11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2014/13943 E. , 2016/2017 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
I- Sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar diğer haklar yönünden infazın tamamlanmasına kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının oybirliğiyle reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1.Sanığın ...adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, suç konusu belge aslının Dairemizce incelenmesi neticesinde fotoğraf üzerinde soğuk mühür izinin bulunmadığının gözlenmesi karşısında suça konu belgenin sahte olduğu ilk bakışta anlaşıldığından aldatma kabiliyeti bulunmadığı ve suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, yasaya aykırı,
2.5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar diğer haklar yönünden infazın tamamlanmasına kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.03.2016 gününde 1 nolu bozma gerekçesi yönünden üye ...'ın karşı oyu ile oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY
Sanığın, hırsızlık suçunun şüphelisi olarak yakalandığında, resim değişikliği yoluyla ürettiği sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiğinden bahisle açılan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda ... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından TCK'nun 204/1, 62 maddeleri uygulanmak suretiyle mahkumiyetine karar verilmiştir. Hükmün, Dairemiz tarafından" nüfus cüzdanında fotoğraf üzerinde mühür bulunmaması sebebiyle aldatıcılık niteliği olmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinden" bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
Aldatıcılık niteliği belgede sahtecilik suçunun unsurlarından biridir. Sahteciliğin anlaşılması için özel bir incelemeye ihtiyaç var ise belgenin aldatıcılık niteliğinin olduğu kabul edilmelidir. Sahteciliğin açıkça belli ve birçok kişi tarafından hemen anlaşılabilir olması durumunda aldatıcılık niteliği bulunmayacaktır.
Somut olayda belgenin arka yüzünde göz ile de rahatlıkla görülebilen mühür ile ön yüzünde de belli belirsiz de olsa bir cisimle yapılmış iz bulunmaktadır. Kimlik resim değişikliği yoluyla sahte üretilerek elde edilmiştir. Belgenin resim dışında kalan ve orijinal olan diğer kısmında mührün görünmesi gerekirdi. Sanığın sahte kimliği ibraz ettiğinde emniyet görevlileri sahteciliği hemen anlamamışlar emniyete götürüldükten sonra yapılan parmak izi incelemesinde kimliğin sanığa ait olmadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki, Dairemizden geçen birçok dosyada nüfus idaresinden verilmiş olmasına rağmen hiç mühür bulunmayan nüfus cüzdanları da görülmektedir. Belge bu haliyle kişileri aldatma özelliğine sahip bulunmaktadır. Bu itibarla aslı dosya arasında bulunan nüfus cüzdanının aldatıcılık niteliğinin bulunması nedeniyle yüklenen suç bütün unsurları itibariyle oluştuğundan hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle bozma kararına katılmıyorum.