10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2015/5398 E. , 2016/7659 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ile yapılan ödemelerden oluşan sosyal sigorta yardımlarının rücuan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26 ve 87.maddeleridir.
Dava dilekçesinde, davanın davalılar ... aleyhine açıldığı, dava dilekçesinin ... olarak belirtilerek tebliğ edildiği, .. vekili tarafından yalnızca ... adına cevap dilekçesi sunduğu, vekil tarafından sunulan vekaletnamede ...'nin vekili olduğu, karar başlığında davalı olarak gösterilen ... usulune uygun tebligat yapılmadığı, taraf teşkili sağlanmaksızın Mahkemece, davalılar yönünden müşterek ve müteselsil sorumluluğa hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Tarafta iradi değişiklik” başlıklı 124'üncü maddesinde; bir davada taraf değişikliğinin, ancak karşı tarafın açık rızası ile olanaklı olduğu bildirildikten sonra, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği isteminin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceği, dava dilekçesinde yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hakimin karşı tarafın rızası aranmaksızın taraf değişikliği isteminin kabul edebileceği açıklanmıştır. Nitekim madde gerekçesinde de, taraf değikliğini mutlak olarak davalının rızasına bağlamanın yargılama ilişkisini katı bir şekle bağlayarak yargılamaya hakim olan ilkelerden “usul ekonomisi ilkesi” ile bağdaşmayacağı belirtilmiştir.
Şu halde yapılması gereken iş; öncelikle davacı Kurumdan ... karşı dava açılıp açılmadığı hususunda açıklama yaptırılarak, ... karşı dava açılmış ise ortak girişimin hangi şirketlerden oluştuğu usulünce araştırılarak belirlenmeli; bu belirleme yapıldıktan sonra Hukuk Muhakemeleri Kanununun 124'üncü maddesi de nazara alınarak yasal yöntemine uygun biçimde şirketlerin davaya katılımı sağlanmalı, usulüne uygun taraf teşkili sağlanarak, sonucuna göre karar verilmelidir. Şayet, ... karşı dava açılmamış ise, davada taraf olmayan ... yönünden zarardan müşterek olarak sorumlu olduğu yönünde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. Mahkemenin, yukarıda belirtilen eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak, davanın esasına girerek, yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.