... bana zarar verebilir düşüncesiyle elimdeki silahı kendisine doğrulttum ancak tehdit içerikli herhangi bir söz sarf etmedim...” şeklindeki savunmaları karşısında, sanığın katılan ...'ya yönelik eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 106/2-a maddesi kapsamındaki silahla tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,

b)Sanık hakkında, katılan ...'yı silahla kasten yaralama suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanığın aşamalardaki savunmalarına, katılanların aşamalardaki anlatımlarına, tanık...'in beyanlarına, katılan ...'ın adli raporu içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ile katılan ...'nin birlikte taksitle kamyon aldıkları ve ortak olarak nakliyecilik yaptıkları, kamyonun taksitlerinin ödenmesinde yaşanılan güçlükler nedeniyle sanığın kamyonu aldıkları kişiye iade etmek istediği, katılanın ise senetlerin kendi adına olmasından dolayı senetleri almadan kamyonun teslimine karşı çıktığı, olay tarihinde sanığın söz konusu kamyonu aldıkları kişiye götürmek için kamyonu hareket ettirmek istediği sırada katılan ...'nin elinde bıçak ile amcası diğer katılan ...'in ise elinde demir bir çubukla sanığın kamyonu götürmesini engellemek için kamyonun yanına geldikleri, kamyonun şoför mahallinde bulunan sanığın katılan ...'nin elinde bıçak, diğer katılan ...'nin ise elinde demir çubuk olduğunu görmesi üzerine üzerinde taşıdığı ruhsatsız tabancasını çıkararak kamyondan aşağı indiği ve tanık...'in belinden tutarak olay yerinden uzaklaştırmaya çalıştığı katılan ...'ın bacağına ateş ederek katılanın yaralanmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla, sanığın haksız tahrik altında kasten yaralama suçundan sorumlu tutulması gerekirken, 5237 sayılı TCK'nin 25. ve 27/2. maddesindeki koşullar bulunmadığı halde sanığın meşru savunmada sınırı aştığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.